EN SON HABER: (08:23) Kraliçe Türkiye'ye niçin geldi...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

KATLİAMIN ÜSTÜ MÜ ÖRTÜLMEK İSTENİYOR?



Unutmadınız değil mi?


Önce ellerinden ayaklarından sandalyelere bağlandılar, uzun süre işkence gördüler, sonra gırtlakları kesildi.
Hatırladınız mı?
Üç kişi böyle öldürülmüştü.
Üçü de 'misyonerlik'le ilgiliydi. Başka dine inanıyorlardı, başka dini yayıyorlardı.
Bu nedenle öldürüldüler.
18 Nisan 2007'de, Malatya'daki Zirve Yayınevi'nde yaşanan bu tüyler ürpertici katliam hem insanlık adına, hem din ve vicdan özgürlüğü adına kapkara bir lekeydi.
Unuttunuz mu yoksa?..
Davanın ilk duruşması geçen ayın son haftası yapıldı. Beş sanık hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.
Dava, soru işaretleriyle başladı. Ve dava dosyasıyla ilgili rahatsız edici soru işaretleri gün geçtikçe azalmıyor, çoğalıyor.
Ne yazık ki öyle.
Sis perdesi kalkacağına yoğunlaşıyor. Öncelikli soru da şu:
Katliamın üstü örtülmek mi isteniyor?
Son iki gündür bu soru işaretinin çengeli kıvrıldıkça kıvrılıyor.
Bu köşedeki 21 Kasım 07 tarihli yazımda, katliamın arka planı nedir sorusunun üzerine yeterince gidilmediğini belirtmiştim. Bunun yerine mağdurların arka planının didik didik edilmesini tuhaf bulduğumu yazmıştım.
Rahatsız edici bir durumdu bu.
Katil sanıklarını kim yönlendirmiş olabilirdi? Böylesine insanlık dışı bir kırımın aleti nasıl olmuşlardı? Böylesine kepaze bir zihniyet dünyasının parçası haline nasıl gelmişlerdi? Kimin eli, kimlerin elleri vardı?
Böylesi sorular, öyle anlaşılıyordu ki, iddia makamını sanki çok fazla ilgilendirmemiş...
Neden?..
Kasım ayının son haftasındaki ilk duruşmadan sonra geçen süre içinde bu neden sorusu belki bugün daha anlamlı hale gelmiş durumda.
Son iki gündür gazetemiz Milliyet'in manşetinde yer alan haberlerin içeriği öyle ki, bu rezil katliamın üstüne gerçekten bir şal mı örtülmek isteniyor sorusu kafaları burgaç gibi oymaya başladı.
Taraf gazetesinin manşeti ilginçti:
"Katliamdaki Susurluk!"
Susurluk'un başına gelen bu korkunç olayın da başına gelmesin, yani katliam karanlıkta kalmasın tedirginliğiydi bu manşeti attıran...
Hazırlık dosyasında bazı ürkütücü bağlantılar su yüzüne çıkmış durumda. Yoğun telefon trafiğinde yer alan numaraların neden soruşturulmadığı sorusu kaygı veriyor.
Sanıkların son altı aylık telefon trafiğinde, aralarında güvenlik görevlisi, cumhuriyet savcısı, yazar, milletvekili adayı, hatta özel harekâtçıların yer aldığı bazı isimler var.
İkinci Ordu lojmanlarında oturan KD, yazar A, Cumhuriyet Savcısı RHB, Özel Harekât Daire Başkanlığı'nda görevli gözüken CB, bir partinin milletvekili adayı ÖP geçen altı ay içinde bazı katil sanıklarıyla birçok kez görüşmüşler.
Milliyet'in haberi şöyle:
"Malatya Başsavcılığı'nın sadece sanıkların üstünde bulunan telefonları araştırdığı, oysa sanıkların çok sayıda ayrı telefon ve numara kullandıkları tespit edildi. Savcılığın ayrıca olay günü yapılan telefon görüşmelerinin dökümünü de dosyaya koymadığı anlaşıldı."
Neden, niçin?
Dileğimiz, yalnız gazeteci milletinin değil, Adalet Bakanlığı'nın da bu davayı yakın takip altında tutmasıdır.
Dileriz, insanlık ve hukuktan nasibini almış olanlar bu katliam davasını sonuna kadar takip ederler.


05.Aralık.2007 08:14:03
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 13 YOLUN SONU GELSİN İSTİYORSAK, KAPSAMLI STRATEJİ ŞART!
Mayıs 09 BEN O RÜYADAN UYANDIM, YOKSA SİZ HÂLÂ UYUYOR MUSUNUZ?..
Mayıs 07 GERÇEKLERİ MAKASLAMAK, HALININ ALTINA SÜPÜRMEK!
Mayıs 03 ERDOĞAN, YOL HARİTASINI NİYE BİR TÜRLÜ ÇİZEMİYOR?
Mayıs 01 1 MAYIS’A ŞİDDET VE KAN BULAŞMASIN!
Nisan 30 HEDEF ÖNCE BAŞI, SONRA GÖVDEYİ Mİ TESLİM ALMAK?
Nisan 24 AKP KAPATILIRSA, YENİ HÜKÜMET NASIL KURULUR?
Nisan 20 ÖZAL VE SİYASİ İKTİDAR
Nisan 19 SÖYLEYİN, NE ZAMAN SES VERECEK BU ÜLKE?
Nisan 18 301 YAZISI YAZMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI...
Nisan 17 MAPUSLAR SARAYI’NDA DARBE TERTİPLERİ...
Nisan 12 367 VAKASI:
Nisan 09 ASKERLE DEMOKRASİ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?..
Nisan 04 DEMOKRASİ SORUNU ÇÖZÜLMEDEN, AŞ VE İŞ SORUNU DA ÇÖZÜLMEZ!
Nisan 03 BRİÇ KULÜBÜNDE PİŞPİRİK OYNANMAZ!
Nisan 02 TAYYİP ERDOĞAN’I NASIL BİR GÜNDEM BEKLİYOR?..
Nisan 01 ‘YARGISAL DARBE’ SÜRECİ MAALESEF BAŞLADI
Mart 28 AKP’DEN DEĞİL, DEMOKRASİDEN YANA OLMAK!
Mart 27 ERGENEKON’LU, DARBELİ, AKP’Lİ NOTLAR
Mart 25 DARBECİLİKTEN,CUNTACILIKTAN DEMOKRASİ KAHRAMANLIĞINA...
Mart 21 WASHİNGTON’DA TÜRKİYE ÖNEMSENİYOR, ÇÜNKÜ...
Mart 20 ASKERİ VE HUKUKİ DARBELER ÇÖZÜM DEĞİL
Mart 18 HUKUK DİYE DİYE HUKUK VE DEMOKRASİ KATLEDİLDİ !
Mart 11 DEMOKRASİ NE ZAMAN ‘ORTAK PLATFORM’ OLARAK BENİMSENECEK?
Mart 05 PKK ELEŞTİRİSİ YOK GİBİ!
Ocak 27 BAKALIM,BAŞBAKAN ERDOĞAN BİR İSTİSNA OLABİLECEK Mİ?
Ocak 24 SONUNA KADAR GİDİLECEK Mİ?
Ocak 12 ERDOĞAN'IN KOYDUĞU HEDEFLER İYİ AMA...
Ocak 06 BARIŞA BİR ŞANS VERMEK,BÜTÜN SÖYLEDİĞİMİZ BU!
Ocak 04 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR- 4
Ocak 02 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR
Aralık 28 'OPERASYON'UN ARKASI GELECEK Mİ?
Aralık 16 TÜRBAN YA DA DİN KORKUSU
Aralık 15 FIRSAT KAÇMASIN, YAZIK OLUR!
Aralık 05 KATLİAMIN ÜSTÜ MÜ ÖRTÜLMEK İSTENİYOR?
Kasım 28 İKİ TOKAT!
Kasım 23 NEDEN OLMASIN?
Kasım 22 PKK'YI İZOLE SÜRECİ İYİ İŞLİYOR!
Kasım 20 ŞİDDETE KARŞI AKILLA, SABIRLA MÜCADELE!
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Rektörlerin aylık geliri devlet sırrı gibi
Kraliçe Türkiye'ye niçin geldi?
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Sigara yasağı için son 48 saat
Tıp fakültelerinde kontenjan bayramı
Ergenekon davası Silivri'de görülecek
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Yakın zamanda iki monarkı ağırladık.
Engin Ardıç
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Kendi militanlarının okuduğu marjinal birtakım parti yayın organlarını izlemediğim için farkında değildim...
Fehmi Koru
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Kapatma davası politikayla yakından ilgilenen herkesi kaygılandırdı da, bazıları daha fazla kaygılı.