EN SON HABER: (21:09) İşte öldürülen teröristlerin u...     EURO: 1,8460 - 1,8470    DOLAR: 1,3690 - 1,3700
 

AKP VE TSK

Şahin Alpay

Beş yıllık iktidarından sonra bile AKP'nin ne olup ne olmadığı konusunda fikirler net değil

Köklerini Türkiye'nin kendine özgü İslamcı akımından, yani Milli Görüş Hareketi'nden alan, ama kendi tanımıyla "Muhafazakar Demokrat" Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) gerek Türk siyasi hayatı, gerekse dünya siyaseti bakımından büyük bir anlam ve önem taşıdığı muhakkak.

Beş yıllık iktidarından sonra bile AKP'nin ne olup ne olmadığı konusunda, gerek Türkiye'de, gerekse Batı'da zihinler açıklığa kavuşmuş değil. Oysa anlamak isteyenlere yol gösterecek siyaset bilimi literatürü giderek zenginleşiyor.

Bu bağlamda zikredilmesi gereken kaynakların ilki Utah Üniversitesi'nden Doç. Dr. Hakan Yavuz'un derlediği "The Emergence of a New Turkey: Democracy and the AK Parti / Yeni Türkiye'nin Doğuşu: Demokrasi ve AK Parti" (University of Utah Press, 2006) adlı kitap. İkincisi de, bu yıl yayımlanan "Secular and Islamic Politics in Turkey: The Making of the Justice and Development Party / Türkiye'de Laik ve İslami Siyaset: Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Ortaya Çıkışı" (Routledge, 2008). Türkiye'nin önde gelen siyaset bilimcilerinden biri olan, Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ümit Cizre'nin derlediği kitapta, Cizre'nin yanı sıra Menderes Çınar, Burhanettin Duran, Ahmet Yıldız, Kenan Çayır, Ali Resul Usul, İbrahim Dalmış ve Ertan Aydın'ın hepsi dikkate değer katkıları yer alıyor. Çınar ve Duran'ın birlikte kaleme aldıkları makale, Türkiye'de siyasal İslam'ın geçirdiği evrime merak duyanlar için özellikle yararlı bir inceleme. Ali Resul Usul'ün "Avrupa-Kuşkuculuğu'ndan Avrupa Coşkusu'na, oradan Avrupa Yorgunluğu'na" başlıklı makalesi ise AKP'nin AB'ye bakışındaki dalgalanmayla ilgilenenler açısından özellikle dikkate değer.

Kitabı benim açımdan esas ilginç kılan ise Ümit Cizre'nin AKP ve TSK ilişkisini irdeleyen makalesi. Makaledeki ana tezi şöyle özetlemek mümkün: AKP-TSK ilişkilerinin iki dönemi var. 2002-2004 arasındaki birinci döneminde AKP, AB süreci bağlamında TSK'nın anayasal ve yasal yetkilerinin sınırlandırılmasına yönelik önemli reformlara öncülük etti. AKP'nin laikliğe bağlılığından derin kuşku duyan TSK ya halkın desteğini arkasına alan hükümetle çatışmak ya da gücünün kısmen de olsa kısıtlanmasına razı olmak seçenekleri arasında kaldı. Başta Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök olmak üzere, demokratik normlara saygılı olan generaller, "Halkın yüzde 70'i AB üyeliğini istiyor, kimse böyle bir çoğunluğa karşı çıkamaz" diyerek ikinci seçeneği kabullendiler. Ne var ki yasal yetkilerinin sınırlandırılması TSK'nın siyasal rolünün ortadan kalkması anlamına gelmedi.

Ekim 2005'te katılım müzakerelerine başlanmasından sonra açılan ikinci dönemde, AB'nin Türkiye'ye karşı muğlak bir tavır takınması ve muhalif seslerin daha yüksek çıkmaya başlaması üzerine AKP, politika değiştirdi ve TSK'ya karşı ne pahasına olursa olsun çatışmaktan kaçınan, uzlaşmacı bir tutum benimsedi. Amacı 2007'de yapılacak iki seçimi, kriz yaşanmaksızın aşmaktı.

Yazımını 22 Temmuz seçimlerinden önce tamamladığı makalesinde Cizre, önümüzdeki (üçüncü?) dönemde AKP acaba yeniden silahlı kuvvetler üzerinde sivil demokratik denetim kurulmasına yönelik bir politikaya yönelebilir mi, diye soruyor. Bunun, hükümetin bu konuda kararlı olup olmamasına bağlı olduğu kadar, sivil-asker ilişkilerinin dışında kalan faktörlere de (kritik eşiklerin ve dönüm noktalarının aşılmasına da) bağlı olduğunu ileri sürüyor. (Burada 2007'nin ikiz seçimlerini kastediyor olabilir.)

Cizre şunları da söylüyor: TSK ilk dönemde olduğu gibi önümüzdeki dönemde de, hükümetle çatışmak yerine siyasi nüfuzunu muhafaza etmek için, yasal gücünün daha da kısıtlanmasına razı olabilir. Bu bağlamda, toplumda şu sorunun giderek daha sık sorulmaya başladığına da dikkat edilmeli: TSK'nın AB sürecine ve siyasal liberalleşmeye muhalefetinin gerçek nedeni AKP'nin laiklik karşıtı niyetlerinden duyulan içten kuşku mudur, yoksa reformların sivil otoriteyi siyasete askerlerce çizilen sınırları reddetmeye götüreceği kaygısı mı?

Kitabın en kısa sürede Türkçeye kazandırılması temenni edilir.



24.Ocak.2008 07:41:20
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Eylül 23 'KADERİMİZDE DOĞAN'I SAVUNMAK DA VARMIŞ'
Eylül 16 BAŞBAKANA MEDYA ÜZERİNE AÇIK MEKTUP
Eylül 11 İKTİDARLAR VE 'MEDYA TACİRLERİ'
Eylül 06 ULUSUN TEMSİLCİSİ TSK DEĞİL TBMM'DİR
Eylül 02 TERÖRLE MÜCADELE VE TSK
Ağustos 26 KAFKASLAR'DA KİM KAZANDI?
Ağustos 07 BAŞBAKAN'IN YERİNDE BEN OLSAYDIM
Haziran 05 ELBETTE Kİ BARACK HUSEİN OBAMA!
Mayıs 22 DEMOKRASİ KİMİN UMURUNDA?
Mayıs 03 AKP YAPMIYOR DİYE DEMOKRASİ SAVUNULMAYACAK MI?
Nisan 26 MESELE CHP'NİN 'GENLERİ' DEĞİL
Nisan 19 DEMOKRASİYİ SAVUNMA STRATEJİSİ
Nisan 15 AKP'YE YAPILANLAR NE HUKUKA SIĞAR,NE AHLAKA
Mart 08 ASKERDEN DE MİLİTARİSTLER
Mart 04 PKK ÖLDÜRMEKLE BİTMEZ
Şubat 26 KARA OPERASYONU NEREYE GÖTÜRÜR?
Şubat 12 LAİKÇİLİĞE DEĞİL LAİKLİĞE DESTEK VAR
Ocak 24 AKP VE TSK
Aralık 18 AB SÜRECİNİN NERESİNDEYİZ?
Aralık 13 MEDYA ADAM OLMADAN...
Aralık 11 FETHULLAH GÜLEN'E İLGİNİN NEDENİ
 


Borsa ÇAKILIYOR ! - Son durum
Vatan'dan ÇOK ÇARPICI manşet !
Paşa'dan şok itiraf
Bu fotoğrafa dikkatli bakın!
Ergenekon davasında FLAŞ gelişme
AFP'nin iddiası fos çıktı
Terörün bitmesini istemeyenleri açıkladı
Genelkurmay'dan son dakika açıklaması
Türkiye'de 700 yıl yetecek rezerv !
Süper Lig'de görülmemiş puan durumu
C. Tayyar Kala
HAİN SALDIRIDA İLGİNÇ ZAMANLAMA
Yine bayram sevincimizi zehir ettiler. Ateş sadece 15 haneye değil; 17milyon haneye ve 60 milyonun yüreğine düştü.
Metin Yıkar
BANA DOLARI SORUYORLAR
2002-2007 arası Dünya ekonomileri için lale devriydi.
Asım Yıldırım
GENELKURMAY 2. BAŞKANI DİYOR Kİ...
Bir yerlerde yanlış yapılıyor ama nerede?
Musa Savaş
CEBIT BİLİŞİM EURASİA FUARINA NASIL GİTMELİ?
Öncelikle biraz fuarın geçmişinden bahsetmek istiyorum.
ekrem-dumanli
Ekrem Dumanlı
1 MİLYON ZAMAN İÇİN KAMPANYAMIZ BAŞLIYOR, HAZIR MIYIZ?
Tatil bitti, üniversiteler açıldı, bayram geride kaldı.
mehmet-barlas
Mehmet Barlas
AKIL TUTULMASI TEHLİKESİ
Akıl tutulması Türkiye'de sorunların çözümünü engelliyor...
samil-tayyar
Şamil Tayyar
AKTÜTÜN, DAĞLICA GİBİ OLUR MU?
Açık söylemek gerekirse, Iğsız Paşa’yı samimi ancak verdiği bilgileri eksik buldum.
tamer-korkmaz
Tamer Korkmaz
GABAR-DAĞLICA-AKTÜTÜN
PKK'yı kullananlar “Seçilmesine mani olamadıkları Cumhurbaşkanı”nın ziyaret ettiği birliği kanlı saldırı marifetiyle işaretlemişlerdi!
mustafa-akyol
Mustafa Akyol
ETNİK ÇATIŞMA NASIL OLUR?
Eğer bir toplumun birbirinden nefret eden iki ayrı kampa nasıl ayrılabileceğini araştırmak isterseniz Kuzey İrlanda’nın başkentine gelmelisiniz
ahmet-turan-alkan
A.Turan Alkan
GİDİN; HEPİNİZ GİDİN!
Bu sözler kime ait? Askeriyle siviliyle, bürokratı, siyaset adamıyla, kendi kendimizi yönetme hakkımızı devrettiğimiz kişilere ait.