EN SON HABER: (00:03) Çin restoranlarında melamin iz...     EURO: 1,8460 - 1,8470    DOLAR: 1,3690 - 1,3700
 

EN İYİSİ SİZ KALIN, BİZ GİDELİM..

Ekrem Dumanlı

Kabak tadı verdi bazı tartışmalar. Mesela nedir şu "terk ederim ha" şantajıyla ortaya konulan kibir?

Güya memleketin kahir ekseriyeti bir siyasî oluşuma doğru kaymış da, bundan sonrasını görmeye yüreği dayanamayan piyanistimiz "Bu ülkeyi bırakır giderim" demiş. Ayıp! Dün "Ya sev ya terk et" deniyor; insanlar kendisi gibi düşünmeyenlere kapıyı gösteriyor, "Çık dışarı" dercesine kaşlarını çatıyordu. Bugün "terk ederim valla" külhanbeyliği içinde büyük bir çoğunluk istiskale maruz bırakılıyor.

Cevap gecikmedi; üstelik "Gelmeyin üstüme, terk ederim" diyen vatandaşın yakın çevresinden. Türkiye'yi Nişantaşı'ndan ibaret gördüğünü söyleyen dostları itiraz ediyordu sanatçıya. Türkiye'deki sosyal değişimi okuyamadığı, mutlu azınlık psikolojisiyle bir şeyler söylediği ifade edildi. Bu eleştirilere hak vermemek mümkün değil; çünkü Türkiye'de dar bir zümre, bu ülkeyi öteden beri kural dışı imtiyazlarla yönetiyor. En önemli mevkilere kuşaklar boyunca hâkim olan zihniyet, halkın en demokratik yollar ve haklarla bir yere gelmesi karşısında "devleti ele geçiriyorlar" sözüyle yaygara koparıyor. Güya bu elit tabakanın dışındaki herkes, tehlikeli, rejim düşmanı... Sadece siyasette değil mutlu azınlığın telaşı; sanatta, edebiyatta, ticarette, medyada, üniversitelerde; her yerde ve her alanda kendi aşiret ilişkilerinin hüküm ferma olmasını; yani dar bir zümrenin her alanda al gülüm-ver gülüm ilişkisiyle ülkeyi dilediği gibi yönetmesini istiyor.

Meselenin bir de sosyal gerçekliğine bakmak lazım. Halkın genel temayülü neyse bu, yönetenlere de bir miktar yansımalı. Hayat tarzı itibarıyla halkın bambaşka, yöneticilerin apayrı olması ancak azınlık sınıfının hâkim olduğu idare sistemlerinde kendini gösterebilir. Demokrasi bir zümre yönetimi değildir. Cumhuriyetin en mümeyyiz vasfı, yönetme hakkını babadan oğula devam eden bir imtiyaz olmaktan çıkarıp, Meclis'e vermesidir. Halk iradesini aşağılayacaksın, vatandaşın tercihlerini küçümseyeceksin; hepsi bir tarafa, bir de kalkıp küçük ve imtiyazlı bir zümrenin ülkeyi kıyamete kadar yönetmesini talep edeceksin ve söz açıldığında kendine aydın, demokrat, cumhuriyetçi falan diyeceksin. Bu yanlışın uzun süre devam etmesi düşünülemez.

Hiç kimsenin "elit zümre" deyip aşağılanmasına da gönlüm razı değil. Sonuçta oradaki insanların da bilgi-görgü ve tecrübelerinin bu ülkeye çok şey katacağını söylemek mümkün. Onlar da bu vatanın evlatları; doğrularıyla-yanlışlarıyla... Önemli olan, her düşünceden insanımızı kucaklayacak bir iklim oluşturmak. Bu ne kaçmakla elde edilebilir, ne kaçırmakla. "Çeker giderim valla ey göbeğini kaşıyan adam" diyerek büyük kitleleri her daim aşağılarsanız, onlara iki seçenek bırakırsınız: Ya "Çok naz âşık usandırır" fehvasınca kalkıp, "Gidersen git kardeşim, yeter bu kadar tepeden bakıp insanlar üzerine tahakküm kurduğun" diyecekler veya kendilerini "Aman efendim ne münasebet; siz zahmet buyurmayın biz sağcılar, biz muhafazakârlar madem yüzde seksenlere ulaşmışız; siz kalın, Nişantaşı'nı kıyamete kadar bir abide gibi yaşatın; biz gidelim, biz terk edelim..." demek zorunda hissedecekler.

Oldu mu şimdi? Yazık değil mi bu ülkeye? Yeni bir yıla, yeni umutlarla giriyoruz. Hiç kimsenin hiç kimseyi küçük düşürmesine gerek yok. Farklı inançlar, farklı düşünceler, farklı kimlikler, farklı hayat tarzları... Ve hepsinin altında toplandığı gök kubbenin adı Türkiye! Bu ülkeyi daha yaşanır kılmanın tek yolu farklılığı zenginlik olarak kabul etmektir; kavga etmeye vesile olarak görmek değil. Bunu şu ana kadar başaramadık bari 2008'de doğru adımlar atalım. Gitmek ödleklerin işi, kalmak hayatı paylaşmayı göze almak için cesaretin dili... Bugüne kadar bil mecburiye bu ülkeyi terk edenler de oldu gönderilenler de. Hepsinin utancı nesiller boyu yüreğimizi dağladı. Ne Âkif'in gurbetinden haz duyduk ne Nâzım'ın. Ahmet Kaya'nın Avrupa'da ölüp gitmesine de razı olmadı yürekler. En azından "Ne gereği vardı?" dedi milyonlarca insan; ilerleyen yıllarda artacak bu keskin sorular. Daha özgürlükçü, daha demokrat bir ülke olmak varken, vehimlerle yaşayıp hayatı kendimize zindan etmenin hiçbir anlamı yok!


01.Ocak.2008 07:33:39
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[1 adet yorum gelmiştir]    
cengiz urfa 01.Ocak.2008 23:20:35

var ol
hay yaşa abi ne güzel yazmışsın

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ekim 06 1 MİLYON ZAMAN İÇİN KAMPANYAMIZ BAŞLIYOR, HAZIR MIYIZ?
Eylül 30 ANNESİZ BAYRAMLAR
Eylül 29 KAFAYI KUMA GÖMMENİN FAYDASI YOK
Eylül 25 İBRETLİK BİR TABLO
Eylül 22 GAZETELERİ BOYKOT ÇAĞRISI
Eylül 15 YANLIŞ HESAP, YANLIŞ SÖYLEM
Eylül 11 BUNDA YADIRGANACAK NE VAR?
Eylül 08 MEDYA AYAK UYDURUNCA
Eylül 04 DAR GÖMLEK
Eylül 01 ÇATIŞMA DEĞİL, BARIŞMA VESİLESİ
Ağustos 26 TEHLİKELİ BİR DURUM
Ağustos 25 SPORDA YENİ DÖNEM BAŞLARKEN...
Ağustos 19 ALEVİ-SÜNNİ GERİLİMİNE DUR DEMEK
Ağustos 18 AYNADAKİ AKSİNE SECDE EDENLER HANGİ GERÇEĞİ GÖREBİLİR Kİ!
Ağustos 11 BU SESE KULAK VERMEK ŞART
Ağustos 04 BİR KERE DAHA UÇURUMUN KENARINDAN...
Temmuz 31 HUKUK DA KAZANDI DEMOKRASİ DE...
Temmuz 29 BOŞUNA ÇIRPINIYORSUNUZ!
Temmuz 28 BARİ BUNDAN SONRA KÖSTEK OLMAYIN...
Temmuz 22 KAPATILSA NE OLUR KAPATILMASA NE OLUR?
Temmuz 21 SUÇ KİMDE?
Temmuz 15 KAOSLA YARGI ÖNÜNDE HESAPLAŞMAK
Temmuz 14 ERGENEKON: YENİ BİR ÇIKIŞ YOLU
Temmuz 10 GLADYO'NUN MAHARETİ
Temmuz 07 ERGENEKON'DAN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ
Temmuz 01 MHP'NİN KADERİ
Haziran 30 ANLAMAYANLAR İÇİN BİR DAHA TİRAJ GERÇEĞİ
Haziran 25 HAK YERİNİ BULDU
Haziran 23 BU MUDUR TÜRKİYE'NİN GERÇEK GÜNDEMİ!
Haziran 16 YAFTACI KAFAYLA NEREYE KADAR?
Haziran 12 TERZİ KENDİ SÖKÜĞÜNÜ DİKMEK ZORUNDA
Haziran 10 KRİZ FIRSATA NASIL DÖNÜŞÜR?
Haziran 09 DEREDE BOĞULMAK
Haziran 03 EMPATİ OLMADAN ASLA!
Haziran 02 BU DA SİZE DERS OLSUN!
Mayıs 30 BÖCEK
Mayıs 29 NE İMAMI TANIYORLAR NE ÖĞRETMENİ
Mayıs 27 ŞAŞIRIP KALDINIZ DEĞİL Mİ?
Mayıs 26 TANRILIK KOMPLEKSİ
Mayıs 20 SAYGISIZLIĞIN ASIL SEBEBİ
Mayıs 19 HATA YAPMAK ALIŞKANLIK HALİNE GELİRSE...
Mayıs 15 MEYHANE BASKISI
Mayıs 13 ABESLE İŞTİGAL
Mayıs 12 MAALESEF ACI GERÇEK BU: BİR HAFTA DAYANAMAZSINIZ
Mayıs 08 NE HAKKINIZ VAR?
Mayıs 06 AH BU ÖNYARGI, AH BU ÖNYARGI!
Mayıs 05 MADALYONUN ÖBÜR YÜZÜNE DE BAKMA CESARETİ
Mayıs 01 BUGÜN BİR DAMLA KAN AKARSA
Nisan 29 SAĞCI BÜROKRATLAR NEDEN DAHA KORKAK OLUR?
Nisan 28 MEDYA DİN DÜŞMANI MI?
Nisan 24 TÜKENİŞ
Nisan 22 YAKINDA KAPANMAMIŞ PARTİ KALMAYACAK GALİBA
Nisan 21 BU FOTOĞRAFA DİKKATLİ BAKIN LÜTFEN
Nisan 17 TEKZİPLER NEREDE?
Nisan 14 KESKİN VİRAJLAR
Nisan 08 OKLAHAMA'DAN GÖRÜLEN ACI BİR GERÇEK
Nisan 07 YAYIN YÖNETMENİNE 1 NİSAN ŞAKASI
Nisan 01 KARAR VERİN, HANGİSİ ETİK?
Mart 31 KIRILMA NOKTALARI ÜZERİNE KÜÇÜK NOTLAR
Mart 27 YA VATANDAŞ DEMOKRASİDEN ÜMİDİNİ KESERSE?..
Mart 25 VAHİM SUÇLAMALAR
Mart 24 FAKAT'SIZ DEMOKRASİ Mİ; TAKATSİZ DEMOKRASİ Mİ?
Mart 20 AŞIRI UÇLARA SAVRULANLARIN GÖREMEDİĞİ GERÇEK
Mart 18 YAZIK OLUYOR...
Mart 17 ŞİMDİ TAM SAĞDUYU ZAMANI!
Mart 15 YENİ BİR DEMOKRASİ SINAVI BAŞLADI...
Mart 11 YOUTUBE ÜZERİNDEN İFTİRA KAMPANYALARI
Mart 10 ASKER NEDEN YALNIZLAŞIYOR?
Mart 06 ASKERLE POLEMİK
Mart 03 ÇILGINLIĞIN BU KADARI DA FAZLA!
Şubat 28 DEĞMEZ, İNANIN DEĞMEZ!
Şubat 25 UFUK DARALMASI VE ÖNEMLİ BİR DİRENİŞ
Şubat 19 CUMHURİYET MİTİNGCİLERİNE ÇAĞRI
Şubat 18 MECLİS'E SAYGI LÜTFEN!
Şubat 14 ANLAMA GAYRETİ
Şubat 11 BAŞÖRTÜSÜ MÜ TEHLİKELİ, ÇETELER Mİ?
Şubat 07 ÇARPAR SİZİ BU KİTAP!
Şubat 05 DUY ARTIK BU ÇIĞLIĞI
Şubat 04 PROVOKATÖR MEDYA
Ocak 31 YÜREĞİNİZ YETİYORSA...
Ocak 29 2009'DA DARBE
Ocak 28 ERGENEKON'DAN GERÇEK ÇIKIŞ ANCAK BÖYLE OLUR!
Ocak 22 DÜŞÜN YAKASINDAN BU MİLLETİN
Ocak 21 MÜSAİT BİR YERDE İNECEK VAR!
Ocak 17 HİÇBİR MESELE BÖYLE ÇÖZÜLMEZ
Ocak 15 DIŞ POLİTİKADAKİ DEĞİŞİM ANLAŞILAMAYINCA
Ocak 14 GAZETECİLİK ADINA KRİTİK BİR MUHASEBE
Ocak 10 ANLAMSIZ BİR KISKANÇLIK
Ocak 09 GÜL'ÜN ZİYARETİ İLE NE DEĞİŞİR?
Ocak 08 DOĞRU ZAMANDA DOĞRU BİR ZİYARET
Ocak 07 'KÜRT SORUNU'NUN ÇÖZÜMÜ BU FOTOĞRAFTA!
Ocak 03 TÜRKİYE'Yİ BEKLEYEN EN YAKIN TEHLİKE
Ocak 01 EN İYİSİ SİZ KALIN, BİZ GİDELİM..
Aralık 31 NE ÇETİN SINAVLARLA GEÇTİ...
Aralık 27 ÖNCÜ DOKTORLAR NEREDE?
Aralık 25 DOKTORLARA SİTEM
Aralık 24 KÜRT SORUNUNDA YENİ TEHLİKELER, YENİ UMUTLAR
Aralık 13 BURASI ANADOLU, BURDAN KAÇIŞ YOK
Aralık 10 MEDYADA YENİ BİR DÖNEM
Aralık 06 TOPLU İĞNENİN UCUNDAKİ ÖRTÜ
Aralık 04 ETNİK PARÇALANMA ÜZERİNE KORKUNÇ SENARYOLAR
Aralık 03 GAZETECİ DEDİĞİN, ÖZÜR DİLEMESİNİ BİLECEK
Kasım 26 İLETİŞİMCİLER, LÜTFEN BU OLAYI KAYDEDİN
Kasım 20 İMTİYAZLI SINIF DA NE DEMEK?
Kasım 19 GAZETECİ TÜMGENERALLER
Kasım 15 BİR TÜRKİYE ÜTOPYASI
Kasım 12 CENAZE EVİNDE DÜĞÜN YAPMAK
 


Çin restoranlarında melamin izleri bulundu
Vatan'dan ÇOK ÇARPICI manşet !
Bu fotoğrafa dikkatli bakın!
Paşa'dan şok itiraf
İşte hain saldırının ilk ayrıntıları
Ergenekon davasında FLAŞ gelişme
Terörün bitmesini istemeyenleri açıkladı
AFP'nin iddiası fos çıktı
Genelkurmay'dan son dakika açıklaması
Türkiye'de 700 yıl yetecek rezerv !
C. Tayyar Kala
HAİN SALDIRIDA İLGİNÇ ZAMANLAMA
Yine bayram sevincimizi zehir ettiler. Ateş sadece 15 haneye değil; 17milyon haneye ve 60 milyonun yüreğine düştü.
Metin Yıkar
BANA DOLARI SORUYORLAR
2002-2007 arası Dünya ekonomileri için lale devriydi.
Asım Yıldırım
GENELKURMAY 2. BAŞKANI DİYOR Kİ...
Bir yerlerde yanlış yapılıyor ama nerede?
Musa Savaş
CEBIT BİLİŞİM EURASİA FUARINA NASIL GİTMELİ?
Öncelikle biraz fuarın geçmişinden bahsetmek istiyorum.
ekrem-dumanli
Ekrem Dumanlı
1 MİLYON ZAMAN İÇİN KAMPANYAMIZ BAŞLIYOR, HAZIR MIYIZ?
Tatil bitti, üniversiteler açıldı, bayram geride kaldı.
mehmet-barlas
Mehmet Barlas
AKIL TUTULMASI TEHLİKESİ
Akıl tutulması Türkiye'de sorunların çözümünü engelliyor...
samil-tayyar
Şamil Tayyar
AKTÜTÜN, DAĞLICA GİBİ OLUR MU?
Açık söylemek gerekirse, Iğsız Paşa’yı samimi ancak verdiği bilgileri eksik buldum.
tamer-korkmaz
Tamer Korkmaz
GABAR-DAĞLICA-AKTÜTÜN
PKK'yı kullananlar “Seçilmesine mani olamadıkları Cumhurbaşkanı”nın ziyaret ettiği birliği kanlı saldırı marifetiyle işaretlemişlerdi!
mustafa-akyol
Mustafa Akyol
ETNİK ÇATIŞMA NASIL OLUR?
Eğer bir toplumun birbirinden nefret eden iki ayrı kampa nasıl ayrılabileceğini araştırmak isterseniz Kuzey İrlanda’nın başkentine gelmelisiniz
ahmet-turan-alkan
A.Turan Alkan
GİDİN; HEPİNİZ GİDİN!
Bu sözler kime ait? Askeriyle siviliyle, bürokratı, siyaset adamıyla, kendi kendimizi yönetme hakkımızı devrettiğimiz kişilere ait.