|
DTP MESAJI ALDI MI? 
Sırrı Sakık, Mersin'de bağırıyor: -Kürt coğrafyasını bombalıyorlar! Bu, hâlâ, olan biteni anlamamanın tipik yansıması.
Oysa, şu askeri operasyondan sonra külahını önüne alıp öncelikle düşünmesi gereken bir grup varsa o da DTP grubu olmalıdır. Askeri operasyonun mesajı açık:
-Türkiye bu! demek. Türkiye'yi hafife almayın! demek.
Ve en önemlisi:
-Türkiye'nin üç - beş kıçı kırık teröriste boyun eğeceğini sananlar varsa yanılıyor, demek. Hesap şu muydu acaba:
-Bir terör örgütü kurarız, birkaç bin kişiyi dağa çıkarırız, bu arada uluslararası güçlerle de alışveriş yaparız, Türkiye sonunda boyun eğer.
Türkiye'de zaman zaman gaflet olur, yanlış politikalar olur, şu olur, bu olur, ama, bir ülke varoluş - yokoluş tercihi noktasına gelirse, farklı bir bilinç devreye girer ve her şeyi yeni baştan kurar.
Artık anlaşılması gereken şudur:
-Terörün bitiş zamanı geldi. Bu iktidar biraz farklı oynuyor. Bu iktidar, başarılı olmak istiyor, kartların yeniden karıldığı bu coğrafyada Türkiye'nin ayak bağlarından kurtulması gerektiğini düşünüyor ve bu süreçte ayağa takılanları da bertaraf etmek istiyor.
En önemlisi bu iktidar, tüm Türkiye'de olduğu gibi, bölge insanında da ciddi bir taban bulmuş durumda.
Bir şey daha:
İktidar, kendisine mesafeli durması beklenen askeri kadrolarla da en azından terörle mücadele ve bölgedeki sancıyı izale noktasında uyum sağlamış durumda.
Sonuç:
-Terör bitecek.
Bu noktada, herkesin düşünmesi gereken sorular şunlar:
-Terör gruplarının Türkiye ile boy ölçüşme şansı var mı?
Türkiye terör gruplarına boyun eğer mi?
Böyle bir Türkiye, bitmiş bir Türkiye olmaz mı?
Türkiye böyle bir bitişe razı olur mu?
Bunların hiçbiri düşünülemeyecek ihtimaller.
O zaman?
Terör nasıl olsa bitecek ise, teröre oynamak akıl işi mi?
Hala "Siz orada durun, biz sizi savunuruz" anlamına gelecek mesajlar vermek, verenler için akıl işi mi, dağdakiler için anlamlı bir şey mi?
Hadi soralım: DTP, kaç teröristin canını kurtardı şu ana kadar? Kritik günler yaşanıyor:
Dağdakilere, "Gelin ana - baba ocağına sığının" diye çağrılar yöneltiliyor. Dağa çıkış önlenmek, dağdan inme özendirilmek isteniyor.
Bu noktada belli ki DTP'nin de bir rol üstlenmesi mümkün. Ama DTP kendini ağırdan satıyor. -Terör dağda bir pazarlık unsuru olarak dursun, biz de burada onların gölgesinde iş bitirelim. Hesap bu.
Ama bu hesaba prim veren yok. İşte operasyon geldi, bir gecede 40 uçak bomba yağdırdı. Yarın gene olur bu. Gene olur. Üstelik uluslar arası destek ihtimallerinin önü kesildi.
N'olacak? DTP, dün, üç - beş çocuğun dağdan inmesini sağlamış olsaydı, onların canı kurtulurdu. Oysa bombalar yağmaya başlarsa kesin can alır.
DTP, korkarım, "Dağdan inme nasıl uygun vasatta gerçekleşir?" gibi bir soruyu konuşmaktan bile kaçınacak. dağda karizma çizdirmek var ne de olsa.
-Dağdakiler dağda dursun demek, Bir: Hâlâ terörle bir şeyler yaparız diye ümit etmek demektir. İki: Operasyonlar sürsün demektir.
Üç: Daha çok ölüm demektir. Ben, Ankara'da siyaset yapanların, "daha çok insan ölsün" gibi bir yaklaşım içinde olduğunu asla düşünmüyorum. Aksine, bu iktidarın, ölümleri sıfıra indirip, tüm Türkiye'nin bir yüceliş hamlesine girmesi gerektiği inancında olduğunu düşünüyorum. Bu siyasi kadroyu tanıyorsam, bundan eminim. DTP'nin "Dağ" ile ilişkide zorlandığı açık. Ama orada, tarihi bir kırılma noktasına gelindiği de açık. Basiret, bunu görmek ve doğru tavırlar almaktır. Dağa dönüp, "Arkadaşlar yolun sonuna gelindi"
18.Aralık.2007 10:05:50 |
|
|