EN SON HABER: (00:01) İşte mahkeme raportörünün görü...     EURO: 1,9390 - 1,9410    DOLAR: 1,2540 - 1,2550
 

DOĞRU OLAN KAZANDI



Türkiye ile ABD arasında var olan sorunların giderildiği mesajını vermek için bile bu zahmete katılmaya değerdi

WASHINGTON

Ama Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Beyaz Saray'da ABD Başkanı George W. Bush ile buluşmasının çok daha önemli bir anlamı var. O anlam şu: ABD Türkiye'nin tezlerinin doğru olduğunu kabul ediyor...

Bugüne kadar Türkiye'den Washington'a pek çok cumhurbaşkanı gitti. 12 Eylül darbesinin lideri Kenan Evren'in, sözgelimi, Çankaya Köşkü'nden ayrılmadan hemen önce (1989) uğradığı başkentti Washington... Dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter'a, CIA'deki gece nöbetçisinin, “Bizim çocuklar Türkiye'de darbe yaptı” diye duyurulduğu darbenin lideri oydu; ABD Evren'i en üst düzey resmi törenlerle karşıladı. Beyaz Saray'ın bahçesinde yapılan karşılama töreninde 21 pare top atıldı. İkili görüşmelerle yetinilmedi, aynı gece Beyaz Saray'da smokinli bir de davet verildi Evren'le gelen Türk heyetine...

1991 Körfez Savaşı'nda Genelkurmay Başkanı Org. Necip Torumtay'ın görevinden istifa etmesini getirecek kadar Washington-yanlısı bir çizgi izlemişti Türkiye; bir yıl sonra Cumhurbaşkanı Turgut Özal Washington'a davet edildiğinde, dönemin ABD başkanı George Bush (baba) konuğunu Camp David'te ağırladı. İkili Beyaz Saray'da uzun bir görüşme yaptıktan sonra gazetecilerin karşısına çıkıp ortak bir basın toplantısı da düzenlediler.

Abdullah Gül ABD-destekli bir darbenin lideri değil... Dahası da var: ABD'nin İkinci Körfez çıkarmasına Türkiye'nin de topraklarını tahsis ederek destek vermesi talebini geri püskürten '1 Mart tezkeresi' sürecinde, Abdullah Gül başbakanlık koltuğunda oturuyordu. Bir eski Amerikan büyükelçisinin, “Bundan sonra Türkiye'yi yönetenler Beyaz Saray'ı aramaları gerektiğinde sekreteri aşamazlar” sözleriyle kast ettiği kişiydi o...

Böyle olduğu halde, şimdi 'cumhurbaşkanı' sıfatıyla Beyaz Saray'ı ziyaret ediyor ve reddedildiği için müthiş öfkelendiği ve Türkiye'ye mutlaka ceza verilmesi istediği bilinen George W. Bush tarafından olağanüstü samimi bir tavırla karşılanıyor. Beyaz Saray'a girişinden uzatmalı öğle yemeği sonrasına kadar geçen süre içerisinde, iki tarafın heyet başkanları, özellikle de Bush, bundan böyle gözlerini ileriye diktikleri mesajını en açık biçimde ifade ettiler.

Günlerden beri bir çevre ısrarla “Gül'ün gezisinin zamanlaması yanlış” tezini ısrarla işledi. Neymiş? Bush gidiciymiş... Neymiş? Beyaz Saray'ın bundan sonraki başkanı muhtemelen Demokrat bir politikacı olacakmış... Neymiş? Bush ile Gül'ün Beyaz Saray görüşmesinin hemen ertesi günü ABD Başkanı Ortadoğu'yu ziyaret edecekmiş, buluşma o zaman Türkiye'de olmalıymış... Neymiş?

Bu gerekçelerin hiçbirinin ufacık bir kıymet-i harbiyesi yok. Bush'un gidiciliği, ya da yeni başkanın farklı partiden olma ihtimali elbette birer veri; ancak 'devlette devamlılık esastır' ilkesi ABD'de de geçerli. Türkiye Ortadoğu sorunlarının bir parçası değil, o sebeple Bush'un bölgeye yapacağı gezi sırasında Türkiye'ye uğraması hiç doğru olmazdı. Kaldı ki, Bush'un Ortadoğu gezisi öncesinde Abdullah Gül'le görüşmek istemesi, geçmişte kulak asmadığı için pişmanlık duyduğu Türkiye'nin tezlerini bu defa dinleme ihtiyacıyla ilgili; ABD Başkanı yola çıkmadan önce Türkiye Cumhurbaşkanının ne diyeceğini öğrenmek istiyor...

Abdullah Gül ve Türkiye için bu geziyi önemli kılan da olayın bu yönü zaten. 1 Mart 2003 tarihi sonrasında 'kibre' kapılan Amerikan yönetimi, iradesi önünde durduğu için Türkiye'yi cezalandırmaktan söz ediyor ve tezkerenin reddinden Abdullah Gül'ü sorumlu tuttuğunu belli ediyordu; aynı yönetim hâlâ işbaşında ve 'cumhurbaşkanı' sıfatıyla Washington'a gelen Abdullah Gül'ün şahsında Türkiye'yi mutlu etmek için herkes seferber...

12 Eylül'cü Kenan Evren'e ve ilk Körfez Savaşı sonrasında Turgut Özal'a yaptıkları türden en üst düzey kabulü Abdullah Gül'e yapsalardı, esas o zaman, “Ne oluyoruz?” diye sormamız gerekirdi.

Dün, Washington'da, hep doğruları savunan, savunduğu doğrular için gerektiğinde risk üstlenmekten çekinmeyen, yanlışlığı tescilli muhataplarına bu durumu hissetirme tenezzülü göstermeyen, çağdaş bir ülkenin demokratik usullerle seçilmiş mağrur bir temsilcisi vardı.


09.Ocak.2008 08:00:16
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 15 BİRAZ DA SEVİNELİM
Mayıs 14 YARGILAMA SÜRECİ UZAR MI?
Mayıs 13 KIBRIS'TA ÇÖZÜM HEM YAKIN, HEM UZAK
Mayıs 10 ORG.BÜYÜKANIT 'YANLIŞ' DEDİ,AMA...
Mayıs 09 HEM CAHİL HEM DE BAĞNAZ OLUNCA...
Mayıs 08 SESSİZLİK ÜRKÜTÜCÜ
Mayıs 07 YAPAN YANLIŞ YAPIYOR
Mayıs 06 VİCDANIN SESİ YETMEZ
Mayıs 03 ABDÜLLATİF ŞENER OLAYI
Nisan 30 BÖLGEDE SULAR ISINIYOR
Nisan 29 BAŞBAKAN ERDOĞAN'DAN BEKLENEN
Nisan 26 ELLERİMİZ HAVADA
Nisan 25 SPORA DA BULAŞTIRDILAR
Nisan 24 CHP'YE UYGUN BİR TÜRKİYE TABLOSU
Nisan 23 “EGEMENLİK ELİTLERİNDİR, İTİRAZ EDİLİRSE TÜRKİYE'Yİ İMHA EDERİZ”
Nisan 13 ÜZÜNTÜ VE SEVİNÇ BİR ARADA
Nisan 12 KAPATILACAK... KAPATILMAYACAK... KAPATILACAK...
Nisan 06 SON GÜLEN
Nisan 05 DEMOKRAT, MÜSAMAHALI VE SEVECEN...
Nisan 04 TERCİH AK PARTİ YÖNETİMİNİN
Nisan 02 BIKMADAN, USANMADAN...
Mart 29 AT PAZARLIĞI (MI?)
Mart 28 HEPİMİZİN MURADI BİR, AMA…
Mart 26 ÇAĞRIYI ANLAMLI KILMANIN YOLU
Mart 23 YANLIŞ YANLIŞ İÇİNDE
Mart 22 ÇATIŞMANIN TARAFLARINI DOĞRU KONUŞLANDIRALIM
Mart 20 SİZ Mİ YANSIZ VE TARAFSIZSINIZ?
Mart 19 GÜNAH ARAYANLAR İÇİN...
Mart 15 BU DA OLDU YA…
Mart 14 AKREDİTASYON VE GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
Mart 13 SEVİNÇLERİ KURSAKLARINDA KALACAK... KALMALI DA...
Mart 12 TARTIŞIYORUZ, AMA NASIL TARTIŞIYORUZ?
Mart 07 HERKES YERİNİ BİLİRSE...
Mart 06 BU MUHTIRAYA DA “HAYIR” DEMEK LÂZIM
Mart 05 NE KADAR SEVİNSEK AZ
Mart 04 BAŞÖRTÜSÜ BAKIN NEYİ GİZLİYORMUŞ
Mart 02 KANUN BİR ÇALGI ALETİ DEĞİLSE
Mart 01 BİR DE NE OLDUĞUNU ANLASAK
Şubat 27 HUKUK VE KANUN BİR TARAFA, BORUSU ÖTENLER BİR TARAFA
Şubat 26 İTİRAZCILAR DA KABUL EDİYOR: YASAK KALKTI
Şubat 23 OPERASYON VE RİSKLER
Şubat 22 YARGITAY BAŞKANI'NA SORULDU DA NE OLDU?
Şubat 21 İŞİN DOĞRUSU
Şubat 20 ÖZGÜRLÜKÇÜ KÖKLERE DÖNÜŞ...
Şubat 19 SONUNA KADAR GİDİLECEKSE...
Şubat 15 SORUMLULUK MHP'NİN OLUR
Şubat 12 BAŞI DİK VE ONURLA
Şubat 10 KENDİLERİNE YAZIK
Şubat 09 DÖNMEYELİM TAMAM DA, HANGİ ORTAÇAĞ'A DÖNMEYELİM?
Şubat 03 LAİKLİK DİYE DİYE LAİKLİK TEPELENDİ
Şubat 02 CUMHURİYET'İN KURULUŞ FELSEFESİ
Şubat 01 TÜRKİYE'NİN ÖNÜ AÇIK
Ocak 30 ROLLER DEĞİŞMELİ
Ocak 29 HACİR ALTINDA BİR BİLİM ADAMI
Ocak 27 AMERİKA DA ÜZERLERİNİ ÇİZMİŞ OLABİLİR Mİ?
Ocak 26 O KÜÇÜCÜK KUŞKU KAPISI
Ocak 25 BİZİM DEVLET HİÇ KISKANÇ DEĞİL
Ocak 24 SONU İYİ GELSİN
Ocak 19 BİR YIL UZUN BİR SÜRE
Ocak 18 TÜRBAN SORUNU VE CHP
Ocak 17 BUNDAN SONRASI ÇIKMAZ SOKAK
Ocak 16 YASAK YOK Kİ KALDIRILSIN...
Ocak 15 BİR SEBEBİ OLMALI, AMA NE?
Ocak 13 ABDULLAH GÜL'ÜN ÖZELİ
Ocak 12 BEYİNLER BİZE GELSİN
Ocak 11 SİYASİ ÇÖZÜM MÜ, O DA NE?
Ocak 10 ABD'NİN FİYAKASI BOZULABİLİR
Ocak 09 DOĞRU OLAN KAZANDI
Ocak 05 BAŞBAKANIN ELİNDEKİ ANKET
Ocak 03 2008: HÜKÜMETİN DEMOKRASİ SINAVI
Ocak 01 ESKİ DEFTERİ KAPATIRKEN...
Aralık 30 PAKİSTAN BİZE BENZEMEZ
Aralık 29 BİR SUİKAST VE BİR DİZİ SENARYO
Aralık 26 İŞTE BU OLMADI !
Aralık 25 SORULAR VE CEVAPLAR
Aralık 18 GÜÇ VE HAKLILIK
Aralık 16 FAZIL SAY'IN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Aralık 15 SOKUŞTURMA DEĞİL, GALİBA KAKIŞTIRMA
Aralık 14 BUGÜNÜN TERÖR TABLOSU
Aralık 12 BİR GÜZEL ATLI DAHA...
Aralık 11 STATÜKOCU MUHALEFET
Aralık 08 DEVLETİN ZAAFI, REJİMİN SELÂMETİ
Aralık 07 TÜRBAN, İSMET BERKAN VE SEDAT ERGİN
Aralık 04 ANKETLER YALAN SÖYLER Mİ?
Aralık 02 SAHİCİ SİYASET ZOR DEĞİL
Kasım 30 İNGİLTERE'DE NASIL BAŞARILDI?
Kasım 29 AĞIZDAKİ BAKLAYI ÇIKARIYORUM
Kasım 27 PARİS'TE İZMİR'İ PAZARLAMAK
Kasım 23 ABD KALICI MI, YOKSA GİDİYOR MU?
Kasım 21 İKİ ŞIKLI SORU
Kasım 20 ASKERLER DE KONUŞUR
Kasım 18 BÖLMEYE KALKANLAR BİZİ GÜÇLENDİRİYOR
Kasım 17 UMUTLU BEKLEYİŞ
Kasım 16 CEZANIN BÜYÜĞÜ
Kasım 13 YANLIŞTA ISRAR
Kasım 07 TEEMMÜL BEKLEYEN BİR SORU
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Böyle memur görülmedi!
Erdoğan seçilir, Gül Kalır
Tesettüre girmedim ama...
Bu kadarına da pes artık!
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, gündeme bomba gibi düştü.
Mehmet Altan
KRİPTO ŞİFRELERİ
Kripto, Fransızca bir kelime...
Şamil Tayyar
YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Önceki gün AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım.
Tamer Korkmaz
DEVRİMCİ GENÇLERE BOMBA ATTIRANLAR
Deniz Gezmiş idamı hak edecek bir suç işlememiş olabilir ama Gezmiş bir milli kahraman da değildir.