EN SON HABER: (00:01) İşte mahkeme raportörünün görü...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

FAZIL SAY'IN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ



'Biz kaybettik' demiş Fazıl Say; 'Onlar yüzde 70, biz ise yüzde 30'...

“Biz kaybettik” demiş Fazıl Say; “Onlar yüzde 70, biz ise yüzde 30; kızımı da alıp Türkiye'yi terk edeceğim...” Bu kadar yalın, bu kadar basit... Türk medyası günlerdir 'ünlü' piyanistin bir Alman gazetesine verdiği demeçte yer alan bu sözleri tartışıyor.

Sözler tartışılmayacak gibi değil.

Basit bir yanlış anlaşılma da yatıyor olabilir bu sözlerde; 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Çankaya Köşkü'nde verdiği davete çağrılmamasının burukluğu, kırılmışlığı... Öyle ise ortada sorun yok demektir. Çankaya Köşkü'nden açıklama gelmekte gecikmedi çünkü: Fazıl Say da davetliymiş o gece; davetiyesi Ankara adresine gönderilmiş...

Bu tartışmalar sırasında, kızının düğününe çağrılmadığı için Turgut Özal'a küstüğünü sütununda açıklayan Özal-dostu bir meslektaşımıza o günlerde reva görülen muameleyi hatırlayan çıktı mı acaba? Görgüsüzlüğünden tutup yağdanlık olmasına kadar bir dizi can sıkıcı ithama mâruz kalmıştı o yazar. Fazıl Say'ın Çankaya'ya davet edilmediği için Türkiye'yi terk etme niyetine o açıdan yaklaşan tek bir kalem çıkmadı. “Medya gelişerek değişti” mi demeliyiz, yoksa “Medya o bildik çifte standardıyla huzurunuzda” mı?

Türkiye'de genellikle çoğunluğu (pek o kadar büyük bir çoğunluk olmasa da) teşkil edenlerin başkalarını umursamazlığına tanık olmuştur. “Ya sev, ya terk et” o umursamazlığın çılgınlık derecesine erişmiş sloganıdır. Şimdi iş tersine dönmüşe benziyor. Kimse kimseye “Terk et” demediği halde, içinden, “Terk etmeliyim” düşüncesi geçenlerimiz var.

Fazıl Say sanatıyla dünyanın başka yerlerinde de hayatını idame ettirebilir. Ancak 'sanatçı' olmak aynı zamanda 'aydın' olmak demekse, Fazıl Say'ın dışa vurduğu hisleri ve niyetini gerçekleştirmeye kadar varırsa o davranışı, size pek 'aydın' hissi ve davranışı olarak geliyor mu? Fikirlerine karşı olduğu anlaşılan bir siyasî kadro yüzde 47 oy almış olabilir, kendisi halkın yüzde 70'ine ters düştüğünü de fark edebilir; böyle bir durumda bir aydına düşen ülkesini terk etmek mi olmalı?

Bugün Fazıl Say'ın 'yüzde 70' olduğunu itiraf ettiği kitleler, onların aydınları, çok uzun yıllar 'azınlık' muamelesi gördüler bu ülkede; hakları gasp edildi, varlıkları inkâr edildi, özellikleriyle alay edildi. Yine de hiçbirinin aklına ülkesini terk etmek gelmedi. Medar-ı maişet motoru için, para kazanmak amacıyla, yurtdışına gidenler olmadı değil, ancak hepsinin gözü-kulağı ülkesindeydi.

'Sol aydın' için durum biraz farklı galiba. Bu da bizi Türkiye'nin ezeli sorunu 'sol siyaset' üzerinde yeniden düşünmeye sevk ediyor.

Türkiye'de hayli zamandır ağırlığını hissettiremediği bir siyasî zemine kendisini hapsetti sol. 'Yüzde 30 olma sendromu' diyebiliriz buna. Halkın önemli bir bölümünün kendilerine yüz vermediğini gören sol siyasetçiler, bireysel olarak ve zümre halinde, kendilerini toplumdan yalıtıyor, uzaklaştırıyorlar. Bu giderek artan bir eğilimi Türk sol siyasetinin... Geri kalan yüzde 70'le bütün köprüleri koparacak tarzda bir çizgi izliyor sol siyasî kadrolar. Kendi içlerinden yüzde 30'un bütününü kucaklayan bir lider ve kadro çıkaramadıkları için de, solda hızlı bir marjinalleşme süreci yaşanıyor.

Oysa solun da toplumun bütününe sahip çıkması ve yüzde 30'dan hareketle temsil oranını artırma çabası göstermesi gerekir. Bunun yolu da halka ters düşmekten vazgeçip 'ortak payda' sayısını artırmaya çabalamaktan geçiyor. Sağın politik dilini sol değerlerle buluşturup yeniden üretmenin yolunu bulmalı sol aydınlar; sol politikacılar da sağdaki politikacıların siyasî silâhlarını ele geçirmenin peşine düşmeli.

Kızını da alıp ülkeyi terk etmek çıkış yolu değil çünkü.


16.Aralık.2007 09:49:50
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[1 adet yorum gelmiştir]    
ömer 17.Aralık.2007 00:01:40
Fazıl say
Sayın Fazılsay o yüzde %70 mi yanlış saymıssın aslında %99 içinde olmayan sensin çünkü hiç bir Türk evladı VATANINI hele hele Türkiyesini terk etmez ölüm olsa dahi....
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 15 BİRAZ DA SEVİNELİM
Mayıs 14 YARGILAMA SÜRECİ UZAR MI?
Mayıs 13 KIBRIS'TA ÇÖZÜM HEM YAKIN, HEM UZAK
Mayıs 10 ORG.BÜYÜKANIT 'YANLIŞ' DEDİ,AMA...
Mayıs 09 HEM CAHİL HEM DE BAĞNAZ OLUNCA...
Mayıs 08 SESSİZLİK ÜRKÜTÜCÜ
Mayıs 07 YAPAN YANLIŞ YAPIYOR
Mayıs 06 VİCDANIN SESİ YETMEZ
Mayıs 03 ABDÜLLATİF ŞENER OLAYI
Nisan 30 BÖLGEDE SULAR ISINIYOR
Nisan 29 BAŞBAKAN ERDOĞAN'DAN BEKLENEN
Nisan 26 ELLERİMİZ HAVADA
Nisan 25 SPORA DA BULAŞTIRDILAR
Nisan 24 CHP'YE UYGUN BİR TÜRKİYE TABLOSU
Nisan 23 “EGEMENLİK ELİTLERİNDİR, İTİRAZ EDİLİRSE TÜRKİYE'Yİ İMHA EDERİZ”
Nisan 13 ÜZÜNTÜ VE SEVİNÇ BİR ARADA
Nisan 12 KAPATILACAK... KAPATILMAYACAK... KAPATILACAK...
Nisan 06 SON GÜLEN
Nisan 05 DEMOKRAT, MÜSAMAHALI VE SEVECEN...
Nisan 04 TERCİH AK PARTİ YÖNETİMİNİN
Nisan 02 BIKMADAN, USANMADAN...
Mart 29 AT PAZARLIĞI (MI?)
Mart 28 HEPİMİZİN MURADI BİR, AMA…
Mart 26 ÇAĞRIYI ANLAMLI KILMANIN YOLU
Mart 23 YANLIŞ YANLIŞ İÇİNDE
Mart 22 ÇATIŞMANIN TARAFLARINI DOĞRU KONUŞLANDIRALIM
Mart 20 SİZ Mİ YANSIZ VE TARAFSIZSINIZ?
Mart 19 GÜNAH ARAYANLAR İÇİN...
Mart 15 BU DA OLDU YA…
Mart 14 AKREDİTASYON VE GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
Mart 13 SEVİNÇLERİ KURSAKLARINDA KALACAK... KALMALI DA...
Mart 12 TARTIŞIYORUZ, AMA NASIL TARTIŞIYORUZ?
Mart 07 HERKES YERİNİ BİLİRSE...
Mart 06 BU MUHTIRAYA DA “HAYIR” DEMEK LÂZIM
Mart 05 NE KADAR SEVİNSEK AZ
Mart 04 BAŞÖRTÜSÜ BAKIN NEYİ GİZLİYORMUŞ
Mart 02 KANUN BİR ÇALGI ALETİ DEĞİLSE
Mart 01 BİR DE NE OLDUĞUNU ANLASAK
Şubat 27 HUKUK VE KANUN BİR TARAFA, BORUSU ÖTENLER BİR TARAFA
Şubat 26 İTİRAZCILAR DA KABUL EDİYOR: YASAK KALKTI
Şubat 23 OPERASYON VE RİSKLER
Şubat 22 YARGITAY BAŞKANI'NA SORULDU DA NE OLDU?
Şubat 21 İŞİN DOĞRUSU
Şubat 20 ÖZGÜRLÜKÇÜ KÖKLERE DÖNÜŞ...
Şubat 19 SONUNA KADAR GİDİLECEKSE...
Şubat 15 SORUMLULUK MHP'NİN OLUR
Şubat 12 BAŞI DİK VE ONURLA
Şubat 10 KENDİLERİNE YAZIK
Şubat 09 DÖNMEYELİM TAMAM DA, HANGİ ORTAÇAĞ'A DÖNMEYELİM?
Şubat 03 LAİKLİK DİYE DİYE LAİKLİK TEPELENDİ
Şubat 02 CUMHURİYET'İN KURULUŞ FELSEFESİ
Şubat 01 TÜRKİYE'NİN ÖNÜ AÇIK
Ocak 30 ROLLER DEĞİŞMELİ
Ocak 29 HACİR ALTINDA BİR BİLİM ADAMI
Ocak 27 AMERİKA DA ÜZERLERİNİ ÇİZMİŞ OLABİLİR Mİ?
Ocak 26 O KÜÇÜCÜK KUŞKU KAPISI
Ocak 25 BİZİM DEVLET HİÇ KISKANÇ DEĞİL
Ocak 24 SONU İYİ GELSİN
Ocak 19 BİR YIL UZUN BİR SÜRE
Ocak 18 TÜRBAN SORUNU VE CHP
Ocak 17 BUNDAN SONRASI ÇIKMAZ SOKAK
Ocak 16 YASAK YOK Kİ KALDIRILSIN...
Ocak 15 BİR SEBEBİ OLMALI, AMA NE?
Ocak 13 ABDULLAH GÜL'ÜN ÖZELİ
Ocak 12 BEYİNLER BİZE GELSİN
Ocak 11 SİYASİ ÇÖZÜM MÜ, O DA NE?
Ocak 10 ABD'NİN FİYAKASI BOZULABİLİR
Ocak 09 DOĞRU OLAN KAZANDI
Ocak 05 BAŞBAKANIN ELİNDEKİ ANKET
Ocak 03 2008: HÜKÜMETİN DEMOKRASİ SINAVI
Ocak 01 ESKİ DEFTERİ KAPATIRKEN...
Aralık 30 PAKİSTAN BİZE BENZEMEZ
Aralık 29 BİR SUİKAST VE BİR DİZİ SENARYO
Aralık 26 İŞTE BU OLMADI !
Aralık 25 SORULAR VE CEVAPLAR
Aralık 18 GÜÇ VE HAKLILIK
Aralık 16 FAZIL SAY'IN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Aralık 15 SOKUŞTURMA DEĞİL, GALİBA KAKIŞTIRMA
Aralık 14 BUGÜNÜN TERÖR TABLOSU
Aralık 12 BİR GÜZEL ATLI DAHA...
Aralık 11 STATÜKOCU MUHALEFET
Aralık 08 DEVLETİN ZAAFI, REJİMİN SELÂMETİ
Aralık 07 TÜRBAN, İSMET BERKAN VE SEDAT ERGİN
Aralık 04 ANKETLER YALAN SÖYLER Mİ?
Aralık 02 SAHİCİ SİYASET ZOR DEĞİL
Kasım 30 İNGİLTERE'DE NASIL BAŞARILDI?
Kasım 29 AĞIZDAKİ BAKLAYI ÇIKARIYORUM
Kasım 27 PARİS'TE İZMİR'İ PAZARLAMAK
Kasım 23 ABD KALICI MI, YOKSA GİDİYOR MU?
Kasım 21 İKİ ŞIKLI SORU
Kasım 20 ASKERLER DE KONUŞUR
Kasım 18 BÖLMEYE KALKANLAR BİZİ GÜÇLENDİRİYOR
Kasım 17 UMUTLU BEKLEYİŞ
Kasım 16 CEZANIN BÜYÜĞÜ
Kasım 13 YANLIŞTA ISRAR
Kasım 07 TEEMMÜL BEKLEYEN BİR SORU
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Böyle memur görülmedi!
Erdoğan seçilir, Gül Kalır
Tesettüre girmedim ama...
Bu kadarına da pes artık!
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, gündeme bomba gibi düştü.
Mehmet Altan
KRİPTO ŞİFRELERİ
Kripto, Fransızca bir kelime...
Şamil Tayyar
YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Önceki gün AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım.
Tamer Korkmaz
DEVRİMCİ GENÇLERE BOMBA ATTIRANLAR
Deniz Gezmiş idamı hak edecek bir suç işlememiş olabilir ama Gezmiş bir milli kahraman da değildir.