EN SON HABER: (01:17) Bu işte bir ''Çapan''oğlu var...     EURO: 1,9050 - 1,9070    DOLAR: 1,4120 - 1,4140
 

ANLAMA GAYRETİ

Ekrem Dumanlı

Dünyanın en muteber gazetelerinde geçen ay Fethullah Gülen ile ilgili önemli makaleler yayınlandı.

International Herald Tribune, Gülen'in "Modern dünyada kendini evinde hisseden Müslümanlara ilham verdiğini" söylüyordu.
Erzurum'da geçen çocukluk ve ilk gençlik yıllarından İzmir'deki çalışmalarına; daha sonra Türkiye sınırlarını aşan gayretlerine kadar pek çok açıdan değerlendirme yapıyor ve "seküler devleti yıkma gayesinin bulunmadığı" tespitinin altını çiziyor makale. 18 Ocak'ta yayınlanan yazı, dünyaca ünlü Forbes dergisine de kaynak teşkil etti.

30 Ocak'taki The Economist'te önemli bir analiz yer alıyordu. "Türkiye, Kürtler ve İslam: Dinî Bir Uyanış" başlığıyla sunulan makalede "Kürt sorunu" üzerinde duruluyor ve güncel yorumlar yapılıyor. Güneydoğu'daki oyların AK Parti'ye kayış sebepleri irdeleniyor. Bu arada "Kendi kararı ile adeta bir sürgün hayatı yaşayan liberal bir Müslüman din adamı" olan Fethullah Gülen'den bahsediyor The Economist. Dergi, Kurban Bayramı'nda 60 bin aileye kurban eti dağıtıldığını, bölgeye Gülen'i seven çok sayıda doktorun gittiğini ve bedava sağlık taraması yaptığını, "Kürtler-Türkler kardeştir" mesajının verildiğini anlatıyor.

Yurtdışında art arda neşrolunan makaleler, bir ilginin, bir merakın, bir anlama gayretinin sonucu. Doğru tespitler de var, yanlış izlenimler de; belki de bu hep olacak. Ancak her geçen gün biraz daha gösteriyor ki Fethullah Gülen'e duyulan ilgi artacak ve anlama gayreti çok sayıda yazıya, kitaba, araştırmaya vesile olacak. Daha şimdiden rahatlıkla ifade edebiliriz ki Fethullah Gülen üzerine araştırma yapmak isteyenler, küçük bir literatür taraması sonucunda çok sayıda makaleye ve kitaba ulaşılabiliyor. John Esposito, Hakan Yavuz, Akbar Ahmed, Zeki Sarıtoprak, Thomas Michael, Osman Bakar, İhsan Yılmaz, Elisabeth Özdalga, Ali Ünal, Graham Fuller, Sidney Griffith ve daha birçok önemli isim bu konuda çalışmalara imza attı.

Yakın tarihte de iki önemli kitap neşredildi. Biri Jill Carroll tarafından kaleme alınmış "A Dialogue of Civilizations" adlı kitap. Diğeri Ali Bulaç'ın kapsamlı ve derin muhtevalı eseri: "Din, Kent ve Cemaat / Fethullah Gülen Örneği". Carroll, felsefe tarihinde önemli yere sahip beş filozofla Fethullah Gülen'i kesişen kümelerle konuşturmaya çalışmış. Mesela Kant'ın ahlâk metafiziği ile Gülen'in ahlâk anlayışını, Stuart Mill'in özgürlük kavramına bakışı ile Gülen'in aynı konudaki yaklaşımını metin mukayesesine de dayanan bir yöntemle gözler önüne sermiş. Gülen'in bir filozof olmadığı, İslam kaynaklı marifet haritasına yeni ve güncel yorumlar getirdiği aşikar; ancak modern düşünce tarihinin önem verdiği kişilerle temel bazı konuları daha anlamlı kılmak için pencereler açılması da önemli. Bu açıdan bakıldığında kitap heyecan verici...

Bulaç, cemaat kavramını; bu vesileyle cemiyet gerçeğini ve bu sosyal gerçekleri kuşatan kent, şehir, kültür, gelenek, modernite gibi önemli unsurları masaya yatırıyor. İşin doğrusu, mutlaka okunması gereken bir kitap çıkmış ortaya. Zaman zaman ezber bozuyor Ali Bey, zaman zaman da şu ana kadar ifade edilmemiş sosyal tahlillere başvuruyor; sorguluyor, neticeler çıkarıyor. Belli bir mantık silsilesi içinde kentleşme ve toplum üzerinde duran kitabı ilginç hale getiren önemli bir unsur da Fethullah Gülen Hocaefendi ile ilgili kısımlar. Vakıa, Kitap Zamanı'na Bulaç'ın kitabı ile ilgili derinlikli bir analiz yazan ve aynı zamanda bu alandaki ilk kapsamlı eserin sahibi Enes Ergene (Gülen Hareketinin Analizi: Geleneğin Modern Çağa Tanıklığı) "Gülen hareketiyle ilgili bölümler kitaba sonradan monte edilmiş gibi duruyor." diyor. El hak öyle bir görüntü söz konusu; ancak yazar "Gülen Hareketi"nden hiç bahsetmese bile, kitabın bu noktayı hatıra getirmesi kaçınılmaz görünüyor. Çünkü eserin teorik örgüsü somut misaller istiyor. Kentleşme ve göçlerle başlayan sosyal değişim ve dönüşümlerin analizleri sırasında sosyal hareketlerin, en azından; çağrışımlarla gündeme geleceği aşikâr. Başka bir deyişle, göç dalgalarıyla daha belirgin hale gelen ve ulus devlet tasarımıyla şekillendirilen toplumun yeni bağ arayışlarının kitapta hiç yer almaması, önemli bir eksikliğe neden olacak; belki de ilgili ve bilgili kişilerce o boşluk tasavvurlar yoluyla doldurulacaktı. Sonradan eklenme hissi, sosyal analizlerin cemaat kavramıyla kesiştiği noktalardan çok, hemen herkesin kolayca ulaşabileceği biyografik detayların sunumu sırasında ortaya çıkıyor. Sanırım bu da boşuna başvurulmuş bir metot değil. Konuya yabancı sayılabilecek okurun da kitabı ve kitap içindeki paralelliği anlayabilmesi için böyle bir yola başvurulmuş...

Sosyal bir gerçeklik göz ardı ediliyor...

Her neyse. Ortada önemli bir kitap var. Bu eser, Fethullah Gülen gerçeğini daha yakından anlama imkânı sunuyor. Bu çok önemli. Aklı siyasete kilitlenmiş ve her meseleyi meşum bir iktidar kavgasına "Power Game" odaklamış insanlara yeni bir kapı aralıyor Bulaç. Meselenin bam teli de budur! Gülen'i, ya da sosyal hareketlerdeki pek çok gönül öncüsünü, sadece siyasî analizlerle anlamaya çalışmak, maksadın ters istikametine doğru yürümek demektir; ki hedeflenen noktaya ancak tersinden yapılacak uzun bir seyr-ü sefer ile varmak mümkündür ve maalesef o yürüyüşe çok insanın ne ömrü vefa eder, ne odaklanma gücü.

Türk aydınının, belki bürokrasisinin, kadim bir yanılgısı, sosyal bir gerçeği sürekli göz ardı etmesi, onu ötelemesi, kendi kontrolü dışında bulduğu her türlü oluşumdan ürkmesi; hatta bilgi eksikliğinden kaynaklanan bir endişe ile o gelişmeye karşı çıkmasıdır. Bu nedenle entelijansiyamızın vaktiyle farkına varamadığı gerçeklerin diyetini sadece belli bir zümre ödemedi. Kimi zaman tarihî fırsatlar kaçırıldı; kimi zaman da idealist bazı düşünceler daha doğmadan idama mahkûm edildi.

Aslında dürüst bir aydın için her yürekli adım, anlama gayretiyle başlar. Önyargılar bir kenara itildiğinde, "bir de şöyle düşünsek" dendiğinde, yeni bir keşfe hazırdır insan. Böyle bir yaklaşımı ortaya koymadan da hayat devam ediyor; bunda şüphe yok. Ancak sosyal bir oluşumun ortaya çıkardığı pozitif enerji, herkesin yakından ilgisini çekiyorsa ve ülke sınırlarını aşan bu ilmî merak yeni açılımlar vaat ediyorsa, aydınların kulağı üzerine yatması bir çeşit talihsizlik sayılabilir. Hiç kimse, hiç kimseye "gelin tabi olun" demiyor; diyemez de. Ancak "gelin bu gelişim ve oluşumu doğru anlayalım" demek zarureti vardır. Zira, kendi topraklarımızda neşet etmiş sosyal bir oluşumu, "içeriden anlamak" gibi daha mantıklı, daha makul bir yol varken, onun dışarıdan keşfedilmesini beklemek, en azından, büyük bir vebaldir. Çünkü "dışarıdan bakış" yakından bilmemenin getirdiği tabii hatalarına boyun eğebilir bazen. Ayrıca, dışarıdan yapılan doğru analiz sonunda içerideki nazar tarihî bir fırsatı değerlendirememenin hicabını yaşamakla karşı karşıya kalabilir. Bu acı durum ilk defa yaşanmadığı için "biz insanların kadr-ü kıymetini vefat edince mi anlarız" serzenişi fikir tarihimizde sıkça dile getirilmiş; yaşanan derin inkisar ve infiali içimize gömmek zorunda kalmışızdır.

Anlama gayreti! Evet, aynen böyle! İhtiyaç duyulan tek şey iyi niyetle ortaya konacak anlama çabası. Ne "gelin alkışlayın" davetidir bu; ne de "cehenneme kadar yolunuz var" sitemi. Ortada, göz ardı edilemeyecek kadar önemli bir sosyal gerçek var; önyargılardan arınıp bunu anlamak için gayret sarf edilmeyecekse bugüne kadar yapılan yanlışlar katlanarak devam edecek demektir...

Hocaefendi'nin anlaşılmasında çekilen güçlüğün bir nedeni cemaat kavramı. Maalesef bu kelimeye yüklenen anlam, bir yandan dışa kapalı ve dünyadan izole olmuş topluluğu çağrıştırıyor, diğer yandan da sanki illegal bir örgütlenmeden bahsediliyor gibi kullanılıyor. İkisi de yanlı. Ali Bulaç'ın da kitabında şerh ettiği gibi bazı sosyologların fütüristik kehaneti tutmadı. Modern toplumlarda cemaatleşmenin son bulacağı, toplumdaki birlik ve dayanışma kesitlerinin yeni değerler ve kümeler oluşturacağı varsayılıyordu. Oysa kalabalıklaştıkça yalnızlaştı insanoğlu. Eski çağlarda olduğu gibi kan ve aşiret bağı yoktu ortada; ancak bir kısım değerler ve kimlikler için ortak bir hedefe kilitlenmek mümkündü. İşte tam bu noktada modernitenin belli bir oranda kutsadığı birey, bireysellik, bireysel özgürlük kavramları çıkıyor ve bunların "cemaat" içinde yok olup gideceği farz ediliyordu.

Aslında toplum yapımızın geleneksel akışını bilenler için durum hiç de öyle değildi. Müntesiplerini "üç kişiyseniz biriniz imam olacak" diye örgütleyen ve cemaat olmaya büyük anlam yükleyen kültürel altyapımız, Batı toplumlarındaki cemaat anlamından çok farklı bir gerçeği işaretliyor. İslam kültüründe ruhbanlık sınıfı olmadığı gibi, bireyi ezip geçen bir cemaat yapısı da olamazdı. Her bir ferdin bizzat Allah ile irtibat kurduğu ve tek başına O'na yönelebildiği, aracısız-vasıtasız Allah irtibatından bahsedildiği bir dinde, o dinin mensubu kendi muhasebe ve murakabesini tamamıyla bir başkasına nasıl devredebilirdi ki!

Bu konuya yarın devam edeceğiz...



14.Şubat.2008 07:08:52
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ekim 08 İSTİFA ETMESİNİ BİLMEK
Ekim 07 ASIL TUZAK BUDUR
Ekim 06 1 MİLYON ZAMAN İÇİN KAMPANYAMIZ BAŞLIYOR, HAZIR MIYIZ?
Eylül 30 ANNESİZ BAYRAMLAR
Eylül 29 KAFAYI KUMA GÖMMENİN FAYDASI YOK
Eylül 25 İBRETLİK BİR TABLO
Eylül 22 GAZETELERİ BOYKOT ÇAĞRISI
Eylül 15 YANLIŞ HESAP, YANLIŞ SÖYLEM
Eylül 11 BUNDA YADIRGANACAK NE VAR?
Eylül 08 MEDYA AYAK UYDURUNCA
Eylül 04 DAR GÖMLEK
Eylül 01 ÇATIŞMA DEĞİL, BARIŞMA VESİLESİ
Ağustos 26 TEHLİKELİ BİR DURUM
Ağustos 25 SPORDA YENİ DÖNEM BAŞLARKEN...
Ağustos 19 ALEVİ-SÜNNİ GERİLİMİNE DUR DEMEK
Ağustos 18 AYNADAKİ AKSİNE SECDE EDENLER HANGİ GERÇEĞİ GÖREBİLİR Kİ!
Ağustos 11 BU SESE KULAK VERMEK ŞART
Ağustos 04 BİR KERE DAHA UÇURUMUN KENARINDAN...
Temmuz 31 HUKUK DA KAZANDI DEMOKRASİ DE...
Temmuz 29 BOŞUNA ÇIRPINIYORSUNUZ!
Temmuz 28 BARİ BUNDAN SONRA KÖSTEK OLMAYIN...
Temmuz 22 KAPATILSA NE OLUR KAPATILMASA NE OLUR?
Temmuz 21 SUÇ KİMDE?
Temmuz 15 KAOSLA YARGI ÖNÜNDE HESAPLAŞMAK
Temmuz 14 ERGENEKON: YENİ BİR ÇIKIŞ YOLU
Temmuz 10 GLADYO'NUN MAHARETİ
Temmuz 07 ERGENEKON'DAN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ
Temmuz 01 MHP'NİN KADERİ
Haziran 30 ANLAMAYANLAR İÇİN BİR DAHA TİRAJ GERÇEĞİ
Haziran 25 HAK YERİNİ BULDU
Haziran 23 BU MUDUR TÜRKİYE'NİN GERÇEK GÜNDEMİ!
Haziran 16 YAFTACI KAFAYLA NEREYE KADAR?
Haziran 12 TERZİ KENDİ SÖKÜĞÜNÜ DİKMEK ZORUNDA
Haziran 10 KRİZ FIRSATA NASIL DÖNÜŞÜR?
Haziran 09 DEREDE BOĞULMAK
Haziran 03 EMPATİ OLMADAN ASLA!
Haziran 02 BU DA SİZE DERS OLSUN!
Mayıs 30 BÖCEK
Mayıs 29 NE İMAMI TANIYORLAR NE ÖĞRETMENİ
Mayıs 27 ŞAŞIRIP KALDINIZ DEĞİL Mİ?
Mayıs 26 TANRILIK KOMPLEKSİ
Mayıs 20 SAYGISIZLIĞIN ASIL SEBEBİ
Mayıs 19 HATA YAPMAK ALIŞKANLIK HALİNE GELİRSE...
Mayıs 15 MEYHANE BASKISI
Mayıs 13 ABESLE İŞTİGAL
Mayıs 12 MAALESEF ACI GERÇEK BU: BİR HAFTA DAYANAMAZSINIZ
Mayıs 08 NE HAKKINIZ VAR?
Mayıs 06 AH BU ÖNYARGI, AH BU ÖNYARGI!
Mayıs 05 MADALYONUN ÖBÜR YÜZÜNE DE BAKMA CESARETİ
Mayıs 01 BUGÜN BİR DAMLA KAN AKARSA
Nisan 29 SAĞCI BÜROKRATLAR NEDEN DAHA KORKAK OLUR?
Nisan 28 MEDYA DİN DÜŞMANI MI?
Nisan 24 TÜKENİŞ
Nisan 22 YAKINDA KAPANMAMIŞ PARTİ KALMAYACAK GALİBA
Nisan 21 BU FOTOĞRAFA DİKKATLİ BAKIN LÜTFEN
Nisan 17 TEKZİPLER NEREDE?
Nisan 14 KESKİN VİRAJLAR
Nisan 08 OKLAHAMA'DAN GÖRÜLEN ACI BİR GERÇEK
Nisan 07 YAYIN YÖNETMENİNE 1 NİSAN ŞAKASI
Nisan 01 KARAR VERİN, HANGİSİ ETİK?
Mart 31 KIRILMA NOKTALARI ÜZERİNE KÜÇÜK NOTLAR
Mart 27 YA VATANDAŞ DEMOKRASİDEN ÜMİDİNİ KESERSE?..
Mart 25 VAHİM SUÇLAMALAR
Mart 24 FAKAT'SIZ DEMOKRASİ Mİ; TAKATSİZ DEMOKRASİ Mİ?
Mart 20 AŞIRI UÇLARA SAVRULANLARIN GÖREMEDİĞİ GERÇEK
Mart 18 YAZIK OLUYOR...
Mart 17 ŞİMDİ TAM SAĞDUYU ZAMANI!
Mart 15 YENİ BİR DEMOKRASİ SINAVI BAŞLADI...
Mart 11 YOUTUBE ÜZERİNDEN İFTİRA KAMPANYALARI
Mart 10 ASKER NEDEN YALNIZLAŞIYOR?
Mart 06 ASKERLE POLEMİK
Mart 03 ÇILGINLIĞIN BU KADARI DA FAZLA!
Şubat 28 DEĞMEZ, İNANIN DEĞMEZ!
Şubat 25 UFUK DARALMASI VE ÖNEMLİ BİR DİRENİŞ
Şubat 19 CUMHURİYET MİTİNGCİLERİNE ÇAĞRI
Şubat 18 MECLİS'E SAYGI LÜTFEN!
Şubat 14 ANLAMA GAYRETİ
Şubat 11 BAŞÖRTÜSÜ MÜ TEHLİKELİ, ÇETELER Mİ?
Şubat 07 ÇARPAR SİZİ BU KİTAP!
Şubat 05 DUY ARTIK BU ÇIĞLIĞI
Şubat 04 PROVOKATÖR MEDYA
Ocak 31 YÜREĞİNİZ YETİYORSA...
Ocak 29 2009'DA DARBE
Ocak 28 ERGENEKON'DAN GERÇEK ÇIKIŞ ANCAK BÖYLE OLUR!
Ocak 22 DÜŞÜN YAKASINDAN BU MİLLETİN
Ocak 21 MÜSAİT BİR YERDE İNECEK VAR!
Ocak 17 HİÇBİR MESELE BÖYLE ÇÖZÜLMEZ
Ocak 15 DIŞ POLİTİKADAKİ DEĞİŞİM ANLAŞILAMAYINCA
Ocak 14 GAZETECİLİK ADINA KRİTİK BİR MUHASEBE
Ocak 10 ANLAMSIZ BİR KISKANÇLIK
Ocak 09 GÜL'ÜN ZİYARETİ İLE NE DEĞİŞİR?
Ocak 08 DOĞRU ZAMANDA DOĞRU BİR ZİYARET
Ocak 07 'KÜRT SORUNU'NUN ÇÖZÜMÜ BU FOTOĞRAFTA!
Ocak 03 TÜRKİYE'Yİ BEKLEYEN EN YAKIN TEHLİKE
Ocak 01 EN İYİSİ SİZ KALIN, BİZ GİDELİM..
Aralık 31 NE ÇETİN SINAVLARLA GEÇTİ...
Aralık 27 ÖNCÜ DOKTORLAR NEREDE?
Aralık 25 DOKTORLARA SİTEM
Aralık 24 KÜRT SORUNUNDA YENİ TEHLİKELER, YENİ UMUTLAR
Aralık 13 BURASI ANADOLU, BURDAN KAÇIŞ YOK
Aralık 10 MEDYADA YENİ BİR DÖNEM
Aralık 06 TOPLU İĞNENİN UCUNDAKİ ÖRTÜ
Aralık 04 ETNİK PARÇALANMA ÜZERİNE KORKUNÇ SENARYOLAR
Aralık 03 GAZETECİ DEDİĞİN, ÖZÜR DİLEMESİNİ BİLECEK
Kasım 26 İLETİŞİMCİLER, LÜTFEN BU OLAYI KAYDEDİN
Kasım 20 İMTİYAZLI SINIF DA NE DEMEK?
Kasım 19 GAZETECİ TÜMGENERALLER
Kasım 15 BİR TÜRKİYE ÜTOPYASI
Kasım 12 CENAZE EVİNDE DÜĞÜN YAPMAK
 


Bu kadarına da pes yani - İZLE
Sergen Yalçın'ın yeni görevi belli oldu
439 hakim ve savcının görev yeri değişti
Bu işte bir ''Çapan''oğlu var
Altın Portakal'da ilk ödüller sahiplerini buldu
Hükümet'ten ilk GOLF mesajı
Sonunda icat edildi !
PKK'ya bir darbe daha
CHP'lilerin Vali'ye ilginç SU tuzağı
En sert tepkiyi CHP'li vekil verdi
Ahmet Böken
HAİN TERÖRÜN YAPMAK İSTEDİĞİ
Dağlıca’ya, Güngören’e, Aktütün’e saldırıp, canlarımızı alan hain terör diyor ki;
Nadir Kılıç
2000’İN ÜZERİNDEN 8 YIL GEÇTİ
Diyarbakır’daki saldırının ardından kimse polisin neden bu kadar açık hedef olduğunu sormadı.
A.Abdulkadiroğlu
SİZİN HİÇ KÖYÜNÜZ BASILDI MI ?
Şu Televoleleri hatırladınız mı ? İşte o zamanlar OHAL vardı.
Remzi Ketenci
BUNDAN SONRASI SİZE EMANET...
Devlet bütün kurumları ile hain saldırının kodlarını çözmeye çalışıyor. Belki çözülüp çözülmediğini bir çoğumuz öğrenemeyeceğiz.
ali-bayramoglu
Ali Bayramoğlu
PKK'NIN ANA GIDASI…
Kürt meselesi terörle alev aldı. Sorun ve sıkışıklık ortada…
bulent-korucu
Bülent Korucu
DTP'Yİ KAPATIN GİTSİN!
Ey Anayasa Mahkemesi üyeleri, aslında size acımıyor değilim.
huseyin-gulerce
Hüseyin Gülerce
GOLF, GENELKURMAY'I YIPRATIR MI?
Türkiye'de çok önemli bir ilk yaşanıyor. İlk defa Silahlı Kuvvetler, medyanın tamamı tarafından eleştiriliyor.
mehmet-altan
Mehmet Altan
SAĞIR SULTAN MI?
Hürriyet Gazetesi’nin 16. sayfasındaki ‘Namazda ateş’ bölümünde yazanı beraberce okuyalım:
mehmet-barlas
Mehmet Barlas
KRONİK KRİZ OLUR MU?
Krizlerimizi kronik hastalık gibi sürekli hale getirmeyelim
samil-tayyar
Şamil Tayyar
EVET PAŞAM GİTMELİYDİNİZ
Önce bu bilgileri özetle hatırlayalım.
umur-talu
Umur Talu
TERSİNDEN SORULAR
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ, sivil uzmanları da toplayıp şu soruların cevabını hakikaten arıyorsa...
hasan-cemal
Hasan Cemal
SAYIN BAŞBAKAN, KANLI TUZAĞIN ARDINDAKİ MANTIĞA TESLİM OLACAK MISINIZ?
Diyarbakır'da güpegündüz yeni bir terör eylemi: