EN SON HABER: (08:23) Kraliçe Türkiye'ye niçin geldi...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

BAŞI AÇIKLARA BASKI OLACAK MI?



Anketlere bir başka açıdan bakış. Toplum başörtüsünü kendi kafasında çözmüş

Hazırlanan yeni Anayasa taslağında, üniversitelerde başörtüsü -ya da türban- yasağını kaldıran maddelerin yer alacağının belli olması, bitmeyen tartışmayı yeniden alevlendirdi.
Hâlbuki yapılan bütün anketlerde yüzde 70 gibi bir çoğunluk; "başın kapalı olması laiklik karşıtlığı olarak anlaşılamaz" görüşünü savunuyor. Bunun anlamı çok açık. Toplumun böyle bir sorunu yok. Birileri ısrarla bir türban sorunu çıkarma, bir kutuplaşma ve gerilim peşinde.

Meselenin AK Parti ile ilgili tarafı şu: Türbanlılar giderek çoğalıyor. Çünkü AK Parti iktidarı buna fırsat veriyor, teşvik ediyor. Bir rövanş duygusu giderek kuvvetleniyor. Bu aynı zamanda bir hesaplaşma ve nefret duygusudur. Nitekim geçenlerde İstanbul'da İstiklal Caddesi'nde bir türbanlı kız bir komünist gazeteyi satarken görüldü. Fotoğrafta gözlerine dikkatle bakılırsa nefretin büyüklüğü de açıkça okunuyor.

"Öyleyse bu kız kimden nefret ediyor?

Elindeki gazeteyi dikkate alırsak, "hâkim sınıflardan", "burjuvaziden".

Başındaki türbana bakarsak, "laiklerden"...

AKP'nin yarattığı yeni iklimde, türbanlı sayısı artıyor."

Şimdi insaf edilsin tek bir fotoğraftan, bir tek kişiden hareketle bu kadar kesin sosyolojik yargılara varmak doğru mu? Şuurlu bir Müslüman, hayırlarda ve güzelliklerde yarışma ve kötülüklere engel olma yolunda çalışacağına; yıkılmış, yerle bir olmuş bir ideolojinin emrine niye girsin? Ya bu bir mizansense? Her Ramazan'da da bir oruç dayağı haberi uydurulmuyor mu? Topluma asıl nefreti, rövanş duygusunu, kini, çatışmayı böyle yaklaşımlar pompalamaz mı?

Her inancın, her fikrin radikalleri vardır. Ama aslolan "makul çoğunluk"tur. Türkiye'de makul çoğunluk din üzerinden siyaset yapılmasına geçit vermediği gibi, dine karşı tavır alanlara da bugüne kadar geçit vermedi. Yine vermeyecektir.

Bakınız üniversitelerde başörtüsünün serbest bırakılmasıyla ilgili olarak yeni bir iddia daha ortaya atılıyor: "Başları açık olanlar çok ciddi baskılara maruz kalacaklar, tehdit edilecekler. Mahalle ve arkadaş baskısı meşrulaşacak..."

Başını inancı gereği örtenler için bundan daha kötü bir şey olabilir mi? Hoşgörüyü, herkesin konumuna saygıyı savunan dindar insanlar, baskı yolunu seçerse kendilerini inkâr etmiş olmazlar mı? Bindikleri dalı kesmezler mi? Bundan böyle kime inandırıcı olabilirler?

Evet, böyle endişeler taşıyanlar olabilir. "Türkiye'nin hâlâ nereye doğru gittiğini kimse bilmiyor" diye kaygılananlar olabilir. Çünkü bizim toplumumuzda bugün en büyük sorunlardan birisi güven kaybıdır. Dünyada birbirine güven duymayan toplumların başında biz geliyoruz. Ailede güven kaybı var, arkadaşlar arasında var, iş hayatında var, sokakta var, devletin kurumları arasında var. Onun için hâlâ en büyük fişleme bu ülkededir. Bir de fısıltı fişlemeleri var. Kaş göz işaretleriyle "bizden değil, öbür taraftan" ikazları ne biter ne tükenir... Bu güvensizlik zaman zaman paranoyaya dönüşüyor. Hayatı kendimize zehir ettiğimiz gibi, herkese zehir ediyoruz. Ne kendimiz rahat ediyoruz, ne başkalarına rahat veriyoruz.

Türkiye'nin teminatı makul çoğunluktur. Dinin özünü savunan, Anadolu Müslümanlığı yorumunu benimseyen, farklılık içinde birlikte yaşamayı, insana saygının gereği kabul eden büyük çoğunluk, bu ülkenin huzurunun, iç barışın en büyük teminatıdır.

Ya birbirimize güveneceğiz, ya da vehimlerle birbirimizin kuyusunu kazmaya devam edeceğiz. Güvenin yolu ise hukukun üstünlüğünü ve özgürlüklerle kuvvetlenmiş demokrasiyi savunmaktan geçiyor. Hepimiz için soru basit: Gerçekten demokrat mıyız?


07.Aralık.2007 07:20:33
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 09 AK PARTİ NEYİ BEKLİYOR?
Mayıs 08 BİZİM BİR HAYÂLİMİZ VAR...
Mayıs 01 ERGENEKON, AMERİKA VE AK PARTİ...
Nisan 17 ERGENEKON'UN SONU ŞEMDİNLİ GİBİ OLMAYACAK...
Nisan 04 KUZU DA ARTIK KUZUYA BENZEMİYOR...
Nisan 03 SEYREDİLİRSE, AK PARTİ KAPATILACAK...
Mart 28 KİMLER İSTERSE GERİLİM BİR GÜNDE DÜŞER?
Mart 27 BU NASIL BİLGELİK?
Mart 20 BU İŞİN SONU NEREYE VARIR?
Mart 14 DEMİRELLER, KIVRIKOĞLULAR VE ÇÖLAŞANLAR...
Mart 13 FETHULLAH GÜLEN'E DOKUNAN YANIYOR MU?
Mart 07 ASKERİ KIŞKIRTANLAR BUGÜN ÖFKELİ
Şubat 22 AK PARTİ İLE YOLLAR AYRILDI MI?
Şubat 21 'ARA SIRA UĞRUYOR, SOHBET EDİYOR'MUŞUZ!..
Şubat 15 'LAİK KESİM'İ ANLAMAYA ÇALIŞMALIYIZ
Şubat 08 SIRA, ÇARŞAFLI ERKEK PROVOKASYONUNDA
Ocak 10 AMERİKA ANLADI, SİZ DE ANLAYIN...
Aralık 28 GAZA GELMEYİNCE NE OLDU?
Aralık 27 CİVANMERTLİK, YENİ BİR SÜRECİ BAŞLATTI
Aralık 21 BAYRAMLAR, UNUTULANLARA BAYRAM OLDU
Aralık 14 CUMHURBAŞKANININ OMUZLARINDAKİ ÂLİM...
Aralık 13 GÜLEN YAŞAR, ONLAR UNUTULUR...
Aralık 07 BAŞI AÇIKLARA BASKI OLACAK MI?
Aralık 06 TANKLAR DEĞİL, TIR'LAR GELSİN...
Kasım 23 KERPETENLİ ADAMLARI DİNLEMEYİN
Kasım 15 KUZEY IRAK'TAKİ TÜRK OKULLARI
Kasım 08 TUZAĞA DÜŞÜLMEDİ, MACERAYA GİRİLMEDİ
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Rektörlerin aylık geliri devlet sırrı gibi
Kraliçe Türkiye'ye niçin geldi?
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Sigara yasağı için son 48 saat
Tıp fakültelerinde kontenjan bayramı
Ergenekon davası Silivri'de görülecek
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Yakın zamanda iki monarkı ağırladık.
Engin Ardıç
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Kendi militanlarının okuduğu marjinal birtakım parti yayın organlarını izlemediğim için farkında değildim...
Fehmi Koru
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Kapatma davası politikayla yakından ilgilenen herkesi kaygılandırdı da, bazıları daha fazla kaygılı.