|
TOPLAMA ÇIKARMA İLE BU PROBLEM ÇÖZÜLMEZ 
Hürriyet’ten Ertuğrul Özkök Türkiye’de “dindarlara baskı yapılmamıştır” tezini destekleyen(!) bir liste yayınladı.
(Listede Menderes, Demirel, Erbakan, Çiller Yılmaz, Özal Erdoğan, Gül Ecevit …var) Milli Şef İnönü’nün 13 yıllık Cumhuriyet tarihinin en uzun iktidar dönemi listede yok.
85 yıl boyunca Türkiye’yi yöneten Başbakanları alt alta yazan Özkök, işte liste söyleyin Allah aşkına bu iktidarlar “laikçi ceberut sol Kemalist iktidarlar mı ?” diye soruyor.
Hayır değil.
Peki bu cevap bize “dindarlara baskı yapılmamıştır” tezini doğrulatır mı?
Hayır.
Meseleyi somutlaştıralım;
Özkök’ün listesinin yanına bazı notlar düşüyorum.
Süleyman Demirel: Toplam 10 yıl 10 ay.
Demirel’e 10 yıl siyasi yasak getirildi. 12 Mart 1971’de muhtıra yedi. 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle gitti.
Adnan Menderes: 1950-1960 yılları arasında 5 ayrı hükümette toplam 10 yıl 5 gün süreyle kesintisiz başbakanlık yaptı.
27 Mayıs 1960 ve 7 Eylül 1961 yılları arasında hapis yattı. 10 yıllık iktidarını canıyla ödedi.
Turgut Özal: 12 Eylül’den sonra cumhurbaşkanı seçilene kadar 2 ayrı hükümet kurup kesintisiz ve toplam olarak 5 yıl 11 ay süre başbakanlık yaptı.
Ölümü üzerine yazılan senaryolar arasında suikast iddiaları yer alıyor
Tayyip Erdoğan: 5 yıl 10 ay...
Şiir okuduğu için hapis yattı. E-muhtırayla iktidarına son verilmek istendi.
Bülent Ecevit: Değişik zaman dilimlerinde toplam olarak 5 yıl 7 ay süreyle başbakanlık yaptı.
10 yıl siyasi yasak getirildi. 12 Mart 1971’de muhtıra yedi. 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle gitti.
Tansu Çiller: 2 yıl 9 ay. 28 Şubat’ı yaşadı, Erbakan’la birlikte gitti.
Necmettin Erbakan: 1 yıl 2 gün.
28 Şubat’la iktidardan indirildi. 5 yıl siyasi yasak getirildi.
Şimdi Ertuğrul Özkök kalkmış şöyle diyor; “Ülkeyi sağ iktidarlar yönetti dindarlara baskı olmamıştır”
Kendisini baskıdan kurtarmakta aciz iktidarların dindarlara yapılan baskıyı engelleyebileceğini söylemek en basit ifadeyle “safdilliktir.”
Özkök elde kağıt kalem matematik hesabı yapıyor. Oysa “problem” dine,
dini kurumlara ve dindarlara bakış ile ilgili.
Türkiye’de belli bir kesimin dindarlara bakış açısı aşağılayıcı, ötekileştirici ve öç alıcı.
İşte çok çarpıcı bir örnek:
Özkök’ün listesinde ilginç(!) şekilde yer almayan “Milli Şef” İnönü’nün mirasçısı CHP lideri Deniz Baykal, geçen Pazar, CHP “Politika Okulu’nun”
açış konuşmasını yaptı. Bakın Baykal ilk derste(aman gecikmesin) gençlere neler öğretiyor.
“Tek tük din adamları Milli Mücadele’ye sahip çıkmıştır. Milli Mücadele Dönemi’nde işgalin en büyük iş birlikçileri hilafet, şeyhülislamlık, dini kurum ve kadrolardır”
İnönü’den bayrağı devralan Baykal geleceğin liderlerini yetiştirme toplantısında devam ediyor.( CHP yanlış yolda gitmenin temelini atıyor.)
“Anadolu’ya baktığınız zamanda yine maalesef çok geniş ölçüde bu anlayışın Anadolu’ya da yansıdığını görüyoruz. Milli Mücadele Türkiye’deki dini dayanışmanın mutlak desteğine sahip olmadan götürülmek zorunda kalınmış olan bir mücadeledir”
Baykal’ın yüzlerce gencin önünde söylediği gerçekle ilgisi olmayan bu sözler, dine ve dindarlara karşı baskının dik alasıdır.
O yüzden demem o ki “toplama çıkarma ” ile bu problem çözülmez.
17.Ocak.2008 16:22:21 |
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| SİZDEN GELEN YORUMLAR | [1 adet yorum gelmiştir]
|
|
|
mustafa 18.Ocak.2008 10:44:32 |
|
|
 |
|
|
Çuk oturmuş
Bence Türkiyede dindarlar kadar dindar olmayanlarada dindarlara baskı yapın diye baskı var
|
|
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|