|
DEVLET TİYATROLARI SAHNEDEN SAVAŞ AÇTI 
Devlet Tiyatrolarındaki bir grubun hükümete karşı başlatmış olduğu başkaldırı sahneye yansıdı.
Hatırlayın daha önce Devlet Tiyatrolarının resmi toplantısında yapılan konuşmaları. Orada bazı devlet tiyatrosu oyuncuları halkın oylarıyla seçilmiş ülkenin başbakanına “Hitler ve Musolini” benzetmesi yapıyordu. Bununla kalmıyor başka bir devlet tiyatrosu sanatçısı ülkede bir “karşı devrim” yapıldığını iddia ediyordu.
Bir bayan sanatçı “bir şeyler yapmamız lazım, bu gidişata dur diyecek yeni oyunlar sahneye koymamız, repertuarları değiştirmemiz lazım” diyordu. Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığına bağlı her ay maaşlarını devletten alan üstelik belli dönemlerde ikramiye de alan devlet memuru tiyatrocular ‘bu gidişe dur demek için’ devletin kendilerine tahsis ettiği sahnelerde repertuarı değiştirip ülke yönetimini devirmeyi ima ediyorlardı. Bayan tiyatrocu ;
“Şimdi bu repertuara baktığımızda çok değerli oyunlar gerçekten var. Ancak Türkiye’nin geçmekte olduğu dehşet verici sürecin yeterince göz önüne alınmadığı gibi bir endişe taşıyorum. Gerçekten Cumhuriyetin sorgulandığı neredeyse ya da göz ardı edildiği bir dönemde biraz daha bizim şu andaki sıcak gündemimize ilişkin acaba bir repertuarda başka oyunlar görmemiz mümkün olabilir mi diye düşünüyorum” diyordu.
İşte bu konuşmalar kamuoyuna yansıdıktan sonra epey gürültü koptu. Konu Başbakan’ın ve Kültür Bakanı’nın gündemine girdi. Ama görüyoruz ki Devlet Tiyatroları yönetimindeki bir grup yukarıda bahsettikleri repertuarları değiştirme işini hayata geçirmişler. Üstelik Başbakan’ın memleketi Rize’de. Trabzon Devlet Tiyatrosu ekibinin Rize’de oynadığı “Düğün ya da Davul” adlı oyuna bizzat Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanını incitici ifadeler eklenmiş.
Bundan 30 yıl önce yazılmış olan oyunda ilginç bir şekilde “ananı da al git” ve “burası yan gelip yatma yeri değil” gibi ifadeler geçiyor. Ve oyunun bir yerinde oyuncu seyircilere “Başbakan kimden korkar ?” diye soruyor. Ve kendi hemen cevabı yapıştırıyor. “BAŞBAKAN ABD’DEN KORKAR !”
Salonda oyunu izleyen başbakanın hemşerileri Rizeliler, Rize Valisi ve Sanayi Odası Başkanı şaşırıyor. Bazı seyirciler salonu terk ediyor. Rize Valisi ve Sanayi Odası Başkanı; “kamu görevi yapan devlet tiyatrosu sanatçılarının TC Başbakanı’nı küçük düşürücü ve rencide edici ifadeler kullanmaması gerektiğini” ifade ediyorlar.
“Başbakan ABD’den korkar” ifadesi aslına bakılırsa şahsı hedef almasının yanında Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanlık makamına yapılmış bir hakarettir.
Tabii devlet tiyatrosu yönetimi her şeyi kılıfına uydurarak yapıyor. Bu oyun için de Başbakan ile dalga geçmelerinin önlemi olarak oyun açıklamasına; “zaman zaman seyirciyle de söyleşerek sosyal, siyasal taşlamalar yapılır” ifadesi ekleniyor. Ama millet bunları yutmuyor.
Devlet Tiyatroları yaptığı açıklamada oyunun Trabzon Devlet Tiyatroları tarafından sezon başından beri bu şekilde sahnelendiğini ifade ediyor. Yani Ekim’den beri oyun Başbakan ile dalga geçen repliklerle sahnede.
Bu oyun yeni yazılmış değil. Haşmet Zeybek tarafından 30 yıl önce yazılmış oyun daha önce farklı yerlerde defalarca sahnelendi. Oyun aslında güzel ve keyifli. Peki niçin daha önceki sahnelerde Başbakan ile alay edilmiyordu ? Çünkü bazı tiyatroculara göre Türkiye karşı devrim yaşıyor ve repertuara müdahale edilmesi gerekiyor.
Bu özel tiyatroda yapılabilir. Bunu yapmak isteyenler devletten emekliye ayrılır ya da istifa eder özel tiyatro sahnesinde istediği eleştiriyi kanunlar çerçevesinde yapabilir. Kaldı ki özel tiyatrolar bile bunu bir yere kadar yapar. Çünkü devletten maddi yardım alıp devlet büyüklerine karşı alaycı bir üslup kullanmak akıllıca bir iş olmasa gerek.
Özel tiyatroda bile bu göze alınmayacakken Devlet Tiyatrosu sanatçılarının devletin sahnesinde, devletin imkanlarıyla, devletten maaş alarak ülkenin başbakanını rencide edici ifadelere yer vermesi neyle izah edilebilir ?
Bu durum vahim bir tabloyu ortaya koyuyor. Ve birçok soruyu gündeme getiriyor.
Olay Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü’ne bağlı Trabzon Devlet Tiyatrosu tarafından gerçekleştirilmiştir. Oyun için “sadece bir kereliğine biz kendimiz doğaçlama yaptık” denilse bile bu masum bir savunma değil. Niçin mi ? Çünkü ;
Devlet Tiyatrosu’nda son genel provada oyun nasıl oynandıysa, oyun sahneden kaldırılıncaya kadar öyle oynanır asla bunun dışına çıkılamaz. Çıkılırsa soruşturma sebebidir. Bu oyun sezon başından beri böyle oynanmaktadır. Yönetmen oyuna böyle bir ekleme yapmıştır.
Şimdi cevap bekleyen sorular ;
Yönetmenin oyuna başbakanla dalga geçen ifadeler eklemesine Trabzon Devlet Tiyatrosu Müdürü, Bölgeler Genel Koordinatörü ve onun da üstündeki Devlet Tiyatroları Genel Müdürü neden engel olmamıştır ?
Eğer Trabzon Müdürü oyuna onay verdiyse, Bölgeler Koordinatörü ve Genel Müdürlük neden olaya el koymadı ?
Genel müdürün bu işten haberi yok muydu ? Eğer yoksa daha vahim. Sezon başladığından beri bölgeler takip edilmiyor muydu ?
Hadi Genel Müdür bölgeleri takip etmiyor, Bölgeler Genel Koordinatörlüğü diye bir makam var. O da mı kendisine bağlı bölgelerde ne olup bittiğinden habersiz ?
Eğer durumdan haberdarlarsa ülkenin Başbakanıyla alay edilmesine nasıl göz yumdular ? Eğer haberdar değillerse kurumda tam bir yönetim boşluğu var demektir.
Böyle bir boşluk söz konusuysa yarın karşımıza devletin imkanlarını kullanarak çok daha vahim ve halkın daha büyük tepkisini çekecek provokatif sahneler çıkabilir mi ?
Bir devlet kurumu için bu sorunun bile akla gelmesi durumun ne kadar ciddi olduğunu göstermeye yetiyor.
02.Ocak.2008 11:25:56 |
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| SİZDEN GELEN YORUMLAR | [1 adet yorum gelmiştir]
|
|
|
04.Ocak.2008 02:11:48 |
|
|
 |
|
|
soytari
Soytarilar olmasaydi gercek sanatcinin degeri bilinmez di
|
|
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|