|
MEDYA ÇULLANMASI 
"Haydi Gel Bizimle Ol" programında ilginç tartışma
Doktor Alp Nuhoğlu’nun bir arkadaşının teklifiyle Fethullah Gülen Hocaefendi’yi ziyaretinin ardından medyanın kopardığı fırtına başka nasıl izah edilir bilemiyorum.
“Mahalle Baskısı” haberleriyle haftalarca ortalığı kasıp kavuran medyanın bu tavrına bir ad bulup “Medya Baskısı” desek sanırım hafif kalır.
Toplumdaki münferit olayları toplumun geneline maledip “Mahalle Baskısı” adı altında toplayan medyamız televizyonları, gazeteleri ve dergileriyle günlerdir bir tek kişi üzerinde bir harekat sergiliyor. Medyanın söz konusu tavrına bu sebeple “Medya Çullanması” adını uygun görüyorum. Çünkü hiçbir haber –saldırı- bu kadar doğrusuz, ilkesiz ve de kuralsız olamaz.
Dr. Alp Nuhoğlu dün Samanyolu Televizyonu’nda yayınlanan röportajının ardından NTV’de dört kadın sunucunun olduğu bir programa katıldı. Doktor Bey son bir haftada hakkında çıkan haberlerden ne kadar rahatsız olduğunu, bunaldığını Samanyolu ekranlarından aktardı. Hakkında yazı yazanlardan birkaçını bizzat arayarak, neden böyle haber yazdıklarını sorduğunu ve kendisini tatmin etmeyen cevaplar aldığını anlattı.
Ama doğrular kimin umurunda!
NTV’deki dört kadın sunucudan bazıları günler öncesinden kuşanıp geldikleri önyargılı sorularıyla, mal bulmuş mağribi gibi saldırdı Doktor Bey’e. Özellikle programın baş sunucusu Çiğdem Anad bir savcı edasıyla sorular yöneltti konuğuna. Medeni bir nezaket kaygısıyla da olsa hiçbir saygı ifadesi kullanmadan konuşmasından bahsettiği kişileri –Hocaefendi- ilk isimleriyle andı. Neden böyle bir ziyareti gerçekleştirdiğini sordu Nuhoğlu’na. Programın sonuna doğru istediği cevabı -ve reytingi- alamamış olmalı ki bütün soruları saygılı bir üslupla cevaplayan konuğuna; “Bu görüşmeden -veya açıklamalarınızdan- dolayı meslek örgütünüze savunma verdiniz mi?” diyecek kadar ileri gitti. Ki bu soru Doktor Bey’i ve diğer üç sunucuyu dahi şaşırttı. Nuhoğlu “Neyin savunması, bu kişi suçlu bir kişi mi?” deyiverdi. İstediği cevabı yine alamamış olmalı ki işi bu defa da dedikoduya döktü ve konuğuna “Kıbrıs’ta tüp bebek merkezi açacakmışsınız, engeller varmış, onların çözülmesi için Fethullah Gülen’e gitmişsiniz.” dedi.
Geçmişte haber kanallarında editörlük yapmış ve bugün haber kanalında program yapan bir sunucu ardına, önüne bakmadan ancak bu kadar fevri olabilirdi.
Medyanın bu çullanma tavrı toplumda sayılıp sevilen ve mesleğinde başarılı olan kişileri milli, manevi ve dini değerlerden uzak tutma operasyonudur. Münferit değildir, bilinçli ve organize bir faaliyettir. Onlara göre “din fakir ve eğitimsiz kişilerin uğraşıdır ve öylede kalmalıdır.”
Toplumdan saygı gören, çevresine okullar, yurtlar açmayı oralarda modern asrın gereklerine uygun şartlarda eğitim, öğretim gören öğrenciler yetiştirmeyi tavsiye eden, aynı zamanda milli, manevi değerlerine ve dinine bağlı Hocaefendi’nin veya bir başka din adamının, kundaktaki çocuğa duasına bile tahammülleri yoktur.
Toplumun geniş bir kesimini balon gibi şişirdikleri “Mahalle Baskısı Suçu”yla yargılayan bu tuzu kurular takımı, kendilerine yakın bildikleri bir insanın, duanın gücüne inanıyor olması karşısında o kişiye yaptıklarını nasıl açıklarlar bilemiyorum.
Bana göre bu, Medya Baskısı’ndan da öte, olsa olsa Medya Çullanması’dır.
07.Aralık.2007 16:47:39 |
|
|