EN SON HABER: (09:24) Döviz güne nasıl başladı?...     EURO: 1,8460 - 1,8470    DOLAR: 1,3690 - 1,3700
 

'KÜRT SORUNU'NUN ÇÖZÜMÜ BU FOTOĞRAFTA!

Ekrem Dumanlı

Cumartesi nüshamızda genel üslubumuzun biraz dışına çıkarak "Bu fidanlara nasıl kıydınız!" manşetini attık.

Bizim için sıra dışı bir başlık bu. Sizin de bildiğiniz gibi haberin başlığına ve içeriğine duygularımızı katmamaya özen gösteriyoruz.
İstiyoruz ki haber olabildiğince tepkiden, öfkeden ayıklanabilsin. Şayet bir şeyler söylemek gerekiyorsa duygularımızı "haber-yorum" tarzıyla takdim ettiğimiz yazılara taşıyalım. Her zaman aynı soğukkanlılığı korumak olmuyor; hatta böyle bir şeye bazen gerek de kalmıyor. Cumartesi gazetesi yapılırken elimize ulaşan bilgiler ve fotoğraflar, acı veren hikâyelerden oluşuyordu. Bunu gizlemek için haberciliğin soğuk kalıbına gizlenmedik; iyi ki de öyle yapmışız...

Manşette kullandığımız fotoğraftaki cıvıltıya yeniden bakar mısınız lütfen. Dershane koridorunda dört genç. Yüzlerine akseden hafif bir tebessüm. Arka planda güneşten hüzmeler. En soldaki güleç yüzlü delikanlı, arkadaşının koluna girmiş. Gözlerindeki ışıltı biraz sonra yaşayacağı katliamdan ne kadar da habersiz. Bize göre sağda duran genç biraz daha ciddi; koluna attığı pardösü ve yüzüne akseden delikanlı karizması yaşına uygun bir ciddiyet mi yoksa hoş bir özenti mi bilemiyorum. Biraz sonra bir bombanın patlayacağından, gencecik bedenlerin hain bir saldırıya hedef olacağından habersizler.



Rıdvan Süer Ankaralı, memur bir ailenin gözbebeği. Ferhat Mutlu, Diyarbakır Lice'den. Biri Ankara, diğeri Liceli; aralarında ayrılık-gayrılık yok. Terör, iki güzel çocuğumuzu birden alıp götürdü. Liceli ailenin teröre verdiği üçüncü şehit bu. 94'te Tunceli'de askerlik yaparken kaybettikleri evlatlarının acısı daha dinmeden 97'de Diyarbakır'da patlatılan bir bombayla Resul'ü kaybetmişler. Şimdi de Ferhat'ı toprağa veriyor acılı aile. Şu mahzun fotoğrafa bakan ehli insaf bir insan "Bu fidanlara nasıl kıydınız!" demez mi hiç!

Fidanların hikâyesi sadece bu fotoğraftan oluşmuyor. Beşiktaş-Diyarbakır Belediyesi arasında oynanacak maç için bekleyen Eren Şahin, sıkı bir Beşiktaşlı; o da terör kurbanı. Ailesini Beşiktaşlı yöneticiler ziyaret etmiş ve taziyede bulunmuş. Eren'in annesi Diyarbakırlı, babası Bursalı. Gözünü kin bürümüş etnik ırkçılara sormak isterim: Eren, Kürt müydü, Türk müydü? Beşiktaşlı mıydı bu güzel fidan, Diyarbakırsporlu mu? Etnik katliamcıların (hatta şiddete geçit vermediği halde yakasını ırkçılıktan kurtaramayan bazı etnik milliyetçilerin) anlayamadığı bir nokta var: Bu ülkenin insanlarını etnik arka planlarına göre birbirinden kati hatlarla ayıramazsınız. Akrabalık bağları yüzyıllar boyu devam etmiş, imparatorluk bakiyesi bir milletin çocuklarını keskin çerçevelerle birbirinden ayırmak mümkün değil. Coğrafî şartlar altında temerküz etmiş nüfus yoğunlukları da buna müsaade etmiyor aslında. Her etnik grup bir bölgeye dağılmamış ki; "haydi ayrılın" dediğinizde kimin nereye gideceği bilinebilsin. Farz-ı muhal söylüyorum; bir gün bir parçalanma söz konusu olsa, kıtallerin olacağını, tehcirlerin yaşanacağını, ailelerin parçalanacağını, komşulukların yok olacağını, ortaklıkların altüst edileceğini görmemek gaflet ötesi bir basiretsizliği çağrıştırıyor...

Hiç şüphe yok ki; Türkiye'nin en temel ve en acil meselesi etnik ırkçılığı besleyen şartların ortadan kaldırılmasıdır. Bu tarihî görev, sadece bu ülkeye gönül veren hasbilerin değil; insan sevgisi taşıyan herkesin omuzlarındadır. Siyasetçinin, ordunun, medyanın, eğitimin, sivil toplumun... Son yıllarda atılan önemli adımlar, terörden beslenen yarasaları rahatsız etti. Şafak söktükçe, ufuk aydınlandıkça, daha acımasız oluyorlar; belki daha da merhametsiz olacaklar. Özgürlük alanları genişledikçe, gereksiz yasaklar ortadan kalktıkça ezberi bozuluyor terör istismarcılarının. Demokrasinin hudutları genişledikçe örgütlerin alanı daralıyor çünkü.

Neyse ki halk, Güneydoğu üzerine oynanan kirli oyunun farkında. Bizim gazete, Rıdvan Süer'in babasıyla mülakat yapmış, okurken tüylerim diken diken oldu, gözyaşlarıma hakim olamadım. Diyor ki acılı baba: "Morga doğru gittim. Komiserin duruşundan olumsuzluk olduğunu anladım. Morga doğru ilerlediğimizde polis arkadaşım 'Metin ol, hazırlıklı ol.' dedi. Morg kapısına gittiğimizde içeri almadılar. O sıra bana spor ayakkabısını getirdiler. 'Bu, çocuğunuzun ayakkabısı mı?' dediler. 'Evet' dedim. İçeri aldılar, bu sefer morga girecektim, bir polis memuru, 'Abi beni dinlerseniz hiç bakmayın. Siz en son gördüğünüz gibi hatırlayın.' dedi. Ben de 'tamam' dedim. Arkadaşım gitti, teşhis etti. Üzücü haberi orada aldım."

Ne diyebilirim ki bu hazin manzara karşısında; o mahzun babanın ellerinden, o müşfik polisin gözlerinden öpmekten başka. Yaralı bir baba; onu teselli eden ve acısını paylaşan güvenlik görevlisi. İkisi de Türkiye'nin yeni gerçeği. Bu gerçeklik PKK'yı da boğar; onun arkasındaki hain güçleri de!

Bölücü güçler-Maskeli beşler

Evlat acısının en derin katmanından seslenen baba Şemseddin Süer, bakın nasıl bilgece bir yorum yapmış: "Tam da Diyarbakır güzel oldu, huzur ortamı geldi diyorduk. En son Kurban Bayramı ve dayanışma gibi organizasyonlarla bölgedeki güzelliği görmüştük. Demek ki bu tip faaliyetler birilerini rahatsız etti." Doğruyu söylüyorsun Şemseddin Bey! Bölge halkı devletiyle, milletiyle kucaklaşıp bir bütün oldukça, bölücü güçler ve onları dolaylı yoldan besleyen maskeli beşler çılgına dönüyor, yeni planlar, yeni dolaplar çevirmenin peşine düşüyor. Ne yapsalar nafile! Artık uyuşturucudan insan ticaretine, tefecilikten taşeron tetikçiliğe kadar her çeşit ihanetin farkında halk. Medya, küçük hesapların peşine düşmeksizin Güneydoğu'ya sahip çıkmalı. Hamaset yapmanın ya da çözümsüzlüğü körüklemenin bir anlamı yok. Bugün kenetlenme, el ele verme günüdür! Medya, insanların kucaklaşması için daha titiz davranmaya mecbur.

Diyarbakır'daki hain saldırının sarsıntısı devam ederken bir grup Güneydoğulu İstanbul'daydı. İstanbullu işadamlarına teşekkür için gelmişler. Kurban Bayramı'nı çoluk çocuğuyla geçirip yuvalarına huzur katmak yerine, Doğu'ya gidip bayramı oradaki halkla kutlamıştı işadamları. Kesilen kurbanların etleri yöre halkına dağıtılmış; bambaşka bir bayram idrak edilmişti. Şimdi iade-i ziyaret vaktiydi. Güneydoğu'dan gelip Floryalı, Üsküdarlı, Bakırköylü vs. işadamlarıyla sarmaş dolaş oldular. Kürt-Türk kardeşliğinin perçinleşmiş fotoğrafıydı bu ziyaretler. Bu manzarayı doğru okumak gerekiyor.

Tam bu kucaklaşma yaşanırken Kahramanmaraş'tan yürek burkan bir vefat haberi geldi. Kurban Bayramı, Doğu'daki fakir vatandaşla geçirmek için seferberlik yapan işadamı Mehmet Zülkadiroğlu, yoğun bakımdan çıkamamış, Hakk'ın rahmetine kavuşmuştu. Kurban Bayramı'nda kaza geçiren ve o günden beri hayatta kalma mücadelesi veren Mehmet Zülkadiroğlu, kardeşlik destanına yeni bir paragraf açmış ve gerçek bir bayrama erişmenin örneğini vermiş. Allah ruhunu şâd etsin...

Son otuz yıldır Türkiye, "Kürt sorunu"nu çözme fırsatını hiç bu kadar güzel bir mevsimde yakalayamamıştı. İlk defa her cihetten halk, teröre ve onu besleyen faktörlere kendi öz iradesiyle kafa tutuyor ve birlik-dirlik mesajının sosyal bir talebe dönüşmesini sağlıyor. Bu güzel manzara insanları birbirine yaklaştırıyor. Diğer yandan da devlet-millet bütünleşmesinde önemli adımlar atılıyor. Zira devlet hem sıkı güvenlik tedbiri alıp teröriste göz açtırmazken hem de meseleye hizmet götürme azmiyle yaklaşıyor. Hal böyle olunca, birileri tabii ki çıldıracak. Ama endişelenmeyin; maşeri vicdanın bu asil direnişi sürdüğü müddetçe bu ülke üzerine dönen bütün dolaplar altüst olacak. İnanmayan, şu dört yiğidin fotoğrafına baksın, onların dostluğu hain planların iflasıdır...


07.Ocak.2008 07:56:18
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ekim 07 ASIL TUZAK BUDUR
Ekim 06 1 MİLYON ZAMAN İÇİN KAMPANYAMIZ BAŞLIYOR, HAZIR MIYIZ?
Eylül 30 ANNESİZ BAYRAMLAR
Eylül 29 KAFAYI KUMA GÖMMENİN FAYDASI YOK
Eylül 25 İBRETLİK BİR TABLO
Eylül 22 GAZETELERİ BOYKOT ÇAĞRISI
Eylül 15 YANLIŞ HESAP, YANLIŞ SÖYLEM
Eylül 11 BUNDA YADIRGANACAK NE VAR?
Eylül 08 MEDYA AYAK UYDURUNCA
Eylül 04 DAR GÖMLEK
Eylül 01 ÇATIŞMA DEĞİL, BARIŞMA VESİLESİ
Ağustos 26 TEHLİKELİ BİR DURUM
Ağustos 25 SPORDA YENİ DÖNEM BAŞLARKEN...
Ağustos 19 ALEVİ-SÜNNİ GERİLİMİNE DUR DEMEK
Ağustos 18 AYNADAKİ AKSİNE SECDE EDENLER HANGİ GERÇEĞİ GÖREBİLİR Kİ!
Ağustos 11 BU SESE KULAK VERMEK ŞART
Ağustos 04 BİR KERE DAHA UÇURUMUN KENARINDAN...
Temmuz 31 HUKUK DA KAZANDI DEMOKRASİ DE...
Temmuz 29 BOŞUNA ÇIRPINIYORSUNUZ!
Temmuz 28 BARİ BUNDAN SONRA KÖSTEK OLMAYIN...
Temmuz 22 KAPATILSA NE OLUR KAPATILMASA NE OLUR?
Temmuz 21 SUÇ KİMDE?
Temmuz 15 KAOSLA YARGI ÖNÜNDE HESAPLAŞMAK
Temmuz 14 ERGENEKON: YENİ BİR ÇIKIŞ YOLU
Temmuz 10 GLADYO'NUN MAHARETİ
Temmuz 07 ERGENEKON'DAN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ
Temmuz 01 MHP'NİN KADERİ
Haziran 30 ANLAMAYANLAR İÇİN BİR DAHA TİRAJ GERÇEĞİ
Haziran 25 HAK YERİNİ BULDU
Haziran 23 BU MUDUR TÜRKİYE'NİN GERÇEK GÜNDEMİ!
Haziran 16 YAFTACI KAFAYLA NEREYE KADAR?
Haziran 12 TERZİ KENDİ SÖKÜĞÜNÜ DİKMEK ZORUNDA
Haziran 10 KRİZ FIRSATA NASIL DÖNÜŞÜR?
Haziran 09 DEREDE BOĞULMAK
Haziran 03 EMPATİ OLMADAN ASLA!
Haziran 02 BU DA SİZE DERS OLSUN!
Mayıs 30 BÖCEK
Mayıs 29 NE İMAMI TANIYORLAR NE ÖĞRETMENİ
Mayıs 27 ŞAŞIRIP KALDINIZ DEĞİL Mİ?
Mayıs 26 TANRILIK KOMPLEKSİ
Mayıs 20 SAYGISIZLIĞIN ASIL SEBEBİ
Mayıs 19 HATA YAPMAK ALIŞKANLIK HALİNE GELİRSE...
Mayıs 15 MEYHANE BASKISI
Mayıs 13 ABESLE İŞTİGAL
Mayıs 12 MAALESEF ACI GERÇEK BU: BİR HAFTA DAYANAMAZSINIZ
Mayıs 08 NE HAKKINIZ VAR?
Mayıs 06 AH BU ÖNYARGI, AH BU ÖNYARGI!
Mayıs 05 MADALYONUN ÖBÜR YÜZÜNE DE BAKMA CESARETİ
Mayıs 01 BUGÜN BİR DAMLA KAN AKARSA
Nisan 29 SAĞCI BÜROKRATLAR NEDEN DAHA KORKAK OLUR?
Nisan 28 MEDYA DİN DÜŞMANI MI?
Nisan 24 TÜKENİŞ
Nisan 22 YAKINDA KAPANMAMIŞ PARTİ KALMAYACAK GALİBA
Nisan 21 BU FOTOĞRAFA DİKKATLİ BAKIN LÜTFEN
Nisan 17 TEKZİPLER NEREDE?
Nisan 14 KESKİN VİRAJLAR
Nisan 08 OKLAHAMA'DAN GÖRÜLEN ACI BİR GERÇEK
Nisan 07 YAYIN YÖNETMENİNE 1 NİSAN ŞAKASI
Nisan 01 KARAR VERİN, HANGİSİ ETİK?
Mart 31 KIRILMA NOKTALARI ÜZERİNE KÜÇÜK NOTLAR
Mart 27 YA VATANDAŞ DEMOKRASİDEN ÜMİDİNİ KESERSE?..
Mart 25 VAHİM SUÇLAMALAR
Mart 24 FAKAT'SIZ DEMOKRASİ Mİ; TAKATSİZ DEMOKRASİ Mİ?
Mart 20 AŞIRI UÇLARA SAVRULANLARIN GÖREMEDİĞİ GERÇEK
Mart 18 YAZIK OLUYOR...
Mart 17 ŞİMDİ TAM SAĞDUYU ZAMANI!
Mart 15 YENİ BİR DEMOKRASİ SINAVI BAŞLADI...
Mart 11 YOUTUBE ÜZERİNDEN İFTİRA KAMPANYALARI
Mart 10 ASKER NEDEN YALNIZLAŞIYOR?
Mart 06 ASKERLE POLEMİK
Mart 03 ÇILGINLIĞIN BU KADARI DA FAZLA!
Şubat 28 DEĞMEZ, İNANIN DEĞMEZ!
Şubat 25 UFUK DARALMASI VE ÖNEMLİ BİR DİRENİŞ
Şubat 19 CUMHURİYET MİTİNGCİLERİNE ÇAĞRI
Şubat 18 MECLİS'E SAYGI LÜTFEN!
Şubat 14 ANLAMA GAYRETİ
Şubat 11 BAŞÖRTÜSÜ MÜ TEHLİKELİ, ÇETELER Mİ?
Şubat 07 ÇARPAR SİZİ BU KİTAP!
Şubat 05 DUY ARTIK BU ÇIĞLIĞI
Şubat 04 PROVOKATÖR MEDYA
Ocak 31 YÜREĞİNİZ YETİYORSA...
Ocak 29 2009'DA DARBE
Ocak 28 ERGENEKON'DAN GERÇEK ÇIKIŞ ANCAK BÖYLE OLUR!
Ocak 22 DÜŞÜN YAKASINDAN BU MİLLETİN
Ocak 21 MÜSAİT BİR YERDE İNECEK VAR!
Ocak 17 HİÇBİR MESELE BÖYLE ÇÖZÜLMEZ
Ocak 15 DIŞ POLİTİKADAKİ DEĞİŞİM ANLAŞILAMAYINCA
Ocak 14 GAZETECİLİK ADINA KRİTİK BİR MUHASEBE
Ocak 10 ANLAMSIZ BİR KISKANÇLIK
Ocak 09 GÜL'ÜN ZİYARETİ İLE NE DEĞİŞİR?
Ocak 08 DOĞRU ZAMANDA DOĞRU BİR ZİYARET
Ocak 07 'KÜRT SORUNU'NUN ÇÖZÜMÜ BU FOTOĞRAFTA!
Ocak 03 TÜRKİYE'Yİ BEKLEYEN EN YAKIN TEHLİKE
Ocak 01 EN İYİSİ SİZ KALIN, BİZ GİDELİM..
Aralık 31 NE ÇETİN SINAVLARLA GEÇTİ...
Aralık 27 ÖNCÜ DOKTORLAR NEREDE?
Aralık 25 DOKTORLARA SİTEM
Aralık 24 KÜRT SORUNUNDA YENİ TEHLİKELER, YENİ UMUTLAR
Aralık 13 BURASI ANADOLU, BURDAN KAÇIŞ YOK
Aralık 10 MEDYADA YENİ BİR DÖNEM
Aralık 06 TOPLU İĞNENİN UCUNDAKİ ÖRTÜ
Aralık 04 ETNİK PARÇALANMA ÜZERİNE KORKUNÇ SENARYOLAR
Aralık 03 GAZETECİ DEDİĞİN, ÖZÜR DİLEMESİNİ BİLECEK
Kasım 26 İLETİŞİMCİLER, LÜTFEN BU OLAYI KAYDEDİN
Kasım 20 İMTİYAZLI SINIF DA NE DEMEK?
Kasım 19 GAZETECİ TÜMGENERALLER
Kasım 15 BİR TÜRKİYE ÜTOPYASI
Kasım 12 CENAZE EVİNDE DÜĞÜN YAPMAK
 


Demirel son sözü söyledi
Yabancı bankaların kredi kazığı
Faturası 7 milyon EURO !
Üçlü istihbarata rağmen baskın gelmiş
Küresel krizin Türkiye'ye faturası
6 komando tugayı, profesyonel oluyor
Ödenek şikayeti ne kadar doğru?
Döviz güne nasıl başladı?
Dağlıca tartışılsa Aktütün’ü yaşamazdık
Çin restoranlarında melamin izleri bulundu
Metin Yıkar
BANA DOLARI SORUYORLAR
2002-2007 arası Dünya ekonomileri için lale devriydi.
Asım Yıldırım
GENELKURMAY 2. BAŞKANI DİYOR Kİ...
Bir yerlerde yanlış yapılıyor ama nerede?
Musa Savaş
CEBIT BİLİŞİM EURASİA FUARINA NASIL GİTMELİ?
Öncelikle biraz fuarın geçmişinden bahsetmek istiyorum.
ahmet-sahin
Ahmed Şahin
ŞEVVAL AYININ HATIRLATTIKLARI
Ramazan'dan sonra gelen Şevval ayı, bir kısım dinî olayların yaşandığı özel ve güzel bir aydır.
ali-bayramoglu
Ali Bayramoğlu
SARIKAMIŞ'TAN AKTÜTÜN'E…
Bir yazıda şehitlerin, hayatını kaybetmiş genç askerlerin önünde saygıyla ancak bu kadar eğilinir…
bulent-korucu
Bülent Korucu
PARA YOK, CAN VERELİM
Aktütün Karakolu'na yapılan saldırı yüreğimize ateş düşürdü.
cengiz-candar
Cengiz Çandar
BANA 'YENİ BİR ŞEY' SÖYLEYİN
Aktütün, Türkiye'nin "terörle mücadelesi"nde bir "dönüm noktası" olabilecek mi?
ekrem-dumanli
Ekrem Dumanlı
ASIL TUZAK BUDUR
Acımız büyük. 15 vatan evladı şehit edilmiş; nasıl yas tutmayasın.
fehmi-koru
Fehmi Koru
İŞİMİZ KOLAY DEĞİL
Demokrasiler zorlansalar da krizlere karşı tedbir alırlar.
mahir-kaynak
Mahir Kaynak
FARKLI BİR MODEL
Aktütün Karakolu’na yapılan menfur saldırı ve uğradığımız kayıpları değerlendirirken atıfta bulunduğumuz aktörlerin hepsi yerel.
mehmet-barlas
Mehmet Barlas
SATHI MÜDAFAA
Hedef alınan bir karakol değil ülkenin bütünlüğüdür
hasan-cemal
Hasan Cemal
YAZIK, TÜRKİYE’NİN MORALİ YİNE BOZULMAYA BAŞLADI!
Bilgisayarın başına oturuyorum. Omuzlarımda sanki bin ton yük.