|
ABD, PKK, BBG evi 
ABD bildiğimiz Amerika, PKK’yı 70’lerin sonundan beri artık tanımayan, bilmeyen kalmadı.
BBG ise yabancı patentli bir televizyon programı. Bunu da ülkemizde büyük çoğunluk çok iyi tanıyor, biliyor, izliyor ama BBG evi kavramının yani ‘biri bizi gözetliyor evinin’ siyasi-askeri literatüre girişi çok yeni, daha iki günlük ve bu innovasyonu, yeniliği Genelkurmay Başkanımız Sayın Yaşar Büyükanıt’a borçluyuz.
Sayın Büyükanıt’ın basına verdiği demeç mealen şöyle: ‘İstihbarat sıkıntısı yok, artık PKK kampları BBG evi gibi, tüm hedefler yerle bir edildi, en gurur duyduğum gündür; artık kış geldi, yaz geldi yok. Asıl önemlisi, ABD dün gece Kuzey Irak hava sahasını bize açtı. ABD dün gece Irak hava sahasını açarak bu harekata onay vermiştir.’
***
Evet, bu ifadeler Sayın Büyükanıt’ın verdiği demeçlerden yapılmış sıradan bir derleme ama bu ifadeler acaba üzerinde çok ama çok daha derin düşünülmesi gereken ifadeler değil mi?
1984 Eruh baskınını başlangıç alsak dahi PKK meselesi en azından yirmi üç senelik bir mesele ve bu sürenin çok büyük bölümünde PKK hep Kuzey Irak’ta ve Kandil’de de vardı ve geçen tüm bu süreye karşın bizim askeri ve sivil istihbaratın bölgeyi çok öncelerden bir BBG evine çevirememiş olması, bu gerçeğin en yetkili kişi, Genelkurmay Başkanı Sayın Büyükanıt’ın ağzından ifade ediliyor oluşu tuhaf, tuhaf olduğu ölçüde de sorgulanması gereken bir konu değil mi?
Anlaşılan o ki, Kandil dağındaki PKK yerleşim noktalarının BBG evine dönüşmesi tümüyle ABD’nin sağlamış olduğu uzay çıkışlı askeri istihbaratın bir sonucu ve bu istihbarat olmaksızın yapılan ve yapılacak ‘sortilerin’ askeri etkinlik düzeyi çok tartışmalı.
Doğrudur, ABD askeri amaçlı amaçlı uzay araştırmaları için senede 39 milyar dolar, bu konuda Avrupa’nın en iddialı devleti Fransa sadece 0.6 milyar dolar harcıyor, biz ise sıfır mertebesinde.
Kandil’de ulusal güvenliğimize yönelik yeni oluşturduğumuz BBG evinin hem temeli, hem çatısı demek ki ABD’nin askeri araştırmalarına bağlı; peki bu gerçek tabak gibi ortadayken savunma konularında dahi ulusalcı efelenmelerin kıymet-i harbiyesini bir kez daha tartışmamız gerekmiyor mu?
Çok eski olmayan bir tarihte, MGK genel sekreterliği yapmış orgeneraller düzeyinde batı ittifakına İran-Rusya eksenli alternatif arayışlarını BBG evi kavramına oturtmak ne ölçüde mümkün?
Benim bu işten anladığım, Türkiye’nin teknik güvenlik meselesinin hamasete senelerdir kurban edilmiş olduğu gerçeğidir.
***
Sayın Büyükanıt’ın 12 Nisan tarihli basın toplantısında dile getirdiği konuların sadece iç siyasi tüketime yönelik olduğu, 5 Kasım Beyaz Saray görüşmesi olmadan, özellikle seçim öncesi ‘neden Kuzey Irak’a girmiyoruz?’ efelenmelerinin anlamsızlığı, Genelkurmay Başkanı’nın ‘ABD, dün gece Kuzey Irak hava sahasını açarak bu harekata onay vermiştir’ açıklaması ile daha da netleşmiştir.
Günümüzde ulusalcılık teknik bir mesele olmuştur, bu ise bizim sözde ulusalcıların işi asla değildir. 19.Aralık.2007 09:40:43 |
|
|