Kara bulutlar Amerikan ekonomisinin üzerinde dolaşıyor. Rüzgârı bütün dünyayı üşütmeye yetiyor.
Kötü gidişe en son Amerikan Başkanı Bush da el attı. Piyasaya 140 milyar dolar süreceklerini açıkladı. Ne var ki; bu rakam yaraya merhem olmayacak gibi. Zaten 150 milyar dolarlık bir paket çıkacağı beklentisi vardı. Piyasalar açıkça bu rakamı sevmedi. Wall Street’in Bush’un açıklamasından sonraki cevabı çarpıcı: KONUŞMAYI BIRAKIN İCRAATA GEÇİN.
Şu anda Amerikan borsası, 30 Ocak’ı beklemeden Bernanke’nin bir an önce faizleri indirmesi gerektiği mesajını veriyor. Artık resesyon (durgunluk) fiyatlanmaya başladı. 2007 yılında yaklaşık yüzde 6.5 yülselen borsa bu sene bir ay bile olmadan yüzde 8 kaybettirdi bile. Şimdi zor gibi görülse de faizlerin 75 puan indirimi konuşuluyor.
Bu grafik her şeyi çok açık seçik gösteriyor. 2004’den 2006’ya kadar defalarca hem de hiç ara vermeden faizler yükseldi. İşler kötüye gitmeye başlayınca iniş başladı. Her çıkışın olduğu gibi faizlerdeki yükselişin de bir inişi varmış. Ve orası da Geçen yılın ortalarıymış.
Asıl korkuya gelelim. Amerikan Merkez Bankası Başkanı tüketicilerden korkuyor. Yaşanan konut krizi, sonrasında piyasalardaki çöküşler tüketici üzerinde kara bulutlar dolaştırdı. Merkez bankası’nın ekonominin ana damarı olan tüketiciyi canlı tutması gerekir. Ancak gerileme açıkça ortada. Aşağıdaki grafikte bunu çok rahat görebiliriz.
2001 resesyon dönemindeki gerileme 2007’de de görülüyor. Satışlarda yükseliş var ama artış oranında azalmış durumda. Bu da tüketicinin kırılganlık yaşadığını gösteriyor. İşin bir kötü noktası daha var. Yaşanan bugünkü olumsuz havanın daha da devam edeceği endişesi.
BEKLENTİ HERŞEYDİR
İşte Amerikan halkının düşüncesi. Yüzde 65’i önümüzdeki dönemde ekonominin daha kötüye gideceğini düşünüyor. En kötüsü de budur. Bu düşünce dalgası harcamaları daha da kısacak, şirketlerin karlarında azalmalar olacaktır.
EN ZOR HAFTA GEÇEN HAFTAYDI
Ekonomistler geçen haftayı felaket haftası olarak ilan ettiler.
Bütün bu ABD merkezli rakamları neden uzun uzun anlatıyoruz? Sorunun cevabı çok basit. Bütün dünyayı etkiliyor da ondan. Bakın Uzakdoğu’ya darmadağın oldu. Uzağa gitmeye gerek yok. İMKB yılbaşından bu yana 55500 den 48000’lere geriledi. İşte bunun için ABD önemli.
Amerikan ekonomistler Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkelerin yaklaşık yüzde 20’lik kayıp yaşayabileceklerini konuşuyorlar.
DOLAR NASIL VE NE ZAMAN YÜKSELİR?
Piyasalar geriliyor, dolar da hala toparlanamıyor. Doların güçlenmesi, euro’ya bağlı. Euro/dolar paritesindeki sert gerileme doların diğer paritelere karşı güç kazanacağının ilk işareti olur.
Bu da birkaç sebebe bağlı. Resesyonun olup olmayacağına ya da süresine, 2008 Amerika seçimlerine dünyanın bakışına ve en önemlisi Avrupa Merkez Bankası’nın faz politikasına.
Dolar artık eskisi gibi at koşturamıyor. Karşısında güçlü bir euro var.
Dolar ve petrol arasında da yakın ilişki var. Düşük dolar, petrol fiyatlarının fırlamasına sebep oluyor. Petrol fiyatları o kadar ilginç bir noktaya tırmandı ki; Perşembe günü FED Başkanı “bu bir felaket” demek zorunda kaldı. Yüksek fiyatlı petrolün bizim gibi akaryakıtta dışa bağımlı ülkelere nasıl enflasyon baskısı yaptığına sonraki yazılarda değineceğiz.
Sonuç: Olup bitenleri rakam ve grafiklerle ortaya koyduk. Dolarda 2007’de yaşanan düşüşün kırılacağını rahatlıkla söyleyebiliriz. Hatta ABD’deki yavaşlamanın dünyayı sarabileceğini düşünürsek, doların güç kazanması çok normal olacaktır.
METİN YIKAR - SAMANYOLU HABER TV 21.Ocak.2008 10:00:04