EN SON HABER: (08:10) YENİ DURUMA YENİ FORMÜL...     EURO: 1,9390 - 1,9410    DOLAR: 1,2540 - 1,2550
 

NEDEN OLMASIN?



Bilgisayarın başına dün sabah oturunca yaptığım ilk iş internete girerek İngiliz gazetelerini şöyle bir taramak oldu.

Perişandı İngiliz basını.
Çünkü İngiltere elenmişti.
İngiliz Milli Futbol Takımı, kendi evinde, üstelik Wembley'de Hırvatistan'a 3-2 yenilerek Euro 2008'e katılma hakkını kaybetmişti.
İngilizler matem tutuyordu.
Çünkü çeyrek yüzyıldır ilk kez Avrupa'da finallere katılamayacaklar, böylesine bir futbol şöleninden uzak kalacaklardı.
O bir golü atamamışlardı.
Atabilseler, elenmeyeceklerdi.
Tıpkı o bizim İsviçre maçı gibi.
Biz de o maçta bir gol daha atabilsek, Saracoğlu'nda o felaketi yaşamayacak ve Almanya'daki 2006 Dünya Kupası'na gidecektik.
Ama bu kez oldu.
O bir golü çarşamba gecesi Ali Sami Yen'de Bosna Hersek kalesine atarak, klasik deyişle, zoru nihayet başardık.
Biliyorum, küçümseyenler var.
Olabilir.
Ama ben gelinen noktayı bir başarı olarak görüyorum. Değer verdiğim futbol adamı, Galatasaray'ın eski teknik direktörü Lucescu'nun şu satırlarındaki gerçek payını düşünmekte yarar var:
"Türkiye'nin sonunda istediğini alması zor oldu. Ama bu kadar zor olmasının sebebi kesinlikle Fatih Terim değil, Türkiye'deki futbol anlayışı... Şunu unutmayın: Türkiye içeride oynaması gereken ilk üç maçı dışarıda seyircisiz oynadı. Buna rağmen 2008 vizesini aldı. Böylesine zorlukların üstesinden geldiği için Terim'i alkışlamak lazımdı aslında. Ama burası Türkiye..." (Vatan, 22 Kasım 07)
Ben sevindim.
Fatih Hoca'yı ve milli futbolcularımızı kutluyorum.
Gerçekten kolay olmadı buraya gelmek. Çarşamba gecesi de dokuz doğurduk Ali Sami Yen'de. Kalemizde göreceğimiz olmadık bir golün korkusuyla 90 dakika bir türlü bitmek bilmedi.
Sonra sevinçten havalara zıpladık.
Ama şimdi durup düşünme zamanı.
Neden bu kadar zorlandık?
Neden bu iniş çıkışlar?
Güven vermeyen, aksayan bir şeyler var takımda. Bu konuda sistemi düşünmek ve sorgulamak gerekir mi? Taşları yerine oturtmanın yolları neler? Mustafa Denizli dünkü Milliyet'te "Bu oyun finaller için yeterli değil" diye yazıyordu.
Bunda gerçek payı var.
Ne yapmalı?
Sanıyorum bu soruyu Fatih Hoca düşünmeye başlamıştır bile.
Defansı güçlü kılmak... Savunma göbeğini de, kaleyi de daha güven verir hale getirmek... Yıllar yılı bir pivot gibi oynayan büyük golcü Hakan Şükür artık olmadığına göre golcü bulmak... Yıldıray'ı da takıma monte edebilmek...
Herhalde yapılacaklar az değildir.
Ama şurası kesin:
'Euro 2008 vizesi'nin alınmasıyla birlikte Türk futboluna büyük bir moral şırınga edilmiş oldu. Bu dönüm noktasının iyi kullanılmasıyla futbolumuz yeniden bir çıkışa geçebilir.
Bunun gerçekleşmesi çok önemli.
Anımsayın:
1990'ların ikinci yarısından itibaren Galatasaray'ın çıkışı, Türk futbolunun da çıtasını yükseltmişti. UEFA Şampiyonluğu, Süper Kupa derken, Milli Takım'ın 2002'deki Dünya Üçüncülüğü'nü hep birlikte havalara uçarak yaşamıştık.
Ama ne yazık ki 2002'deki o zirvede duramadık. Çünkü başarıyı kalıcı kılabilecek değişim ve reformları futbolumuzda gerçekleştiremedik.
Bir başka deyişle:
Zirvenin uçuruma en yakın yer olduğu gerçeğini kavrayamadık.
Şimdi yeni bir fırsat avucumuzun içine geliyor gibi... Türkiye'ye bu kez sevinci Milli Takım yaşatabilir. Futbolumuzun çıtasını bu defa Milli Takımımız Avrupa Şampiyonası'nda başarıyı yakalayarak yükseltebilir.
Önümüzde altı ay var.
Futbolun yalnız Türkiye'de değil Avrupa'da da önde gelen isimlerinden, UEFA Asbaşkanı Şenez Erzik'le dün sohbet ederken şöyle dedi:
"Bugünden itibaren kendi içimizde kavgayı bırakıp kolları sıvamak lazım. Altı ay var. Uzun bir süre. Değişimi düşünmeliyiz. Stratejik planlamayı düşünmeliyiz. Kendi aramızda itiş kakış zamanı değil. Tam tersine, her türlü görüşe, her türlü fikre açık olma, kulak verme zamanıdır."
Başarabiliriz.
Unutmayın:
2004'te Avrupa Şampiyonluğu kupasını aradan bir anda sıyrılan Yunanistan kaldırmıştı Lizbon'da...
Bizim çok iyi topçularımız var.
Fatih Hoca, iyi bir sistemde taşları yerli yerine oturtur, oyuncularımızın fizik gücünü en üst düzeye çıkartır, takımın mücadele ve dayanışma ruhunu da ateşleyebilirse, neden olmasın...


23.Kasım.2007 08:33:03
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 13 YOLUN SONU GELSİN İSTİYORSAK, KAPSAMLI STRATEJİ ŞART!
Mayıs 09 BEN O RÜYADAN UYANDIM, YOKSA SİZ HÂLÂ UYUYOR MUSUNUZ?..
Mayıs 07 GERÇEKLERİ MAKASLAMAK, HALININ ALTINA SÜPÜRMEK!
Mayıs 03 ERDOĞAN, YOL HARİTASINI NİYE BİR TÜRLÜ ÇİZEMİYOR?
Mayıs 01 1 MAYIS’A ŞİDDET VE KAN BULAŞMASIN!
Nisan 30 HEDEF ÖNCE BAŞI, SONRA GÖVDEYİ Mİ TESLİM ALMAK?
Nisan 24 AKP KAPATILIRSA, YENİ HÜKÜMET NASIL KURULUR?
Nisan 20 ÖZAL VE SİYASİ İKTİDAR
Nisan 19 SÖYLEYİN, NE ZAMAN SES VERECEK BU ÜLKE?
Nisan 18 301 YAZISI YAZMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI...
Nisan 17 MAPUSLAR SARAYI’NDA DARBE TERTİPLERİ...
Nisan 12 367 VAKASI:
Nisan 09 ASKERLE DEMOKRASİ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?..
Nisan 04 DEMOKRASİ SORUNU ÇÖZÜLMEDEN, AŞ VE İŞ SORUNU DA ÇÖZÜLMEZ!
Nisan 03 BRİÇ KULÜBÜNDE PİŞPİRİK OYNANMAZ!
Nisan 02 TAYYİP ERDOĞAN’I NASIL BİR GÜNDEM BEKLİYOR?..
Nisan 01 ‘YARGISAL DARBE’ SÜRECİ MAALESEF BAŞLADI
Mart 28 AKP’DEN DEĞİL, DEMOKRASİDEN YANA OLMAK!
Mart 27 ERGENEKON’LU, DARBELİ, AKP’Lİ NOTLAR
Mart 25 DARBECİLİKTEN,CUNTACILIKTAN DEMOKRASİ KAHRAMANLIĞINA...
Mart 21 WASHİNGTON’DA TÜRKİYE ÖNEMSENİYOR, ÇÜNKÜ...
Mart 20 ASKERİ VE HUKUKİ DARBELER ÇÖZÜM DEĞİL
Mart 18 HUKUK DİYE DİYE HUKUK VE DEMOKRASİ KATLEDİLDİ !
Mart 11 DEMOKRASİ NE ZAMAN ‘ORTAK PLATFORM’ OLARAK BENİMSENECEK?
Mart 05 PKK ELEŞTİRİSİ YOK GİBİ!
Ocak 27 BAKALIM,BAŞBAKAN ERDOĞAN BİR İSTİSNA OLABİLECEK Mİ?
Ocak 24 SONUNA KADAR GİDİLECEK Mİ?
Ocak 12 ERDOĞAN'IN KOYDUĞU HEDEFLER İYİ AMA...
Ocak 06 BARIŞA BİR ŞANS VERMEK,BÜTÜN SÖYLEDİĞİMİZ BU!
Ocak 04 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR- 4
Ocak 02 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR
Aralık 28 'OPERASYON'UN ARKASI GELECEK Mİ?
Aralık 16 TÜRBAN YA DA DİN KORKUSU
Aralık 15 FIRSAT KAÇMASIN, YAZIK OLUR!
Aralık 05 KATLİAMIN ÜSTÜ MÜ ÖRTÜLMEK İSTENİYOR?
Kasım 28 İKİ TOKAT!
Kasım 23 NEDEN OLMASIN?
Kasım 22 PKK'YI İZOLE SÜRECİ İYİ İŞLİYOR!
Kasım 20 ŞİDDETE KARŞI AKILLA, SABIRLA MÜCADELE!
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Rektörlerin aylık geliri devlet sırrı gibi
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Sigara yasağı için son 48 saat
Ergenekon davası Silivri'de görülecek
Tıp fakültelerinde kontenjan bayramı
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Yakın zamanda iki monarkı ağırladık.
Engin Ardıç
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Kendi militanlarının okuduğu marjinal birtakım parti yayın organlarını izlemediğim için farkında değildim...
Fehmi Koru
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Kapatma davası politikayla yakından ilgilenen herkesi kaygılandırdı da, bazıları daha fazla kaygılı.