|
MECLİS'İN GÜCÜ 
Son başörtüsü çıkışlarının neden olduğu bir başka tartışma var Ankara'da; Meclis'in gücü...
Başörtüsü sorunu siyasetin gündemine iyice yerleşti. AK Parti ve MHP üniversitelerdeki problemi halledecek çare arayışı içinde. MHP'nin bir cümlelik önerisi yeterli değil. Sorunu tam anlamıyla çözmüyor. Ek cümleye ihtiyaç var.
Ortaya çözümden yana irade konduktan sonra gerisi kolay. AK Parti ve MHP kurmayları mutlaka makul bir formül üzerinde anlaşacaktır. Çözüme hiç bu kadar yaklaşılmamıştı.
Son başörtüsü çıkışlarının neden olduğu bir başka tartışma var Ankara'da; Meclis'in gücü... Başörtüsü sorununu çözmeye yönelik girişimlere tepki gösteren Yargıtay ve Danıştay'ın sert açıklamaları başından itibaren Meclis'in yasama gücüne müdahale olarak yorumlandı. Çözüm yanlısı iradenin arkasında olduklarını tekrarlayan MHP lideri Devlet Bahçeli, Yargıtay ve Danıştay'a Anayasa'yı hatırlattı ve 'Meclis'in görev alanı Anayasa'da belirlenmiştir. Herkes beyanları ve fiilleriyle Anayasa'nın bu amir hükümlerine uymak zorundadır.' dedi.
Bu sözlerin adresi belli; Yargıtay ve Danıştay'ın açıklamaları... Ve tabii Yargıtay Başsavcısı'nın parti kapatmaya gerekçe oluşturduğu iddiasıyla Erdoğan ve Bahçeli'nin başörtüsü konusunda söyledikleri sözleri incelemeye aldığı haberleri... Yargıdan gelen açıklamalara Meclis Başkanı Köksal Toptan da cevap verdi. Sessiz kalması, görmemezlikten gelmesi beklenemezdi. Yargıtay ve Danıştay'ın açıklamaları doğrudan başkanı olduğu Meclis'i hedef alıyordu. Hemen sıcağı sıcağına konuşmadı Meclis Başkanı. Bir iki gün düşündü, üzerinde çalıştı ve haftanın ilk günü medyanın karşısına çıktı. Söylediği her sözü tartarak, nereye uzanacağını hesaplayarak konuştu. Toptan, hukukçu ve engin siyasi tecrübeye sahip bir isim. Şöyle dedi: 'Millet adına TBMM tarafından kullanılan yasama yetkisi mutlaktır. Bu yetkiyi kısıtlayabilecek, kullanımını engelleyebilecek, bölecek veya gölgeleyebilecek hiçbir güç yoktur.'
Kuşkusuz Meclis her şey demek değil. Parlamento'nun tasarrufları eleştirilemez de değil. Demokrasinin beşiği İngiltere'de Meclis'in sistem içindeki gücüne işaret etmek için 'Sadece erkeği kadın, kadını erkek yapamaz.' denir. Türkiye'de demokrasinin de parlamenter sistemin de bu kadar sağlam geleneği yok. Askerî darbeler ve siyasete dışarıdan müdahaleler Meclis'in hem gücünü hem de itibarını örseledi. Meclis kadar kolay eleştirilen bir başka kurum yok bizde. Her sıcak gelişmede sağlı sollu vuruşlarla 'şamar oğlanına' döner. Kamuoyu yoklamalarında Meclis ve milletvekillerinin güven ve itibarının alt düzeylerde seyretmesinin önemli nedeni bu.
Toptan'ın yasama ve yürütmenin sistem içindeki yerini anlatırken Meclis'in gücüne dönük sözleri gerçeğin ifadesinden başka bir şey değildi. Başörtü konusunda yasa çıkarma, düzenleme yapma yetkisi Parlamento'da. Temel doküman olan Anayasa'yı yeni baştan yazma gücü sadece Meclis'e ait. Dilediği zaman bu yetkisini kullanır. Nitekim üniversitelerde başörtüsü yasağının kaldırılması konusunda parlamentoda güçlü irade var. Sayıları 400'ü aşan AK Parti ve MHP milletvekilleri çözümden yana. Yasağın sürmesini isteyenlerin sayısı ve oranıysa çok düşük seviyelerde.
Yargının yeri ise apayrı... Öteden beri özlemi duyulan hukuk devleti; yargı devleti değil. Türkiye bu yönde önemli adımlar attı. Ama yeterli değil. Hukuk devleti olmanın yolu sistemin sağlıklı işlemesinden geçiyor. Yasama, yürütme ve yargının birbirlerinin alanlarına müdahale etmemesi hukuk devletine giden yolun ilk adımı. Başörtüsü çıkışlarının doğurduğu sistem tartışması sırasında Meclis'in yeri ve gücünü ortaya koyan açıklamaları önemsemek lazım. Meclis Başkanı Toptan ve MHP lideri Bahçeli'nin sözleri sadece olması gerekeni hatırlatmaktan ibaret... 23.Ocak.2008 09:34:43 |
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|