EN SON HABER: (23:02) Pentagon'da virüs şoku !...     EURO: 2,0980 - 2,1000    DOLAR: 1,6770 - 1,6790
 

LAİK SİYASET YETER Mİ?

İsmet Berkan

Amerika Birleşik Devletleri'nin laik bir devlet olduğundan kuşkunuz var mı? Benim yok.

Amerikan Anayasası'nda laiklik, anayasanın birinci ek maddesinin hemen başında tanımlanmıştır.
Anayasaya göre Amerikan Kongresi, bir din oluşturan kanun çıkaramaz veya bir dini, onun uygulanmasını yasaklayamaz. Hepsi bu kadar, bir tam cümle bile değil.
Bizim Anayasamızda laikliği tanımlamaya yönelik ilk atıf, Başlangıç bölümündedir ve 'O laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı' denir. Sonra 14. maddede Anayasa'da sayılı haklardan hiçbirinin laik Cumhuriyet'i ortadan kaldırmak için kullanılamayacağı hükme bağlanır. Ve son olarak da 24. madde, 'Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir' diye başlar, dini ibadet, ayin ve törenlerin laik devleti ortadan kaldırmak amacıyla yapılanlar dışında serbest olduğunu kayda alır ve 'Kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne surette olursa olsun, dini veya dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz' diye biter.
Kabul etmek gerekir ki, bütün bu cümleler, doğrudan veya mefhumu muhalifinden hareketle laiklik ilkesini tarif ederler. Ama bu da yetmez, bizde Anayasa'yı yorumlamaya tek yetkili kurum olan Anayasa Mahkemesi'nin de çeşitli vesilelerle ortaya koyduğu tanımlar var. Bu tanımların hepsini burada özetlemeye yerim yetmez ama dün bu köşede başladığım konu açısından söyleyeyim, mahkemenin laiklik ilkesini, inançsız veya daha az dindar olanlar üzerinde baskı kurulması ihtimalini yasaklayan, tam tersine bu grupların devlet tarafından korunması gerektiğini emreden yorumları çok sayıda.
Yazının başında Amerikan Anayasası'ndaki yegâne laiklik tarifini vermemin nedeni şu: Bizde yükselen İslamcı akım, esas olarak laiklik ilkesini 'İnancının gereğini serbestçe yaşamak' şeklinde yorumlamak istiyor ve bu yorum da Amerikan tipi laikliğe uyuyor.
Oysa Türkiye'nin laikleri, kendilerini bizim Anayasa Mahkememizin, bizim Danıştay ve Yargıtayımızın laiklik yorumlarında daha güvende hissediyorlar.
Bu sebeple de, herkes laiklikten söz ediyor ama sözü edilen laiklik bir tane değil iki tane ve bunlar da yol açtıkları sonuçlar itibarıyla birbirinden bir hayli farklı.
Peki o zaman dönüp yeniden Amerika'ya bakalım: Orada 'Devletin dine karışmaması' diye tanımlanan laiklik, inançsızları veya daha az dindar olanları koruyor mu, korumuyor mu?
Hem evet, hem hayır.
Evet; çünkü, Amerikan Yüksek Mahkemesi'nin inançsız veya daha az dindarları koruma yönünde onlarca, belki yüzlerce kararı var. Son olarak benim hatırladığım, federal hükümete ait işyerlerinde dini sembollerin kullanılabilmesine mahkeme 'İnançsızlara veya farklı inançtakilere baskı olur' diyerek izin vermedi, federal görevlilerin üstlerinde veya masalarında görünür biçimde dini sembol bulundurmasını yasakladı. Yani Hıristiyan çalışanlar işyerlerinde haç ve benzeri sembolleri, Yahudiler kippalarını, Müslümanlar türbanlarını takamıyorlar.
Hayır; çünkü, bütün bu koruma çabasına ve yasaklara rağmen Amerika'da yönetimin özellikle siyaset yoluyla daha dindarlaşmasının, bazı eyaletlerin 10 Emir'i kanun haline getirmesinin veya dini gerekçelerle kürtajı yasaklamasının önüne geçilemiyor, inançsız veya daha az dindar olanlar kendilerini baskı altındaki bir azınlık olarak görüyorlar.
Amerika'da uzun yılların gündelik siyasi bir gerçeği olan, çoğunluğun azınlığa din yoluyla baskısı olgusunun şimdilerde Türkiye'de de geçerli olduğunu düşünen, bu sebeple derin endişelere kapılan geniş bir kesim var.
Endişeler olduğuna göre onun gerçekliğini de kabul etmeliyiz. Peki bu endişeleri gidermek için ne yapabiliriz? Birinci ihtimali hemen ortadan kaldırmak üzere yazayım: Demokrasiden vazgeçip baskıcı laik bir yönetim kurabiliriz ama herhalde bunu savunmamı beklemiyorsunuz benden. O yüzden bu ihtimali yok sayarak düşünelim. Böyle yaptığımızda önümüzde tek bir seçenek kalıyor: Siyaset yapmak, bu yolla gücü hissettirmek ve bu yolla dindarların inançlarını kısıtlamadan inançsız veya daha az dindar olanların hayat tarzlarını korumasına yardımcı olmak.
Aslında dün de tam bu noktaya gelmiş ve bırakmıştım. Peki ama sadece laikliği savunmak bir partiye seçim kazandırır mı?
Kazandırmadığını Cumhuriyet Halk Partisi'ne bakarak rahatça görebiliriz.
Bana soracak olursanız Türkiye'nin gerçek muhafazakâr partisi CHP'dir. Neredeyse herşeyi sanki cennette yaşıyormuşuz gibi muhafaza etmeye çalışıyorlar, en çok da laikliği.
Oysa değişimci, ilerlemeci, sosyal adaletçi, demokrat olarak da hayat tarzlarını savunmak mümkün, hatta artık bence yegâne yol bu.
Eğer gündem izin verirse pazartesiden sonra da bu konuya devam edeceğim.


22.Aralık.2007 08:03:47
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Kasım 07 OBAMA’SINI ARAYAN ÜLKE
Ekim 24 KABULLENMESİ ZOR AMA...
Ekim 23 HALKTAN KORKANLAR VE KORKMAYANLAR
Ekim 16 AKTÜTÜN’DE NE OLDU, NE OLMADI?
Ekim 01 KRİZ TÜRKİYE'YE NASIL GELİR?
Eylül 08 HAYIRLARA VESİLE...
Ağustos 28 BİRBUÇUK KUTUPLU DÜNYAYA DEVAM
Ağustos 20 BUGÜN AB İÇİN NE YAPTIN?
Ağustos 17 ERGENEKONCULAR ŞİMDİ NE DÜŞÜNÜYOR ACABA?
Ağustos 16 ERGENEKON VE ASKER
Ağustos 09 KAFKASYA’DA KAN AKIYOR
Ağustos 07 HUKUK DEVLETİ Mİ DEDİNİZ?
Temmuz 28 DANIŞTAY VE CUMHURİYET BAĞLANTISI
Haziran 07 SİSTEM DUVARA ÇARPINCA...
Haziran 06 YARGIÇLAR DEMOKRASİSİNE HOŞ GELDİNİZ!
Mayıs 13 DEMOKRASİ KURMAK
Nisan 23 MANASIZ BİR TARTIŞMA
Nisan 22 CHP'DEN NEDEN ÜMİDİ KESTİM?
Nisan 10 ERGENEKON'UN YAKIN TARİHİ (6)
Nisan 04 ERGENEKON'UN YAKIN TARİHİ
Nisan 01 BOŞ BİR BEKLENTİ YARATMAK
Mart 22 KÜÇÜK-BÜYÜK ERGENEKONLAR
Mart 20 TEK YOL DEMOKRASİ
Mart 17 İDDİANAMEYİ OKURKEN...
Mart 15 KAPATMAK ÇÖZÜM MÜ?
Mart 06 CHP NEYİN PEŞİNDE?
Ocak 04 SİGARANIN DUMANI
Aralık 31 YILIN OLAYI NEYDİ?
Aralık 29 BENAZİR'DEN SONRA PAKİSTAN
Aralık 22 LAİK SİYASET YETER Mİ?
Aralık 18 OPERASYONUN ANLAMI VE DEVAMI
Aralık 03 HÜKÜMETİN ALEVİ AÇILIMI MI?
Aralık 01 SOSYAL GÜVENLİĞİ KİMSE KONUŞMAYACAK MI?
Kasım 28 İLELEBET PAYİDAR KALACAK MIYIZ?
Kasım 22 DEMOKRASİYLE YENMEK
Kasım 19 ŞU 'KAPSAMLI ÇÖZÜM PLANI'NI AÇIKLAYIN ARTIK
Kasım 17 'KAHROLSUN' DEMEKLE...
Kasım 13 DİYARBAKIR'IN BAĞLAR'I
 
Erdoğan'ın YOUTUBE'da izlediği video
Şehit annesinden vahim iddia
Ergenekon'a Vadi cevabı !
Sekiz soruda hafızanızı TEST edin !
Çinliler yine yaptı yapacağını ! - Foto
Bu kişiyi tanıdınız mı?
Milyonlarca öğrenciye CHP şoku
Çamaşır makinesinin acı sonu!
Flaş - Rektör tutuklandı !
Türkiye için gurur verici teklif
A.Abdulkadiroğlu
CHP’YE BİR EL ATSAK
Bakarsınız bu iş CHP’nin hayrına olur. Denesek mi ?
engin-ardic
Engin Ardıç
MUSTAFA KEMAL RAHİBESİ
Gelin ben size başka bir çarşaftan sözedeyim:
hayrettin-karaman
Hayrettin Karaman
BAŞÖRTÜSÜ DİN EMRİ DEĞİL Mİ?
Sayın Nazlı Ilıcak 12 Kasım tarihli Sabah'ta -şüphesiz iyi niyetle- başörüsü konusunun çözümüne yönelik düşüncesini yazmış.
mehmet-altan
Mehmet Altan
ALEVİLER MHP'YE,TÜRBANLILAR CHP'YE
Bir zaman önce... Bu cümleyi en çok kime yakıştırırdınız? Ya şunu:
murat-yetkin
Murat Yetkin
GÜL-ERDOĞAN: NELER OLUYOR?
Gül ve Erdoğan arasında kriz mi var?
okay-gonensin
Okay Gönensin
TOMBALA VEKİLLER
Bazı tartışmalar çıkış noktalarından uzaklaşıp başka hayırlara vesile olabiliyor.
mustafa-unal
Mustafa Ünal
VELEV Kİ SEÇİM YATIRIMI OLSUN
CHP lideri Deniz Baykal'ın çarşaflı kadınlara parti rozeti takması, siyasetin en sıcak tartışma konusu.