EN SON HABER: (00:01) İşte mahkeme raportörünün görü...     EURO: 1,9390 - 1,9410    DOLAR: 1,2540 - 1,2550
 

HELE ŞÜKÜR!



Bazen düşünüyorsunuz: Herkes mi akıl tutulması yaşıyor? Bir insaf sahibi çıkmayacak mı?

Herkes mi aynı gözlükle bakıyor? Böylesine tek tipleşmiş bir zihin dünyası ile mi karşı karşıyayız? Gerçeği söyleyecek bir insan hasreti ile mi gideceğiz?


"Hele Şükür!" dememin sebebi, yılın son gününde, bu görüntüyü silen bir mülakatla karşılaşmak...

Prof. Dr. Nur Vergin, Vatan'dan Mine Şenocaklı'ya konuşmuş. "Mahalle baskısı" gibi, "Çekip giderim" gibi söylemlerin arasında ezber bozan bir ses bu. "Ben AKP seçmeni değilim, her iki seçimde de AKP'ye oy vermedim" diyen, hatta "Küçük yaştan beri cumhuriyetle beynim yıkandı" diyen, bunu "koşullanma" olarak niteleyen bir sosyoloji profesöründen, içinden geldiği camianın ezberini bozan sözler duyunca "Hele şükür" diyorsunuz. Bakın mesela şu söz Başbakan Tayyip Erdoğan'a ya da TBMM eski Başkanı Bülent Arınç'a ait değildir: "-Laiklik nedir tanımını yapmak lazım! Benim dinle alakam yok demek değildir laiklik."

Bakın mesela, "Mahalle baskısı" nın laikçesi nasılmış, yani "Dindar kesim üzerinde nasıl bir baskı varmış", onu Nur Vergin'in değerlendirmelerinden okuyalım: "O kadar baskı vardı ki! Bir örnek vermek istiyorum, ben laik kesim içinde doğdum büyüdüm ve öyle devam ettim yaşamaya. Yıllar önce yeni bir eve geçmiştim ve içimden Kur'an okutmak geldi. Anneme, 'Bir hoca çağırıp okutsak' dedim. 'Ya iyi olur' dedi. Fakat sonra, 'Komşular ne der?' diye düşündüm.

Bir hafta sonra aynı apartmanda bir Musevi ayini yapıldı ve hiçbir şey olmadı. Demek ki belirli yerlerde Müslüman Türklerin üzerinde yasal olmamakla birlikte böyle bir baskı vardı.

Düşünün ki dindar kesim bu baskıyı nasıl hissediyordu? Yasal baskılar zaten o kadar önemli değil. Toplumun baskısı, insanın üzerine sinen bir şeydir. Demek ki öyle bir baskı varmış ki, ben böyle bir endişeye kapıldım. 'Komşular ne der?' diye..."

Kadrolaşma mı dediniz? Bakın onun da "Laikçe"si nasılmış! Prof. Dr. Nur Vergin anlatıyor: "Türkiye'de şöyle bir anlayış vardı. Statü, mevki sahibi olmak için katı bir laiklikten yana olmak gerekirdi eskiden. Bu Allah'ın emriydi. Şimdi o büyük çapta yıkılıyor işte. (Bu) nasıl yansıyor basınımıza? Kadrolaşma diye...

Ama eskiden de öbür türlü bir kadrolaşma yok muydu? Vardı. O zaman da insanın giyimine, kuşamına bakılıyordu. Mesela namaz kılan bir büyükelçi tasavvur bile edilemezdi. Böyle biri asla büyükelçi olamazdı. Onun iyi bir diplomat olamayacağına dair bir takım ön yargılar vardı."

Prof. Dr. Nur Vergin, Türkiye'de dönüşümün kanlı, çatışmalı, büyük kırılmalar halinde gerçekleşmediğini, bunu da AKP'nin sağladığını, dolayısıyla "AKP'nin iktidarda olmasının uzun vadede sosyolojik açıdan iyi bir şey olduğu"nu söylüyor, AKP'yi Türkiye için bir "Emniyet kemeri" olarak niteliyor ve hatta "AKP'nin şu anda neredeyse bir nimet olarak görüyorum" diyor.

Prof. Vergin, "AKP yaratmadı bu halkı, bu halk AKP'yi yarattı" diyerek, birilerinin bir sorunu varsa, bunun AKP ile sınırlı bir sorun olmadığını, sorunun doğrudan halkla olduğunu belirtmiş oluyor. Prof. Vergin, bir çevrenin ayağını yere bastırmak üzere bir uyarıda daha bulunuyor:

"Sadece Etiler, Nişantaşı ve Bağdat Caddesi'nden ibaret değil Türkiye. Baksınlar bir etrafa. Anadolu kentlerine gitsinler. Halk nasıl yaşıyor?" Şerif Mardin'in "Mahalle baskısı" nı önemseyelim. Kimse şu veya bu şekilde baskı altında hissetmesin kendisini. Fazıl Say'ın "Giderim ha!" sını da önemseyelim. Kimse memleketini terketme duygusu yaşamasın. Ama Prof. Dr. Nur Vergin'in önümüze sunduğu Türkiye gerçeğini de önemseyelim. Üniversiteye alınmadığı için yurt dışına savrulan genç kızları da... Eşinin giyim tercihleri yüzünden kamu görevinden ihraç edilenleri de... Katsayı oyunlarıyla yolları kesilenleri de...

Yazıyı bir soru ile bitirelim:

-Acaba Prof. Dr. Nur Vergin bu görüşleri sebebiyle şu andan itibaren kendi camiasında nasıl bir mahalle baskısı ile karşı karşıya kalacak, siz de merak ediyor musunuz?


01.Ocak.2008 09:03:16
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 09 AB İLE YANLIŞ DANS
Mayıs 07 AKP NEYE HAKİM?
Nisan 29 ÜZMEZ KİMİ BAĞLAR?
Nisan 23 CHP DEMOKRAT OLABİLİR Mİ?
Nisan 18 ABUKLUKLAR SÜRECİ
Nisan 12 İKİ KİŞİNİN ÖZEL SINAVI
Nisan 11 ÜÇ GENERALE ÇAĞRI
Nisan 10 BARROSO’YU DA KAPATALIM!
Nisan 08 ORDU NE DÜŞÜNÜYOR?
Nisan 05 BİZ BUNU NEDEN YAPTIK?
Nisan 04 MUHAFAZAKÂR KİTLELER DÖVÜLÜNCE...
Nisan 03 İDDİANAME VE SAVUNMA
Mart 26 AYM NASIL KURTULUR?
Mart 25 ERGENEKON'UN DERİNLİĞİ
Mart 22 “....MİLLET TEFERRUATTIR”
Mart 21 SAVUNMA STRATEJİSİ
Mart 20 VAZİYET-İ UMUMİYE DEYİNCE...
Mart 13 SENARYO MU ÇÖZÜM ARAYIŞI MI?
Mart 11 DEMİREL STANDARDI
Mart 08 OLMAZLARI KONUŞMAK...
Mart 07 SARIKAMIŞ'TAN KIBRIS'TAN BUGÜNE...
Mart 06 DANIŞTAY KARARINDA BİR BAŞKA BOYUT
Mart 05 ASKERİ BOYUTTAN DAHA ZOR OLAN...
Mart 01 26'NCISI OLACAK MI?
Şubat 29 DİN FAKTÖRÜ
Şubat 28 ÖCALAN SÜRECİ
Şubat 27 KEŞKE, KEŞKE, AMA...
Şubat 26 DTP-PKK KÖRLÜĞÜ
Şubat 23 OPERASYON REHAVETİ VE TEHLİKE
Şubat 22 MECLİS'E YOKLUK MÜHRÜ MÜ?
Şubat 21 BU YASAK SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
Şubat 20 AK PARTİ'YE MESAFELİ DURUNCA...
Şubat 19 GERİLİM KİMİN İŞİNE YARAR?
Şubat 16 ASLA VE KAT'A!
Şubat 15 DEMİREL- CİNDORUK: ARAFTAKİLER
Şubat 12 CHP ARTI...
Şubat 09 FATMA NİNE'NİN SAÇININ TELİ
Şubat 08 'YASAK’TAN BAŞKA BİR SÖZ
Şubat 07 MİLLET LAİKLİK YORUMU YAPABİLİR Mİ?
Şubat 06 OSMAN ŞİRİN'İ VE BAYKAL'I DİNLERKEN...
Şubat 02 LAİK ŞEYHÜLİSLAMLAR
Şubat 01 GÜLÜNÇLÜĞÜ SORGULARKEN...
Ocak 31 REKTÖRLER VAK’ASI
Ocak 30 ATATÜRK'Ü KORUMAK!
Ocak 29 YA BU ÇETEYE NE DERSİNİZ?
Ocak 26 HANGİ "DERİN"LİKLE BOĞUŞUYORUZ?
Ocak 25 DERİN DEVLET BU MU?
Ocak 24 MHP VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 22 ASKER VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 19 HANGİ SEMBOLE KARŞISINIZ?
Ocak 18 ÇOK AYIP ALİ KIRCA!
Ocak 17 ÇARPITMA VE KIŞKIRTMA
Ocak 16 SİYASİ SİMGE VEYA DEĞİL
Ocak 12 SİYASİ ÇÖZÜM NE?
Ocak 11 ALEVİ SORUNUNU KİM ÇÖZECEK?
Ocak 10 BİR TEKLİF
Ocak 08 KAOSUN GÖBEĞİNDE DTP
Ocak 05 AMERİKA İLE EŞİT İLİŞKİ
Ocak 04 EN AZ 10 YIL DAHA MI?
Ocak 03 FAZIL SAY'IN MİLİTAN ÜSLUBU
Ocak 01 HELE ŞÜKÜR!
Aralık 29 TÜRKİYE’DEN PAKİSTAN’A BAKARKEN...
Aralık 28 KUNDAKLANAN ARAÇLAR KİMİN?
Aralık 27 O ZİHNİYETLE OLMAZDI
Aralık 26 KAÇ KİŞİ ÖLMELİYDİ?
Aralık 25 KİM SÖYLEMİŞ BUNLARI?
Aralık 22 YİĞİDİ ÖLDÜR, HAKKINI YEME
Aralık 18 DTP MESAJI ALDI MI?
Aralık 14 CHP’Yİ ELE GEÇİRECEKLER!
Aralık 12 TAM ZAMANI DİYORUM, ÇÜNKÜ...
Aralık 11 HEPİMİZ ÖKSÜZÜZ
Aralık 07 DEMİREL BİLE GEÇSE
Aralık 06 İFLAH OLMAZ BİR YOL
Aralık 05 BAŞÖRTÜSÜ: ANKETİN DOĞRU YORUMU
Aralık 04 AH BU JURNALLER
Kasım 30 İÇKİSİZ OLMAZ ABİ
Kasım 28 ŞİDDET VE KALP GÖZÜ
Kasım 27 ASKERİ YAKLAŞIM TEKLİYOR
Kasım 23 ZAMANLAMA
Kasım 22 'TEK'LERİN İRDELENMESİ...
Kasım 20 MUŞ-DİYARBAKIR HATTINDA İKİ GÜN
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Böyle memur görülmedi!
Erdoğan seçilir, Gül Kalır
Tesettüre girmedim ama...
Bu kadarına da pes artık!
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, gündeme bomba gibi düştü.
Mehmet Altan
KRİPTO ŞİFRELERİ
Kripto, Fransızca bir kelime...
Şamil Tayyar
YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Önceki gün AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım.
Tamer Korkmaz
DEVRİMCİ GENÇLERE BOMBA ATTIRANLAR
Deniz Gezmiş idamı hak edecek bir suç işlememiş olabilir ama Gezmiş bir milli kahraman da değildir.