EN SON HABER: (19:28) İşte Terim'in koptuğu an ̵...     EURO: 1,7540 - 1,7550    DOLAR: 1,1850 - 1,1860
 

ERGENEKON'DAN GERÇEK ÇIKIŞ ANCAK BÖYLE OLUR!

Ekrem Dumanlı

Son birkaç yıldır yaşananlar açıkça ispat etti ki Türkiye dört bir koldan çetelerin kuşatması altındadır.

Geçtiğimiz haftaya büyük bir çeteye karşı düzenlenen geniş bir operasyon mührünü vurdu.
Güvenlik güçlerinin Ergenekon Çetesi adını verdiği yapı, daha önceki çetelerle aynı. Yayın yasağı nedeniyle ayrıntıya geremiyoruz; ancak çetelerin amacı, metodu, hedefi yetirince vuzuha kavuşmuştur. Genel fotoğrafı doğru anlamak lazım ki neye karşı mücadele edildiği ve medyanın ne ile karşı karşıya olduğu bilinsin.

ÇETELERİN AMACI: Türkiye'yi istikrarsızlığa, kargaşaya sürüklemek. İstanbul Başsavcısı Aykut Cengiz Engin'in Ergenekon davasının içeriği hakkında basına hatırlatma yaparken kullandığı "Ergenekon terör örgütü" sözünün üzerinde özellikle durmak gerekiyor. Çünkü çetelerin aslî gayesi, toplumdaki ayrışmayı derinleştirecek hadiseler çıkarmak, halkı birbirine kırdıracak provokasyonlar düzenlemek. Bu amaç uğruna kâh sağcı olunur solcuya vurulur, kâh solcu olunur sağcıya saldırılır. İhtiyaç duyulursa "İslamcı" kisvesine girilip "laikliğin kalesi"ne bomba atılır; kavgayı kızıştıracaksa laikçi maskesi takılır, mukaddes değerlere hücum edilir. Şiddetin dozu arttıkça korku yayılır, endişe çoğalır. Ve zamanla bedbinlik bezginliğe dönüşür; insanlar devletten, nizamdan yaka silker ve kaos, yuvarlandıkça büyüyen kartopu gibi baş edilemez ve her ferdi ezecek cesamete erişir.

Demokrasi içinde nizam sağlanamadığı zaman yorgun düşmüş kitleler huzur bulabilmek için her şeye razı edilmiş olur. Halk "Yeter ki can güvenliğimiz sağlansın." dediği an, özgürlüklerin askıya alınmasına da razı edilmiş olur. Derin çetelerin yanıp tutuştuğu an, işte bu andır. Böyle bir zemin yakalamak için her yol denenir, her usule başvurmak mubah sayılır; çünkü "şartlar yeterince olgunlaştığında" halk, demokrasiden taviz vermeye razı edilmiş demektir...

Toplumların en zayıf sayılan halkaları, zincirin kopmasını isteyenlerin hedefidir ve çeteler amaca ulaşmak için o noktalara kilitlenir. Etnik ayrılıklar, ideolojik farklılıklar, dinî aidiyetler... Bu noktalar üzerine yapılacak küçük dokunmalar zamanla "öteki"ni rahatsız edecek bir noktaya tırmandırılır. Aşırı milliyetçilik, aşırı milliyetçilikten beslenir mesela. Bazen aynı merkez kâh o posta bürünür, kâh bu posta. O yüzdendir ki (mesela) PKK'nın kendi derinliği ile başka derinlikler arasında kesişme noktaları aranmış, kimi zaman ortaya çıkan ortak hedefe doğru yürüyen farklı çeteler yüzünden insanların kafası karışmıştır. Uğur Mumcu cinayetinin bile derin sırların faş edilmesini engellemek için işlendiği yazılıp söylenmiştir.

Maalesef Türkiye'miz ayrılıkların çatışmaya dönüşmesine uygun bir ülke. Genç nüfusumuz var. Kanı kaynayan, hayatın acı tecrübesini bir önceki kuşaktan devralamamış müteheyyiç bir kitleyi kutsal değerler eşliğinde provoke etmek hiç de zor değil. 60'taki, 70'teki, 80'deki, 90'daki kaosun senaryosu arasında benzerlik bulmak kolay. Roller ve kimlikler değişmiştir her seferinde. Kürt-Türk, Alevi-Sünni, sağcı-solcu, laik-antilaik, ulusalcı-AB'ci... Liste uzar gider. Aslında hislerine mağlup olan herkes, kaos tellallarının cazibedar davetine icabet etmiş demektir. Aklın yerini his aldıkça çeteler başarılı olmuş demektir. Soğukkanlı kalabilmek, olaylara sağduyuyla bakabilmek, senaryosu karanlık bir dehlizde yazılan hiçbir kargaşa senaryosunda rol almamak. Asıl çare budur...

ÇETELERİN METODU: Bir ülkeyi kaotik bir ortama taşımayı amaçlayan, demokratik nizamı askıya almak isteyen bir örgütlenme, her türlü metoda başvurabilir. Suikast, bombalama, araç yakma... Türkiye'deki çetelerin benzer bir yapı içinde üçlü bir sacayağı ile güçlü bir görüntü vermek istediğinde şüphe yoktur: Üst düzey emekli polis ya da askerler (-ki bazen muvazzaf zanlılara da rastlanmaktadır) bu yapının önemli bir parçasıdır. Diğer değişmez aktör mafya irtibatlı kişilerdir ki, uyuşturucudan silah ticaretine kadar pek çok illegal çalışma ancak onlar üzerinden yapılabilir. Üçüncü bir sacayağı daha var olayın: Sivil toplum görünümünde emre âmâde dernekler. Bunlar da illegal yapılanmanın sütresi olmak, taraftar toplamak; daha açıkçası meşruiyet kazanmak içindir. Nokta Dergisi'nin kapanmak zorunda kalmadan önce neşrettiği son sayılardaki iki darbe teşebbüsünün deşifresi ve sivil görünümlü örgütlerin peçesinin düşürülmesi tesadüf değildir...

ÇETELERİN HEDEFİ: Bir yandan değişik cephelerden yapılan eylemlerle insanları birbirine kırdırmak isteyen çeteler, diğer yandan da sürekli kara propaganda yaparak toplumun psikolojisini bozmak ister. Vatanın satılmasından ülkenin işgal edilmesine, emperyalizmin yayılmasından bütün mukaddes ve milli değerlerin yerle bir edilmesine kadar kâbus senaryosu adına ne varsa hepsini önce kurgulayan, sonra o kurgu doğrultusunda yakıştırmalarda bulunan bir örgütlenme ülkeye sahip çıkıyormuş gibi gözükse de ülkeyi zaafa uğratma derdindedir. Çeteler yüzünden toplumun psikolojisi bozulur, korkular artar, vehimler çoğalır, güvensizlik had safhaya varır. Bir ülke, iç ahengine dair ne kadar endişe taşıyorsa, dışa karşı o kadar aciz duruma düşer. Zaten bu yüzden "Terörün Dış Kaynakları" üzerine sorular üretilir. Çünkü içeride yaşanan her türlü istikrarsızlık, dışarıdaki fırsatların kaçmasına; en azından dışarıdaki dengelerin başkaları tarafından tanzim edilmesine zemin hazırlar. İç güvenlik sendromu yaşayan bir ülkenin komşu ülkelerde yaşanan (velev ki bu olaylar her an gelip o ülkeyi vuracak mahiyette olsun) gelişmelerle ilgilenmesi mümkün değildir.

VE TABİİ Kİ MEDYA: Derin çetelere karşı medyanın onurlu bir duruş sergilemesi, terör eylemleri karşısında dikkatli ve duyarlı davranmak kadar önemli. Susurluk Çetesi'ni haberleştirirken yakalanan dinamizm, son yıllarda ele geçen benzer mahiyetteki çeteler konusunda sergilenemedi. Sauna Çetesi, Bursa Çetesi, Eryaman Çetesi, Şemdinli Çetesi, Ümraniye Çetesi... Arşivler ortada. Susurluk'ta yeri göğü inleten bazı meslektaşlarımız, son model derin çetelere karşı aynı duyarlılığı sergileyemedi. Oysa Danıştay saldırısından bu yana çetelerin maskesi bir miktar düşmüş, maksatları anlaşılmıştı. Her vesileyle "rejim tehlikede" deyip "irtica haberleri" peşinde koşan medya, asıl rejimi tehlikeye sokan örgütlere karşı sus pus olmayı tercih etti. Şimdi işin ucu yeniden Susurluk skandalına dayandı. Neyse ki Ergenekon Operasyonu'na duyarlı yaklaşılıyor. Şayet medya, Susurluk'ta bıraktığı izi aynı ciddiyetle sürdürseydi geçen hafta fark edilen gerçek iki sene önce bütün çıplaklığıyla ortaya çıkarılacaktı. Yine de geç sayılmaz; çetenin iyisi kötüsü olmaz, millîsi gayri millîsi olmayacağı gibi...

Evet, bugün bir Ergenekon yaşanıyor; bu millet demirden duvarlarla mahpus edilmiş, çetelerle kuşatılmış, dışarı çıkmasına izin verilmemiş. Bu operasyona Ergenekon ismini kim vermişse iyi bir seçim yapmış. Hem Ergenekon'un ardındaki derin yapılanmaya tersinden bir atıf var; hem de bir milletin kuşatmayı yarıp dünyaya açılmasını anlatan destana küçük bir telmih. Bu sefer yolu gösterecek asena, bağımsız yargı olacak. Türkiye Ergenekon'dan çıkmalı ve çıkacak; çetelerin üstesinden gelerek o çeteleri besleyen şartlardan da yakasını sıyıracak...



28.Ocak.2008 07:29:22
yorum yaz gönder yazdır puanla
 
  
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Eylül 04 DAR GÖMLEK
Eylül 01 ÇATIŞMA DEĞİL, BARIŞMA VESİLESİ
Ağustos 26 TEHLİKELİ BİR DURUM
Ağustos 25 SPORDA YENİ DÖNEM BAŞLARKEN...
Ağustos 19 ALEVİ-SÜNNİ GERİLİMİNE DUR DEMEK
Ağustos 18 AYNADAKİ AKSİNE SECDE EDENLER HANGİ GERÇEĞİ GÖREBİLİR Kİ!
Ağustos 11 BU SESE KULAK VERMEK ŞART
Ağustos 04 BİR KERE DAHA UÇURUMUN KENARINDAN...
Temmuz 31 HUKUK DA KAZANDI DEMOKRASİ DE...
Temmuz 29 BOŞUNA ÇIRPINIYORSUNUZ!
Temmuz 28 BARİ BUNDAN SONRA KÖSTEK OLMAYIN...
Temmuz 22 KAPATILSA NE OLUR KAPATILMASA NE OLUR?
Temmuz 21 SUÇ KİMDE?
Temmuz 15 KAOSLA YARGI ÖNÜNDE HESAPLAŞMAK
Temmuz 14 ERGENEKON: YENİ BİR ÇIKIŞ YOLU
Temmuz 10 GLADYO'NUN MAHARETİ
Temmuz 07 ERGENEKON'DAN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ
Temmuz 01 MHP'NİN KADERİ
Haziran 30 ANLAMAYANLAR İÇİN BİR DAHA TİRAJ GERÇEĞİ
Haziran 25 HAK YERİNİ BULDU
Haziran 23 BU MUDUR TÜRKİYE'NİN GERÇEK GÜNDEMİ!
Haziran 16 YAFTACI KAFAYLA NEREYE KADAR?
Haziran 12 TERZİ KENDİ SÖKÜĞÜNÜ DİKMEK ZORUNDA
Haziran 10 KRİZ FIRSATA NASIL DÖNÜŞÜR?
Haziran 09 DEREDE BOĞULMAK
Haziran 03 EMPATİ OLMADAN ASLA!
Haziran 02 BU DA SİZE DERS OLSUN!
Mayıs 30 BÖCEK
Mayıs 29 NE İMAMI TANIYORLAR NE ÖĞRETMENİ
Mayıs 27 ŞAŞIRIP KALDINIZ DEĞİL Mİ?
Mayıs 26 TANRILIK KOMPLEKSİ
Mayıs 20 SAYGISIZLIĞIN ASIL SEBEBİ
Mayıs 19 HATA YAPMAK ALIŞKANLIK HALİNE GELİRSE...
Mayıs 15 MEYHANE BASKISI
Mayıs 13 ABESLE İŞTİGAL
Mayıs 12 MAALESEF ACI GERÇEK BU: BİR HAFTA DAYANAMAZSINIZ
Mayıs 08 NE HAKKINIZ VAR?
Mayıs 06 AH BU ÖNYARGI, AH BU ÖNYARGI!
Mayıs 05 MADALYONUN ÖBÜR YÜZÜNE DE BAKMA CESARETİ
Mayıs 01 BUGÜN BİR DAMLA KAN AKARSA
Nisan 29 SAĞCI BÜROKRATLAR NEDEN DAHA KORKAK OLUR?
Nisan 28 MEDYA DİN DÜŞMANI MI?
Nisan 24 TÜKENİŞ
Nisan 22 YAKINDA KAPANMAMIŞ PARTİ KALMAYACAK GALİBA
Nisan 21 BU FOTOĞRAFA DİKKATLİ BAKIN LÜTFEN
Nisan 17 TEKZİPLER NEREDE?
Nisan 14 KESKİN VİRAJLAR
Nisan 08 OKLAHAMA'DAN GÖRÜLEN ACI BİR GERÇEK
Nisan 07 YAYIN YÖNETMENİNE 1 NİSAN ŞAKASI
Nisan 01 KARAR VERİN, HANGİSİ ETİK?
Mart 31 KIRILMA NOKTALARI ÜZERİNE KÜÇÜK NOTLAR
Mart 27 YA VATANDAŞ DEMOKRASİDEN ÜMİDİNİ KESERSE?..
Mart 25 VAHİM SUÇLAMALAR
Mart 24 FAKAT'SIZ DEMOKRASİ Mİ; TAKATSİZ DEMOKRASİ Mİ?
Mart 20 AŞIRI UÇLARA SAVRULANLARIN GÖREMEDİĞİ GERÇEK
Mart 18 YAZIK OLUYOR...
Mart 17 ŞİMDİ TAM SAĞDUYU ZAMANI!
Mart 15 YENİ BİR DEMOKRASİ SINAVI BAŞLADI...
Mart 11 YOUTUBE ÜZERİNDEN İFTİRA KAMPANYALARI
Mart 10 ASKER NEDEN YALNIZLAŞIYOR?
Mart 06 ASKERLE POLEMİK
Mart 03 ÇILGINLIĞIN BU KADARI DA FAZLA!
Şubat 28 DEĞMEZ, İNANIN DEĞMEZ!
Şubat 25 UFUK DARALMASI VE ÖNEMLİ BİR DİRENİŞ
Şubat 19 CUMHURİYET MİTİNGCİLERİNE ÇAĞRI
Şubat 18 MECLİS'E SAYGI LÜTFEN!
Şubat 14 ANLAMA GAYRETİ
Şubat 11 BAŞÖRTÜSÜ MÜ TEHLİKELİ, ÇETELER Mİ?
Şubat 07 ÇARPAR SİZİ BU KİTAP!
Şubat 05 DUY ARTIK BU ÇIĞLIĞI
Şubat 04 PROVOKATÖR MEDYA
Ocak 31 YÜREĞİNİZ YETİYORSA...
Ocak 29 2009'DA DARBE
Ocak 28 ERGENEKON'DAN GERÇEK ÇIKIŞ ANCAK BÖYLE OLUR!
Ocak 22 DÜŞÜN YAKASINDAN BU MİLLETİN
Ocak 21 MÜSAİT BİR YERDE İNECEK VAR!
Ocak 17 HİÇBİR MESELE BÖYLE ÇÖZÜLMEZ
Ocak 15 DIŞ POLİTİKADAKİ DEĞİŞİM ANLAŞILAMAYINCA
Ocak 14 GAZETECİLİK ADINA KRİTİK BİR MUHASEBE
Ocak 10 ANLAMSIZ BİR KISKANÇLIK
Ocak 09 GÜL'ÜN ZİYARETİ İLE NE DEĞİŞİR?
Ocak 08 DOĞRU ZAMANDA DOĞRU BİR ZİYARET
Ocak 07 'KÜRT SORUNU'NUN ÇÖZÜMÜ BU FOTOĞRAFTA!
Ocak 03 TÜRKİYE'Yİ BEKLEYEN EN YAKIN TEHLİKE
Ocak 01 EN İYİSİ SİZ KALIN, BİZ GİDELİM..
Aralık 31 NE ÇETİN SINAVLARLA GEÇTİ...
Aralık 27 ÖNCÜ DOKTORLAR NEREDE?
Aralık 25 DOKTORLARA SİTEM
Aralık 24 KÜRT SORUNUNDA YENİ TEHLİKELER, YENİ UMUTLAR
Aralık 13 BURASI ANADOLU, BURDAN KAÇIŞ YOK
Aralık 10 MEDYADA YENİ BİR DÖNEM
Aralık 06 TOPLU İĞNENİN UCUNDAKİ ÖRTÜ
Aralık 04 ETNİK PARÇALANMA ÜZERİNE KORKUNÇ SENARYOLAR
Aralık 03 GAZETECİ DEDİĞİN, ÖZÜR DİLEMESİNİ BİLECEK
Kasım 26 İLETİŞİMCİLER, LÜTFEN BU OLAYI KAYDEDİN
Kasım 20 İMTİYAZLI SINIF DA NE DEMEK?
Kasım 19 GAZETECİ TÜMGENERALLER
Kasım 15 BİR TÜRKİYE ÜTOPYASI
Kasım 12 CENAZE EVİNDE DÜĞÜN YAPMAK
 


Teröristbaşı Öcalan'dan dehşet iddialar
Erdoğan, Aydın Doğan'a mühlet verdi !
İşte Tuncay Özkan'ın son marifeti !
Tüyler ürperten AN ! - Foto
Maç sonunda golü bakın kim yedi !
ADD Başkanı herşeyi itiraf etti !
Deniz Baykal'a ağır eleştiri !
Grubumuzdaki son durum
Google nereye koşuyor ?
Bombacı nasıl vali oldu?
Asım Yıldırım
NEDİR ÇEKTİĞİMİZ BU ÇİLE-2
İstanbul’da yaşamak ve yaşatmak zordur!
A.Abdulkadiroğlu
AK PARTİ BÖYLE Mİ GİDECEK ?
Ya millet Ak Parti’ye olan güvenini kaybetmeye başlarsa. O zaman ne olacak ?
ahmet-selim
Ahmet Selim
HOCAEFENDİ'Yİ DİNLERKEN...
Cuma gecesi, bir TV kanalında, Fethullah Gülen Hocaefendi'nin bir konuşmasına tesadüfen şahid oldum.
ali-bayramoglu
Ali Bayramoğlu
İKİ CUMHURBAŞKANI VE AÇILAN BARIŞ KAPISI
“Türkiye'ye rövanş için gelmeyeceğiz…” Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan dün maç sonrası stadyumda verilen resepsiyonda Abdullah Gül'e bunları söylüyordu.
engin-ardic
Engin Ardıç
TÜRK'ÜN RENGİ
Likya kıyısındayım, yani cennetteyim:
ergun-babahan
Ergun Babahan
BUZDA İLK ÇATLAK
Hasan Cemal'in sorusu üzerine küçük salonu dolduran genç gazeteciler sıralamaya başladı:
fehmi-koru
Fehmi Koru
TARİHİ MAÇI İZLERKEN
Alt tarafı bir futbol maçı işte...
mehmet-altan
Mehmet Altan
ERİVAN'DA HİLTON VAR MI?
Hava sıcak, televizyon açıktı. Maça daha vardı ve Ermenistansız yatmaz kalkmaz olmuştuk.
nuh-gonultas
Nuh Gönültaş
İKTİDAR İNSANI BOZAR!
Koltuk insanın mütevazılığını alır götürür. Onun için büyük ve muhterem zatlar iktidardan hep uzak durmuşlar, siyasetin insana kazandırdığı siyaseten güçten hiç hoşlanmamışlar.
mustafa-unal
Mustafa Ünal
TERÖRE KARŞI BAŞBUĞ PAŞA
Terör ülkenin en yakıcı sorunu... Gün geçmiyor ki Güneydoğu'dan şehit haberi gelmesin.
hamidullah-ozturk
Hamidullah Öztürk
BÖL, ÇARPIŞTIR VE KURTUL
Org. İlker Başbuğ, tıpkı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül gibi makamına oturduktan hemen sonra Güneydoğu turu yaptı ve halkın arasına karıştı.