EN SON HABER: (00:01) İşte mahkeme raportörünün görü...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

OPERASYON REHAVETİ VE TEHLİKE



Asker işi götürüyor! Gerekeni yapıyor! Oysa, asıl yapılması gereken, öteki alanda;

Uçağı otomatik pilota bağlamış gibi, Doğu - Güneydoğu'da yaşanan sancıyı da sınır ötesi operasyona bağlayıp, rahata ermiş gibi bir durumumuz var.

Asker işi götürüyor! Gerekeni yapıyor! Oysa, asıl yapılması gereken, öteki alanda; yani bölgedeki asıl sancının tedavisinde... Terörle sıcak mücadele, öteki alandaki sancıyı dindirmenin ön şartı olduğu için önemli. Peki öteki alanda ne oluyor? Bakın ne oluyor:

DTP Batman milletvekili Bengi Yıldız şunları söylüyor: "Bu sorumsuzluk devam ettiği sürece Batman Valisi Batman'da valilik, Emniyet Müdürü müdürlük, AKP milletvekilleri Batman'a girip siyaset yapamayacaklar. Bizi tanımayanı biz de tanımayız." İşte bu söylem tırmandırılıyor.

Bu, yani merkezi otoriteyi reddeden, DTP dışındaki tek siyasi yapıyı (AKP) bile silen, bölgede tek etkin güç olmayı amaçlayan söylem... Bu söylem, bölge insanında bir bilinç haline getiriliyor. Dağdaki adamın bilince ulaşan söylemi yok. O silahla konuşuyor, olsa olsa "düşman" la çarpışabilecek güçte olduğunu ispat etmeye çalışıyor ve onu korkutabileceğini sanıyor.

Oysa silaha daha güçlü bir silahla karşılık verip onun mesajını yok edebiliyorsunuz. Ama sivil söylem, çok daha derinlere işliyor. Kaldı ki, Bengi Yıldız'ın bu söylemi, "Dağ"ın, yani terörün siyasi hedeflerini seslendiriyor. Şimdi soralım kendimize: -Acaba Bengi Yıldız'ın söylemi bölge insanında ne kadar etkilidir?

Tabii ki bunun dört başı mamur bir cevabı yok. Zaten olmaması asıl sorun. Bölge insanı bilinç olarak nereye savruluyor? Bunu takip eden bir Ankara duyarlılığının bulunup bulunmadığı asıl mesele. Şu anda Ankara'nın bölge ile iletişimde en güçlü bağı, Ak Parti'nin siyasi etkinliğinden ve devlet kurumlarının o paraleldeki çabalarından ibaret. Bu etkinlik küçümsenmemeli.

Ama, "sınır ötesi operasyon"la birlikte başlayan karşı atakta, "silahlı mücadele" deki güçsüzlüğün rövanşı, "Kürtlere kurşun ve panzer" söylemiyle alınmak isteniyor. Böyle bir ortamda, gösterilere katılan çocuklardan birisinin panzer altında ezilmesinin nasıl bir bilinç inşasına ya da yıkımına yol açabileceğini tasavvur etmek lazım. Ayrılıkçı hareketin bütün propaganda zemini, "dışlanmışlık" tezine dayanıyor.

Ak Parti'nin bölgede sağladığı siyasi etkinlik ise, tamamıyla "Hepimizin payına düşen problem aynı yerden kaynaklanıyor, sizi anlıyoruz ve sizin bütün sorunlarınızı çözmek için varız"a dayanıyor. Bölge insanı, Ak Parti ile kendisini aynileştirebildiği ölçüde, onun sesine ilgi duyuyor. Oysa şimdi sadece askeri operasyon var. Öteki dil, belki kış şartlarının da etkisiyle sanki devreden çıkmış durumda. "Sadece askeri operasyon" böyle zamanlarda provokasyon için aranıp da bulunamayan bir zemin oluşturur.

Askeri operasyonların medyada her zaman olağanüstü bir ilgi gördüğü ve o ölçüde büyük bir heyecan ürettiği dikkate alınırsa, "Artık iş askeri çözüme kaldı" gibi bir kanaatin doğması riski oluşuyor. Böyle bir görüntüyü, askerin bile istemediğini biliyoruz. Böyle bir görüntünün, sorunun çözümünde Ak Parti'nin inisiyatif alma ihtimalini zaafa uğrattığını da bilmek gerekiyor.

Ve böyle bir görüntünün sorunun çözümünde Ak Parti enstrümanını devreden çıkarma riski oluşturduğu da bir vakıa. Bölgede ciddi zemin kaybeden PKK - DTP çizgisinin, mahalli seçimler sürecinde, tam da böyle bu görüntüye ihtiyaç duyduğunu da dikkate almak lazım. Operasyon... gösteriler... kadınlar çocuklar... panzerler.. ölümler... mukabil şehit söylemi... cenaze törenleri...

Bu çok kötü bir denklem demektir. Operasyonları ve devlet adına disiplin girişimlerini, ancak hizmetin uzantısı haline getirmedikçe ve bölge ile ilgili haberlerde "Hizmet" ağırlıklı bir görüntü oluşmadıkça, risk büyüyecektir. Yarın bir DTP milletvekili çıkıp, "Bu sorumsuzluk devam ederse bölgeye Gül gelip Cumhurbaşkanlığı, Erdoğan gelip Başbakanlık yapamayacak!" gibi bir açıklama yaparsa ne olur?


23.Şubat.2008 09:38:22
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 09 AB İLE YANLIŞ DANS
Mayıs 07 AKP NEYE HAKİM?
Nisan 29 ÜZMEZ KİMİ BAĞLAR?
Nisan 23 CHP DEMOKRAT OLABİLİR Mİ?
Nisan 18 ABUKLUKLAR SÜRECİ
Nisan 12 İKİ KİŞİNİN ÖZEL SINAVI
Nisan 11 ÜÇ GENERALE ÇAĞRI
Nisan 10 BARROSO’YU DA KAPATALIM!
Nisan 08 ORDU NE DÜŞÜNÜYOR?
Nisan 05 BİZ BUNU NEDEN YAPTIK?
Nisan 04 MUHAFAZAKÂR KİTLELER DÖVÜLÜNCE...
Nisan 03 İDDİANAME VE SAVUNMA
Mart 26 AYM NASIL KURTULUR?
Mart 25 ERGENEKON'UN DERİNLİĞİ
Mart 22 “....MİLLET TEFERRUATTIR”
Mart 21 SAVUNMA STRATEJİSİ
Mart 20 VAZİYET-İ UMUMİYE DEYİNCE...
Mart 13 SENARYO MU ÇÖZÜM ARAYIŞI MI?
Mart 11 DEMİREL STANDARDI
Mart 08 OLMAZLARI KONUŞMAK...
Mart 07 SARIKAMIŞ'TAN KIBRIS'TAN BUGÜNE...
Mart 06 DANIŞTAY KARARINDA BİR BAŞKA BOYUT
Mart 05 ASKERİ BOYUTTAN DAHA ZOR OLAN...
Mart 01 26'NCISI OLACAK MI?
Şubat 29 DİN FAKTÖRÜ
Şubat 28 ÖCALAN SÜRECİ
Şubat 27 KEŞKE, KEŞKE, AMA...
Şubat 26 DTP-PKK KÖRLÜĞÜ
Şubat 23 OPERASYON REHAVETİ VE TEHLİKE
Şubat 22 MECLİS'E YOKLUK MÜHRÜ MÜ?
Şubat 21 BU YASAK SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
Şubat 20 AK PARTİ'YE MESAFELİ DURUNCA...
Şubat 19 GERİLİM KİMİN İŞİNE YARAR?
Şubat 16 ASLA VE KAT'A!
Şubat 15 DEMİREL- CİNDORUK: ARAFTAKİLER
Şubat 12 CHP ARTI...
Şubat 09 FATMA NİNE'NİN SAÇININ TELİ
Şubat 08 'YASAK’TAN BAŞKA BİR SÖZ
Şubat 07 MİLLET LAİKLİK YORUMU YAPABİLİR Mİ?
Şubat 06 OSMAN ŞİRİN'İ VE BAYKAL'I DİNLERKEN...
Şubat 02 LAİK ŞEYHÜLİSLAMLAR
Şubat 01 GÜLÜNÇLÜĞÜ SORGULARKEN...
Ocak 31 REKTÖRLER VAK’ASI
Ocak 30 ATATÜRK'Ü KORUMAK!
Ocak 29 YA BU ÇETEYE NE DERSİNİZ?
Ocak 26 HANGİ "DERİN"LİKLE BOĞUŞUYORUZ?
Ocak 25 DERİN DEVLET BU MU?
Ocak 24 MHP VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 22 ASKER VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 19 HANGİ SEMBOLE KARŞISINIZ?
Ocak 18 ÇOK AYIP ALİ KIRCA!
Ocak 17 ÇARPITMA VE KIŞKIRTMA
Ocak 16 SİYASİ SİMGE VEYA DEĞİL
Ocak 12 SİYASİ ÇÖZÜM NE?
Ocak 11 ALEVİ SORUNUNU KİM ÇÖZECEK?
Ocak 10 BİR TEKLİF
Ocak 08 KAOSUN GÖBEĞİNDE DTP
Ocak 05 AMERİKA İLE EŞİT İLİŞKİ
Ocak 04 EN AZ 10 YIL DAHA MI?
Ocak 03 FAZIL SAY'IN MİLİTAN ÜSLUBU
Ocak 01 HELE ŞÜKÜR!
Aralık 29 TÜRKİYE’DEN PAKİSTAN’A BAKARKEN...
Aralık 28 KUNDAKLANAN ARAÇLAR KİMİN?
Aralık 27 O ZİHNİYETLE OLMAZDI
Aralık 26 KAÇ KİŞİ ÖLMELİYDİ?
Aralık 25 KİM SÖYLEMİŞ BUNLARI?
Aralık 22 YİĞİDİ ÖLDÜR, HAKKINI YEME
Aralık 18 DTP MESAJI ALDI MI?
Aralık 14 CHP’Yİ ELE GEÇİRECEKLER!
Aralık 12 TAM ZAMANI DİYORUM, ÇÜNKÜ...
Aralık 11 HEPİMİZ ÖKSÜZÜZ
Aralık 07 DEMİREL BİLE GEÇSE
Aralık 06 İFLAH OLMAZ BİR YOL
Aralık 05 BAŞÖRTÜSÜ: ANKETİN DOĞRU YORUMU
Aralık 04 AH BU JURNALLER
Kasım 30 İÇKİSİZ OLMAZ ABİ
Kasım 28 ŞİDDET VE KALP GÖZÜ
Kasım 27 ASKERİ YAKLAŞIM TEKLİYOR
Kasım 23 ZAMANLAMA
Kasım 22 'TEK'LERİN İRDELENMESİ...
Kasım 20 MUŞ-DİYARBAKIR HATTINDA İKİ GÜN
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Böyle memur görülmedi!
Erdoğan seçilir, Gül Kalır
Tesettüre girmedim ama...
Bu kadarına da pes artık!
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, gündeme bomba gibi düştü.
Mehmet Altan
KRİPTO ŞİFRELERİ
Kripto, Fransızca bir kelime...
Şamil Tayyar
YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Önceki gün AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım.
Tamer Korkmaz
DEVRİMCİ GENÇLERE BOMBA ATTIRANLAR
Deniz Gezmiş idamı hak edecek bir suç işlememiş olabilir ama Gezmiş bir milli kahraman da değildir.