EN SON HABER: (22:37) Google yasağı nihayet kalktı...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

REKTÖRLERİN BU TELAŞI NİYE ?



Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde “367 şart” dediler. Şimdi ise hak ve özgürlüklere karşı çıkıyorlar.

Üstelik bilim adamı ve yılların profesörü rektörler, ortaya attıkları savunmalarla kendilerini gülünç duruma düşürüyorlar.

Yıllarca okumuş ilim yapmış insanların halk nazarında bu denli itibar kaybetmesi açıkçası üzüntü verici bir durum.

Koskoca rektörlerin bu telaşı niye ?

Yoksa bir şeyleri kaybetmekten mi korkuyorlar ?

Bilim adamı ne kaybedebilir ki ?

Hayatını bilime, ilime, öğrenci yetiştirmeye adamış insanın ne korkusu olabilir ki ?

Yoksa başörtüsü onların başka ayıplarını örtüyor da, onun için mi yasağın kalkmasını istemiyorlar ?

Yoksa ellerinde tuttukları bir koz var onu da kaybedince her şeyleri ortaya mı çıkacak ?

Rektörler niçin başörtüsüne bu kadar sarılıyor ?

Bakın madalyonun diğer tarafında neler var.

Türkiye’de bir rektörler iktidarı olduğunu herkes biliyor. Direkt Cumhurbaşkanına bağlılar. Dolayısıyla iktidarlarının sürebilmesi için Cumhurbaşkanının kimliği çok önemli. Zamanında Abdullah Gül’e de itirazları bundandı.

Çankaya’yı kaybettiler.

Şimdi üniversiteye kendileri gibi düşünmeyen, kendileri gibi giyinmeyen, kendileri gibi olmayanı sokmak istemiyorlar. Prof. Celal Şengör “üniversiteleri kapatırız” diyerek toplumu tehdit bile etti.
Bir diğeri “başörtülülerin notunu kırarız” dedi.

Bu nasıl bir korku ki topluma meydan okutuyor ?

Gerçekten rejimin değişeceğinden mi korkuyorlar ?

Gerçekten laikliğin elden gideceğinden mi korkuyorlar ?

Gerçekten cumhuriyetle ilgili kaygıları mı var ?

Gerçekten birilerinin gelip zorla başlarını örteceğinden mi korkuyorlar ?

Yoksa gerçekten başörtülü öğrencilerin kopya çekeceğinden mi korkuyorlar ?


Bütün bu soruların cevabı koskoca HAYIR !

Rektörler sadece ve sadece yıllardır kurdukları çarka çomak sokulacağından, üniversitelerdeki statükonun sona ereceğinden, ektiklerini biçeceklerinden, hesap vereceklerinden korkuyorlar.

Niçin mi ?

Adı suça, yolsuzluğa veya yargının alanına giren herhangi bir konuya karışan rektörün yargılanması için YÖK’ün izin vermesi gerekiyor. YÖK de bugüne kadar rektörlerin yargılanmasına müsaade etmedi. Hatta Erdoğan Teziç, Van Rektörü Yücel Aşkın çete kurup yolsuzluktan tutuklandığında; “gerekli belgeleri bize verin biz halledelim” demiş tutuklama kararına sert tepki göstermişti.

Şimdi YÖK’ün bu kalkanı kalktı. Çankaya düşünce rektörlerin yargı dokunulmazlığı da düştü.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bilimi değil ideolojileri ön plana çıkaran mevcut rektörler ve onlar gibilerle çalışmak istemeyeceğini çok iyi biliyorlar. Onun için gün sayıyorlar. Tezkeresi gelen gidiyor.

Kolay değil yıllardır süregelen sistem değişiyor.

Sistem değişince iktidar bitiyor. İktidar bitince hesap görülmeye başlanıyor.

İşte can alıcı soru. Ne var bu hesapta ?

Cevap : Üniversitelerdeki yolsuzluklar.

Ne tuhaftır ki çoğunda rektörlerin ismi geçiyor.

Türkiye’de 82 devlet üniversitesi var. Bu 82 üniversiteden kaçının rektörü, dosyaları hazır olmasına rağmen YÖK izin vermediği için yargılanamıyor biliyor musunuz ?

Kamu İhale Kurumunun raporlarına göre tam 47’si.

47 rektör bir şekilde üniversitelerindeki yolsuzluklara karışmış durumda.

TBMM Üniversitelerdeki Yolsuzlukları İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Gül;
“Üniversitelerde trilyonlarca liralık yolsuzluk tespit ettik” diye açıklama yapmıştı.

Üniversitelerdeki yolsuzluklara hayatını adamış olan Prof. Dr. Celal Erçıkan, Cumhurbaşkanı Sezer’e 2 bin sayfaya yakın yolsuzluk belgesi gönderdi. Bunlar, devletin resmi kurumları tarafından tespit edilen yolsuzluk belgeleriydi. Ancak Sezer’den bir satır cevap alamadı.

Üniversitelerdeki temsil oranları ortalama yüzde 25 olan rektörler güya cumhuriyeti savunuyor, laikliği savunuyor, rejimi savunuyor, Atatürk ilkelerini savunuyor.

Şu bir gerçek ki onlar ne üniversitedeki öğretim üyelerini, ne de öğrencileri temsil ediyor.

100-150 tane yasakçı öğretim üyesine karşı 2500 akademisyen özgürlükleri savunan bildiriye imza attı.

O halde sonuç şu : Boğazına kadar yolsuzluğa batmış yasakçı rektörler çıkardıkları gürültüyle yolsuzluklarını örtmek için Türkiye’nin hassas noktalarını provoke ediyor.


06.Şubat.2008 09:19:04
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 03 AYRIK OTLARI
Mayıs 01 YILLARDIR GİZLENEN İDDİANAME
Nisan 26 ERKEKSİNİZ YA !
Nisan 24 KORKUYORUM
Nisan 10 BİR KIZ MESELESİ
Nisan 08 MAALESEF !
Nisan 07 ÜLKEYİ RAHATLATACAK TEKLİF
Mart 28 BİRAZ KAFA DAĞITALIM
Mart 27 NEREDEN ÇIKTI BU UZLAŞMA ?
Mart 14 DEVLET TİYATROLARININ STRATEJİSİNİ KİM BELİRLİYOR ?
Mart 08 FATURA GENÇ TİYATROCULARA KESİLDİ
Mart 05 DEVLET KURUMUNDA AKIL ALMAZ BİZANS OYUNU
Şubat 15 İZMİR DEVLET TİYATROSUNUN BAŞARILARI (!)
Şubat 08 MHP BU PROVOKASYONA GELİR Mİ ?
Şubat 06 REKTÖRLERİN BU TELAŞI NİYE ?
Şubat 02 SÖZ KONUSU ŞAHIS BENİM!
Ocak 18 DEVLET TİYATROLARI’NDAKİ SORUN ÇÖZÜLÜYOR
Ocak 07 KDV İNDİRİMİ KİME YARADI ?
Ocak 02 DEVLET TİYATROLARI SAHNEDEN SAVAŞ AÇTI
Aralık 14 ASIL SKANDALI GENEL MÜDÜR ANLATTI
Aralık 10 DEVLETİN KURUMU MİLLETE DÜŞMAN OLUR MU ?
Aralık 07 DEVLETİN BİR KURUMUNUN HALİ
Kasım 29 PKK’NIN FOYASI ÇIKTI
Kasım 09 KAZ DAĞLARI’NDA KOPARILAN FIRTINA
Ekim 27 TÜRKİYE PSİKOLOJİK HAREKAT KISKACINDA
Ekim 24 BU KAPIYI UNUTMAYALIM
Ekim 22 SİZİN DE KALBİNİZ SIKIŞIYOR MU ?
Ekim 16 ERMENİ-PKK İLİŞKİSİ YAHUDİ DESTEĞİ
Ekim 12 İKİ YETİM KIZ KARDEŞ
Ekim 09 BUKALEMUNLUK SANATI
Eylül 26 ÇOK KEYİFLİ DEĞİL Mİ ?
Eylül 24 KAYBETTİLER YİNE KAYBEDECEKLER
Eylül 21 BAŞÖRTME ÖZGÜRLÜĞÜ YOK MU ?
Eylül 20 REKTÖRLERİNKİ ‘TAMAMEN DUYGUSAL’
Eylül 19 BİRAZ DAHA SABIR, TÜRKİYE DEĞİŞİYOR.
Eylül 18 SİZCE DERTLERİ NE ?
Eylül 15 SİZİN EVDE NASIL ?
Eylül 14 BİR TARİH YAZILDI
Eylül 11 BU SEFER HEDEF MHP
Eylül 08 HERKESİN DEĞİL AMA 'HERKESİN CUMHURBAŞKANI'
 



Star Haber'in tesettür rahatsızlığı!-İZLE
Böyle memur görülmedi!
Erdoğan seçilir, Gül Kalır
Tesettüre girmedim ama...
Bu kadarına da pes artık!
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, gündeme bomba gibi düştü.
Mehmet Altan
KRİPTO ŞİFRELERİ
Kripto, Fransızca bir kelime...
Şamil Tayyar
YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Önceki gün AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım.
Tamer Korkmaz
DEVRİMCİ GENÇLERE BOMBA ATTIRANLAR
Deniz Gezmiş idamı hak edecek bir suç işlememiş olabilir ama Gezmiş bir milli kahraman da değildir.