EN SON HABER: (08:23) Kraliçe Türkiye'ye niçin geldi...     EURO: 1,9390 - 1,9410    DOLAR: 1,2540 - 1,2550
 

TÜRBAN YA DA DİN KORKUSU



İki aşırı uç bunlar.Demokrasiyi sevmiyorlar.İki uç da öyle.

Türkiye'de din korkusu yayanlar, bu ülkenin vücut kimyasını bozuyorlar. Türkiye'de dini siyasete alet edenler de bu ülkenin vücut kimyasını bozuyorlar.
İkisi de kötü.
Hatta ikisi de bölücü!
Bir başka deyişle:
Laikliği koruyoruz diyerek din korkusu yayanlar da, din adına laikliği gömmek isteyenler de bu ülkeye iyilik yapmıyorlar.
İki aşırı uç bunlar.
Demokrasiyi sevmiyorlar.
İki uç da öyle.
Belki şöyle denebilir:
Laikçiler de, radikal İslamcılar da birinci sınıf demokrasi düşmanlığında birleşiyorlar.
Bu nedenle örneğin türban yasağı iki aşırı ucun da işine geliyor. Bu yasak sayesinde, iki taraf da demokrasinin kuyusunu kazmak için kolay bir bahaneyi yakalamış oluyorlar.
Abartılı bir değerlendirme mi?
Kimine öyle gelebilir.
Ancak, Milliyet'in son iki haftadır Tarhan Erdem araştırmasıyla yol açtığı türban tartışmalarına iki aşırı uç penceresinden bakmak da mümkün...
Oysa, Türkiye bu tartışmayı burun deliklerini ille de germeden, soğukkanlı biçimde yapabilir.
Yapmalıdır da.
Bunu başaramayınca, demokrasi düşmanlarının eli güçleniyor çünkü.
Din nasıl yaşanacak?
Bu sorunun yanıtı bizim devlet ve toplum düzenimizde daha hâlâ yerli yerine oturabilmiş değil.
Bunun gibi din eğitimi ile aile, toplum ve devlet ilişkilerinde de taşlar yerli yerine oturabilmiş değil. Bu yüzden zorunlu din dersleri, Kuran kursları, imam hatipler deyince Türkiye'nin vücut kimyası bir anda bozuluyor, siyaset dengesizleşiyor.
Türbanda da durum farklı değil.
Türban yasaklarıyla ilgili tartışmalar öylesine bir üslup içinde yapılıyor ki, toplum geriliyor, toplum kutuplaştırılıyor.
Oysa, insanların inançlarından dolayı birbirlerine düşmanlaştırılmak istenmesi büyük bir kötülük değil mi?
Asıl bölücülük budur.
Günümüzde bir kadının türbanla, başörtüsüyle modern hayata katılmasından daha doğal bir şey olamaz.
Bu bir bireysel tercihtir.
Siz bu tercihin alanını, kamusal alanı aşırı ve gereksiz şekilde genişleterek daralttıkça, bu ülkede barış ve huzurla oynamış olursunuz.
Örneğin bu açıdan üniversitedeki türban yasağı, yıllardan beri söylediğim gibi, büyük bir yanlış ve ayıptır.
Bu tutum demokrasiye de, insan haklarına da aykırıdır.
Ben böyle düşünüyorum.
Kökleri eskilere giden din korkusu bu ülkede barış, huzur ve demokrasiyi olumsuz etkiliyor. Entelektüel bakımdan kısırlaştırıcı etki yapıyor.
Ahmet Altan'ın dediği gibi:
"İttihatçılar'ın dine ve dindarlara duyduğu kuşku olduğu gibi Cumhuriyet'e geçti. Bizler de Kemalizm eğitiminin çocukları olarak o kuşkuyu derinliklerimize yerleştirdik. Bazılarımız 'solcu' olduk, 'Din kitlelerin afyonudur' sözünü öğrendik. Dini ürkütücü bir şey olarak gördük ve din bizi 'gericiye çevirecekmiş' gibi ondan hep uzak durduk.
Ama dinden korkmak toplumun hiçbir işine yaramadı. Bu anlamsız korku bizi entelektüel açıdan epey zayıflattı. Hemen hemen bütün entelektüellerimiz gibi yazarlarımızın da hem dini bilgileri azdır, hem de bir din adamını zaaflarıyla ve erdemleriyle anlatmaktan ürkerler.
Bu ürkeklik, bu yapay uzaklık, bu gereksiz korku, bizi, toplumun harcındaki en önemli etkenlerden birini incelemekten, anlamaktan, yaşadığımız toplumdaki çeşitli acıların kaynaklarını saptamaktan alıkoydu. Bu toplumun en büyük yaralarından biri, dinle ilişkisindeki kaygan alandır.
Bir toplumu anlamanın, o toplumun diniyle ilişkisini anlamadan mümkün olamayacağına inanırım. Türkiye'nin diniyle olan sorunlarını 'huzurlu' bir şekilde aşmasının bu ülkeyi rahatlatacağını, manasız çekişmelerden kurtaracağını düşünürüm.
Dinden korkacak bir şey yok." (Ahmet Altan'la röportaj; Mehmet Gündem, Yeni Şafak, 10.12.07, s.15)
Onun içindir ki:
Milliyet'le Tarhan Erdem bu ülkede din olgusunun daha iyi anlaşılması için iyi bir iş yapmışlardır.
Tabii tartışılabilir, eleştirilebilir. Ancak, tartışmayı uçlara çekmenin herhangi bir yararı olduğunu sanmıyorum.
İyi pazarlar!


16.Aralık.2007 09:41:36
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 13 YOLUN SONU GELSİN İSTİYORSAK, KAPSAMLI STRATEJİ ŞART!
Mayıs 09 BEN O RÜYADAN UYANDIM, YOKSA SİZ HÂLÂ UYUYOR MUSUNUZ?..
Mayıs 07 GERÇEKLERİ MAKASLAMAK, HALININ ALTINA SÜPÜRMEK!
Mayıs 03 ERDOĞAN, YOL HARİTASINI NİYE BİR TÜRLÜ ÇİZEMİYOR?
Mayıs 01 1 MAYIS’A ŞİDDET VE KAN BULAŞMASIN!
Nisan 30 HEDEF ÖNCE BAŞI, SONRA GÖVDEYİ Mİ TESLİM ALMAK?
Nisan 24 AKP KAPATILIRSA, YENİ HÜKÜMET NASIL KURULUR?
Nisan 20 ÖZAL VE SİYASİ İKTİDAR
Nisan 19 SÖYLEYİN, NE ZAMAN SES VERECEK BU ÜLKE?
Nisan 18 301 YAZISI YAZMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI...
Nisan 17 MAPUSLAR SARAYI’NDA DARBE TERTİPLERİ...
Nisan 12 367 VAKASI:
Nisan 09 ASKERLE DEMOKRASİ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?..
Nisan 04 DEMOKRASİ SORUNU ÇÖZÜLMEDEN, AŞ VE İŞ SORUNU DA ÇÖZÜLMEZ!
Nisan 03 BRİÇ KULÜBÜNDE PİŞPİRİK OYNANMAZ!
Nisan 02 TAYYİP ERDOĞAN’I NASIL BİR GÜNDEM BEKLİYOR?..
Nisan 01 ‘YARGISAL DARBE’ SÜRECİ MAALESEF BAŞLADI
Mart 28 AKP’DEN DEĞİL, DEMOKRASİDEN YANA OLMAK!
Mart 27 ERGENEKON’LU, DARBELİ, AKP’Lİ NOTLAR
Mart 25 DARBECİLİKTEN,CUNTACILIKTAN DEMOKRASİ KAHRAMANLIĞINA...
Mart 21 WASHİNGTON’DA TÜRKİYE ÖNEMSENİYOR, ÇÜNKÜ...
Mart 20 ASKERİ VE HUKUKİ DARBELER ÇÖZÜM DEĞİL
Mart 18 HUKUK DİYE DİYE HUKUK VE DEMOKRASİ KATLEDİLDİ !
Mart 11 DEMOKRASİ NE ZAMAN ‘ORTAK PLATFORM’ OLARAK BENİMSENECEK?
Mart 05 PKK ELEŞTİRİSİ YOK GİBİ!
Ocak 27 BAKALIM,BAŞBAKAN ERDOĞAN BİR İSTİSNA OLABİLECEK Mİ?
Ocak 24 SONUNA KADAR GİDİLECEK Mİ?
Ocak 12 ERDOĞAN'IN KOYDUĞU HEDEFLER İYİ AMA...
Ocak 06 BARIŞA BİR ŞANS VERMEK,BÜTÜN SÖYLEDİĞİMİZ BU!
Ocak 04 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR- 4
Ocak 02 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR
Aralık 28 'OPERASYON'UN ARKASI GELECEK Mİ?
Aralık 16 TÜRBAN YA DA DİN KORKUSU
Aralık 15 FIRSAT KAÇMASIN, YAZIK OLUR!
Aralık 05 KATLİAMIN ÜSTÜ MÜ ÖRTÜLMEK İSTENİYOR?
Kasım 28 İKİ TOKAT!
Kasım 23 NEDEN OLMASIN?
Kasım 22 PKK'YI İZOLE SÜRECİ İYİ İŞLİYOR!
Kasım 20 ŞİDDETE KARŞI AKILLA, SABIRLA MÜCADELE!
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Rektörlerin aylık geliri devlet sırrı gibi
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Sigara yasağı için son 48 saat
Ergenekon davası Silivri'de görülecek
Tıp fakültelerinde kontenjan bayramı
Kraliçe Türkiye'ye niçin geldi?
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Yakın zamanda iki monarkı ağırladık.
Engin Ardıç
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Kendi militanlarının okuduğu marjinal birtakım parti yayın organlarını izlemediğim için farkında değildim...
Fehmi Koru
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Kapatma davası politikayla yakından ilgilenen herkesi kaygılandırdı da, bazıları daha fazla kaygılı.