EN SON HABER: (00:01) İşte mahkeme raportörünün görü...     EURO: 1,9390 - 1,9410    DOLAR: 1,2540 - 1,2550
 

ESKİ DEFTERİ KAPATIRKEN...



Her yılın ilk gününde önümüze 365 bomboş sayfa sunuluyor, her sayfası kargacık burgacık notlarla dolu eprimiş defteri de teslim ediyoruz.

Bu sebeple, her yeni yıl, yeni umutlar demek insanoğlu için; elimizdeki o bomboş sayfalar dileklerimiz istikametinde dolduğu takdirde mutluluk duyacağımız muhakkak.

Yılın son günü çıkan 2007'yi değerlendiren yazılara bakıldığında da açıkça görülüyor: Geçen yılın nasıl bir yıl olduğuna dair hüküm herkese göre değişiyor. Değerlendirmeleriyle okurları önüne çıkanlar arasında 2007'yi 'en kara yıl' olarak görenler çok. Baktıkları noktayı göz önünde bulundurduğunuzda karamsar olmaları için yeterinden fazla sebep olduğunu sizler de görüyorsunuz. Ne dediler, ne iddia ettilerse hiçbiri yerine gelmedi 2007 yılı içerisinde. Daha da kötüsü, yıllar ve yıllar boyu herkese 'gerçek' gibi sundukları 'yanlış' artık apaçık ortada.

Türkiye'de sistemin adı 'demokrasi' olarak konulmuş, ama ince ayarı demokrasilerde sözü geçmemesi gereken güçlerin yaptığı bir sistem bizdeki. Halkı birbirinden pek farkı bulunmayan partilere böldüğünüz ve iktidarı 'paylaşılır' hale getirdiğinizde ortaya çıkan tablo zihinlerimizde iyice belirgin: Halkın sözünün fazla bir değer taşımadığı, son derece kırılgan bir siyaset tablosu bu.

Sirklerdeki aynalar gibi bir şeydi bizdeki 'demokratik sistem'; o tuhaf vücut biçimlerine bakıp aynanın gerçeği yansıtmadığına emindik de, gerçeği ne kadar bozduğunu tam anlayamıyorduk. 2002 seçimi kısmen gözleri açtı, 2007 ortasında yapılan genel seçim ise perdeyi bütünüyle kaldırdı. 2007 Türkiye için 'demokrasi' ile gerçekten tanışma yılı oldu.

Siyasî sistem nasıl iktidarları kısıtlıyor idiyse, ülkemiz coğrafyası da dış ilişkilerde manevra alanını iyice daraltıyordu. 1950'ler başından beri, Türkiye, bir süpergücün güdümünde, otomatik pilota bağlanmış bir dış politika izleyegelmekteydi. Halkın iradesinin Meclis'e yansıması sonucu reddedilen 1 Mart 2003 tezkeresi önemli bir dönüm noktasıdır. Türkiye'nin kendi tercihlerini dünya sistemine benimsetebilme gücüne kavuşması için yine 22 Temmuz 2007 seçimini beklememiz gerekti.

Hiç kuşkunuz olmasın: Halkın keskin tercihlerini yansıtan bir sandık iradesi daha güçlü bir hükümet çıkarmasaydı, Türkiye'nin önündeki dertlerin devleştiğini görecektik; bugün ise sorunlarımızı hem kendi aramızda hem de başkaları önünde tartışabilen sağlıklı bir ülke görüntüsündeyiz. Bu da bizi ilişkide bulunduğumuz başka ülkeler ve kurumlar nezdinde 'itibarlı' kılıyor.

2007 yeni bir cumhurbaşkanı ile tanışma yılı da oldu Türkiye için. Abdullah Gül'ün çizdiği 'cumhurbaşkanı profili' üzerinde ayrıntılarıyla durulduğunda bazıları rahatsızlık duyuyor; kullanılan hemen her sıfat daha önceki cumhurbaşkanlarından biriyle mukayese edilip dudak bükülebiliyor. Elbette o makama kadar yükselmiş on değerli devlet büyüğünün herbirinin değişik özellikleri vardı; ancak Abdullah Gül, halkın zorlamasıyla seçilmesi bakımından şimdiden 'özel' bir yere sahip.

Sözün kısası şu: 2007 farklı pencelerden bakıldığında değişik biçimde değerlendirmeye çok müsait bir yıl oldu ülkemiz için. Karalar bağlayanları anlayışla karşılamaya hazır olsak bile, kendimizin de onlara bakıp karalar bağlamamız gerekmiyor.

2007 yılında mahcubiyet duymamızı getiren sayfalar da var elbette; yanlış işler yapanlar, birlik ve dirliğimizi zedeleyici eylemlerle gündemi belirleyenler, kendilerini sistemin sahibi görüp Olimpos Dağı tepelerinden yön vermeye kalkışanlar bu yıl da çıktı. 'Ulusalcılık' veya 'dindarlık' gibi kavramları üzerlerine yapıştırınca her yolu mübah sayan tipler ortalığı yine karıştırdılar. Sonuca bakalım: Türkiye 'çeteler' gerçeğiyle yüzleşti ve onları tasfiye kararlılığı pekişti.

Yıllara olumlu açıdan bakınca hem geçmiş bir değer kazanıyor, hem de gelecek umutla beklenmeyi hak eder hale geliyor. Bu bile önceki yıllardan farklı bir duygu değil mi?

2008'in hepimize, ülkemize, dünyaya esenlik ve mutluluk getirmesini diliyorum.



01.Ocak.2008 08:53:40
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 15 BİRAZ DA SEVİNELİM
Mayıs 14 YARGILAMA SÜRECİ UZAR MI?
Mayıs 13 KIBRIS'TA ÇÖZÜM HEM YAKIN, HEM UZAK
Mayıs 10 ORG.BÜYÜKANIT 'YANLIŞ' DEDİ,AMA...
Mayıs 09 HEM CAHİL HEM DE BAĞNAZ OLUNCA...
Mayıs 08 SESSİZLİK ÜRKÜTÜCÜ
Mayıs 07 YAPAN YANLIŞ YAPIYOR
Mayıs 06 VİCDANIN SESİ YETMEZ
Mayıs 03 ABDÜLLATİF ŞENER OLAYI
Nisan 30 BÖLGEDE SULAR ISINIYOR
Nisan 29 BAŞBAKAN ERDOĞAN'DAN BEKLENEN
Nisan 26 ELLERİMİZ HAVADA
Nisan 25 SPORA DA BULAŞTIRDILAR
Nisan 24 CHP'YE UYGUN BİR TÜRKİYE TABLOSU
Nisan 23 “EGEMENLİK ELİTLERİNDİR, İTİRAZ EDİLİRSE TÜRKİYE'Yİ İMHA EDERİZ”
Nisan 13 ÜZÜNTÜ VE SEVİNÇ BİR ARADA
Nisan 12 KAPATILACAK... KAPATILMAYACAK... KAPATILACAK...
Nisan 06 SON GÜLEN
Nisan 05 DEMOKRAT, MÜSAMAHALI VE SEVECEN...
Nisan 04 TERCİH AK PARTİ YÖNETİMİNİN
Nisan 02 BIKMADAN, USANMADAN...
Mart 29 AT PAZARLIĞI (MI?)
Mart 28 HEPİMİZİN MURADI BİR, AMA…
Mart 26 ÇAĞRIYI ANLAMLI KILMANIN YOLU
Mart 23 YANLIŞ YANLIŞ İÇİNDE
Mart 22 ÇATIŞMANIN TARAFLARINI DOĞRU KONUŞLANDIRALIM
Mart 20 SİZ Mİ YANSIZ VE TARAFSIZSINIZ?
Mart 19 GÜNAH ARAYANLAR İÇİN...
Mart 15 BU DA OLDU YA…
Mart 14 AKREDİTASYON VE GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
Mart 13 SEVİNÇLERİ KURSAKLARINDA KALACAK... KALMALI DA...
Mart 12 TARTIŞIYORUZ, AMA NASIL TARTIŞIYORUZ?
Mart 07 HERKES YERİNİ BİLİRSE...
Mart 06 BU MUHTIRAYA DA “HAYIR” DEMEK LÂZIM
Mart 05 NE KADAR SEVİNSEK AZ
Mart 04 BAŞÖRTÜSÜ BAKIN NEYİ GİZLİYORMUŞ
Mart 02 KANUN BİR ÇALGI ALETİ DEĞİLSE
Mart 01 BİR DE NE OLDUĞUNU ANLASAK
Şubat 27 HUKUK VE KANUN BİR TARAFA, BORUSU ÖTENLER BİR TARAFA
Şubat 26 İTİRAZCILAR DA KABUL EDİYOR: YASAK KALKTI
Şubat 23 OPERASYON VE RİSKLER
Şubat 22 YARGITAY BAŞKANI'NA SORULDU DA NE OLDU?
Şubat 21 İŞİN DOĞRUSU
Şubat 20 ÖZGÜRLÜKÇÜ KÖKLERE DÖNÜŞ...
Şubat 19 SONUNA KADAR GİDİLECEKSE...
Şubat 15 SORUMLULUK MHP'NİN OLUR
Şubat 12 BAŞI DİK VE ONURLA
Şubat 10 KENDİLERİNE YAZIK
Şubat 09 DÖNMEYELİM TAMAM DA, HANGİ ORTAÇAĞ'A DÖNMEYELİM?
Şubat 03 LAİKLİK DİYE DİYE LAİKLİK TEPELENDİ
Şubat 02 CUMHURİYET'İN KURULUŞ FELSEFESİ
Şubat 01 TÜRKİYE'NİN ÖNÜ AÇIK
Ocak 30 ROLLER DEĞİŞMELİ
Ocak 29 HACİR ALTINDA BİR BİLİM ADAMI
Ocak 27 AMERİKA DA ÜZERLERİNİ ÇİZMİŞ OLABİLİR Mİ?
Ocak 26 O KÜÇÜCÜK KUŞKU KAPISI
Ocak 25 BİZİM DEVLET HİÇ KISKANÇ DEĞİL
Ocak 24 SONU İYİ GELSİN
Ocak 19 BİR YIL UZUN BİR SÜRE
Ocak 18 TÜRBAN SORUNU VE CHP
Ocak 17 BUNDAN SONRASI ÇIKMAZ SOKAK
Ocak 16 YASAK YOK Kİ KALDIRILSIN...
Ocak 15 BİR SEBEBİ OLMALI, AMA NE?
Ocak 13 ABDULLAH GÜL'ÜN ÖZELİ
Ocak 12 BEYİNLER BİZE GELSİN
Ocak 11 SİYASİ ÇÖZÜM MÜ, O DA NE?
Ocak 10 ABD'NİN FİYAKASI BOZULABİLİR
Ocak 09 DOĞRU OLAN KAZANDI
Ocak 05 BAŞBAKANIN ELİNDEKİ ANKET
Ocak 03 2008: HÜKÜMETİN DEMOKRASİ SINAVI
Ocak 01 ESKİ DEFTERİ KAPATIRKEN...
Aralık 30 PAKİSTAN BİZE BENZEMEZ
Aralık 29 BİR SUİKAST VE BİR DİZİ SENARYO
Aralık 26 İŞTE BU OLMADI !
Aralık 25 SORULAR VE CEVAPLAR
Aralık 18 GÜÇ VE HAKLILIK
Aralık 16 FAZIL SAY'IN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Aralık 15 SOKUŞTURMA DEĞİL, GALİBA KAKIŞTIRMA
Aralık 14 BUGÜNÜN TERÖR TABLOSU
Aralık 12 BİR GÜZEL ATLI DAHA...
Aralık 11 STATÜKOCU MUHALEFET
Aralık 08 DEVLETİN ZAAFI, REJİMİN SELÂMETİ
Aralık 07 TÜRBAN, İSMET BERKAN VE SEDAT ERGİN
Aralık 04 ANKETLER YALAN SÖYLER Mİ?
Aralık 02 SAHİCİ SİYASET ZOR DEĞİL
Kasım 30 İNGİLTERE'DE NASIL BAŞARILDI?
Kasım 29 AĞIZDAKİ BAKLAYI ÇIKARIYORUM
Kasım 27 PARİS'TE İZMİR'İ PAZARLAMAK
Kasım 23 ABD KALICI MI, YOKSA GİDİYOR MU?
Kasım 21 İKİ ŞIKLI SORU
Kasım 20 ASKERLER DE KONUŞUR
Kasım 18 BÖLMEYE KALKANLAR BİZİ GÜÇLENDİRİYOR
Kasım 17 UMUTLU BEKLEYİŞ
Kasım 16 CEZANIN BÜYÜĞÜ
Kasım 13 YANLIŞTA ISRAR
Kasım 07 TEEMMÜL BEKLEYEN BİR SORU