EN SON HABER: (10:32) Banka kurtarma paketleri rahat...     EURO: 1,8980 - 1,9000    DOLAR: 1,3970 - 1,3980
 

BAŞÖRTÜSÜ MÜ TEHLİKELİ, ÇETELER Mİ?

Ekrem Dumanlı

Normalde başörtüsü ile çetenin iki mukayese unsuru olarak kullanılmaması gerekir.

Çünkü bunlar arasında doğrudan bir ilişki düşünülemez. Ancak burası Türkiye; dünyanın hiçbir ülkesinde olmayacak kadar birbirinden kopuk konuların birbiriyle ilişkisi çıkabilir.
Daha doğrusu, belli bir amaca ulaşmak için her vesileyi kullananlar, milletin kıymet atfettiği, saygı duyduğu değerleri bile kirli maksatları için kullanabilir. Üstelik medya için başörtüsü ve çete haberlerinin turnusol özelliği var. Bu pencereden de bakmak gerekiyor meseleye.

Maalesef Türkiye son senelerde çok açık bir gerçeğe şahit oldu ki çeteleşme bu ülkede inanılmaz boyutlara ulaşmış. Sistem hep aynı: Emekli ya da muvazzaf subaylar ve emniyetçiler; bir de mafya diye bilinen insanlar. Öyle anlaşılıyor ki bu kişiler devletin en gizli istihbarat bilgilerine sahip. Suikast yapmaktan gayrı nizami harp planlamaya kadar pek çok konuda hazırlık içindeler. Krokiler, haritalar, planlar... Ağır silahlar, bombalar, mühimmatlar... Manzara vahim. Üzerinde polis ya da asker üniforması bulunan (veya bir zamanlar bu şerefli üniformayı taşıyan) insanlar, gırtlaklarına kadar politize olmuşlar; bu yetmiyormuş gibi psikolojik harp yapmak maksadıyla illegal örgütlenmede bulunmuşlar. Dahası, uyuşturucu ticaretinden silah tacirliğine kadar birçok kirli işlere bulaşmışlar. Sauna çetesi, Bursa çetesi, Şemdinli çetesi, Eryaman çetesi, Ergenekon çetesi...

'Sessizlik' çetelere moral verdi

Kritik soru şu: Başörtüsü gündeme geldiğinde burnundan soluyarak "rejim tehlikede" diye kıyameti koparanlar, son yıllarda ortaya çıkan tehlikeli örgütler için neden suspus olmayı tercih ediyor? O kadar ki adamlar aylarca "Tehlikenin farkında mısınız?" diye yeri göğü inletiyor, kendilerine bomba atan derin çetenin peşinden koşmuyor. Tandoğan Meydanı'nı doldurup insanları üçer beşer sayarak "milyonlar laiklik için yürüdü" demek kolay, aynı topluluğun niçin mafya işbirlikçisi örgütler konusunda ağzını bıçak açmıyor? Daha da kötüsü var: Onca çete soruşturmasında yakalanan, sorgulanan ve tutuklanan kişiler arasında "ulusalcı" diye bilinen bazı insanlar var. Yani, Cumhuriyet mitinglerine can u gönülden destek veren, ulusalcılık adına kitap ve makale yazan, TV programlarında "rejim tehlikede" deyip irtica tellallığı yapan insanlar bulunuyor. Bayrak ve tabanca üzerine yemin ettirip "ölmeye ve öldürmeye" ant içtiren kitle ile başörtüsü konusunda duyarlılık (!) gösteren bazı sivil toplum örgütleri (?) arasında somut bağlar var. O yüzden susmayı tercih ediyorlar ve o yüzden inandırıcı değiller. Başı kapalı olduğu için üniversite okuyamayan gözü yaşlı çocuklara gelince arslan kesilenler, devletin en temel kurumlarını zayıflatacak ve ülkeyi kaos ortamına sürükleyecek çeteler konusunda kuyruklarını kısıp bir kenara sıvışıveriyor. Kim inanır bunların "tehlike" analizlerine?!

Ulusalcılık adına bazı örgütlerle çetelerin amaç kesişmesine ve suçüstü yakalanma karşısında mahcubiyetine bir nebze olsun mânâ vermek mümkün; lâkin medyaya ne oluyor ki tuhaf ve utangaç bir tavra bürünüyor? Başörtüsü ile ilgili yapılan yayınlar ortada. İnsanları endişeye, kuşkuya, umutsuzluğa itecek her türlü malzeme medya tarafından kullanılıyor. Bu eğilim, marjinal gruplarla sınırlı kalsa hiçbir önemi yok; fakat kendini "merkez" olarak görenler de her vesileyi değerlendirip "Tehlikenin farkında mısınız?" korosuna iştirak etme hevesinde. Diyelim ki gerçekten endişe taşıyorlar ve olmadık hadiseleri endişe paylaşımı için kullanıyorlar; o zaman şunu sormak gerekiyor: Kaos için her türlü olayı göze almış eli silahlı çeteler hakkında niçin aynı duyarlılık gösterilmiyor?

Lütfen hatırlayınız; o menfur Danıştay saldırısının akabinde Türkiye, laik-antilaik çatışmasıyla karşı karşıya kalmış, bazı gazeteciler öfkelerine mağlup olmuş hatta daha olayın aslını faslını beklemeden sokağa fırlayıp "Türkiye laiktir, laik kalacak" diye bağıran gruplara iştirak edecek sert beyanlarda bulunmuştu. Ne oldu? Cami avlusuna kadar gelip cenaze namazını provoke edenler, bu saldırının laiklik karşıtları tarafından yapıldığına yürekten inanıyordu. Ne oldu?

Bir de baktık ki katil zanlısı "vatansever" bir örgüt üyesiymiş, "ulusalcı" büyükleriyle (!) ilişkisi varmış. Bu gerçekler ortaya çıktığında da bazı gazete ve televizyonlarımız derin bir sessizliğe gömülmüştü. O gün kuşkuların üzerine gidilseydi Ergenekon denilen örgütün ürpertici boyutlara ulaşması mümkün olmazdı. Aradan geçen zamanın sessizlik ve hatta kimi zaman korumacılık görüntüsü sunması derin çetelerde "Bize kimse dokunamaz" cesaretini kazandırdı. Çünkü namaz söz konusu olduğunda, kurban söz konusu olduğunda, başörtüsü söz konusu olduğunda, imam hatip söz konusu olduğunda vs., öfkeyle kıpkırmızı kesilenler, kökü bir hayli derinlerde olduğu anlaşılan çeteler söz konusu olduğunda dut yemiş bülbüle dönüyor ve inanılmaz bir emn ü eman içine giriyordu.

Bu manzara karşısında durup düşünmek gerekiyor. "Efendim soruşturmalar sürüyor; o yüzden..." Kimse inanmıyor bu laflara. 28 Şubat sürecinde nice insanı bir lahzada medyatik lincin giyotinine teslim edenlerin (-ki buna kendi meslektaşları da dâhildir) bugün somut suç aletlerini görmezden gelmesi düşündürücüdür. En azından inandırıcı bir mazeret değildir. İrtica diye her gün manşetlerden düşmeyen olayların ne kadar suni, ne kadar sosyal gerçekliğe ters olduğu ortada. Yüzlerce makale yazan zevatın, silahlı, bombalı, krokili, haritalı; uyuşturuculu, silah ticaretinden insan ticaretine kadar bir yığın somut suçlara karşı kulaklarını tıkaması ve tek satır yazı yazmaması tuhaf değil mi? Bazı "laikçi" yazarların başörtüsü yazısı yüzlerce makaleye ulaştı. Bu kişiler Danıştay saldırısından Ergenekon'a kadar devam eden süreçte daha bir kerecik çete yazısı yazamadı. Ayıp olmuyor mu? Bazı yazanlar da hedef saptırmaya, konuyu başka yerlere çekmeye çalıştı; bu daha büyük bir ayıp değil mi?

Korku ticareti yapmaya gerek yok

"Başörtüsü mü, çeteler mi daha tehlikeli?" dememin bir başka nedeni daha var: Çeteler kaos ortamı oluşturabilmek için her türlü kılık-kıyafet değişikliği yapabiliyor. Kâh "laikçi" havalarıyla "İslamcılar"ı kışkırtıyor; kâh "İslamcı" kesilip "laiklik duyarlılığı gösteren" insanları. Bazen amaçları için bölücü örgütün postuna da bürünüyor, bazen ırkçılık damarına karışıyor; bazen de mezhep istismarı yapıyor. Kiliseye gidiyor, el etek öpüyor; yeri geldiğinde de "Türk-İslam sentezi"nden bahsedebiliyor. Böyle bin bir surat bir örgüt taktiği ile karşı karşıyayız ve maalesef bunların bir ucu "gizli devlet görevi" maskesiyle dolaşan bazı kişilere kadar uzanıyor.

Başörtüsüne serbestlik getiren Anayasa değişikliğine bir de derin çeteler üzerinden bakmak gerekiyor. Hafta içinde Fethullah Gülen çok önemli bir uyarıda bulundu. "Çarşaf giydirilmiş erkeklerden, bayanlardan" bahsetti. Boşuna değil bu uyarı! Çünkü daha önce de yapıldı bu tür provokasyon girişimleri. Bu günden "Ya şöyle olursa, ya böyle olursa" diye korku ticareti yapanlar var. Samimi endişeye diyeceğim yok, keşke onlar da sosyal barış için dikkatle konuşsa ve herkes onları dikkatle dinlese. Tek bir ferdin endişesi bile düşündürücüdür.

Meselenin bir de karanlık bir yanı var. Bazı endişeleri inanılmaz bir abartı ile dile getirenler ile bu havayı oluşturmak için çırpınıp duranlar arasında bir bağ bulunuyor. Yani korku filmini yazanlar ile oynayanlar aynı locadan. O yüzden medyaya büyük bir görev düşüyor. Her olayın üstüne hemen atlamak, bilmem kaç kere rezil etti bazı gazete ve televizyonları. Soğukkanlı olmak, sağduyuyu elden bırakmamak şart; yoksa çetelerin tezgâhına gelinmiş olur ki bu ülkeyi kaosa sürüklemek isteyenlere sosyal barışımızı peşkeş çekmenin bir anlamı yoktur!


11.Şubat.2008 07:36:39
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ekim 13 ASKER-MEDYA İLİŞKİSİ; BİR DAHA
Ekim 08 İSTİFA ETMESİNİ BİLMEK
Ekim 07 ASIL TUZAK BUDUR
Ekim 06 1 MİLYON ZAMAN İÇİN KAMPANYAMIZ BAŞLIYOR, HAZIR MIYIZ?
Eylül 30 ANNESİZ BAYRAMLAR
Eylül 29 KAFAYI KUMA GÖMMENİN FAYDASI YOK
Eylül 25 İBRETLİK BİR TABLO
Eylül 22 GAZETELERİ BOYKOT ÇAĞRISI
Eylül 15 YANLIŞ HESAP, YANLIŞ SÖYLEM
Eylül 11 BUNDA YADIRGANACAK NE VAR?
Eylül 08 MEDYA AYAK UYDURUNCA
Eylül 04 DAR GÖMLEK
Eylül 01 ÇATIŞMA DEĞİL, BARIŞMA VESİLESİ
Ağustos 26 TEHLİKELİ BİR DURUM
Ağustos 25 SPORDA YENİ DÖNEM BAŞLARKEN...
Ağustos 19 ALEVİ-SÜNNİ GERİLİMİNE DUR DEMEK
Ağustos 18 AYNADAKİ AKSİNE SECDE EDENLER HANGİ GERÇEĞİ GÖREBİLİR Kİ!
Ağustos 11 BU SESE KULAK VERMEK ŞART
Ağustos 04 BİR KERE DAHA UÇURUMUN KENARINDAN...
Temmuz 31 HUKUK DA KAZANDI DEMOKRASİ DE...
Temmuz 29 BOŞUNA ÇIRPINIYORSUNUZ!
Temmuz 28 BARİ BUNDAN SONRA KÖSTEK OLMAYIN...
Temmuz 22 KAPATILSA NE OLUR KAPATILMASA NE OLUR?
Temmuz 21 SUÇ KİMDE?
Temmuz 15 KAOSLA YARGI ÖNÜNDE HESAPLAŞMAK
Temmuz 14 ERGENEKON: YENİ BİR ÇIKIŞ YOLU
Temmuz 10 GLADYO'NUN MAHARETİ
Temmuz 07 ERGENEKON'DAN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ
Temmuz 01 MHP'NİN KADERİ
Haziran 30 ANLAMAYANLAR İÇİN BİR DAHA TİRAJ GERÇEĞİ
Haziran 25 HAK YERİNİ BULDU
Haziran 23 BU MUDUR TÜRKİYE'NİN GERÇEK GÜNDEMİ!
Haziran 16 YAFTACI KAFAYLA NEREYE KADAR?
Haziran 12 TERZİ KENDİ SÖKÜĞÜNÜ DİKMEK ZORUNDA
Haziran 10 KRİZ FIRSATA NASIL DÖNÜŞÜR?
Haziran 09 DEREDE BOĞULMAK
Haziran 03 EMPATİ OLMADAN ASLA!
Haziran 02 BU DA SİZE DERS OLSUN!
Mayıs 30 BÖCEK
Mayıs 29 NE İMAMI TANIYORLAR NE ÖĞRETMENİ
Mayıs 27 ŞAŞIRIP KALDINIZ DEĞİL Mİ?
Mayıs 26 TANRILIK KOMPLEKSİ
Mayıs 20 SAYGISIZLIĞIN ASIL SEBEBİ
Mayıs 19 HATA YAPMAK ALIŞKANLIK HALİNE GELİRSE...
Mayıs 15 MEYHANE BASKISI
Mayıs 13 ABESLE İŞTİGAL
Mayıs 12 MAALESEF ACI GERÇEK BU: BİR HAFTA DAYANAMAZSINIZ
Mayıs 08 NE HAKKINIZ VAR?
Mayıs 06 AH BU ÖNYARGI, AH BU ÖNYARGI!
Mayıs 05 MADALYONUN ÖBÜR YÜZÜNE DE BAKMA CESARETİ
Mayıs 01 BUGÜN BİR DAMLA KAN AKARSA
Nisan 29 SAĞCI BÜROKRATLAR NEDEN DAHA KORKAK OLUR?
Nisan 28 MEDYA DİN DÜŞMANI MI?
Nisan 24 TÜKENİŞ
Nisan 22 YAKINDA KAPANMAMIŞ PARTİ KALMAYACAK GALİBA
Nisan 21 BU FOTOĞRAFA DİKKATLİ BAKIN LÜTFEN
Nisan 17 TEKZİPLER NEREDE?
Nisan 14 KESKİN VİRAJLAR
Nisan 08 OKLAHAMA'DAN GÖRÜLEN ACI BİR GERÇEK
Nisan 07 YAYIN YÖNETMENİNE 1 NİSAN ŞAKASI
Nisan 01 KARAR VERİN, HANGİSİ ETİK?
Mart 31 KIRILMA NOKTALARI ÜZERİNE KÜÇÜK NOTLAR
Mart 27 YA VATANDAŞ DEMOKRASİDEN ÜMİDİNİ KESERSE?..
Mart 25 VAHİM SUÇLAMALAR
Mart 24 FAKAT'SIZ DEMOKRASİ Mİ; TAKATSİZ DEMOKRASİ Mİ?
Mart 20 AŞIRI UÇLARA SAVRULANLARIN GÖREMEDİĞİ GERÇEK
Mart 18 YAZIK OLUYOR...
Mart 17 ŞİMDİ TAM SAĞDUYU ZAMANI!
Mart 15 YENİ BİR DEMOKRASİ SINAVI BAŞLADI...
Mart 11 YOUTUBE ÜZERİNDEN İFTİRA KAMPANYALARI
Mart 10 ASKER NEDEN YALNIZLAŞIYOR?
Mart 06 ASKERLE POLEMİK
Mart 03 ÇILGINLIĞIN BU KADARI DA FAZLA!
Şubat 28 DEĞMEZ, İNANIN DEĞMEZ!
Şubat 25 UFUK DARALMASI VE ÖNEMLİ BİR DİRENİŞ
Şubat 19 CUMHURİYET MİTİNGCİLERİNE ÇAĞRI
Şubat 18 MECLİS'E SAYGI LÜTFEN!
Şubat 14 ANLAMA GAYRETİ
Şubat 11 BAŞÖRTÜSÜ MÜ TEHLİKELİ, ÇETELER Mİ?
Şubat 07 ÇARPAR SİZİ BU KİTAP!
Şubat 05 DUY ARTIK BU ÇIĞLIĞI
Şubat 04 PROVOKATÖR MEDYA
Ocak 31 YÜREĞİNİZ YETİYORSA...
Ocak 29 2009'DA DARBE
Ocak 28 ERGENEKON'DAN GERÇEK ÇIKIŞ ANCAK BÖYLE OLUR!
Ocak 22 DÜŞÜN YAKASINDAN BU MİLLETİN
Ocak 21 MÜSAİT BİR YERDE İNECEK VAR!
Ocak 17 HİÇBİR MESELE BÖYLE ÇÖZÜLMEZ
Ocak 15 DIŞ POLİTİKADAKİ DEĞİŞİM ANLAŞILAMAYINCA
Ocak 14 GAZETECİLİK ADINA KRİTİK BİR MUHASEBE
Ocak 10 ANLAMSIZ BİR KISKANÇLIK
Ocak 09 GÜL'ÜN ZİYARETİ İLE NE DEĞİŞİR?
Ocak 08 DOĞRU ZAMANDA DOĞRU BİR ZİYARET
Ocak 07 'KÜRT SORUNU'NUN ÇÖZÜMÜ BU FOTOĞRAFTA!
Ocak 03 TÜRKİYE'Yİ BEKLEYEN EN YAKIN TEHLİKE
Ocak 01 EN İYİSİ SİZ KALIN, BİZ GİDELİM..
Aralık 31 NE ÇETİN SINAVLARLA GEÇTİ...
Aralık 27 ÖNCÜ DOKTORLAR NEREDE?
Aralık 25 DOKTORLARA SİTEM
Aralık 24 KÜRT SORUNUNDA YENİ TEHLİKELER, YENİ UMUTLAR
Aralık 13 BURASI ANADOLU, BURDAN KAÇIŞ YOK
Aralık 10 MEDYADA YENİ BİR DÖNEM
Aralık 06 TOPLU İĞNENİN UCUNDAKİ ÖRTÜ
Aralık 04 ETNİK PARÇALANMA ÜZERİNE KORKUNÇ SENARYOLAR
Aralık 03 GAZETECİ DEDİĞİN, ÖZÜR DİLEMESİNİ BİLECEK
Kasım 26 İLETİŞİMCİLER, LÜTFEN BU OLAYI KAYDEDİN
Kasım 20 İMTİYAZLI SINIF DA NE DEMEK?
Kasım 19 GAZETECİ TÜMGENERALLER
Kasım 15 BİR TÜRKİYE ÜTOPYASI
Kasım 12 CENAZE EVİNDE DÜĞÜN YAPMAK
 


İnanmakta zorlanacaksınız ama gerçek!
Ergenekon-PKK ilişkisinde şok iddia
Erbakan'ı kızdıran sinema filmi
İnternet kullanıcılarına müjde
Tek başına İsrail'e kafa tutan Türk
Petrolde yeni senaryo
Önce öldürt sonra gözyaşı dök
Şimdi al, seneye öde !
Canlı bomba olayında şok gelişme
CHP'li başkandan örnek tavır
Ahmet Böken
HAİN TERÖRÜN YAPMAK İSTEDİĞİ
Dağlıca’ya, Güngören’e, Aktütün’e saldırıp, canlarımızı alan hain terör diyor ki;
Metin Yıkar
IMF'Yİ NEDEN ÇAĞIRIYORLAR?
Bir işadamı bunu söyleyebilir mi?
A.Abdulkadiroğlu
YOKSA PAŞAYLA HESABINIZ BAŞKA MI?
Doğan&CHP ittifakı, Aktütün üzerinden başka bir hesabı mı görmeye çalışıyor?
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
HAY HAY AYDIN BEY ÖDERİZ...
Buyurmuş ki tosun, ‘Vatanı koruyan Genelkurmay’a sataşacağına, git askerliğini yap...’
bulent-korucu
Bülent Korucu
KAFAM İYİCE KARIŞTI
Yargıçlar ve Savcılar Birliği Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun çürük raporu alarak askerlikten muaf olması gündemi fazlasıyla meşgul etti.
nazli-ilicak
Nazlı Ilıcak
YA DTP KAPATILIRSA?
Ya Anayasa Mahkemesi, Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) kapatılması yönünde bir karar verirse!
nuh-gonultas
Nuh Gönültaş
ALKIŞLAR ARASINDA YAŞAYIP YOKSUL VE KİMSESİZ ÖLÜYORLAR!
Alkışı duyup ihaneti görüyorlar ömürlerinin son zamanlarında. Hemen hemen hepsi aynı son ile kapatıyorlar gözlerini.
taha-akyol
Taha Akyol
TÜRKLER VE KÜRTLER
TEHLİKE, Kürt vatandaşlarımızın kendilerini Kürt hissetmeleri değil...
kursat-bumin
Kürşat Bumin
NİHAYET ÖZEL HAREKAT!
Bazı haber kaynaklarında büyük bir müjde olarak öne çıkarıldı olay. “Özel Harekât” nihayet tekrar görev başındaydı.