EN SON HABER: (09:06) ŞEVVAL AYININ HATIRLATTIKLARI...     EURO: 1,8460 - 1,8470    DOLAR: 1,3690 - 1,3700
 

SİNCAN CEZAEVİ’NDE NELER OLDU?

Şamil Tayyar

Cumhuriyet Gazetesi’ne 2006 yılı içinde 3 kez bombalı saldırı düzenlendi.

5-11 Mayıs tarihleri arasındaki bu saldırıların sırrı, 17 Mayıs’taki kanlı Danıştay saldırısını düzenleyen Alpaslan Aslan’ın yakalanmasıyla çözüldü.

İki eylemin failleri aynı şahıslardı.

Alpaslan Aslan, ne savcılıkta ne emniyetteki sorgusunda, Cumhuriyet Gazetesi’ne atılan bombaları kimden aldığını söyledi. Sadece ‘Önemli şahıstı’ dedi, o kadar. Ardından Sincan F Tipi cezaevine kondu.

Yukarıdan vahiy mi geldi, ne oldu, kimse anlayamadı; Aslan, bir ay sonra cezaevinden savcılığa dilekçe vererek, konuşmak istediğini bildirdi.

Dedi ki: ‘Bu bombaları avukat Süleyman Esen’den aldım. Karşılığında 2 bin YTL ödedim.’ Aslan’ın bir iddiası daha vardı: ‘Liderim Salih (Kunter) Hoca.’

Bu iki şahıs, ‘muhafazakar’ kimlikleriyle tanınıyorlardı.

Birden soruşturmanın seyri değişti. 9 sanıklı davada; Alpaslan Aslan’la birlikte Süleyman Esen ve Salih Kunter, ‘Çete reisi’ olarak yer aldı.

Çetenin yapısı ve amacı ise iddianamede şöyle tarif edildi: ‘Şüpheliler ile maktul ve mağdurlar arasında şahsi hiç bir husumet bulunmadığı, türban örtüsü ile ilgili Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan karikatür ile Danıştay 2. Dairesi’nce verilen türban kararını esas alan şüpheliler bir araya gelerek böyle bir oluşum meydana getirmişlerdir. Oluşum toplum üzerinde baskı kurmak, kendi deyimleriyle ders vermek amacı ile örgütleşmiştir. Terör örgütlerinin kuruluşunda amaç önemli bir unsurdur. Türban örtüsünü korumaya yönelik örgütlenmiş bu oluşumda bu husus açıkça görülmektedir.’

İddianameye göre, ortada bir ‘Türban Çetesi’ vardı.

Sonra ne oldu?

Alpaslan Aslan, ilk celsenin yapıldığı 11 Ağustos 2006 günü söz alarak, ‘Ben Süleyman Esen’den bomba almadım. Daha önce yalan söylemişim’ deyiverdi.

Cumhuriyet’e atılan üç bombanın (TAPA M204 A2 KF-MKE-173 9-85), MKE’nin 1978 ve 1985 yıllarında ordu için ürettiği bombalardan olduğu tespit edildi.

Emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin’in ofisinde ele geçirilen fünyesi çıkarılmış iki el bombasının aynı seri üretimden olduğu belirlendi.

Ümraniye’de Astsubay Oktay Yıldırım’ın evinde bulunan 27 el bombası, Cumhuriyet’e atılan bombalarla aynı çıktı.

Danıştay soruşturmasında ‘Dava açmaya yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı’ gerekçesiyle haklarında kovuşturmaya gerek görülmeyen Muzaffer Tekin, Mehmet Zekeriya Öztürk ve Hüseyin Görüm, yine Ümraniye’de hortladı.

Şimdi Danıştay Davası, karar aşamasında. Ergenekon soruşturması sürüyor. İki gelişme arasında bağlantı kurulmadan oluşturulacak hüküm, kamu vicdanında nasıl tartılır, merak ediyorum doğrusu.


Avcı’nın Küçük avı


Ümraniye soruşturması kapsamında göz altına alınan emekli general Veli Küçük ismini, Susurluk skandalı sırasında duyduk ilk kez. İsmi üzerinde çok konuşuldu, yazıldı, çizildi, ama kendini soruşturmaların dışında tutmayı her zaman başardı.

İlk kez ‘şüpheli’ sıfatıyla ifade veriyor.

Çok kişi, geçmişteki kötü tecrübelerden dolayı bu soruşturmadan sonuç çıkmayacağını düşünüyor ama ben aksini savunuyorum.

Küçük’ü sorguya çekmenin bile çetelerle mücadelede önemli bir merhale olduğu kanaatindeyim.

Susurluk patladığında meclisteki ilgili komisyona 4 Şubat 1997 tarihinde giderek konuşan dönemin Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı Hanifi Avcı’nın ismini ilk kez gündeme getirdiği tarihten bu yana aradan 11 yıl geçti.

Avcı’nın ‘Veli Küçük, şu anda Karadeniz Bölgesinde general zannediyorum. Bütün bu mafyacılarla çok sıkı irtibatı var’ dediğinde komisyon başkanı Mehmet Elkatmış, küçük dilini yutacak gibi olmuştu: Bu Veli Küçük asker mi?’

Bedri İncetahtacı, ‘Bu generalle ilgili meseleyi biraz daha açar mısın?’ diyerek şaşkınlığını gizlemeye çalışırken, Hayrettin Dilekcan şöyle diyordu: ‘Vatan, millet, Sakarya derken bu Veli Küçük, yani, ben, orada bağlantı kuramadım. Şimdi, bu adamlar, tahsilatı yaparken vatan, milleti kurtarmak için mi yapıyorlar?’

11 yıldır bunları konuşuyoruz. Bakalım, çekirge bu kez zıplayacak mı?


MHP ve emniyete demokrasi ödülü


Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği, 2007 yılı için beş dalda ödül vermek için mini bir anket düzenliyor. Ödül verilmesi planlanan branşlardan ikisi; Demokrasi ve AB süreci.

Lütfetmişler, anket kapsamında benim de görüşlerimi sordular. Demokrasi alanında kurumsal olarak MHP ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nü önerdim. AB konusunda ise tek adayım TOBB Başkanı Rifat Hisarcıkoğlu’ydu.

Neden MHP?

27 Nisan Muhtırası ve 367 kararının gölgesinde seçimlere gittik. 22 Temmuz’da ortaya çıkan siyasi tabloya rağmen önümüzde ciddi bir Çankaya sorunu vardı. MHP, bu sürece pozitif katkıda bulunarak sadece yeni cumhurbaşkanının seçimine değil demokratik sürece de doping etkisi yaptı. Şimdi, kangren haline gelmiş türban sorununun çözümüne katkı sunuyor.

Neden Emniyet?

İktidar partisini devirme ve AB sürecini kesintiye uğratarak Türkiye’yi kendi içine kapatmak isteyen senaristlerin tüm oyunlarını bozan birincil faktör, emniyettir. Elbette ki, arkasında güçlü bir siyasi irade bulunmayan hiçbir emniyet yönetimi, böylesine güç bir görevin üstesinden gelemez.

Tüm eksik ve yanlışlarına rağmen, özellikle terörle mücadele ve istihbarat birimin sorumluluklarını çok iyi yerine getirdiklerini düşünüyorum.

Neden Hisarcıklıoğlu?

Türkiye’nin AB müzakere sürecinde çok aktif rol aldı. AB üyesi olmayan 19 ülkenin ‘ilk temsilcisi’ olarak Eurochambres Başkanlık Divanı’na oybirliği ile seçildi. Filistin ve İsrail liderlerini Ankara’da buluşturarak Ortadoğu barışına da katkıda bulundu.


25.Ocak.2008 09:13:15
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ekim 06 AKTÜTÜN, DAĞLICA GİBİ OLUR MU?
Ekim 03 AYAĞINDAN VURACAKMIŞ
Eylül 29 TUNCAY ÖZKAN'I NASIL BİLİRSİNİZ?
Eylül 26 MAÇ 7-1 BİTTİ
Eylül 24 ERGENEKON NEREYE KADAR GİDER?
Eylül 22 BAYKAL’IN BORSA OYUNU
Eylül 19 KOD ADI BAŞBUĞ
Eylül 17 ELİNDEN GELENİ ARDINA KOYMA
Eylül 15 KRİZ KOORDİNATLARI VE MERKEZ ÜSSÜ
Eylül 12 HAYIRLI İŞLER TUĞRUL BEY
Eylül 10 BAYKAL NASIL REJİM SORUNU OLDU?
Eylül 08 3.5 AY BEKLETİLEN ŞANTAJ DOSYASI
Eylül 03 BAHÇELİ, TÜRKEŞ'İ ANLAMADI
Eylül 01 ORDUDA OPERASYON
Ağustos 27 MEMLEKETTE NE SAVCILAR VAR
Ağustos 25 FENERBAHÇE ORDUEVİNE BÖYLE GİRMEDİNİZ Mİ?
Ağustos 22 ERGENEKONCU KÖSTEBEK POLİS
Ağustos 20 BAŞSAVCI KONUŞMALI
Ağustos 18 1 NUMARA CEZAEVİNDE Mİ?
Ağustos 15 HALK İKTİDARDAN NE BEKLİYOR?
Ağustos 13 PKK NEDEN ÇILDIRDI?
Ağustos 11 GENELKURMAYIN TAVRI
Ağustos 04 AK PARTİ’NİN YENİ YOL HARİTASI
Ağustos 01 İKİ YANLIŞTAN YARIM DOĞRU ÇIKTI
Temmuz 21 SİNAN AYGÜN DERSİ
Temmuz 18 PROVOKATÖR CAN
Temmuz 11 ERGENEKON’DA TARİHİ KARAR
Temmuz 07 NE OLDU DÜNDAR, CAN’IN MI YANDI?
Haziran 30 GENELKURMAY BİLDİRİSİNİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Haziran 27 ATATÜRK, İNÖNÜ’YE NEDEN KIZDI?
Haziran 25 BAHÇELİ İLLÜZYONU
Haziran 23 KUSURA BAKMAYIN SAYIN PAŞAM
Haziran 20 ARA REJİM BAŞBAKANI
Haziran 13 GENELKURMAY TRENİ
Haziran 09 İDAM, SİLAH VE SİLLE
Haziran 04 GETİR BELGEYİ YAZMAYAN NAMERTTİR
Haziran 02 ŞEMDİN SAKIK’TAN MEKTUP VAR
Mayıs 30 HER GÖRDÜĞÜN PİJAMALIYI BABAN SANMA
Mayıs 26 DENİZ BÖLÜKBAŞI’NIN DEHŞET SENARYOSU
Mayıs 23 VATAN’IN DERDİ HANGİ VATAN?
Mayıs 21 15 YIL SONRA GELEN İTİRAF
Mayıs 16 YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Mayıs 12 GÜVEN PAŞA SÖYLEDİ, PARTİ KAPATILACAK
Nisan 18 SAVCIDAN HUKUK DERSİ
Nisan 16 AMERİKA’DAN GELEN İLGİNÇ KONUK
Nisan 14 ANKETİN GİZLİ ŞİFRESİ
Nisan 11 HAŞİM KILIÇ’TAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR
Nisan 07 AK PARTİ’NİN YOL HARİTASI
Nisan 04 SÖZ SAVCIDA
Nisan 02 SİNCAN’IN YERİNİ ANAYASA MAHKEMESİ ALDI
Mart 26 B PLANI...
Mart 24 KRİZDEN ÇIKIŞ FORMÜLÜM
Mart 22 AÇIKLIYORUM
Mart 19 BÜYÜKANIT KARŞISINDA NEREDEYDİNİZ?
Mart 17 ERGENEKON’DAKİ O SORU
Mart 14 AK PARTİ’YE UYARI
Şubat 27 YÖK BAŞKANI’NDAN ÇARPICI AÇIKLAMALAR
Şubat 25 BÜYÜKANIT, BAŞBUĞ VE ERGENEKON
Şubat 20 NAH DİYENİ PİŞMAN EDERİM
Şubat 13 TÜRBAN NEYİ ÖRTÜYOR?
Şubat 08 SIRLAR ODASINDA SÜRPRİZ GÖRÜŞME
Şubat 06 ŞEMDİNLİ ÜSTÜ AZ AYRILIKÇI AZ ULUSALCI KARIŞIM
Şubat 04 DAĞLICA’DAKİ ŞEHİT BABASINA CEZAEVİ YOLU
Ocak 31 ‘1’ NUMARA KİM?
Ocak 28 DARBE PLANI İÇİN NEDEN 2009 SEÇİLDİ?
Ocak 25 SİNCAN CEZAEVİ’NDE NELER OLDU?
Ocak 11 SİNCAN’DA TANKLARIN YÜRÜDÜĞÜ O SABAH
Ocak 09 GÜL, MHP’YE KAZANDIRDI
Ocak 07 DAĞLICA’DAKİ ÜÇ KOMUTANA SUÇ DUYURUSU
Ocak 04 DAĞLICA’DAN MEKTUP VAR
Ocak 02 KASTEN ADAM ÖLDÜRMEK VE SÜRPRİZ ASTSUBAY TANIK
Aralık 31 30 YILLIK SIR
Aralık 24 MİT'İN GENLERİ BOZUK
Aralık 21 YALÇIN KÜÇÜK AMA MİDE BULANDIRIR
Aralık 17 MİLANO’DAN BARZANİ TELEFONU
Aralık 05 HÜRRİYET YAZARI, NEFRETİN SİMGESİ Mİ?
Kasım 30 PKK VE DTP NASIL DİZ ÇÖKTÜ?
Kasım 26 MİT’Çİ METE BEY DE MECLİS’İ KANDIRMIŞ
 


Demirel son sözü söyledi
Yabancı bankaların kredi kazığı
Üçlü istihbarata rağmen baskın gelmiş
Faturası 7 milyon EURO !
Küresel krizin Türkiye'ye faturası
6 komando tugayı, profesyonel oluyor
Ödenek şikayeti ne kadar doğru?
Çin restoranlarında melamin izleri bulundu
Eskişehir'de trafik kazası: 3 ölü
Dağlıca tartışılsa Aktütün’ü yaşamazdık
Metin Yıkar
BANA DOLARI SORUYORLAR
2002-2007 arası Dünya ekonomileri için lale devriydi.
Asım Yıldırım
GENELKURMAY 2. BAŞKANI DİYOR Kİ...
Bir yerlerde yanlış yapılıyor ama nerede?
Musa Savaş
CEBIT BİLİŞİM EURASİA FUARINA NASIL GİTMELİ?
Öncelikle biraz fuarın geçmişinden bahsetmek istiyorum.
ahmet-sahin
Ahmed Şahin
ŞEVVAL AYININ HATIRLATTIKLARI
Ramazan'dan sonra gelen Şevval ayı, bir kısım dinî olayların yaşandığı özel ve güzel bir aydır.
ali-bayramoglu
Ali Bayramoğlu
SARIKAMIŞ'TAN AKTÜTÜN'E…
Bir yazıda şehitlerin, hayatını kaybetmiş genç askerlerin önünde saygıyla ancak bu kadar eğilinir…
bulent-korucu
Bülent Korucu
PARA YOK, CAN VERELİM
Aktütün Karakolu'na yapılan saldırı yüreğimize ateş düşürdü.
cengiz-candar
Cengiz Çandar
BANA 'YENİ BİR ŞEY' SÖYLEYİN
Aktütün, Türkiye'nin "terörle mücadelesi"nde bir "dönüm noktası" olabilecek mi?
ekrem-dumanli
Ekrem Dumanlı
ASIL TUZAK BUDUR
Acımız büyük. 15 vatan evladı şehit edilmiş; nasıl yas tutmayasın.
fehmi-koru
Fehmi Koru
İŞİMİZ KOLAY DEĞİL
Demokrasiler zorlansalar da krizlere karşı tedbir alırlar.
mahir-kaynak
Mahir Kaynak
FARKLI BİR MODEL
Aktütün Karakolu’na yapılan menfur saldırı ve uğradığımız kayıpları değerlendirirken atıfta bulunduğumuz aktörlerin hepsi yerel.
mehmet-barlas
Mehmet Barlas
SATHI MÜDAFAA
Hedef alınan bir karakol değil ülkenin bütünlüğüdür
hasan-cemal
Hasan Cemal
YAZIK, TÜRKİYE’NİN MORALİ YİNE BOZULMAYA BAŞLADI!
Bilgisayarın başına oturuyorum. Omuzlarımda sanki bin ton yük.