|
İNSANIN DEĞERİ ÇOK UCUZ 
Ekrem Bey'in sitemine bazı doktorlar "duygusal davrandığı" gerekçesiyle tepki göstermiş. Öyle mi peki?
Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Ekrem Dumanlı Bey’in annesi vefat etti. 68 yaşındaki Makbule Teyze’nin hayatını nasıl kaybettiğini bilmiyorduk. Ekrem Bey yazınca öğrendik ki merhume ahirete irtihal etmeden hastanede bir süre sıkıntı çekmiş. Ağabeyimiz de dünkü yazısında –hayattaki en değerli varlığını kaybetmiş olmasına rağmen- oldukça nazik bir üslupla vefat sürecinde, annesinin maruz kaldığı sıkıntılardan bahsetmiş. Hastaya reva görülen muameleden dolayı doktorlara sitem etmiş.
www.samanyoluhaber.com’da da yayınlanan bu yazıya, doktor okurlarımızdan birkaç tepki yorumu gelmiş. Ekrem Bey’in üzüntüsünü anladıklarını, ancak yazının aklî olmaktan çok duygusallıkla kaleme alındığını ifade ediyorlar. Tespitlerinin gerekçelerini de açıklıyorlar.
Haklı oldukları yönler olabilir. Ama haklı olmadıkları yön daha çok bence. Yok doktorlar çok hastaya bakıyor da.. yok çok yoruluyorlar da.. yok az maaş alıyorlar da.. yok şark hizmeti dayatmasıyla karşı karşıyalar da..
Arkadaşlar Türkiye'de kimse kimseye silah zoruyla meslek seçtirmiyor. Sevmiyorsanız yapmayacaksınız. Ama yok yapacaksanız, ne olur en iyi şekilde yapın. Bir de surat asmayın hastalarınıza ne olur. Zor da olsa, maske de olsa, bir tebessüm takın yüzünüze ve elinizden gelenin en iyisini yapmaya çalışın onlar için.
Asıl mesele ne biliyor musunuz dostlar?
Bu ülkede insan hayatı çok ama çok ucuz.
Kurban Bayram'ında gittiğim doğu illerindeki insanlar da bunu söylüyordu. "Bizim buralarda insan canının hiç değeri yok Ahmet Bey" diyorlardı. "Hem de hiç." Dolaşırken birkaç cenaze evine denk geldik. Ağlıyordu evin kadınları, rahatsız etmemek için içeri girmedik. Kapıdan teslim ettik kurban etlerini. Sonra taziye çadırına gittik. Yaşlı bir amca hararetle bir şeyler anlatmaya çalışıyordu bana. Kürtçe konuşuyordu, anlamadım. Mardin’de yanımızdan hiç ayrılmayan fedakâr Fehmi Bey yetişti imdadıma, tercüme etti söylenenleri:
"Ölen kişi kardeşiymiş, kansermiş, hastalığı boyunca doğru dürüst hiçbir bakım görememiş. Kendisi de işsizmiş, iş istiyormuş vs." Beş dakikalık ziyarete beş tane dert sığdı desem, abartmış olmam. Hak verdik yaşlı adama.
Bu ülkede insan hayatının değeri gerçekten çok ucuz.
Her gün 3-5 kişi trafikte hayatını kaybediyor. Sarhoş kafalar hala yollarda hala tur atıyor. Çakırkeyif bir zıpırın süper lüks aracıyla Boğaz Köprüsü’nde ters yöne girerek, 3 arkadaşımızın ölümüne sebebiyet vermesinin üzerinden daha iki ay bile geçmedi. Belki de salmışlardır kazadan sonra kendisine bakanlara posta koyan ucuz kabadayıyı. Bilemiyorum.
Bildiğimi bir şey varsa ben bu ülkede 15 yıldır kaza haberleri yazıyor, yazdırıyorum. Ne doğru dürüst bir yasa çıkarılıyor, kusurlu olarak insan öldüren şoförü cinayetten yargılayacak.. Ne rüşvetin önüne geçilebiliyor yasaları uygulatacak.
Çabaları görmezden gelmek niyetinde değilim. İyi şeyler olsun diye çalışan güzel insanların sayısı her geçen gün artıyor, görüyorum. Yarının bugünden çok daha aydınlık olacağına kendi varlığımdan daha fazla inanıyorum.
Ama ben bugünden bahsediyorum. Birkaç gün sonra 2000’in üzerine 8. yılı koyuyoruz. Ama Türkiye’de hala işkenceden, hala başörtüsü yasağından, hala düşünce özgürlüğünden, hala açlıktan, hala sefaletten sözediyoruz.
Biz millet olarak birbirimize gereken değeri vermedikçe, gücü elinde bulunduranların bize insanca muamele etmesini beklemek hayal olacak.
İnsana insan olduğu için, yaratılmışların en değerlisi olduğu için, Mevlâ-i Müteâl’in ‘matmahı nazarı’ olduğu için kıymet vermediğimiz müddetçe de bu ülkede hiçbir şey düzelmeyecek.
Maalesef. 26.Aralık.2007 02:40:39 |
|
|