EN SON HABER: (01:02) İngiltere'de yeni bir skandal ...     EURO: 1,9410 - 1,9430    DOLAR: 1,2360 - 1,2370
 

DİYET HATALARI



Şişmanlık; vücut ağırlığının istenilenden fazla olmasıdır.

Vücut ağırlığını, gıdalarla alınan enerji ile harcanan enerjinin birbirine eşit olmasıyla dengede tutabiliriz. Eğer alınan enerji harcanan enerjiden fazla ise vücutta fazla miktarda yağ depolanır ve bu da şişmanlığa neden olur.

Şişmanlığa; çok yemek yeme, fiziksel aktivitenin az olması, psikolojik bozukluklar, metabolik ve hormonel bozukluklar sebep olabilir. Bunlar arasındaki en büyük etmen de çok fazla yemek yemektir. Zayıflamak için kişinin harcadığı enerjinin, aldığı enerjiden daha çok olmasına dikkat etmeli ve fiziksel aktivitesini artırmalıdır.

Bireyin zayıflamaya karar verdikten sonra bazı kurallara dikkat etmesi gerekir;
• İlk etapta birey, diyette başarılı olmak istiyorsa beyin olarak diyete hazır olup olmadığını düşünmesi gerekir. Eğer kişi buna hazır değilse diyeti tam olarak uygulayamayacak, kaçamaklar yapacak ve başarısızlığa uğrayacaktır. Başarısız oldukça da umutsuzluğa düşecektir.
• Bireyin hedeflerini, yani kaç kilo vereceğini ve bu kiloyu ne kadar sürede verebileceğinin belirlenmesi gerekir. Kişi hiçbir zaman kısa sürede kilo kaybetmeyi planlamamalı, bu şekilde uygulanan diyetlerle belki hedeflere ulaşabilir. Fakat daha sonra koruma safhasına geçildiğinde başarılı olunamaz. Hatta birey diyet yapmaya başladığı kilonun da üzerine çıkabilir.
• Standart diyet yoktur, her diyet kişiye özel olmalıdır. Bir diyet uzmanı tarafından, o kişinin beslenme alışkanlıklarına, yaşına,cinsiyetine, iş koşullarına, bazal metabolizma hızına ve sağlık problemlerine (yüksek kolesterol, tansiyon, diyabet ) uygun diyet programı belirlenmelidir. Herkesin aynı diyeti yapması söz konusu olamaz. Her bireyin kişisel özellikleri farklı olacağından diyete vereceği cevap da farklı olacaktır. Kimi sağlıklı bir şekilde kilo verirken diğer bir kişi hiç kilo veremediği gibi metabolizmasına uygun olmadığı için birçok, geri dönüşü zor sağlık problemleri ile karşılaşabilir.
• Diyette öğünler, azar azar ve sık tüketilecek şekilde düzenlenmeli, öğün atlanılmamalıdır. Genelde diyet yapan bireyler tüm gün boyunca aç kalıp, metabolizmalarını zayıflatırlar ve metabolizmanın en zor çalıştığı akşam saatlerinde çok daha fazla yemek tüketirler, buna paralel olarak hızlı bir şekilde kilo alırlar. Akşam yemekleri en geç yatmadan 4 saat önce yenilmelidir.
• Diyetler genelde 3 ana ve 3 ara öğün olacak şekilde düzenlenir. Fakat ana öğünler kadar önemli olan ara öğünler her zaman ihmal edilir ve atlanılır. Kan şekeri, kişi öğününü tükettikten 2-2,5 saat sonra yavaş yavaş düşmeye başlar ve böylece açlık hissi doğar. Buradaki ara öğünlerin amacı da kan şekerinin düşmesini ve açlık duyulmasını engellemektir. Bu nedenle de ara öğünlere gereken önem verilmeli.
• Diyet içersinde, her besin grubunda bulunan besinler dengeli bir şekilde dağıtılmak koşulu ile bulunmalıdır. Tek tip besinlerle yapılan diyetlerin çoğu en başta kilo kaybetmeyi sağlamakta fakat başlangıçtaki hızlı kilo kaybından sonra eskisinden daha çok kilo alınmasına neden olmaktadır.
• Diyet sırasında en az 2 – 2,5 litre su içilmelidir. Herhangi bir sağlık problemi yok ise, bu miktarın üzerinde içilen su böbrekleri gereksiz yere çalıştıracaktır. Sular yemeklerden önce içilmeli yemek arası veya yemekten hemen sonra içilmemelidir.
• Diyet sırasında koşullar el verdiği sürece spor yapmalıyız. Ne yazık ki günümüz şartlarında spora pek vaktimiz kalmıyor. Bu nedenle günlük hayatta mümkün olduğunca hareketli olalım. Mesela yürüyen merdivenler ve asansörler yerine merdivenleri, çok yakın mesafelerde yürümeyi tercih edelim. Genelde beyaz ekmek tüketenler diyet sırasında kalorisi azalacağı düşüncesi ile ekmeği kızartırlar. Fakat bu şekilde sadece ekmekte su kaybı olurken, kalorisinde hiç bir değişiklik olmamaktadır. Aynı zamanda bu uygulamayla protein kaybı da söz konusudur.
• Yine aynı şekilde sabahları aç karnına içilen sıcak su veya limonlu su gibi içeceklerinde vücuttaki yağları erittiği düşülür. Bunların vücuttaki yağları eritmek gibi fonksiyonları yoktur ama aç karnına içilen bu içecekler bağırsakları harekete geçirir ve kabızlığı ortadan kaldırır.
• Meyve ve sebzelere diyette çok daha fazla önem verilmelidir. Bu besinler vitamin ve mineral açısından oldukça zenginlerdir. Aynı zamanda posa içeriği yüksektir. Posa içeriğinin yüksek oluşu kişide kabızlık problemi varsa onun tedavisine yardımcı olurken bir çok sağlık probleminin de tedavisine yardımcı olacaktır.
• Kepekli ekmek, kurubaklagiller ( kuru fasulye , nohut , mercimek ) ,meyve ve sebzeler posa oranı yüksek bir besinlerdir. Beyaz ekmek yerine tercih edilmesi birçok avantaj doğurur. Bağırsak hareketlerinin düzenlenmesinde, kan şekerinin ve kan yağlarının dengelenmesinde, midede şişerek tokluk hissinin artmasında etkilidir. Aynı zamanda kalori değeri daha düşüktür.
• Kalorisi düşük olduğu için içeriğinde tatlandırıcı bulunan ürünler diyet süresince fazlasıyla tercih edilir. Fakat bunlar zayıflama diyetlerine yönelik ürünler değillerdir. Bu ürünler (reçeller, çikolatalar, baklavalar... vb. ) diyabet (şeker) hastalığı olan insanlara yönelik geliştirilmiş ürünlerdir.
• Yapılan hatalardan biri de zayıflama dönemi bittikten sonraki beslenme dönemdir. Genelde kilonun korunması gereken bu dönemde, diyete başlamadan önceki, şişmanlamaya neden olan kötü beslenme alışkanlıklarına geri dönüş yapılır. Burada yapılması gereken, sağlıklı beslenme alışkanlığının bir yaşam tarzı haline getirilmesi ve diyet süresince belirlenen ilkelerin bu dönemde de benimsenmesidir. Bu beslenme alışkanlıklarını benimsenmesinin yanında bazı davranış değişiklikleri de yapmak gerekir.
Örneğin;
• Alışverişe giderken liste yapıp onun dışına çıkmamak, her zaman tok karnına alış veriş yapmak,
• Tabağı çok doldurmamak,
• Yemek yerken yiyecekleri çok çiğnemek ve gereksiz yere masa başında vakit geçirmemek,
• Fast-food türü besinlere, hamur işlerine ve tatlılara ağırlık verilmemek, gibi örnekleri geniş tutmak mümkündür.

Deniz Şafak Akçayoğlu
Beslenme ve Diyet Uzmanı



21.Ocak.2008 12:19:03
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 14 BAHAR SENDROMU VE BESLENME
Nisan 24 DİYET BIRAKTIRAN BAHANELER
Mart 18 SEBZELER VE MEYVELER
Şubat 28 ZAYIFLAMA İLAÇLARI
Şubat 11 SUYUN ÖNEMİ
Ocak 31 YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR VE NASIL OLMALIDIR?
Ocak 21 DİYET HATALARI
Ocak 12 LİGHT ÜRÜNLER
Aralık 14 KIŞ AYLARINDA BESLENME
Aralık 10 GLİSEMİK İNDEKS
Aralık 04 LİF ( POSA ) NEDİR ?
 

Öğrenciler bu habere dikkat!
İngiltere'de yeni bir skandal !
AĞUSTOS YAKLAŞIRKEN...
Savcı Öz açık ve net konuştu
KEY'de kim ne zaman ne kadar alacak?
Google kullanıcılarına önemli uyarı
Bu fotoğraflar çok konuşulacak !
Bu iddialar yenilip yutulacak gibi değil !
Taraf'tan kan donduran bir haber daha
Atatürk'e görülmemiş hakaret!
C. Tayyar Kala
AK PARTİ NEYİ BEKLİYOR?
ÖDP Başkanı Ufuk Uras çok güzel bir işe önderlik yaptı.
A.Abdulkadiroğlu
BAYKAL NEYİN AVUKATI ?
Acaba birileri CHP’ye hipnoz mu yaptı ? Baykal bu sorulara ne zaman cevap verecek ?
Muhammed Ergün
ERGENEKON’UN ÖRTÜLÜ OPERASYONLARI
Ergenekon soruşturması, Türkiye'nin yakın tarihinde yaşanan başka bir darbe girişimini daha ortaya çıkardı.
Ahmet Kekeç
BİR AÇIKLAMANIZ OLMAYACAK MI ONUR BEY
Bugün içinde ‘Ergenekon’ geçmeyen bir yazı tasarlamıştım ama, bu sihirli sözcük, bir şekilde gelip sızıyor cümlelerin arasına.
Ergun Babahan
DİSK GEÇMİŞİNİN FARKINDA MI ACABA
"Bombalardan kaçış yok. Ama 1977'de kontrgerillanın hesabını soran DİSK nerede?" Ergun Babahan yazdı...
Fehmi Koru
CUMHURİYET HİÇ BU KADAR GÜÇLÜ OLMAMIŞTI
Nuriye Akman emekli bir tuğgeneral ile yapmış bu haftanın konuşmasını;
A.Turan Alkan
DENİZANASI GİBİSİN KARDEŞİM!
Bir kısım basının Ergenekon haberlerinin etrafında yarı ağlamaklı, ne yapacağını kestiremez bir eda ile dolanıp durmaları çok mânidar.