EN SON HABER: (07:43) SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇE...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

ABDULLAH GÜL'ÜN ÖZELİ



Burada sohbetin hafif konulara değgin bölümünü sunuyorum.


“Güzel otellerde kalıyoruz, ama hiçbir özelliğinden yararlanamadan; lobisinde oturamıyorum, doğru dürüst uyuyamıyorum bile” şikâyetinde bulunan bir cumhurbaşkanı ile yorucu bir seyahatten dönerken ne konuşulur?

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le, gezisini izleyen sekiz gazeteci olarak son kez biraraya geldiğimizde, önce 'siyaset-dışı' konuşmayı kararlaştırdık; ancak bir ömür boyu siyaset izleyen gazeteciler olarak, lâfa yine güncel konularla başladık. Cumhurbaşkanı Gül'ün siyasi sorularımıza verdiği cevapları haber sayfalarında bulacaksınız.

Burada sohbetin hafif konulara değgin bölümünü sunuyorum.

New York'taki son akşam programı özeldi Cumhurbaşkanı Gül'ün; kimlerle nereye gittiğini merak etmemiz doğaldı: “Öyle çok özel bir yere gitmedik. Ben ve eşim, bakan arkadaşlarım ve eşleri vardı. Yürüyerek, ceketsiz ve kazakla dışarı çıktım; ama biz çıktıktan hemen sonra yağmur başladı. Yürüyerek gidemedik. Öyle çok havalı bir yer değildi gittiğimiz restoran.”

Son 5 yılda dışişleri bakanlığı, başbakanlık yaptı, şimdi de Cumhurbaşkanı... İş yoğunluğu açısından en ağır görev hangisiydi acaba: “Yorgunluk açısından aslında aralarında bir fark yok. Dışişleri bakanıyken arkadaşlara bazı dış geziler öncesinde 'Bari bu sefer daha rahat bir program yapın' diyordum; önce nispeten rahat bir program yapılıyordu, sonra bırakılan bütün boşlukları yeniden işle dolduruyorduk. Bu gezide de böyle oldu. Bir tek son gece otel yerine dışarıda yemek yedik. Cumhurbaşkanlığı döneminde en çok kaçırdığım şey yürüyüşler oluyor. Dışişleri bakanıyken –belki son 1 yıl hariç– düzenli yürüyüşler yapabiliyorduk. İşimiz gece yarısına doğru bitse bile, spor kıyafetlerimizi giyip, arkadaşlarla 1 saat kadar yürüyorduk. Şimdiyse bazen bantta saatte 5-6 km hızla, 1 saat kadar yürüyorum.

“Yurtdışında da arkadaşlarla uygun zamanlarda tempolu yürüyüşler yapardık. Hatta bir kez Brüksel'de, Belçikalı koruma polisleri görevleri gereği yanımızda yürüyorlardı. Herhalde alışık değillerdi ki, biri pat diye düştü. Bir keresinde de Napoli'de yürürken bir İtalyan koruma polisi düştü, kaldı. Bu gezide yürüyüşe fırsat bulamadık.”

Cumhurbaşkanı Gül'ün günlük programı çok yoğun. Acaba ne kadar uyuyor, ne zaman uyanıyor, diyet yapıyor mu: “Genellikle çok geç yatıyorum; 02.00'yi filan buluyor uyumam. Ama 24.00'ten önce yatabilirsem, uykumu çok iyi almış olarak sabahları çok erken kalkarım. 6 saat civarında uyku yetiyor bana. Özel bir diyet de uygulamıyorum; sadece yediğime dikkat ediyorum. Kilom aynı. Birkaç günlük farklar oluyor, o kadar.”

Cumhurbaşkanlığı öncesi, siyasetçi kimliği etkiliyken, halkla çok yakın temas halindeydi Abdullah Gül; halkla eskisi gibi yakın olmayı özlüyor mu acaba: “Bu kadar yıl halkla haşır neşir olunca insan çok istiyor halkla teması tabii... Ancak protokol, bulunduğunuz yerin şartları ister istemez etkiliyor. Bazen medyaya haber vermeden dışarı çıkma fırsatı buluyorum, sivil arabayla... Geçenlerde bir ev ziyaretine gittik. Sessizce girelim dedik; meğerse kapıda taksi durağı varmış. Gördüler, çıkışta uğrarım dedim. Öyle de yaptım. Hem 'taksi duraklarında çok güzel çay demlenir' derler...”

Son günlerde gazetelere Çankaya Köşkü'nde beşbin şişelik bir şarap mahzeni olduğu, yıllarca kullanılmadığı için yarıdan fazlasının bozulduğu haberi ulaşmıştı. Cumhurbaşkanı Gül, Çankaya'da bir şarap mahzeni bulunduğundan da, bozulan şaraplardan da haberdar değildi. “Uzman arkadaşlar, görevliler ilgileniyordur” dedi bu konu kendisine sorulduğunda...

Çankaya halka açık bir makam; halkla irtibatı sağlayan da yollanan talepler, verilen dilekçeler... Bir ekip gelen her başvuruyu takip edip inceliyormuş. Dilekçe gönderen olumlu-olumsuz mutlaka cevabını alıyormuş. Şimdiye kadar yolsuzluk ihbarı gelmemiş Çankaya'ya; gelirse onlarla da ilgilenecek bir yapılanma varmış. “Devlet Denetleme Kurulu bugüne kadar nasıl kullanıldıysa, nasıl kullanılması gerekiyorsa aktif olarak kullanılacaktır” dedi Cumhurbaşkanı Gül.

Abdullah Gül sigara-içki içmiyor; “Gençliğimde tek tük içtiğim oldu, ama hiç tiryaki olmadım” diyor sigara için. “Üniversite yıllarımda yakın arkadaşlarım o kadar çok sigara içiyorlardı ki, herhalde ben de içmiş kadar zarar görmüşümdür.” Sigara yasağının yaygınlaşmasını destekliyor: “Çok iyi oldu o yasa. İstanbul'daki vapur iskelelerini, vapurları hatırlayın; herkes dumanaltı olurdu. Hele o ikinci sınıf salonu. Uçaklarda, otobüslerde sigara içilirdi. Düşünün, adam önde fosur fosur sigara içiyor, arkada çocuklu kadın var. Şimdi düşününce ne kadar ters geliyor insana.”

TV'de dizi izlemeye vakit ve fırsat bulamıyor Cumhurbaşkanı Gül, o açığı eşi kapatıyor. Ardından hemen ekliyor: “Eşimin bütün gün TV başında oturduğunu sanmayın sakın; benden çok kitap okuyor. Anı kitapları, romanlar... Başucunda her zaman 4-5 kitap vardır. Bazen 'Çok okuyorsun' diye takılırım.”

Yoğun programlı ve yorucu bir ABD gezisinden dönerken Cumhurbaşkanı Gül'le yaptığımız, özel hayatına ilişkin sohbetin ana hatları bunlardı.


13.Ocak.2008 10:34:13
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 15 BİRAZ DA SEVİNELİM
Mayıs 14 YARGILAMA SÜRECİ UZAR MI?
Mayıs 13 KIBRIS'TA ÇÖZÜM HEM YAKIN, HEM UZAK
Mayıs 10 ORG.BÜYÜKANIT 'YANLIŞ' DEDİ,AMA...
Mayıs 09 HEM CAHİL HEM DE BAĞNAZ OLUNCA...
Mayıs 08 SESSİZLİK ÜRKÜTÜCÜ
Mayıs 07 YAPAN YANLIŞ YAPIYOR
Mayıs 06 VİCDANIN SESİ YETMEZ
Mayıs 03 ABDÜLLATİF ŞENER OLAYI
Nisan 30 BÖLGEDE SULAR ISINIYOR
Nisan 29 BAŞBAKAN ERDOĞAN'DAN BEKLENEN
Nisan 26 ELLERİMİZ HAVADA
Nisan 25 SPORA DA BULAŞTIRDILAR
Nisan 24 CHP'YE UYGUN BİR TÜRKİYE TABLOSU
Nisan 23 “EGEMENLİK ELİTLERİNDİR, İTİRAZ EDİLİRSE TÜRKİYE'Yİ İMHA EDERİZ”
Nisan 13 ÜZÜNTÜ VE SEVİNÇ BİR ARADA
Nisan 12 KAPATILACAK... KAPATILMAYACAK... KAPATILACAK...
Nisan 06 SON GÜLEN
Nisan 05 DEMOKRAT, MÜSAMAHALI VE SEVECEN...
Nisan 04 TERCİH AK PARTİ YÖNETİMİNİN
Nisan 02 BIKMADAN, USANMADAN...
Mart 29 AT PAZARLIĞI (MI?)
Mart 28 HEPİMİZİN MURADI BİR, AMA…
Mart 26 ÇAĞRIYI ANLAMLI KILMANIN YOLU
Mart 23 YANLIŞ YANLIŞ İÇİNDE
Mart 22 ÇATIŞMANIN TARAFLARINI DOĞRU KONUŞLANDIRALIM
Mart 20 SİZ Mİ YANSIZ VE TARAFSIZSINIZ?
Mart 19 GÜNAH ARAYANLAR İÇİN...
Mart 15 BU DA OLDU YA…
Mart 14 AKREDİTASYON VE GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
Mart 13 SEVİNÇLERİ KURSAKLARINDA KALACAK... KALMALI DA...
Mart 12 TARTIŞIYORUZ, AMA NASIL TARTIŞIYORUZ?
Mart 07 HERKES YERİNİ BİLİRSE...
Mart 06 BU MUHTIRAYA DA “HAYIR” DEMEK LÂZIM
Mart 05 NE KADAR SEVİNSEK AZ
Mart 04 BAŞÖRTÜSÜ BAKIN NEYİ GİZLİYORMUŞ
Mart 02 KANUN BİR ÇALGI ALETİ DEĞİLSE
Mart 01 BİR DE NE OLDUĞUNU ANLASAK
Şubat 27 HUKUK VE KANUN BİR TARAFA, BORUSU ÖTENLER BİR TARAFA
Şubat 26 İTİRAZCILAR DA KABUL EDİYOR: YASAK KALKTI
Şubat 23 OPERASYON VE RİSKLER
Şubat 22 YARGITAY BAŞKANI'NA SORULDU DA NE OLDU?
Şubat 21 İŞİN DOĞRUSU
Şubat 20 ÖZGÜRLÜKÇÜ KÖKLERE DÖNÜŞ...
Şubat 19 SONUNA KADAR GİDİLECEKSE...
Şubat 15 SORUMLULUK MHP'NİN OLUR
Şubat 12 BAŞI DİK VE ONURLA
Şubat 10 KENDİLERİNE YAZIK
Şubat 09 DÖNMEYELİM TAMAM DA, HANGİ ORTAÇAĞ'A DÖNMEYELİM?
Şubat 03 LAİKLİK DİYE DİYE LAİKLİK TEPELENDİ
Şubat 02 CUMHURİYET'İN KURULUŞ FELSEFESİ
Şubat 01 TÜRKİYE'NİN ÖNÜ AÇIK
Ocak 30 ROLLER DEĞİŞMELİ
Ocak 29 HACİR ALTINDA BİR BİLİM ADAMI
Ocak 27 AMERİKA DA ÜZERLERİNİ ÇİZMİŞ OLABİLİR Mİ?
Ocak 26 O KÜÇÜCÜK KUŞKU KAPISI
Ocak 25 BİZİM DEVLET HİÇ KISKANÇ DEĞİL
Ocak 24 SONU İYİ GELSİN
Ocak 19 BİR YIL UZUN BİR SÜRE
Ocak 18 TÜRBAN SORUNU VE CHP
Ocak 17 BUNDAN SONRASI ÇIKMAZ SOKAK
Ocak 16 YASAK YOK Kİ KALDIRILSIN...
Ocak 15 BİR SEBEBİ OLMALI, AMA NE?
Ocak 13 ABDULLAH GÜL'ÜN ÖZELİ
Ocak 12 BEYİNLER BİZE GELSİN
Ocak 11 SİYASİ ÇÖZÜM MÜ, O DA NE?
Ocak 10 ABD'NİN FİYAKASI BOZULABİLİR
Ocak 09 DOĞRU OLAN KAZANDI
Ocak 05 BAŞBAKANIN ELİNDEKİ ANKET
Ocak 03 2008: HÜKÜMETİN DEMOKRASİ SINAVI
Ocak 01 ESKİ DEFTERİ KAPATIRKEN...
Aralık 30 PAKİSTAN BİZE BENZEMEZ
Aralık 29 BİR SUİKAST VE BİR DİZİ SENARYO
Aralık 26 İŞTE BU OLMADI !
Aralık 25 SORULAR VE CEVAPLAR
Aralık 18 GÜÇ VE HAKLILIK
Aralık 16 FAZIL SAY'IN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Aralık 15 SOKUŞTURMA DEĞİL, GALİBA KAKIŞTIRMA
Aralık 14 BUGÜNÜN TERÖR TABLOSU
Aralık 12 BİR GÜZEL ATLI DAHA...
Aralık 11 STATÜKOCU MUHALEFET
Aralık 08 DEVLETİN ZAAFI, REJİMİN SELÂMETİ
Aralık 07 TÜRBAN, İSMET BERKAN VE SEDAT ERGİN
Aralık 04 ANKETLER YALAN SÖYLER Mİ?
Aralık 02 SAHİCİ SİYASET ZOR DEĞİL
Kasım 30 İNGİLTERE'DE NASIL BAŞARILDI?
Kasım 29 AĞIZDAKİ BAKLAYI ÇIKARIYORUM
Kasım 27 PARİS'TE İZMİR'İ PAZARLAMAK
Kasım 23 ABD KALICI MI, YOKSA GİDİYOR MU?
Kasım 21 İKİ ŞIKLI SORU
Kasım 20 ASKERLER DE KONUŞUR
Kasım 18 BÖLMEYE KALKANLAR BİZİ GÜÇLENDİRİYOR
Kasım 17 UMUTLU BEKLEYİŞ
Kasım 16 CEZANIN BÜYÜĞÜ
Kasım 13 YANLIŞTA ISRAR
Kasım 07 TEEMMÜL BEKLEYEN BİR SORU
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Rektörlerin aylık geliri devlet sırrı gibi
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Tesettüre girmedim ama...
Bu kadarına da pes artık!
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Yakın zamanda iki monarkı ağırladık.