|
DİYARBAKIR’DAN KOVULDULAR 
Kimse Yok Mu Derneği’nin, Kurban Bayramı Organizasyonu’nun yaşanan ilginç bir olay
Kimse Yok Mu Derneği’nin, Kurban Bayramı Organizasyonu’nu haber amaçlı takip etmek üzere gittiğimiz Diyarbakır’da biz değil ama kurbanını bu illerde kesmek ve ihtiyaç sahiplerine pay etmek için gelen işadamları daha havaalanında kovuldu.
İstanbul’dan gelen üç işadamı bagajlarını almak için havaalanında beklerken, yanlarına gelen bir kişinin “Ne işiniz var buralarda, sizin vereceğiniz ete ihtiyacımız yok gidin!” dediğini anlattılar üzülerek.
Bu münferit bir olay diye ne kimseye söyledim ne de yazma gereği duydum. Ama bugün bölgeyi sahiplenen partinin Grup Başkan Vekili de kurbanını Doğu ve Güneydoğu’da kesmek üzere o illere gidenlere benzeri bir tavırla yaklaşınca bunun sıradan bir “Gelmeyin!” deyiş olmadığına kanaat getirdim.
*
Bu ülkede yaşıyorsanız siyaset ilminin 1001 türlüsünü bilmek zorundasınız.
Yanlış anlaşılmasın; muhaliflerinizi geride bırakmak için değil; hayatta kalmak, yaşamak için!
*
Bölge’deki meselenin silahla, topla, tüfekle çözülmeyeceğini söyleyen ve adında da Demokrasi’yi eksik etmeyen partinin yöneticisi, Bayram’ın birinci gününü evinden, ailesinden uzakta geçirmek pahasına bölgeye giden insanların davranışlarını, “Dini kullanarak halkın iradesini kırmaya yönelik çalışma… halkı kandırmaya yönelik dini kullanarak bir siyaset” olarak adlandırıyor.
Peki biz sustuk; siz konuşun; nereden başlayalım kardeşlik duygularının geliştirilmesine?
Ya da şöyle soralım; kardeşlik duygularının geliştirilmesini istiyor musunuz, istemiyor musunuz?
Silaha karşı çıkmanızı anlarız da kurban eti dağıtmanın nesine karşı çıkıyorsunuz?
Kurban eti dağıtmakla halkı kandırmak arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?
“Halkların Kardeşliği” deyimini dilinden düşürmeyen, her platformda seslendiren sizler şimdi ne oluyor da atılan bu iyi niyetli, samimi adımları –söz de halk adına- geri çeviriyorsunuz?!
Kurban eti dağıtmayı “dini kullanarak siyaset yapmak” olarak görürken, Doğu-Batı ayrımını ortadan kaldırmak adına atılan samimi adımları geri çevirmeye, kurban eti dağıtmayı engellemeye ne ad veriyorsunuz?
Evet, bu ülkede yaşıyorsanız siyaset ilminin 1001 türlüsünü bilmek zorundasınız ey halkım!
Sizi kendi yaptıkları siyasete muhtaç etmek düşüncesiyle; başkalarından gelecek dost elleri geri çevirenlerin yaptıkları ince siyaseti sezebilmek için;
“Halkların Kardeşliği” sözüyle aslında “ayrılık”ın kastedildiğini sezebilmek için;
Doğu-Batı kaynaşması adına atılan adımlara, “Seni etle kandırmaya çalışıyorlar” demenin aslında, “Ya benimsin ya toprağın!” demek olduğunu sezebilmek için;
Sana “gel” diye çağıranın aslında şiddetle “git” dediğini sezebilmek için;
Seni yaşatmak için çalıştığını söyleyenin aslında senin ölümünle ne çok çıkar elde ettiğinin farkına varabilmek için;
Siyaset ilminin 1001 türlüsünü bilmek zorundasınız.
29.Aralık.2007 13:04:24 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|