|
ACI BİR MAÇ HATIRASI 
Milli maçta şahit olduğu bir olay Ahmet Böken'in neden canını sıktı?
Milli maçı izlemek için Ali Sami Yen’e gittim.
Basın tribününde bana ayrılan yere oturduğumda, maça 1 saatten fazla vardı.
Müsabakalara genelde başlama vuruşuna yakın dakikalara doğru teşrif etmeyi seven spor basını, henüz tribündeki yerini almamıştı.
Benim gibi erken gelen tek tük gazeteci vardı.
Fakat saha içi nispeten yoğun sayılırdı.
Özellikle akredite foto muhabirleri, tartan pistte, kah tribünlerden kah çevrelerinden ilginç kareler yakalamaya çalışıyorlardı.
Sıranın başında ve sahaya açılan kapının hemen yanında oturduğum için pek çok kişi yanımdan geçiyordu.
Bir ön sırada oturtan basın mensubu bir beyefendi, elinde fotoğraf makinesiyle sahaya yönelen diğer bir basın mensubuna sesini duyurmağa çalıştı.
Yüksek tonlu ama espriyle karışık bir üslubu vardı.
- “ Filan… Aslanım, sen bundan sonra uçağa nasıl bineceksin?”
- “ Ne uçağı Abi?”
- “ Sigara içmişsin ya uçakta?”
- “ Ne sigarası?”
- “ E oğlum herkes yazıyor ‘filan uçakta sigara içti, ciddi problem oldu’ diye”
- “ Yok Abi yahu. Ne uçağı, ne sigarası?”
Konuşmanın üslubu giderek ciddileşti.
- “ E seni yazmıyorlar mı?
- “ Abi ben o uçağa binmedim ki, sigara içmem problem olsun.”
- “ Nasıl yani? Binmediysen niye yazıyorlar?”
- “ Sen bizim ‘bab-ı ali’yi bilmiyor musun Abi, yazıyorlar işte?”
dedi ve yoluna devam etti.
Hiç tanımadığım, sadece boyun kartlarından ve bulunduğumuz tribünden dolayı spor basınında çalıştıklarını anladığım iki kişi, hemen önümde bunları konuştular. “Sen milletin konuşmalarını mı?” dinliyorsun demeyin lütfen. Söylediğim gibi olay tam önümde cereyan etti. Ayrıca konuşmanın taraflarının da aralarındaki diyalogu gizlemek gibi bir çabaları yoktu.
Müthiş canım sıkıldı.
Basın öylesine çirkinleşmiş ki…
Haberlerine konu ettiği insanlar bir yana, artık kendi çocuklarını bile dişliyor.
Yalan bir haberin (iftiranın) kurbanı olduğu anlaşılan basın mensubunun “Sen bizim ‘bab-ı ali’yi bilmiyor musun Abi” derken, yüzünde oluşan ifade gözümün önünden gitmiyor.
Bir şeyden tiksinmiş, midesi bulanmış insan gibi buruş buruştu yüzü.
Kendinden olana bunu yapan bir sistem, başkasına ne yapar? varın siz hesap edin.
Okulda namaz baskısı iftirası da atar..
Belediyeden ramazanda içki yasağı yalanı da söyler..
Duvardan indirilen tabloyu asılıyormuş gibi de gösterir..
İlk sıraya koyulan Türk Bayrağını, “bayrağımızı son sıraya attılar” diye göstererek ortalığı velveleye de verir.
Hatta bunlarla da kalmaz, teröristle savaşırken, canı boğazına gelmiş askerleri ‘Tümgeneral Yılmaz’ kılığına girerek aramaya kalkar.
Foyası ortaya çıkınca da -hiç utanmadan- saçma sapan magazin haberlerinden örnekler vererek “bu zarfı herkes atıyor” yüzsüzlüğüne de girer.
Sonuç…
Kendi çocuklarını bile dişlemekten çekinmeyen bir güruhla karşı karşıyasınız ey okur.
Lütfen tercihlerinizi dikkatli yapın.
Bu kadar seviye erozyonuna uğramış bir topluluktan her şey beklenir.
Doğruya ve doğruluğa bundan böyle çok ama çok daha fazla sahip çıkın.
23.Kasım.2007 12:05:16 |
|
|