EN SON HABER: (00:01) İşte mahkeme raportörünün görü...     EURO: 1,9390 - 1,9410    DOLAR: 1,2540 - 1,2550
 

BU YASAK SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?



Hadiseyi, akıl çerçevesinde düşünmek lazım. Öyleyse soralım: -Bu yasak sürdürülebilir mi? -Hayır sürdürülemez.

Gelin irdeleyelim: Başörtüsü, üniversite seviyesinde 40 yıl önce gündeme giriyor. O zamandan beri okuyan genç kızların gündeminde. Örtülü bir yasağa rağmen ilgi sürekli artıyor. 10 yıl önce, üniversiteler kesin yasak uygulamaya başladı.

Ama, genç kızların başörtüsü ile ilgisi bitmedi. Bir kısmı başını açmadı, bir kısmı dışarıda başörtülü oldu, kapıdan girerken başını açtı, bir kısmı başını açsa da içinde ukde ile yaşadı. Her şeye rağmen özgürlük talebi bitmedi. Toplum yüzde 80 civarında bir olumlu görüşle bu talebi onaylıyor. En son bu talep Meclis iradesine yüzde 80'lik bir çoğunlukla yansıdı. Bundan sonra yasağın sürmesi iki ihtimalle mümkün: 1- Yargının, Meclis'in yüzde 80'lik iradesini ters yüz etmesiyle. 2- Askerin, yönetime el koyup fiili bir yasak uygulamasıyla... Evet, sadece bu iki ihtimalle başörtüsü mutlak anlamda yasaklanabilir.

Onun dışındaki itirazlar, Meclis iradesini gölgeleyemeyeceğine, daha önemlisi değiştiremeyeceğine göre, çünkü bu irade, halkın sandıktan çıkan reyine dayandığına göre netice alması mümkün değildir. O zaman diğer iki şıkka gelelim: Soru bir: -Yargının, Meclis iradesini ters yüz edecek bir tavrı, yasağın sürmesini temin eder mi? TBMM bir anayasa değişikliği yaptı, "Yasama" organının kararlarını denetleyen Anayasa Mahkemesi'nin Anayasa değişikliklerini "esas"tan inceleme ve bozma yetkisi yok. Bu durumda bu Anayasa değişikliğini "esas"tan bozamaması lazım. "Esas" ise, özgürlüğü getiriyor.

Şu sıralar, dışardaki vaveyla, Anayasa Mahkemesini bu anayasa kuralını aşmaya teşvik niyeti taşıyor. Yüce Mahkeme böyle bir şey yapar mı? Yapmaması beklenir. Ama diyelim ki böyle bir şey yaptı, bu yasağın sürmesini sağlar mı? Sağlar, sağlar ama, millet iradesi ile çelişen bir yargı kararı olarak sağlar. O durum ise, sistem ve yargı - millet ilişkisi açısından gerçekten sancılı bir durumu göze almak demektir. "Millet iradesini dışlayan bir yargı kararı" görüntüsü sağlıklı ise, yasak sürebilir. Soru iki: -Askeri bir tavır yasağı sürdürebilir mi? Askeri tavrın farklı kademeleri söz konusu olabilir.

Diyelim asker, "Biz bu özgürlüğe karşıyız" gibi bir açıklama yaptı. Bu da yasa dışı ama, Meclis iradesi, böyle bir tavrı, "Milli irade böyle tecelli ediyor" diyerek es- geçebilir. Askerin tavrı bir bildiri ile sınırlı kalmayabilir. "Çatışma vs" temalarından yola çıkarak bir askeri müdahale yapabilir. Asker gelir, iktidara el koyar, Meclis'i ıskat eder, yasağı sürdürür? Acaba sürdürebilir mi? Bundan önce, tabiidir ki, asker böyle bir iktidarı sürdürebilir mi, sorusunu sormak gerekiyor.

Cevap şu:

Asker böyle bir iktidarı da sürdüremiyor. Asker böyle bir iktidarı, sivil kadrolarla paylaşıyor, sivil kadroların bir ideolojik kimliği oluyor ve halk kısa sürede böyle bir iktidarın ideolojik kimliğini "teşhis ediyor!" O teşhis edilen kimliğin, halk nezdindeki itibarı kadar, askeri müdahalenin de itibarı oluyor. Asker, şu anda başörtüsüne karşı gruplardan bir iktidar oluşturacaksa, o grupların, millet nezdindeki etkinliği, toptan yüzde 20'yi geçmiyor.

Bu durumda askeri müdahale, yüzde 20'nin iradesini temsil etmiş oluyor. Yüzde 20 iradeyle bir yasağın sürdürülmesi, nasıl bir fecaattir, bunu düşünmek yeter. Kaldı ki, bir askeri müdahale, Türkiye'de hep görüldüğü gibi, sonunda sandığa gitmek zorunda ise, böyle bir yasakçı zihniyet sandıktan yine dönecektir. Askerin toplumla ilişkide aldığı yara, fecaatin artısı olacaktır. Bence Asker, şurada benim yaptığım durum değerlendirmesini yapar ve asla millet iradesini dışlayıcı bir tavrın içine girmez. Çünkü, burada tahlil ettiğim iki tavır da biri yargısal, diğeri askeri anlamda "millet iradesi"ni devre dışı bırakıcı bir tavırdır.

Türkiye, o tür yollarda sadece zaman ve enerji kaybediyor. O tür yolların hiçbirisinin Türkiye'ye bir yararı olmuyor. Her iki kurumsal yapının, şu an, ciddi bir toplumsal talebi yansıtan "Başörtüsüne özgürlük" beklentisine karşı, marjinal grupların geliştirdiği özgürlük karşıtı yapılanmaya monte olması kadar sağlıksız bir durum düşünülemez. Bu yasak er veya geç kalkacaktır. Ne kadar erken kalkarsa Türkiye o kadar yakın zamanda normalleşecektir. Devleti elinde kırbaçla toplumu nizama sokuyor gösteren bir yasak, Türkiye'ye asla yakışmıyor.


21.Şubat.2008 09:29:40
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 09 AB İLE YANLIŞ DANS
Mayıs 07 AKP NEYE HAKİM?
Nisan 29 ÜZMEZ KİMİ BAĞLAR?
Nisan 23 CHP DEMOKRAT OLABİLİR Mİ?
Nisan 18 ABUKLUKLAR SÜRECİ
Nisan 12 İKİ KİŞİNİN ÖZEL SINAVI
Nisan 11 ÜÇ GENERALE ÇAĞRI
Nisan 10 BARROSO’YU DA KAPATALIM!
Nisan 08 ORDU NE DÜŞÜNÜYOR?
Nisan 05 BİZ BUNU NEDEN YAPTIK?
Nisan 04 MUHAFAZAKÂR KİTLELER DÖVÜLÜNCE...
Nisan 03 İDDİANAME VE SAVUNMA
Mart 26 AYM NASIL KURTULUR?
Mart 25 ERGENEKON'UN DERİNLİĞİ
Mart 22 “....MİLLET TEFERRUATTIR”
Mart 21 SAVUNMA STRATEJİSİ
Mart 20 VAZİYET-İ UMUMİYE DEYİNCE...
Mart 13 SENARYO MU ÇÖZÜM ARAYIŞI MI?
Mart 11 DEMİREL STANDARDI
Mart 08 OLMAZLARI KONUŞMAK...
Mart 07 SARIKAMIŞ'TAN KIBRIS'TAN BUGÜNE...
Mart 06 DANIŞTAY KARARINDA BİR BAŞKA BOYUT
Mart 05 ASKERİ BOYUTTAN DAHA ZOR OLAN...
Mart 01 26'NCISI OLACAK MI?
Şubat 29 DİN FAKTÖRÜ
Şubat 28 ÖCALAN SÜRECİ
Şubat 27 KEŞKE, KEŞKE, AMA...
Şubat 26 DTP-PKK KÖRLÜĞÜ
Şubat 23 OPERASYON REHAVETİ VE TEHLİKE
Şubat 22 MECLİS'E YOKLUK MÜHRÜ MÜ?
Şubat 21 BU YASAK SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
Şubat 20 AK PARTİ'YE MESAFELİ DURUNCA...
Şubat 19 GERİLİM KİMİN İŞİNE YARAR?
Şubat 16 ASLA VE KAT'A!
Şubat 15 DEMİREL- CİNDORUK: ARAFTAKİLER
Şubat 12 CHP ARTI...
Şubat 09 FATMA NİNE'NİN SAÇININ TELİ
Şubat 08 'YASAK’TAN BAŞKA BİR SÖZ
Şubat 07 MİLLET LAİKLİK YORUMU YAPABİLİR Mİ?
Şubat 06 OSMAN ŞİRİN'İ VE BAYKAL'I DİNLERKEN...
Şubat 02 LAİK ŞEYHÜLİSLAMLAR
Şubat 01 GÜLÜNÇLÜĞÜ SORGULARKEN...
Ocak 31 REKTÖRLER VAK’ASI
Ocak 30 ATATÜRK'Ü KORUMAK!
Ocak 29 YA BU ÇETEYE NE DERSİNİZ?
Ocak 26 HANGİ "DERİN"LİKLE BOĞUŞUYORUZ?
Ocak 25 DERİN DEVLET BU MU?
Ocak 24 MHP VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 22 ASKER VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 19 HANGİ SEMBOLE KARŞISINIZ?
Ocak 18 ÇOK AYIP ALİ KIRCA!
Ocak 17 ÇARPITMA VE KIŞKIRTMA
Ocak 16 SİYASİ SİMGE VEYA DEĞİL
Ocak 12 SİYASİ ÇÖZÜM NE?
Ocak 11 ALEVİ SORUNUNU KİM ÇÖZECEK?
Ocak 10 BİR TEKLİF
Ocak 08 KAOSUN GÖBEĞİNDE DTP
Ocak 05 AMERİKA İLE EŞİT İLİŞKİ
Ocak 04 EN AZ 10 YIL DAHA MI?
Ocak 03 FAZIL SAY'IN MİLİTAN ÜSLUBU
Ocak 01 HELE ŞÜKÜR!
Aralık 29 TÜRKİYE’DEN PAKİSTAN’A BAKARKEN...
Aralık 28 KUNDAKLANAN ARAÇLAR KİMİN?
Aralık 27 O ZİHNİYETLE OLMAZDI
Aralık 26 KAÇ KİŞİ ÖLMELİYDİ?
Aralık 25 KİM SÖYLEMİŞ BUNLARI?
Aralık 22 YİĞİDİ ÖLDÜR, HAKKINI YEME
Aralık 18 DTP MESAJI ALDI MI?
Aralık 14 CHP’Yİ ELE GEÇİRECEKLER!
Aralık 12 TAM ZAMANI DİYORUM, ÇÜNKÜ...
Aralık 11 HEPİMİZ ÖKSÜZÜZ
Aralık 07 DEMİREL BİLE GEÇSE
Aralık 06 İFLAH OLMAZ BİR YOL
Aralık 05 BAŞÖRTÜSÜ: ANKETİN DOĞRU YORUMU
Aralık 04 AH BU JURNALLER
Kasım 30 İÇKİSİZ OLMAZ ABİ
Kasım 28 ŞİDDET VE KALP GÖZÜ
Kasım 27 ASKERİ YAKLAŞIM TEKLİYOR
Kasım 23 ZAMANLAMA
Kasım 22 'TEK'LERİN İRDELENMESİ...
Kasım 20 MUŞ-DİYARBAKIR HATTINDA İKİ GÜN
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Böyle memur görülmedi!
Erdoğan seçilir, Gül Kalır
Tesettüre girmedim ama...
Bu kadarına da pes artık!
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, gündeme bomba gibi düştü.
Mehmet Altan
KRİPTO ŞİFRELERİ
Kripto, Fransızca bir kelime...
Şamil Tayyar
YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Önceki gün AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım.
Tamer Korkmaz
DEVRİMCİ GENÇLERE BOMBA ATTIRANLAR
Deniz Gezmiş idamı hak edecek bir suç işlememiş olabilir ama Gezmiş bir milli kahraman da değildir.