|
ALEVİ SORUNUNU KİM ÇÖZECEK? 
Evet, "Alevi sorunu kim çözecek?"
Bu soruyu, Ak Parti'nin Alevi kökenli ve bugünkü "Alevi iftarı"nı organize eden milletvekili Reha Çamuroğlu soruyor. Hemen ilave ediyor: "Alman hükümeti mi?" İnce bir ironi var tabii ki bu sözde? Kimi Alevi gruplar Alman hükümeti ile iş tutuyor, ama kendi hükümetinin başlattığı çözüm sürecini "aforoz" ediyor. Evet, aforoz! Dedeler toplanıp "Alevi iftarı" nı düzenleyenleri "düşkün" ilan edecekmiş.
Reha Çamuroğlu'nu Alevilikten ihraç edecekler! Ne yaptı bu adam? Milletvekili seçildiği partinin hükümetine "Biz Alevilerin sorunu var, bunları çözmek için bir adım atsak!" dedi. Hepsi bu. Alevilerin sorunları yok muydu? Vardı? Bu sorunları gündeme getirmek için yedi düvelin kapısı çalınmıyor muydu? Çalınıyordu. AB raporlarına "azınlık" statüsü talebi girsin diye uğraşıp bunu başaran Alevi vatandaşlar yok muydu? Evet vardı. O halde? AB Komisyonları gelip Türkiye'yi tanzim mi edeceklerdi? AB Komisyonları bile sorunu Türkiye hükümeti ile çözmeyecekler miydi? Türkiye'de hükümetini sandıktan başka kim belirleyecekti? Sandık Ak Parti hükümetini çıkarmamış mıydı? Peki o halde, Ak Parti çözmesin ama kim çözsün? Cevap yok. Ya da cevap şu: Çözümsüz kalsın! Çözümsüz kalsın, kimileri çözümsüzlüğün rantını devşirsin. Reha Çamuroğlu, işin enini - boyunu anlatmış Taraf'tan Cafer Solgun'a: Bakın neler diyor: -Türkiye'de bir şey var. Dövüş var derseniz bin kişi koşuyor, "Gelin barışalım" derseniz, dövüşte duymadıkları endişeyi "Acaba başıma bir şey mi gelir?" diyerek barışta duyuyorlar. -Alevilikte toplu iftar yokmuş. Stadyumda bin kişi ile semah yapmak Alevi geleneğinde nerede görülmüştür? Arkadaşlar işlerine gelince yenilikçi, işlerine gelince gelenekçi oluyorlar. -Aleviler'in yüzde 99'u "Bir şey yapmayın, biz böyle iyiyiz" diyorlarsa bizim onlara rağmen bir şey yapmamız söz konusu olamaz. Ama o zaman da "Taleplerimiz var" sözü havada kalır. -Aslında diyalogdan kaçıyorlar. Bazı örgütler, bir inancın sivil toplum örgütünden çok, siyasi - ideolojik örgüttür. Ak Parti ağzıyla kuş tutsa böylelerini memnun edemez. Bunların yaptığı "Alevicilik"tir. Bizim problemimiz "Aleviciler"le. Aleviliği post-modern bir ideoloji haline getirmek, bunu etnik bir kimlik inşasında kullanmak isteyenlerle. -Ak parti ile diyalog kurmayız, sadece dövüşürüz", diyorlar. Taleplerine cevap verildiğini gördükleri anda yeni talepler ileri sürüyorlar. Mesela "Hükümet, Türkiye Cumhuriyeti, özür dilesin" diyorlar. -Diğer hükümetler çok iyi yaptılar da, bu sorun bu hükümet zamanında mı ortaya çıktı? Mesela tek parti zamanında güllük - gülistanlık yaşıyorlardı, Cem evleri serbestti, dedelerin hiçbir sorunu yoktu, bunlar Ak Parti döneminde mi ortaya çıktı? Eğer böyle ise diyecek bir şey yok -1940'ta bir binaya Cem evi tabelası asılsaydı ne olurdu acaba? Kurşuna mı dizerlerdi, meydanda asarlar mıydı? -İkiyüzlülüğe yer yok bu işte. Bir taraftan darbe çağrısı yapacaksınız seçimden önce... Bir taraftan totaliter olacaksınız, sahte kahramanlar yaratacaksınız, bir taraftan demokratlığı kimseye bırakmayacaksınız. -Bir taraftan laikiz diyeceksiniz, ama işinize geldiğinde de bütün dinsel ögeleri kullanacaksınız. -Alevi sorununu Kürt sorusunu çözmemiş bir Türkiye düşünemiyorum. Ak Parti'nin bu sorunları demokrasi içinde çözebileceğine inanıyorum. Bunu da tek umut olarak görüyorum. Ak Parti Türkiye'nin çimentosudur. Şanstır. Ak Parti çözemezse bilmiyorum ne zaman, nasıl, ne şekilde çözülür? Onu da düşünmek istemiyorum." (Reha Çamuroğlu'nun görüşleri için bkz., Taraf, 10 ocak 2008) Reha Çamuroğlu çok haklı sorular soruyor, tahliller yapıyor. Bence Alevi camiası bir aklı selim sınavı veriyor. Bu yolu, yine kendi içlerinden birisi açtı. Onu "Düşkün" ilan edip, "Hızır Paşa" rolüne layık görmek, çok kötü bir dışlayıcılıktır. Dün bu yolda yapılan iş gerçek bir skandaldır. "Asimilasyon", "Sünnileşme" vs. sadece bağcı dövme bahaneleri olarak bir kıymet ifade eder, başka değil. Aleviliği ateizme monte etme çabaları ise bizatihi Aleviliğe ihanetten başka bir şey olamaz. 11.Ocak.2008 08:11:36 |
|
|