|
MHP ÜZERİNDEN PLAN YAPANLAR YANILDI 
22 Temmuz 2007, Türkiye açısından önemli bir tarihti.
Zira Türkiye’yi erken seçime götüren süreç, oldukça sancılı geçmişti. Hiç şüphesiz ki, bu süreçte akılda kalan birçok “demokrasi dışı” olay yaşanmış, bunlardan en öne çıkanı ise “meclisin cumhurbaşkanı seçememesi” olmuştu. CHP’nin hukuk dışı, azami gayretleri Türkiye’yi “367” sayısı ile tanıştırırken, bir anlamda demokrasiye büyük bir darbe vurulmuştu.
Türkiye gündemi, böyle gayri hukuki olaylarla meşgul edilirken, bir yandan da “Cumhuriyet Mitingleri” adı altında düzenlenen kitle eylemleri ile demokrasi karşıtı tutumlar destekleniyordu. Üstelik bütün bunlar olurken, yürek yakan şehit cenazelerinde, kimliği belirsiz provokatörler ortaya çıkıyor ve şehit cenazeleri siyasete alet ediliyordu. Bir yanda,” cumhuriyet elden gidiyorcular”, diğer yanda ise “ülke elden gidiyorcular” sanki önceden kurgulanmış bir senaryonun oyuncuları gibi üstlerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirmek için uğraşıyordu. Neydi o senaryo? “22 Temmuz” akşamı için düşünülen senaryo apaçık ortadaydı. Bazı medya organlarının da desteği ile milliyetçilik duyguları itina ile kabartılacak ve seçimlerden bir CHP-MHP iktidarının çıkması sağlanacaktı.
Seçimlerden çıkan sonuç, “belli bir kesimin” beklediğinden çok farklı olmuştu. Ak Parti yüzde 47’lik oy oranı ile adeta seçimlere damgasını vurdu. Önceki dönemden farklı olarak bundan böyle meclis koltuklarında MHP’li milletvekilleri de oturacaktı. Demokrasi açısından olumlu olan bu sonucu kendi açılarından değerlendirenler de vardı. “Bir kısım demokrasi düşmanı” garip bir hevese kapıldı. Onlara göre, hükümetin aldığı kararlarda, CHP’nin çözümsüz muhalefetine MHP’de ortak olacaktı. Hiç de öyle olmadı. Bu zihniyette olanların hayal kırıklığına uğrayacağını gösteren seçim sonrası ilk önemli gelişme, yine cumhurbaşkanlığı seçimleri oldu. Merak edilen, yeni meclisin hukuk dışı girişimler sonucu yarım kalan cumhurbaşkanı seçme işini, bu kez tamamlayıp tamamlayamayacağıydı. Seçim öncesi hortlayan “367” kabusu birilerinin beklediği gibi bu kez ülkenin geleceğine çökemedi. Zira MHP’yi bu hukuk dışı harekete ortak etmek isteyenler yanılmıştı. MHP’nin mecliste yer almasıyla o uyduruk sayı aşılmış ve sonunda cumhurbaşkanlığı seçimi Türkiye’nin önünde bir engel olmaktan çıkmıştı.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin tutarlı muhalefeti “bazılarına” ders olacağına rahatsızlık vermeye başladı. “Biz sizi ne ümitlerle destekledik” diye yüksek sesle dertlenenler ikinci şoku, Ak parti ve MHP’nin üniversitelerdeki başörtüsü sorununu sona erdirmek için kolları sıvamasıyla yaşadılar. Üniversitelerdeki özgürlük dışı uygulamanın önüne geçmek için anlaşan iki partinin, mevcut yasa ve anayasayı değiştirmek için ortak çalışması, her zaman olduğu gibi yine “bazı çevreleri “ rahatsız etti.
Önümüzde ki birkaç gün çok önemli. Belki de ilk kez bu hukuk dışı yasağın ortadan kalkmasına bu kadar yaklaşıldı. Elbette yine demokrasi düşmanlarının süreci baltalamaya yönelik girişimleri olacaktır. Ancak ne olursa olsun, bir gerçek var ki Türkiye, böylesi bir iktidar - muhalefet ilişkisini özlemişti doğrusu
09.Şubat.2008 15:22:24 |
|
|