|
2007 NASIL HATIRLANACAK? 
Yılın son günleri Ankara'da korkularla geçiyor.
Bayramla başlayan Bala depremi hız kesmiyor. Toprak, beşik gibi...
Belli aralıklarla yokluyor. Artık bitti derken başkent gece yarısı 5,5 büyüklüğünde sarsıldı, irili ufaklı sabaha kadar da devam etti. Bu yazıyı yazarken de sallandık. Marmara sonrası İstanbul'un yaşadığı kâbusu, düşük dozda da olsa şimdi Ankara yaşıyor. Bala ve çevresindekiler 2007'yi depremle uğurluyor.
Başlığa koyduğum "2007 nasıl bir yıldı?" sorusuna herkesin cevabı farklı olur. Hiç düşünmeden 'çok iyiydi' diyenler olabileceği gibi tam tersine 'kâbus gibiydi' diyenler de çıkacaktır. Bir kelimeyle, kestirmeden cevap verilebilecek bir yıl değildi 2007. İlla kısa cevap aranırsa 'zor bir yıldı' denebilir. Tabii bunu Ankara'dan bakarak, siyasî gelişmeleri baz alarak söylüyorum. Normal şartlarda yıllara yayılacak olaylar bir yıla sığdı. Dolu dolu, çok yoğun yaşandı 2007.
Ama bu, sürpriz değil, az çok bekleniyordu. Ajandama baktım, geçen yıl bu vakitler ne yazmışım diye. 2007 için 'siyasetin ve demokrasinin sınav yılı' değerlendirmesini yapmışım. Sadece siyaset kurumunun değil, herkesin sınavda olduğuna dikkat çekmişim. 2007'nin neden sınav yılı olduğunu hatırlatmama gerek yok herhalde. Malum, cumhurbaşkanlığı seçimi vardı. Ve Türkiye'nin tüm cumhurbaşkanlığı seçimleri istisnasız sancılı geçmişti. 2007'deki siyasî gelişmelerin Çankaya sürecinin etrafında geliştiğini söyleyebiliriz. Evet, 2007 sınav yılıydı... Bu sınavı 'kimler geçti, kimler çaktı?' diye sormadan olmaz. Çok dökülen oldu maalesef. Doğrusu bu kadarını ben de beklemiyordum. Türkiye'nin belli bir demokratik olgunluğa erişmiş olduğunu ve bundan herkesin nasibini aldığını düşünüyordum. Bazılarının eski hastalıkları nüksetti, olağanı ve normali değil, artık dünde kalması gereken siyasete dışarıdan müdahaleyi savunabildiler. Ne yazık ki aralarında hiç ummadığım isimler de var. Bir garabet olduğunu bile bile sırf politik hesaplar uğruna 367 cephesinde yer almaktan çekinmediler. 367 turnusol kâğıdı gibiydi, herkesin rengini açık etti.
Demokrasi sınavında 2007'nin kaybedenlerini sıralamak zor değil. En başa CHP'yi yazmak doğru olur. CHP yönetimi Çankaya sürecini krize dönüştürmeyi hedefledi, bu yolda demokrasi ile bağdaşmayan çıkışlar yaptı, tavır geliştirdi. Milletvekilleri Meclis'i boykot etti, oylamalara katılmadı. Erkan Mumcu liderliğindeki Anavatan Partisi herkesi şaşırttı, siyaseten hiçbir yakınlığı bulunmamasına rağmen CHP'nin peşine takıldı. Adını DP olarak değiştiren Mehmet Ağar'ın DYP'si de demokrasi sınavından geçemeyen cephede yer aldı. Bu listeye siyasî partilerin yanı sıra medyadan veya başka kurumlardan kimi isimleri eklemek de mümkün. Bu, başka bir yazının konusu.
Demokrasi sınavında kaybedenler bu sürecin doğurduğu erken seçimde sandıkta da ağır yenilgiye uğradı. Demokrasi, halkın siyasî tercihini belirlerken önemli bir kriter haline geldi. Sonuçta Ankara oyunları akim kaldı. Son sözü halk söyledi. Ağırlığını koydu ve demokrasinin önünü açtı. Antidemokratik yaklaşımlara hiç prim vermedi. Demokrasi dışı arayışa girenleri affetmedi. Hiç kuşkusuz bu zor yılda yaşananlar demokratik süreci yaraladı; ama sistem üzerinde çok şükür kalıcı hasar bırakmadı. Biraz yalpalasa da demokrasi sandığın gücüyle rayına oturdu. "2007 nasıl bir yıldı, nasıl iz bıraktı?" sorusuna pek ayrıntıya girmeden kaba hatlarıyla ancak böyle cevap verebiliyorum.
28.Aralık.2007 07:43:20 |
|
|