EN SON HABER: (08:23) Kraliçe Türkiye'ye niçin geldi...     EURO: 1,9390 - 1,9410    DOLAR: 1,2540 - 1,2550
 

BAKALIM,BAŞBAKAN ERDOĞAN BİR İSTİSNA OLABİLECEK



İşte bu zihniyettir, Türkiye'de demokrasi ve hukuk devletinin tüm kural ve kurumlarıyla yerleşmesini geciktirdikçe geciktiren...

Gazetemiz Milliyet'in geçen günkü manşetinde yer alan haber ilginç tartışmalara yol açabilir.
Belki de bu hayırlı olacak.
Çünkü, Türkiye'nin en büyük sorunu olan Kürt sorunu konusunda seksen küsur yıldır özellikle devlet tarafından yapılan yanlışlar daha iyi anlaşılabilecek.
Can Dündar'la Rıdvan Akar'ın altına imza attıkları gazetecilik olayı, 27 Mayıs'ın, 1960'taki askeri darbenin Kürtleri ve Kürt sorununu nasıl yok saydığını belgeliyor.
Darbe kabinesinin hazırlattığı rapor kararname haline getiriliyor ve daha sonra uygulanması için de 1961 yılı sonuna doğru İsmet İnönü'nün başkanlığındaki AP-CHP koalisyonuna gönderiliyor, altında bir kurmay albayın imzasıyla...
Ecevit, o tarihte Çalışma Bakanı.
Askeri darbenin Kürt raporunu masasında buluyor ve arşivine atıyor. Belge, 47 yıl sonra gün ışığına çıkarılmış durumda.*
Rapor, Kürtleri yok sayıyor.
Rapor, Kürt sorununu yok sayıyor.
Oysa, raporun kendisi tam tersine Türkiye'de Kürtlerin ve Kürt sorununun varlığını gözler önüne seriyor.
Rapor asimilasyon istiyor.
Yani Kürtlerin köklerinden koparılmasını, kimliklerinin, dillerinin inkâr edilmesini öngörüyor.
Rapordan anlaşılan o ki, Cumhuriyet'in kuruluşundan beri izlenmiş olan asimilasyon politikaları, 27 Mayıs darbecileri tarafından yetersiz bulunmuş...
Raporun bir başka çarpıcı yanı, 'tehcir'le, yani bütün Kürtlerin devlet zoruyla yerlerinden yurtlarından edilerek Güneydoğu'dan göç ettirilmeleriyle ilgili.
Şöyle diyor rapor:
"Bölgenin, kendilerini Kürt sananlar lehindeki nüfus strüktürünü Türk lehine çevirmek için, Karadeniz sahillerindeki fazla nüfusla, memleket dışından gelen Türkleri bu bölgeye yerleştirmek, bölgedeki kendilerini Kürt sananları bölge dışına hicrete teşvik ve bu hicreti finanse ederek, memleketin Türk çocuğu bulunan yerlerine iskân etmek..."
Devam ediyor:
"Türkiye'de kendilerini Kürt sananlar ile, İran ve Irak'taki Kürtlerin irtibatını kesme bakımından bölgeyi, kendilerini Kürt sananların çoğunluğunu dağıtmak üzere, sistemli bir şekilde bölecek iskân sahalarına ayırmak..."
Devam ediyor:
"Dünya entelektüel muhitine Türkiye'de bir Kürt meselesinin mevcut olmadığının anlatılması..."
Devam ediyor:
"Bir üniversiteye bağlı derhal bir Türkoloji Enstitüsü kurularak, kendini Kürt sananların menşelerinin Türk olduğunun ispat olunarak yayınlanması..."
Devam ediyor:
"Planlanan bölge okulları, köy okulları ve meslek okullarının faaliyete geçirilmesi... Kız ve erkek misyoner yetiştirilmesi ve bunun için hususi müessese kurulması... Bölge halkından kabiliyetli ve küçükten asimile edilen gençlere yüksek tahsil imkanları sağlanması..."
Daha fazla uzatmak yersiz.
İşte bu zihniyettir, Türkiye'de Kürt sorununu gitgide derinleştiren...
İşte bu zihniyettir, Türkiye'de PKK, terör ve şiddet sorununu doğuran ve azdıran...
İşte bu zihniyettir, Türkiye'de demokrasi ve hukuk devletinin tüm kural ve kurumlarıyla yerleşmesini geciktirdikçe geciktiren...
İşte bu zihniyettir, Türkiye'de aş ve iş sorununu çözmek için yatırıma gidebilecek fonları savaşa harcayan...
Bu zihniyet yeni değil.
Cumhuriyet'in başından beri var.
Ulus devlet yaratmak için Kürtleri yok sayan şoven 'Türk milliyetçiliği'nin ürünü bu zihniyet...
Bu zihniyet darbelerle beslendi.
12 Eylül'le 1980'lerde zirveye çıktı.
Bu zihniyeti şekillendiren devlet politikalarının asıl mimarı ise 'asker'dir. Askerin seksen küsur yıldır kendi tekeline almış olduğu Kürt sorunu konusunda sivil siyaset de askerle bazen gönüllü, bazen gönülsüz işbirliği yapmış ya da inisiyatif almaktan kaçınmıştır.
Bu konuda bugüne kadar rahmetli Bülent Ecevit dahil farklı davranan hiçbir Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı anımsamıyorum.
Bakalım, Başbakan Erdoğan adını tarihe nasıl yazdıracak, bir istisna oluşturabilecek mi?
�����������
*Bir bölümü Milliyet'te dizi olarak yayımlanmaya başlanan belgeler, Can Dündar'la Rıdvan Akar'ın bu yakınlarda İmge Yayınları'ndan çıkacak Ecevit ve Gizli Arşivi adını taşıyan kitapta yer alıyor.


27.Ocak.2008 10:21:12
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 13 YOLUN SONU GELSİN İSTİYORSAK, KAPSAMLI STRATEJİ ŞART!
Mayıs 09 BEN O RÜYADAN UYANDIM, YOKSA SİZ HÂLÂ UYUYOR MUSUNUZ?..
Mayıs 07 GERÇEKLERİ MAKASLAMAK, HALININ ALTINA SÜPÜRMEK!
Mayıs 03 ERDOĞAN, YOL HARİTASINI NİYE BİR TÜRLÜ ÇİZEMİYOR?
Mayıs 01 1 MAYIS’A ŞİDDET VE KAN BULAŞMASIN!
Nisan 30 HEDEF ÖNCE BAŞI, SONRA GÖVDEYİ Mİ TESLİM ALMAK?
Nisan 24 AKP KAPATILIRSA, YENİ HÜKÜMET NASIL KURULUR?
Nisan 20 ÖZAL VE SİYASİ İKTİDAR
Nisan 19 SÖYLEYİN, NE ZAMAN SES VERECEK BU ÜLKE?
Nisan 18 301 YAZISI YAZMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI...
Nisan 17 MAPUSLAR SARAYI’NDA DARBE TERTİPLERİ...
Nisan 12 367 VAKASI:
Nisan 09 ASKERLE DEMOKRASİ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?..
Nisan 04 DEMOKRASİ SORUNU ÇÖZÜLMEDEN, AŞ VE İŞ SORUNU DA ÇÖZÜLMEZ!
Nisan 03 BRİÇ KULÜBÜNDE PİŞPİRİK OYNANMAZ!
Nisan 02 TAYYİP ERDOĞAN’I NASIL BİR GÜNDEM BEKLİYOR?..
Nisan 01 ‘YARGISAL DARBE’ SÜRECİ MAALESEF BAŞLADI
Mart 28 AKP’DEN DEĞİL, DEMOKRASİDEN YANA OLMAK!
Mart 27 ERGENEKON’LU, DARBELİ, AKP’Lİ NOTLAR
Mart 25 DARBECİLİKTEN,CUNTACILIKTAN DEMOKRASİ KAHRAMANLIĞINA...
Mart 21 WASHİNGTON’DA TÜRKİYE ÖNEMSENİYOR, ÇÜNKÜ...
Mart 20 ASKERİ VE HUKUKİ DARBELER ÇÖZÜM DEĞİL
Mart 18 HUKUK DİYE DİYE HUKUK VE DEMOKRASİ KATLEDİLDİ !
Mart 11 DEMOKRASİ NE ZAMAN ‘ORTAK PLATFORM’ OLARAK BENİMSENECEK?
Mart 05 PKK ELEŞTİRİSİ YOK GİBİ!
Ocak 27 BAKALIM,BAŞBAKAN ERDOĞAN BİR İSTİSNA OLABİLECEK Mİ?
Ocak 24 SONUNA KADAR GİDİLECEK Mİ?
Ocak 12 ERDOĞAN'IN KOYDUĞU HEDEFLER İYİ AMA...
Ocak 06 BARIŞA BİR ŞANS VERMEK,BÜTÜN SÖYLEDİĞİMİZ BU!
Ocak 04 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR- 4
Ocak 02 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR
Aralık 28 'OPERASYON'UN ARKASI GELECEK Mİ?
Aralık 16 TÜRBAN YA DA DİN KORKUSU
Aralık 15 FIRSAT KAÇMASIN, YAZIK OLUR!
Aralık 05 KATLİAMIN ÜSTÜ MÜ ÖRTÜLMEK İSTENİYOR?
Kasım 28 İKİ TOKAT!
Kasım 23 NEDEN OLMASIN?
Kasım 22 PKK'YI İZOLE SÜRECİ İYİ İŞLİYOR!
Kasım 20 ŞİDDETE KARŞI AKILLA, SABIRLA MÜCADELE!
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Rektörlerin aylık geliri devlet sırrı gibi
Kraliçe Türkiye'ye niçin geldi?
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Sigara yasağı için son 48 saat
Tıp fakültelerinde kontenjan bayramı
Ergenekon davası Silivri'de görülecek
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Yakın zamanda iki monarkı ağırladık.
Engin Ardıç
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Kendi militanlarının okuduğu marjinal birtakım parti yayın organlarını izlemediğim için farkında değildim...
Fehmi Koru
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Kapatma davası politikayla yakından ilgilenen herkesi kaygılandırdı da, bazıları daha fazla kaygılı.