|
MİLANO’DAN BARZANİ TELEFONU 
Kuzey Irak’taki bölgesel Kürt yönetimi lideri Mesud Barzani ile ilgili iddialar ortaya atılmıştı
Hatırlarsınız, bir süre önce Kuzey Irak’taki bölgesel Kürt yönetimi lideri Mesud Barzani ile ilgili bir takım iddialar ortaya atılmıştı
Öyle ki; ‘Suikaste uğradı, İsrail’de bir hastane’de tedavi görüyor’ dendi, ‘ABD’ye kaçtı’ diyenler oldu, bu iddiaları ‘Murat Karayılan ile Cemil Bayık’ı İtalya’daki NATO üssüne götürdü’ iddiası izledi.
Daha neler, neler...
Sonra?
Barzani, İtalya’nın Milano şehrindeki ünlü moda merkezi Montenapoleone Caddesi’ndeki Kiton mağazasında görüldü.
Vatan gazetesinden Selahattin Duman da bir cep telefonuyla çekilmiş Barzani fotoğrafını haberleştirdi.
Sokaktaki vatandaş, tek meşgalesi haber portallarındaki yazılara uçuk yorumlar göndermek olan internet kullanıcısı veya sansasyon peşinde koşan gazeteci, bu iddiaları gündeme getirebilir!
Burada vahim olan durum şudur; Bu iddialar gündeme geldiğinde Başbakan Erdoğan’a iletilen bir istihbarat notu var. Yukarıda sıraladığım iddiaların bir kısmı, bu resmi istihbarat notuna da yansıyor.
Yani, devleti yönetenlere istihbarat verenler Barzan’nin İtalya’ya niye gittiğini bilmiyor, bilmediği gibi sokak dedikodusunu ‘istihbarat’ diye aktarıyor.
İşin ilginç yanı, Başbakan bu resmi bilgi notunu okurken, Milano’dan telefonlar geliyor. Diyorlar ki; ‘Efendim Barzani’yi bir alış veriş mağazasında gördük, yanında çok sayıda koruma vardı. Kendisini tanıdığımızı fark edince alış veriş yapmadan ayrıldı.’
Başbakan, neye uğradığını şaşırıyor. Sonraki gelişmeler malum...
Dağlıca saldırısı sırasında 200 teröristin elini koluna sallayarak koca tabura nasıl saldırdığını sorgularken, istihbarat zaafından söz etmiştim. Bana o tarihte tepki gösterenler, şimdi bir kez daha düşünmelidir.
Bizim istihbaratçılara tavsiyem; Bırakın gazeteci telefonlarını dinlemeyi de asıl işinizi yapın...
3 evini kaybetti
Bütçe maratonunun son günü (Cuma) Genel Kurul’daki görüşmeleri izlemek üzere meclisteydim. Kuliste, eski dost Yaşar Okuyan’la karşılaştım.
Dedim ki; Sağdaki yer değişiklikleri tamam da bu son CHP manevrası size hiç yakışmadı? Hele o meşhur Tokat fotoğrafı, karizmayı çizdirdi.
‘Beni CHP’den aday olan diğer sağ kökenli siyasetçilerle karşılaştırmayın. CHP ile temasım, kendim için değildi, AKP’ye karşı bir cephe oluşturma çabasıydı’ dedi.
Okuyan, seçimden önce AK Parti’ye karşı geniş bir cephe oluşturmak için çaba harcadığını, topluma umut verilmezse anti demokratik arayışların artacağını anlatırken şöyle dedi: ‘Eğer darbe olsaydı tankın önünde duracak ilk kişi ben olurdum.’
Bu açıklamalarına itirazlarım oldu.
Sonra laf dönüp dolaşıp siyasetin mali külfetine geldi. Sordum: ‘Eskiden paran pulun çoktu, şimdi nasıl? Partiyi nasıl yürütüyorsun?’
Okuyan çok dertliydi: ‘Meclise girmeden önce fuarcılıkla uğraşırken paraya para demiyordum ama şimdi durum kötü. 3 evimi satıp harcadım. İki küçük ofisim var, kira geliri olan. Bir de emekli maaşı.’
O sırada bir telefon, baktım Mesut Yılmaz’a doğru gidiyor. Siyaset bu, kana karışınca adamı iflah etmiyor.
Bakalım, iki ev ne kadar dayanacak?
Belgrad Büyükelçisi
neden merkeze alındı?
Dışişleri Bakanlığı’nda uzman bir personel var; Adı, Vahit Özdemir. Uzun süredir çileli bir hukuk mücadelesi veriyor.
İki eski bakandan aldığı takdirname ve yüksek sicil notuna rağmen arzu ettiği görevlere getirilmeyen Özdemir, araştırınca görüyor ki; Sicil notu, hiç de elindeki resmi evrakta yazıldığı gibi değil.
Hemen dava açıyor ve kazanıyor. Mahkeme, Özdemir’in sicilinin üç bürokrat tarafından haksız yere bozulduğuna hükmediyor. Yani, ortada sahtecilik suçu var.
Özdemir, bu arada her bürokrat için 75 bin YTL olmak üzere toplam 225 bin YTL’lik tazminat davası açmış. Danıştay’daki karar, tazminat davasının görüldüğü Ankara 26. Asliye Mahkemesi’ne ulaşırsa bu davayı da kazanacak gibi gözüküyor. Çünkü mahkeme, bu kararı bekliyormuş.
Mahkum olan bu bürokratlar kim dersiniz? Hasan Servet Öktem, Hasan Aşan ve Cem Kahyaoğlu. O tarihte, bu üç isim Personel Daire Başkanlığı’nda yönetici.
Öktem, Belgrad büyükelçisiydi, son kararnameyle birkaç gün önce merkeze alındı. Aşan, bakanlıkta genel müdür yardımcısı. Kahyaoğlu da yurtdışına tayin bekliyor.
Umarım, Dışişleri Bakanlığı, bu mahkeme kararlarının gereğini yerine getirir. Öktem’le ilgili tasarruf, bu mahkeme kararından dolayı ise kutlarım.
17.Aralık.2007 08:43:33 |
|
|