|
SIRADANLIK MI, SEÇİLMİŞLİK Mİ? 
Fazla anlaşılır yazmak kabahat mi? Yoksa anlaşılmazlık mıdır insanları etkisi altına alan? Siz karar verin...
Bir arkadaşım beni ’fazla anlaşılır yazmakla’ suçluyor.
“Biraz daha karmaşık cümleler yaz ki, insanlar seni sıradan biri olarak algılamasın.” diyor.
Aslında kaygısını anlamıyor değilim.
Bu uyarının, arkadaşının daha iyi olmasını isteyen, samimi bir dostun, korumacılık içgüdüsünden kaynaklandığını, çok iyi biliyorum.
Her ne kadar görüntülü medya için bugüne dek on binlerce sayfalık haber/metin yazmış olsam da düşüncelerimi bir köşe yazısı çerçevesi içine doldurmaya yeni yeni başladım.
www.samanyoluhaber.com’un bana ve Samanyolu Haber TV’de çalışan editör-muhabir arkadaşlarıma sağladığı, hoş bir imkan bu.
Bir süredir birikimlerimizi sadece ekranda değil, yazılı ortamda da sizlerle paylaşabiliyoruz.
Beni 'daha karmaşık yazmaya' zorlayan arkadaşıma gelince.
Dediğim gibi, onu anlıyorum ama onun istdiği gibi davranmayı pek düşünmüyorum.
Çünkü ben zaten sıradan biriyim.
Ve bundan da hiç gocunmuyorum.
Hatta kendisini “seçilmiş”(!) kabul eden aklıevvellerin, dünden bugüne insan soyuna verdiği tarifsiz zararı gördükçe, sıradanlığı bilakis daha fazla seviyorum.
Bunun da ötesinde felsefi anlamda sıradanlığın insanlar için 'hedef haline getirilmesi gereken bir mertebe olduğunu düşünüyorum.
Hem “İnsanlardan bir insan ol” uyarısı perspektifinde…
Hem de Büyüğümüzün “günümüzde insanlığa hizmet etmeyi kendisine hayat tarzı haline getirmiş sıradan insanlardan biri olmayı her payeye yeğlerim” mealindeki ifadesinden hareketle…
Bu arada sıradanlık kavramının; tekdüzelik, sıkıcılık, avamlık, moronluk, üretken olmama, kös kös oturma, renksizlik, uyuşukluk vb. hallerle, yakında uzaktan ilgisi olmadığını da belirtmek isterim.
Siteye bir şeyler yazdığımda sizlerden gelen yorumlarda “Hay Allah razı olsun, biz de yazsak bunu yazardık.” şeklindeki ifadeler, beni cidden mutlu ediyor.
Ülkesini, milletini seven insanlarla aynı şeyleri hissetmek, onların düşünüp de geniş kitlelere iletemedikleri şeyleri - Allah’ın verdiği imkan sayesinde- yine onlarla ve başkalarıyla paylaşabilmek, güzel bir duygu.
Kelimeleri anlaşılmaz cümleler kuracak biçimde yan yana dizip “Yahu ne derin adam. Bak yazıyor yazıyor, söylediğinden tek kelime bile anlaşılmıyor. Kim bilir neler neler anlatıyor da biz anlamıyoruz.” şeklinde bîçare övgülere talip olmaktan çok daha güzel hem de.
Eğer mümkünse yazdıklarım/yazıklarımız fantazi olmasın, işe yarasın istiyorum.
İşe yarar olmayı da kolay anlaşılmakta görüyorum.
Şeytan, sembolizmin göz gözü görmeyen karanlığında kendisine dipsiz dehlizler açarken, bizlerin olabildiğince açık, olabildiğince aydınlık, olabildiğince şeffaf zeminler oluşturmamız gerektiğini düşünüyorum.
Siz ne dersiniz bilmem ama ben “sıradanlık iyidir” diyorum. 27.Kasım.2007 01:33:06 |
|
|