EN SON HABER: (00:01) İşte mahkeme raportörünün görü...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

BAŞÖRTÜSÜNDEN SONRASI TUFAN DEĞİL. RAHAT OLUN



Gazete manşetlerine bakınca bu özlü deyişi hatırladım nedense. “Gölge etmeyin bu millet başka ihsan istemez.”

Millet iradesinin tek temsilcisi Türkiye Büyük Millet Meclisi kararını verdi ve anketlerde nüfusun yüzde 78’inin, kanaatime göre ise çok daha fazlasının başörtüsü ile ilgili talebini yerine getirdi.

Türkiye tarihinde belki de ilk defa millet iradesi bu kadar Meclise yansıdı ve oylama 411 kabul oyuyla sonuçlandı. Yani milletin sesiyle vekillerin sesi ilk defa bu kadar örtüştü ve aynı perdeden çıktı.

Cumhuriyetin nitelikleri, demokrasi ve insan hakları açısından bu sonuç elbette memnuniyet vericiydi. Ne var ki oylama öncesinde başörtüsüne karşı amansız bir mücadele sergileyen “sayıları az sesleri çok” azınlık, meclis kararının ardından da “bizden sonrası tufan” vaveylasına başladı.

En başta CHP Lideri Deniz Baykal. Hatırlayacaksınız Sayın Baykal Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce de “Abdullah Gül Çankaya’ya çıkarsa çatışma olur demişti. Bugün de aynı dilden konuşuyor. Baykal’a göre “süreç işliyor ve üniversitelerde yaşanacak olaylar dayanışmayı değil, birbirimizle çatışmayı teşvik edecek nitelikte olacak.”

Sırf meraktan soruyorum. Baykal’ın Nostradamus edasıyla “AYRIŞMA OLACAK” “ÇATIŞMA ÇIKACAK” gibi kesin ifadeler içeren sözleri bir istihbarat mıdır? Yoksa –düşünmek bile insanın tüylerini ürpertmeye yetiyor- bazıları gibi bir temenni ya da çatışmadan medet umma gafleti midir?

Keşke Baykal’ın bu sözlerinden sonra bile toplumun nabzını tuttuğunu ve millet adına endişelendiğini düşünebilseydik.

Günlerdir başörtüsü düzenlemesinin önüne duvar örmeye çalışan medya da “Bizden sonrası tufan” edebiyatına sarılmış durumda. Manşetlere bir bakın. “411 EL KAOSA KALKTI. HOŞGELDİN KAOS. TEHLİKELİ BÖLÜNME. SOKAĞA RAĞMEN EVET.

Bu manşetleri gördükten sonra ÇYDD Başkanı Türkan Saylan’ın, “Bu ülkede bizim istemediğimiz hiçbir şey olmaz” şeklinde kestiği ahkam daha anlaşılır oluyor.

Ne garip değil mi?

Birileri bu ülkede azınlık dahi olsalar, kendilerinin izin vermediği, onaylamadığı bir adımın atılamayacağından eminler. Dahası yıllarca korku politikasıyla bu milleti hegemonyaları altında tutanlar, milletten yana tavır sergileyenleri üstü kapalı tehdit ediyorlar. İdeolojik yaklaşım, mecliste özgürlüğe ve demokrasiye kapı aralayan elleri, kaos sorumlusu ilan ettirebiliyor. Ayrışma, bölünme hatta çatışma senaryoları havada uçuşuyor.

At gözlüğünden bakanları daha net görmek ister misiniz? Anketler, kamuoyu yoklamaları, referandumlar ve seçimlerle bu milletin çoğunluğu doğrudan ya da dolaylı olarak başörtüsü yasağının kalkmasından yana oy kullandı. Ne var ki medya TBMM’yi gürültücü üç beş bin kişinin sokaktaki naralarına kulak tıkamakla suçlayabiliyor. Manşet manidar: SOKAĞA RAĞMEN EVET.

Ya millet?

Daha düne kadar başörtüsü yasağı öncelikli problem değil diyenler, yasa değişikliği onaylanınca, ortada hiçbir şey olmamasına rağmen kıyamet kopmuş gibi davranıyor. Topluma kaos ve çatışma fikirleri zerk etmekten kaçınmıyorlar. Toplum bölünecek derken bölmeye, çatışma çıkacak derken çatıştırmaya, kaos olacak derken kaos oluşturmaya çalışıyorlar.

İşin daha vahim yanı bundan sonra, medya da başörtüsü karşıtları da (provokasyonu kendilerinin yapacağını düşünmek bile istemiyorum) yaşanan sıradan olayları bile başörtüsüne bağlayacaklar. “Hoş geldin Kaos” dediler ya, şimdi Türkiye’nin dört bir yanında yana döne gerilim, tartışma ve kaos arayacaklar. Attıkları manşetlerin altını doldurmaya çalışacaklar. Yani Cemil Meriç’in dediği gibi “Kahramanların çamurlaştığını görmek, sokaktaki adam için buruk bir teselli olacak. Çünkü tabiatın dev’e tahammülü yok.”

Bugün hala korku politikasından, çatışma ve gerilimden medet umanlara söylenecek tek bir söz var. “Sizden sonrası tufan değil. Rahat olun.”


12.Şubat.2008 10:15:56
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 12 ANNEME MEKTUP
Mart 18 SANIĞIN İDAMINA YARGILAMANIN DEVAMINA…
Mart 11 ALLI TURNAM SELAM SÖYLE
Mart 06 SAHİPSİZLERİN ÜLKESİ FİLİSTİN
Mart 03 TEZİÇ’İN “N.A.H” FELSEFESİ
Şubat 27 MEDYAYA ACİL KAOS ARANIYOR!
Şubat 25 “ANNE!!! POLİS AMCANIN, ELLERİ SICACIKMIŞ”
Şubat 12 BAŞÖRTÜSÜNDEN SONRASI TUFAN DEĞİL. RAHAT OLUN
Şubat 06 İDO’NUN YAPTIĞINI CHP’Lİ YAPMAZ
Şubat 01 BAŞÖRTÜSÜ VE DİNOZOR ÖZGÜRLÜĞÜ
Ocak 19 İLAHİ EVREN PAŞA
Ocak 17 ALTUNİZADE-MERTER HALK PAZARI
Ocak 16 ALEVİLER VE “BEKLE DE GÖR”
Ocak 10 TİMSAH GÖZYAŞI ACILARI DİNDİRMİYOR
Nisan 16 Otuz Üç Can
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Böyle memur görülmedi!
Erdoğan seçilir, Gül Kalır
Tesettüre girmedim ama...
Bu kadarına da pes artık!
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, gündeme bomba gibi düştü.
Mehmet Altan
KRİPTO ŞİFRELERİ
Kripto, Fransızca bir kelime...
Şamil Tayyar
YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Önceki gün AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım.
Tamer Korkmaz
DEVRİMCİ GENÇLERE BOMBA ATTIRANLAR
Deniz Gezmiş idamı hak edecek bir suç işlememiş olabilir ama Gezmiş bir milli kahraman da değildir.