EN SON HABER: (10:09) İşte Aktütün'den son fotoğrafl...     EURO: 1,8460 - 1,8470    DOLAR: 1,3690 - 1,3700
 

AKİL DEVLET

Mahir Kaynak

1995 yılında Sn. Nabi Avcı ile yaptığımız bir televizyon programında derin devleti tartıştık.

Bu tartışma kısa bir süre sonra Yeni Şafak gazetesinde yayınlandı. Bu tartışmada derin devletin ülkenin geleceğini planlayan ve bunu gerçekleştirmek için politikalar üreten bir akıl olarak tanımladım. Ancak daha sonra bu kavramın içeriği değiştirildi ve benim kesinlikle karşı olduğum, devlete rağmen faaliyet gösteren yeraltı örgütlerine derin devlet adı verildi. Yeni tanımlama o kadar yerleşti ki benim başlangıçta yaptığım tanımlama unutuldu. Asıl önemlisi derin devletin konumu ters yüz edildi. Ben onu üstün bir akıl, ülkenin en etkili gücü olarak tanımlarken birden bire büyük güçlerin kullandığı, derin devletlerin maşası olan örgütler derin devlet olarak anılmaya başlandı. Bu algılamayı değiştirmenin mümkün olmadığını görüyorum ve derin devlet olarak tanımladığım akla bundan sonra ‘Akil Devlet’ adını veriyorum.

Akil devletin rolü bugün algılanandan tamamen farklıdır hatta ona karşıdır. Hiçbir faaliyeti meşruiyet dışına taşmaz. Çünkü bir davranışın meşruiyetinin sınırlarını çizen odur.

Böyle bir gücün var olmasının ilk şartı devletin tekliğidir. Eğer devlet içindeki güç odakları birbiriyle çatışma halindeyse Akil devletten söz edilemez.

Genel kabulün dışında şeyler söylediğimin farkındayım. Herkes siyasetin rakipler arasında yürütülen bir faaliyet olduğuna inanır ve bu rekabetin düşmanlığa dönüşmesi mümkündür ve sık rastlanan bir durumdur. Ben bunun tam tersini söylüyorum ve bir ülkenin tek bir güç tarafından yönetildiğini ya da böyle olması gerektiğini söylüyorum. Daha önemlisi bürokratik güçlerin yönetimde bir hizip değil bir bütünün parçası gibi davranması gerektiğini düşünüyorum.

Bu yaklaşım düşünce farklılıklarını, değişik düşünce ve çözümleri ret ve inkar etmez. Tüm tartışmalar akil devletin içinde yapılır ve ortak bir proje hayata geçirilir. Siyasi akımlar birbirinin hasmı ya da rakibi değil yedeği konumundadır. Birinin rolü, dünya şartlarının gereği ve sonucu olarak, faydasız hale gelirse yedekteki güç onun yerini alır ve giden yanlışı gelen doğruları temsil eder. Oysa her ikisi de belli dönemlerde gereklidir ve giden, zamanın eskittiğini sırtına alıp tarihe taşır.

Böyle bir yapı içinde kimse ülkeyi yönetenlere şüpheyle bakmaz. Çünkü şüphe edilebilecek bir kişinin ülkeyi yönetmesine izin verilmez ve sürekli olarak ülkeyi yönetenlere en ağır ithamların yapıldığı bir ülke olmak konumundan çıkarız.

Sözlerim ne demokrasi karşıtlığı ne de halkı küçümsemek olarak algılanmamalıdır. Hasta olan doktora gider, fizik problemini bir fizikçiye çözdürürüz, devlet yönetimini de bu işi bilenlere bırakır ama kendi tercihlerimizi ve taleplerimizi seçimlerde ifade ederiz. Yani halka mal edilemeyen hiçbir düşünce hayata geçemez. Halk belirleyen değil denetleyen konumundadır.

İleri sürdüğüm kavramın adını değiştiriyor ve akil devlet diyorum. Bugün derin devlet olarak tanımlananlara da tasfiyesi gereken oluşumlar olarak bakıyorum.


29.Ocak.2008 08:05:43
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ekim 07 FARKLI BİR MODEL
Ağustos 16 MASAL
Ağustos 09 ÖRTÜLÜ OPERASYONLAR
Ağustos 03 HANGİ AŞAMADAYIZ?
Haziran 29 PUSULA YANILIR MI?
Haziran 14 SİYASET OYUNU
Mayıs 27 27 MAYIS
Mayıs 20 SİYASET NEREDE?
Mayıs 18 TELEKULAK MI?
Mayıs 11 SENARYOLAR
Mayıs 04 ÖNCESİ VE SONRASI
Nisan 22 AĞLAR ÖRÜLÜRKEN
Nisan 12 AŞI TEORİSİ
Mart 09 MİLLET VE DEVLET
Mart 08 DÖNÜŞÜM MÜ?
Mart 01 GÖRÜNMEYENLER
Şubat 24 KARA HAREKATI
Şubat 23 HANGİSİ DOĞRU
Şubat 17 YANGINLAR
Ocak 29 AKİL DEVLET
Ocak 27 KURUYAN NEHİR
Ocak 26 YANLIŞ ADRESLER
Ocak 20 AYRINTILAR
Ocak 19 TÜRBAN TARTIŞMASI
Ocak 15 ALEVİ AÇILIMI
Ocak 06 HOROZ DÖVÜŞÜ
Ocak 05 TÜKENİŞ
Aralık 30 TERÖR VE ARKASI
Aralık 23 SINIRLAR
Aralık 15 FRANSA’NIN TAVRI
Aralık 08 NEYİ NASIL YAPMALI?
Aralık 04 PROJE
Aralık 01 KAHVALTI
Kasım 25 GECİKSE DE YERİDİR
Kasım 20 NEREDEN BAKMALI?
Kasım 11 DOĞRU TANIMLAYALIM
 


Demirel son sözü söyledi
Yabancı bankaların kredi kazığı
Döviz ve Borsa güne nasıl başladı?
Faturası 7 milyon EURO !
Üçlü istihbarata rağmen baskın gelmiş
Ödenek şikayeti ne kadar doğru?
Genelkurmay'dan son açıklama
6 komando tugayı, profesyonel oluyor
Küresel krizin Türkiye'ye faturası
Dağlıca tartışılsa Aktütün’ü yaşamazdık
Metin Yıkar
BANA DOLARI SORUYORLAR
2002-2007 arası Dünya ekonomileri için lale devriydi.
Asım Yıldırım
GENELKURMAY 2. BAŞKANI DİYOR Kİ...
Bir yerlerde yanlış yapılıyor ama nerede?
Musa Savaş
CEBIT BİLİŞİM EURASİA FUARINA NASIL GİTMELİ?
Öncelikle biraz fuarın geçmişinden bahsetmek istiyorum.
ahmet-sahin
Ahmed Şahin
ŞEVVAL AYININ HATIRLATTIKLARI
Ramazan'dan sonra gelen Şevval ayı, bir kısım dinî olayların yaşandığı özel ve güzel bir aydır.
ali-bayramoglu
Ali Bayramoğlu
SARIKAMIŞ'TAN AKTÜTÜN'E…
Bir yazıda şehitlerin, hayatını kaybetmiş genç askerlerin önünde saygıyla ancak bu kadar eğilinir…
bulent-korucu
Bülent Korucu
PARA YOK, CAN VERELİM
Aktütün Karakolu'na yapılan saldırı yüreğimize ateş düşürdü.
cengiz-candar
Cengiz Çandar
BANA 'YENİ BİR ŞEY' SÖYLEYİN
Aktütün, Türkiye'nin "terörle mücadelesi"nde bir "dönüm noktası" olabilecek mi?
ekrem-dumanli
Ekrem Dumanlı
ASIL TUZAK BUDUR
Acımız büyük. 15 vatan evladı şehit edilmiş; nasıl yas tutmayasın.
fehmi-koru
Fehmi Koru
İŞİMİZ KOLAY DEĞİL
Demokrasiler zorlansalar da krizlere karşı tedbir alırlar.
mahir-kaynak
Mahir Kaynak
FARKLI BİR MODEL
Aktütün Karakolu’na yapılan menfur saldırı ve uğradığımız kayıpları değerlendirirken atıfta bulunduğumuz aktörlerin hepsi yerel.
mehmet-barlas
Mehmet Barlas
SATHI MÜDAFAA
Hedef alınan bir karakol değil ülkenin bütünlüğüdür
hasan-cemal
Hasan Cemal
YAZIK, TÜRKİYE’NİN MORALİ YİNE BOZULMAYA BAŞLADI!
Bilgisayarın başına oturuyorum. Omuzlarımda sanki bin ton yük.