EN SON HABER: (00:01) İşte mahkeme raportörünün görü...     EURO: 1,9390 - 1,9410    DOLAR: 1,2540 - 1,2550
 

SEN NERDESİN MUHSİN ÇELEBİ ?



Muhsin Çelebi biraz durdu. Yutkundu. Gülümsedi:


Muhsin Çelebi biraz durdu. Yutkundu. Gülümsedi: “ Çünkü ben boyun eğmem, el etek öpmem, dedi; halbuki zamanın devletlileri mevkilerine hep boyun eğip, el etek hatta ayak öpüp, bin türlü tabasbusla, riya ile, tekâpu ile çıktıklarından etraflarına daima hep bu zelil mazilerinin çirkin hareketlerini tekrarlayanları toplarlar. Gözdeleri, nedimleri, himaye ettikleri, hep denî riyakarlar, ahlâksız müdâhinler, namussuz maskaralar, haysiyetsiz dalkavuklardır. Mert, doğru, izzetinefis sahibi, hür, vicdanının sesine kulak veren bir adam gördüler mi, hemen garez olur, mahvına çalışırlar. Gedik Ahmed Paşa niçin hançerlendi, paşam?
“Muhsin Çelebi” Ömer Seyfettin’in “Pembe İncili Kaftan” hikayesinin kahramanı. Duygulu olduğu kadar kahramanlık destanı olanı bu hikayeyi fırsat bulursanız bir kere daha okuyun. Üstelik çoluk çocuk hep birlikte okumakta fayda var.
Şah İsmail’e Osmanlıyı hakkıyla temsil edecek bir elçi gönderilmek istenir ve Muhsin Çelebi bulunur. Vezirin huzurunda aldığı bu elçilik teklif karşısında yukarıdaki cümleleri sarfeder Çelebi. Sonra da kabul eder, ama bir şartla. “Mademki bu bir fedakarlıktır, fedakarlık ücretle olmaz. Hasbî olur. Devlete karşı ücretle yapılacak bir fedakarlık, ne olursa olsun, hakikatte şahsi bir kazançtan başka bir şey değildir. Ben maaş, mansıp, ücret filan istemem. Fahri olarak bu hizmeti görürüm. Şartım budur!
Evini arsasını rehin verir devletten bir kuruş almadan Sırmakeş Toroğlu'na ait dönemin en şöhretli kaftanını “Pembe İncili Kaftan”ı rehin karşılığında emanet alır ve Tebriz’e gider. Şah İsmail’in huzuruna çıkar, Çelebiy’i küçük düşürmek maksadıyla bir oturak hazırlatmayan Şah’ın niyetini anlayan Muhsin bey önce Padişahın namesini verir ardından kaftanı yere serer ve üstüne oturur. Açar ağzını yumar gözünü. Enfes Türkçe ile bir nutuk çeker ve herkesin meraklı bakışları arasında birden kalkar arkasını döner , divandan çıkar. Şah yerdeki pembe sergiyi göstererek “kaftanını unuttun” deyince ağır ağır döner ve tok ses ile “Hayır, unutmuyorum. Onu size bırakıyorum. Sarayınızda büyük bir padişah elçisini oturtacak seccadeniz, şilteniz yok... Hem bir Türk yere serdiği şeyi bir daha arkasına koymaz... Bunu bilmiyor musunuz? Der.
Sessiz sedasız Tebriz ayrılıp istanbula gelir.devletin şanına yakışır bir elçilik yapmıştır. Herkes kaftana ne olduğunu sorar. Muhsin Çelebi ise sadece “hiç” diye cevap verir. Fakat eski zengin Muhsin Çelebi, bu kaftan için girdiği borçları verip çiftliğini, mandırasını, iradlarını rehinden kurtaramaz. Elçilikten yadigar kalan atı ile murassâ takımını satıp Kuzguncuk'ta minimini bir bahçe alır. Onu ekip biçer çoluğunun çocuğunun ekmeğini topraktan çıkarır. Bir de Ölünceye kadar Üsküdar pazarında sebzevatçılık eder. Pek fakir, pek acı, pek mahrum bir hayat geçirir. Ama yine de kimseye boyun eğmediği gibi bütün servetini bir anda yere atmakla gösterdiği fedakarlıkla hiç övünmez hatta aklına bile getirmez.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gülün büyükelçileri köşke davet ettiğini, bazılarının kabul edip bazılarının reddettiğini okuyunca eski bir “elçi” olan Muhsin Çelebi geldi aklıma.Gözlerim bir Çelebi aradı.Yıllardır devletten beslenmiş ve devlete hizmet etmiş bu insanlardan Muhsin Çelebi kadar bir cesaret beklemek çok mu olur? Yaşım ve hayat tecrübem bu insanları kınamağa müsait olmasa da böyle bir kahraman bekleme hakkım da mı yok? Bir tarafta vezirin emriyle her şeyini, devletin itibarını kurtarmak için satmayı göze alan yiğitler diğer tarafta Padişahın(Cumhurbaşkanı) davetine burun kıvıranlar.Galiba Yiğitlik artık kitap sayfalarında kalmış destansı bir meziyet.


21.Şubat.2008 13:48:56
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Nisan 05 ABD'YE KIZMA BİR MUM YAK
Mart 29 HAYAL KIRIKLIĞINA UĞRADIM
Mart 08 TEZİÇ’İN TADI YOK ,YEMEĞİN ADI YOK
Şubat 21 SEN NERDESİN MUHSİN ÇELEBİ ?
Ocak 31 BAŞÖRTÜSÜ KONUSUNU KİM ÇÖZECEK?
Ocak 21 BAŞÖRTÜSÜ BİR “SİMGE”DİR
Aralık 26 BATMAN’DA BİR BAYRAM SABAHI
Aralık 22 BU BAYRAM BAŞKA OLSUN
Aralık 13 BANA ÖLDÜ DİYENLERİN ARKASINDAN FATİHA OKUYACAĞIM
Aralık 10 TESETTÜR
Aralık 03 SOKAK ÇOCUĞU PERVİN!
Kasım 16 ÜÇ..İKİ..BİR..SIFIRI..UYUUU
Ekim 24 YİNE AYNI OYUN: ERMENİ ÇETELERİ VE PKK
Ekim 22 HAZAN MEVSİMİNDE AYAKTA DURABİLMEK
Ekim 17 DİN DERSİ OLMAZ İSE OLMAZ! O..LA.MAAAZ
Ekim 11 ŞEHİTLERİMİZ VAR
Ekim 08 VEFA BEKLEYEN KOCA SULTAN: II.ABDULHAMİD
Eylül 25 MAHALLE BASKISI DEĞİL RAMAZAN BASKISI
Eylül 20 YÖK BAŞKANI'NA AÇIK MEKTUP
Temmuz 26 Sadece Başbakan değil Muhalefet de halkı kucaklamalı
Temmuz 20 Ben Demokrat Değilim Arkadaş
Temmuz 03 Bize kanınız lazım değil
Haziran 27 Hepimizin dedesi var
Haziran 01 OH My God! bodrumda namaz kılan var!
Mayıs 11 Analar ağlar
Mayıs 07 Siyaset: Bulaşma bana !
Nisan 06 Yükselen “MİLLİYETÇİLİK “ mi?
Mart 27 Ahlaksız yazar devri deseydi keşke ..
Ocak 23 Hayalim kadar büyük sayılırım
Ocak 18 Objektiflerimiz Kara kıtada
Ocak 06 Evet! Kimse Var
Ocak 03 Bana da Bayram gelsin
Aralık 19 Korkmayın...Cesur olun.
Aralık 12 Ne Demokrasi Ama!
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Böyle memur görülmedi!
Erdoğan seçilir, Gül Kalır
Tesettüre girmedim ama...
Bu kadarına da pes artık!
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, gündeme bomba gibi düştü.
Mehmet Altan
KRİPTO ŞİFRELERİ
Kripto, Fransızca bir kelime...
Şamil Tayyar
YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Önceki gün AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım.
Tamer Korkmaz
DEVRİMCİ GENÇLERE BOMBA ATTIRANLAR
Deniz Gezmiş idamı hak edecek bir suç işlememiş olabilir ama Gezmiş bir milli kahraman da değildir.