EN SON HABER: (22:03) İranlı rehinelerin sağlık duru...     EURO: 1,7540 - 1,7550    DOLAR: 1,1850 - 1,1860
 

NİŞANTAŞI ÇOCUKLARI

Engin Ardıç

O caddeler üzerinde mağazalar, lokantalar, kahvehaneler, sinemalar falan bulunacaktır ve o kaldırımlarda yürünecektir.

Şehir demek, cadde demektir. O caddeler üzerinde mağazalar, lokantalar, kahvehaneler, sinemalar falan bulunacaktır ve o kaldırımlarda yürünecektir.

Yani, gidip de “alışveriş merkezine” tıkılınmayacaktır, bu tür yerler genellikle uzakta, şehir dişında olurlar, arabayla gidilir, birşeyler yüklenip gelinir. Gitmişken birşeyler de yenir, aç kalmamak için, o kadar. Ikea’nın köftesi, falan.

Alışveriş merkezinin sınırlı “kulvarlarında” dolanmaya yürüyüş denmez. Gezinti, hiç denmez.

Son yıllarda kuytu gecekondu vadilerine kurulan fiyakalı merkezlerde iliklere işleyen kuru ayazı yemeye ne denir, onu bilmem. Enayilik dense gerektir...

Lafı şuraya getireceğim: 1964, 1965, 1966, 1967 yıllarını yaşadığım Nişantaşı’na uzun bir süre, çok uzun bir süre uğramadım. 1981, 1982, 1983 yıllarını da oralarda yaşadım. Sonra pek yolum düşmedi o taraflara.

Bir dönem, o zamanlar “Teşvikiye Yokuşu” dediğimiz Hüsrev Gerede Caddesi’nde oturduğum oldu, bir dönem Topağacı’nda. Sonra ayağımı kestim.

İki yıl önce gördüm ve tanıyamadım: İnsan ve otomobil sayısı inanılmaz ölçüde artmış, eski dinginliğin yerini yorucu bir karmaşa almıştı. Eskiden de daracık olan kaldırımlarda, bırakın gezinmeyi, kimseye çarpmadan doğruca yoluna gitmek bile mümkün değildi. Otomobillerin arasından geçit bulmaya çalışmak, çekirgelik etmeyi, zıp zıp zıplamayı gerektiriyordu. Çevre, zengin ve çirkindi.

Evet, artık kalorifer dumanı yoktu ama egzost dumanı vardı.

Bu keşmekeşi de “lüks” sanan, “çağdaş” sanan birsürü budala var.

Basında da oralarda tepişen bir “kıloğlanlar grubu” türedi ve Nişantaşı efsanesi, bunların yalak yazılarıyla da köpürtülüyor.

Eskiden çulsuz gezip de cebi yeni para görenler, Nişantaşı’na “takılmayı” sınıf değiştirmenin olmazsa olmaz koşulu gibi algılıyorlar.

Dapdaracık ve delik deşik kaldırımlarda itiş kakış yürümeye çalıştıklarında, kendilerini bir “Paris bulvarında” falan sanıyorlar.

Tek karış boş yer bırakmamış arabaların arasından hoplaya zıplaya geçmeye çalıştıkları zaman da memleketin kalkındığını düşünüp seviniyorlar.

Bangır bangır “rock” müziği eşliğinde, sürekli cep telefonuyla konuşan ve burjuva olduğunu sanan zengin veletlerinin kulak tırmalayıcı şamataları içinde, yemek mi dayak mı yedikleri belli olmadan birşeyler tıkınıp çuvalla para ödedikleri zaman da “çağdaş sırasına” girdiklerini...

Elbette herkes istediği eziyeti çekmekte özgürdür. Sıkıntıdan hoşlanan sapık, bu tutkusunu yaşayabilmelidir. Karışamayız.

Fakat okuyucu küfür ediyor, bir kere onu bilsinler.

İkincisi de, Türkiye’yi Nişantaşı sanıp boş düşlere kapılmasınlar ve sonra da “bizim parti seçimi niçin kazanamadı” sorusuna “halk cahil, kandırılmış, oyunu bir çuval kömüre satıyor, bunlar adam olmaz” gibi yanıtlar ve bahaneler aramaktan vazgeçsinler.

Yok efendim, burada ne “nostalji” yapıyorum, ne de “garibanizm”...

Ömür Pastanesi’nde dondurma yiyip uzaktan da “semtin bomba kızı” Arzu Okay’ı kestiğimiz günler, “Dilberler’in köşesinde” buluşup Konak Sineması’na gittiğimiz günler geri gelmezler. Üçgen Kitabevi’nden De Yayınları’nı, rahmetli Nejat Yalkı’dan beş yüz yirmi beş kuruşa Penguin yayınlarını aldığımız, rahmetli Hadi Bey ile oğlunun, sınıf arkadaşım Muzaffer’in dükkânında, Akademi Kitabevi’nde “kaynattığımız” günler de geri gelmezler.

Yok efendim, ben Nişantaşı’nın “köşklü konaklı” devrini de bilmem, yaşım tutmaz, Damat Ferit Paşa nerede otururdu, anlamam.

Cebi paraya kavuşunca burjuvalığa terfi ettiğini sananlara ve onlardan sebeplenen gazeteci takımına bir tek şey söyleyeceğim. Pardon, üç.

Sizin üç yüz yeni lira ödediğiniz Beaujolais Villages şarabı, Paris bakkallarında beş, bilemedin on avroya satılır, bu bir.

O etiketteki Villages kelimesi “bu şarabın kelek cinsi” anlamına gelir, yani şatoların bağlarında falan değil, köylülerin kendi arazi parçalarında ürettikleri “ikinci sınıf Beaujolais” demektir, hani odun ateşine karşılık elektrikli fırında pişirilmiş “rüstik pizza” ya da “tepsi pizzası” gibilerden, bu iki.

Beaujolais şarabı yemekte içilmez! Fındık fıstıkla, peynirle falan, eh... Üstelik tazesi makbuldur, “primeur” olacak, hem eskisini hem de yemekle içene, hem de kendini kazıklatana kıro derler, bu da üç olsun.


27.Ocak.2008 10:15:46
yorum yaz gönder yazdır puanla
 
  
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ağustos 29 ÖLMEDEN ÖNCE ADAM OLMAK
Ağustos 27 ÖYLE AMAN AMAN BİR FİLM DEĞİLDİR
Ağustos 25 N'AABER BARACK'ÇILAR YAA?
Ağustos 24 CUMHURİYET DÖNMESİ
Ağustos 23 MONTÜRÖÖ
Ağustos 22 KENDİNİ KANDIRMAK SERBESTTİR
Ağustos 21 PATETİK
Ağustos 20 KARA KARTAL MÜŞERREF
Ağustos 18 NECİ OLALIM?
Ağustos 17 CHP Light
Ağustos 16 SOLCULUK BİLE YAPILIR
Ağustos 14 FRİKİK İSTİYORLAR!
Ağustos 11 İSMETÇİLER
Ağustos 10 OSMANLI'NIN YASAĞI ÜÇ GÜNDÜR
Ağustos 09 BENİ ACİLEN VURACAKLARMIŞ!
Ağustos 06 ANITKABİR FARİZASI
Ağustos 04 "LATİF ABİ" TANTANASININ SONU
Ağustos 02 SUSTU PUTİNCİLER
Ağustos 01 ATATÜRK SİRİUS'TAN MI GELMİŞTİ?
Temmuz 30 CİRMİ KADAR YER YAKAR
Temmuz 28 MÜNFERİT SULH
Temmuz 23 BU GAZETEDEN HİÇ UMMADIKLARI YAZI
Temmuz 17 BİR SİYASET DEHASI
Temmuz 13 BEREKET HERİFLERDE MUHAYYİLE YOK BİRADER!
Temmuz 10 UFAK UFAK DÖNMEYE BAŞLADILAR!
Temmuz 04 TÜRK FAŞİSTLERİNE İKİ ÇİFT LAF
Haziran 28 KORPORATİZM
Haziran 27 BU, GAZETECİLİK DEĞİLDİR
Haziran 26 TRAVMATİK YAZI
Haziran 25 MEĞER MAÇA GİTMİŞMİŞ!
Haziran 22 ATATÜRK ALMANYA MAÇINA GELİR Mİ?
Haziran 20 NEDEN DEĞİŞTİRMEDİNİZ?
Haziran 12 TEKNİĞİNİ MERAK ETTİM
Haziran 08 ZİHNİYET
Haziran 07 BU BİR SAVAŞTIR
Haziran 06 FAŞİSTLER MOSKOVA'YA!
Haziran 04 KOLAY, ÇOK KOLAY
Haziran 02 EĞİTİM ŞART
Haziran 01 MEMLEKET MAZBUT, LAKİN MATBUAT...
Mayıs 31 SEN KİMSİN Kİ SENİ DİNLESİNLER?
Mayıs 29 BAŞBAKANI KİM ÖPTÜ?
Mayıs 24 ASLINDA ÖDLERİ PATLIYOR
Mayıs 21 LAHINDAYK
Mayıs 17 DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Mayıs 15 WWW. SİZNEZAMAN AKİLLANACAKSİNİZ. COM.TR
Mayıs 14 ADİ YAZILAR YAZAN KALİTESİZ YAZAR
Mayıs 05 ALTMIŞ SEKİZ
Mayıs 03 ŞU DANGALAKLIĞA SON VERELİM
Mayıs 02 KIYAMET SENARYOSU
Mayıs 01 ARŞ YİĞİTLER!
Nisan 28 BAKÂNE HANIM
Nisan 27 MERAK ETTİM
Nisan 25 SENATO NEYDİ?
Nisan 24 GÖKTEN ZEMBİLLE
Nisan 21 OSMANLI'DA AYSUN MES'ELESİ
Nisan 19 BASİTLER CENNETİ
Nisan 17 DEVŞİRME
Nisan 16 GÜL'LÜ PARA UYAR MI?
Nisan 14 BENİM OĞLUM BİNA OKUR
Nisan 09 BU DA ARDIÇ'IN ANDIÇI
Nisan 07 BURJUVAZİ TIRSIYOR
Nisan 05 5 NİSAN 2009
Nisan 04 HÜKÜMETİ ELEŞTİREN YAZI
Nisan 03 SIYIRIRSA NE HALT EDECEKSİNİZ?
Nisan 02 CASTRO İLKE VE DEVRİMLERİ
Mart 30 DARBECİLERE SORULAR
Mart 27 ABİNİZ UFAKTAN TIRSMIŞ GİBİ SANKİ
Mart 24 KULAKLARIN ÇINLASIN İTTİHAT VE TERAKKİ
Mart 21 KARL MARX SAĞ OLSAYDI
Mart 19 ZİLLERİ NERENİZE SAKLAYACAKSINIZ?
Mart 17 İTTİHATÇI KAFASI
Mart 14 HÜKÜMET YANLISI YALAKA YAZI
Mart 13 ANKARA TAVASI
Mart 09 ANKARA DUDUSU
Şubat 24 ALA ALA HEY!
Şubat 14 İLHAN SELÇUK 301’DEN YARGILANIR MI?
Şubat 04 APTALLAR OLMASA EKMEK BULAMAYIZ
Ocak 31 HAK VERİLMEZ ALINIR
Ocak 30 AHMAKLAR İÇİN ÖZEL YAZI
Ocak 29 YENİ PARTİ SAFSATASI
Ocak 27 NİŞANTAŞI ÇOCUKLARI
Ocak 26 BU KAFAYLA İŞİNİZ ZOR
Ocak 24 HEM ENVERCİ HEM KEMALCİ OLAMAZSINIZ!
Ocak 22 SARAYDA KARAVANA
Ocak 21 HEM KEMALİST HEM MARKSİST OLAMAZSINIZ!
Ocak 20 ŞEPKEE
Ocak 19 FERASETİNİZİ YESİNLER
Ocak 17 ALTIN KAZMA 2008 ÖDÜLLERİ
Ocak 16 SARI VE YEŞİL KANLARI NEREDEN BULACAKLAR?
Ocak 10 CHP PARTİ DEĞİLDİR?
Aralık 25 BAŞINI SOKACAK
Aralık 24 ÇIKINTILIK OLSUN İÇİN
Aralık 23 KUŞÇUBAŞI BİR ANANIN KUZUSU
Aralık 19 DÜŞMANLARIMLA SOHBET
Aralık 18 PAPAZI ÖLDÜRMEK, PAPAZI BULDURMAK
Aralık 17 ÖĞRENCİLERE DEV KIYAĞIMDIR
Aralık 09 ATATÜRK DÜŞMANI DEĞİLİM! EL İNSAF !
Aralık 08 NAFİLE MUHALEFET
Aralık 03 KEŞKE OKUSAYDIN BE YAVRUM
Kasım 26 MÜNAFIK YAZI
Kasım 25 MUMYA
Kasım 24 BU KADAR ZAVALLILIK TÜRKİYE’YE YAKIŞIYOR MU?
Kasım 22 HARDAN GELÜPSEN TELEVİZİYA ŞURASI?
Kasım 17 SIKTINIZ AMA HA
Kasım 15 TRAFİK CANAVARI YOKTUR!
Kasım 12 BATMAZ MI?
Kasım 08 HÜKÜMET TUZAĞA DÜŞMEDİ
 
Ferda Paksüt'ten skandal deşifre !
Asker, Baykal'ı içeri sokmadı !
Yaşar Nuri Öztürk ağzını fena bozdu !
Teslim olan PKK'lıdan korkunç itiraf !
Bu 6 ilde yaşıyorsanız DİKKAT !
İşte UEFA'daki rakiplerimiz - Tıkla Gör
MKE'de patlama! İşte ilk görüntüler
Dehşete düşüren KAZA ANI - İZLE
Başbakan Erdoğan sözünü tuttu
Ya Çürük Raporu açığa çıkmasaydı !
Ahmet Böken
BAYAN PAKSÜT YARGIYA GÜVENMİYOR MU?
Gelin sizinle birlikte bir uygulama yapalım.
C. Tayyar Kala
MHP'NİN TEKLİFİ
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli uzun süren sessizliğini basın toplantısıyla bozdu.
Asım Yıldırım
ALKOLLÜ SÜRÜCÜLER İÇİN ÖNLEMLER
Bu iş sadece eğitimle olmayacak.
A.Abdulkadiroğlu
KADERİN BAYKAL'A OYUNU
CHP’nin askerle arasının açılmasından sonra Baykal’ın Genelkurmay’ın kapısından döndüğünü de gördük ya.
Erhan Topal
ANI YAŞAMAK
Zaman geçiyor. Zaman değişiyor. Zamanın tiktakları bir biri ardına kovalıyor.
bulent-korucu
Bülent Korucu
ÖMER BEY GİDER ASKERE, ALIR GELİR TEZKERE
Yargıçlar ve Savcılar Birliği Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun askerlik sorunu her geçen gün karmaşıklaşıyor.
engin-ardic
Engin Ardıç
ÖLMEDEN ÖNCE ADAM OLMAK
Bizim çocukluğumuzda Dale Carnegie derler bir yazar vardı, şimdi kimse tanımaz...
ergun-babahan
Ergun Babahan
ÇÖMEZ VAKASI
Turhan Çömez'i AK Parti'nin kuruluş döneminde Tayyip Erdoğan'ın özel kalem müdürlüğü yaptığı dönemde tanıdım.
fehmi-koru
Fehmi Koru
HAVANDA SU DÖVMEYE GEREK YOK
İyi ki Ak Parti kapatılmamış, iyi ki araba yoldan çıkmamış;
huseyin-gulerce
Hüseyin Gülerce
SOLUN BAHÇIVANI ERGENEKON
Ergenekon davası, sadece devlet içindeki hukuk dışı yapılanmanın adı değil. Bir şer şebekesinin, neredeyse ülkede her alanı kuşattığını görüyoruz.
mehmet-altan
Mehmet Altan
TSK NEDEN DEMOKRASİYE TARAF DEĞİL
Işık Koşaner’in devir teslim töreninde yaptığı konuşmayı okuyunca, iki şey düşündüm: