|
GECİKSE DE YERİDİR 
Ne böyle bir devletin en çok kaç yıl süreceği ne de bu zenginliğin halka nasıl dağıtılacağı sorgulanmıyor.
Akşam gazetesinde Serdar Turgut Kuzey Irak’ta bir Kürt devletinin kurulmasına karşı çıkmamamız gerektiğini hatta onun oluşuma katkıda bulunmamızın daha doğru olacağını söylüyor. Kürt sorunu gündeme geldiğinden beri, nerdeyse çeyrek asırdır, benzer şeyler söylüyorum ancak son derece olumsuz tepkilerle karşılaştım. Kusurun tek taraflı olduğunu düşünmüyorum ama kusurun kimde olduğunun bilinmesi sorunun çözümüne katkıda bulunmak bir yana daha da çözümsüz hale getiriyor. Taraflar birbirinden şikayet ediyor ama somut bir çözüm önerisi getirmiyor. Bir taraf devletin baskıcı uygulamalarından şikayet ederken diğer taraf, yani devlet, her sözü bölücülük olarak nitelendiriyor.
Kürtlerin bağımsız bir devlet kurması ve bu devletin Türkiye’den parça koparmaya çalışması hem geçmiş hem de gelecek açısından anlamsızdır. Geçmişi birlikte yaşayan, bundan şikayetçi olmayan insanların ayrışmasının gereği yoktur. Üstelik çağımızda büyük güç olmak isteyen ve bölgemizdeki her ülkeden daha güçlü olan devletler güçlü olmak için birleşmek gerektiğini düşünüyorlar ve AB içinde bütünleşiyorlar. Onlar varlıklarını sürdürmenin bile bütünleşmeye bağlı olduğunu düşünürken bizim ayrışamaya çalışmamız zayıflığı ve çaresizliği güçlü olmaya tercih etmek anlamına gelir.
Soya dayanan bir birliktelik geçersiz bir düşüncedir. Aynı soydan gelenler arasındaki çatışma ve ihtilaflar farklı soydan gelen ama aynı gelecek idealini paylaşan insanlardan çok daha fazladır. Geçmişte SSCB soya hiçbir yer vermeden insanların işçi sınıfı olarak bir arada olacağını söylemiş ve bir süre varlığını sürdürmüştür. Komünizm çöküşü tüm iddialarının geçersizliği anlamını taşımaz. Ya da bazı görüşlerinin kabul edilmesi tümünün doğruluğu demek değildir.
Bazı Kürtleri bağımsızlığa yönelten, günümüzün modası olan petrol devleti olmanın getireceği düşünülen zahmetsiz ve müreffeh hayattır. Ne böyle bir devletin en çok kaç yıl süreceği ne de bu zenginliğin halka nasıl dağıtılacağı sorgulanmıyor. Gelişmiş ülkelerde bir değer yaratılırken, mesela otomobil üretilirken, işçi, hammadde sağlayan, finans kurumları aynı ayanda gelirlerini de elde ederler. Oysa doğal kaynakları kullanırken tüm gelir bir tek kuruma, devlete ait olur. Gelirlerin önemli bir kısmı üretimi gerçekleştiren şirket tarafından alındığı için bunun halka bir faydası dokunmaz. Devlet bu geliri, çoğu anlamsız bir takım faaliyetler icat ederek halka dağıtmaya çalışır ama genellikle ekonomi sadece bu sektöre dayalıdır ve refahın ömrü petrolün ömrü kadardır. Daha sonrasını kimse hesap etmez ama bilinen şey yöneticilerin servetlerini dünyanın bir yerinde tüketirken halkın kaderine terk edileceğidir.
Kürt politikacılarda uzun dönemli düşünen, dünyanın tümüne bakarak değerlendirmeler yapan kişilere pek fazla rastlanmıyor. Günlük çıkarlarını toplumun sorunları gibi yansıtıp çıkar sağlayan ve mevki sahibi olanların peşinde gitmemek gerekir. 25.Kasım.2007 10:45:48 |
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|