EN SON HABER: (00:01) İşte mahkeme raportörünün görü...     EURO: 1,9390 - 1,9410    DOLAR: 1,2540 - 1,2550
 

26'NCISI OLACAK MI?



Operasyon ve sonrasına ilişkin "derinden akan" bir kuşku var.

Bu kuşkunun en belirgin yansıması "Bugüne kadar 24 kere sınır ötesi operasyon yapıldı, sonuç alınamadı.

Bu 25'incisi. Bakalım daha kaç operasyon yapılacak?" gibi cümlelerle ifade ediliyor. Ayrıca kuşkular, "Askerin inisiyatifi yeniden ele alması, Hükümetin ipin ucunu kaçırması, bölgede olağanüstü durumdan rant sağlayanların bundan vazgeçmeyeceği, dolayısıyla olağanüstü halin devamı için sürekli gerilimler oluşturulacağı" yorumlarına kadar uzanıyor. Acaba böyle mi olacak?

Bu operasyon, 24'ün ve 26'nın arasındaki bir "zevahiri kurtarma eylemi"nden ibaret mi olacak? Bu tarz "kuşkucu" yaklaşımların harekatın "Vatan savunması" diye ifade edilebilecek olan "etik değeri" ni zaafa uğratacağı muhakkak. Bu yönüyle, operasyona ilke olarak karşı çıkanların negatif propagandası olarak sayılabilirse de, sağlıklı cevaplarının verilmesi de gerekiyor. Ben, farklı bir yaklaşımı öngörüyorum.

Yaşananları önceki günkü yazımda "Öcalan'ın yakalanma süreci" diye nitelendirmem bu yüzden. Benim öngörüm, bir mantık silsilesine dayanıyor. Yani "öyle olmalı" diyorum. Türkiye'de evet, derin örgütlenmeler var ve bunlar, provokasyonlar yapıyor. Bu noktada en "milli meseleler" bile malzeme olarak kullanılabiliyor. Onun için "kuşku"nun üzerini bir kalemde çizmek zor. Ama, Türkiye'de çok farklı oluşumlar da var ve bunların asla derin provokasyonlara zemin hazırlayamayacağını dikkate almamak da sağlıklı değil.

Yani Türkiye - Amerika - Avrupa, Hükümet - Genelkurmay, MİT - Emniyet, herkes bir olmalı ve Türkiye'yi bir çamurun içine sürüklemeli... Olan bu mudur? Bu noktada en azından Hükümetin, ve başka sebeple değil, en azından kendi sağlığı açısından, farklı bir konsept geliştirmesi akla gelmez mi? "Bu iş teröristin kökünü kazınmakla bitmez. Bölge için ekonomik, sosyal, kültürel bir paketin hayata geçirilmesi zarureti var." diyen bu Hükümet değil mi?

Bölge insanı ile Ak Parti'nin kurduğu iletişim tam da böyle bir zımni uzlaşmayı ihtiva etmiyor mu? Hükümet, bir askeri operasyona, bölgedeki insani hamlenin önünü kesmeye devam eden terör olgusunu izale etmek için girişmiş olamaz mı?

Bir askeri operasyon için bütün dünyada müthiş bir diplomatik çaba sergiledikten sonra, işin bir kere daha aynı kısır döngüye sürüklenmesini kabul edebilir mi? Ortadoğu gibi, yarın ne olacağı belli olmayan ve zaten bataklığa dönmüş bir coğrafyada, Türkiye için en büyük tehlikenin, sınırlarında güvenlik sancısı yaşamak olduğu bilinirken, ve Hükümet, daha yola çıkarken, "Komşularla sıfır gerilim" politikasını öngörmüşken, bir ayağının terör bataklığında kalmasına razı olur mu? İkinci defa Hükümet görevini üstlenen bir parti, önünde mahalli seçimler dururken, artı bir üçüncü dönem görev üstlenme hesabı yaparken, bölge ile kurduğu iletişimde yara açacak bir "komplo" ya izin verir mi?

Buna izin verirse "Akılsızlığına doyma" diye bir karşılık göreceğini bilmez mi? Ekonomik alanda boğuşan bir Hükümet, bölgenin ekonomiye sürekli kan kaybettiren bir durumda kalmasını kabul edebilir mi? Hükümet, bölge halkı ile kurduğu iletişimin, askeri bir yaklaşımla mümkün olmadığını, bunda daha çok "moral ilişki"nin etkili olduğunu, artı, bölge halkının Hükümetten Ankara (yani Devlet) adına "insani bir hamle" beklediğini bilirken, operasyonun hemen ardından, hatta operasyona paralel biçimde, bölgeye yoğun bir insani hamle yapmaması mümkün mü?

Ve bir de şu: Bunca operasyonu yapacaksınız, ondan sonra da terör örgütünün, bölgede - dünyada yeniden toparlanmasına göz yumacaksınız. Oradan kaçanlar, Avrupa'da, Afrika'da, bilmem nerede yuvalanacak, toparlanıp yeniden saldıracaklar? Bunun adına ne denir? Bütün bunları, Asker'in "Sadece askeri operasyon yetmez, terörle mücadele sosyal, kültürel, ekonomik hamlelerle paralel yürütülmeli" gibi bir temel yaklaşımının ışığında düşünürsek, işin varıp, hükümetin basiretine kaldığı açık açık görülecektir.

Hükümet bütün bunları ıskalarsa, o başta işaret ettiğimiz "kuşku"lar için uygun bir zemin oluşabilir. Ama hükümetler en hayati meseleleri "ıskalamak" için kurulmaz. "Harekat durdu" iddiasından sonra başlıktaki soruya yeniden gelirsek şu söylenebilir: -Evet 26'ncısı olabilir, ama birbirini besleyen süreçler halinde... Çünkü bu sürecin terörü bitirme süreci olması kaçınılmazdır.


01.Mart.2008 08:50:46
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 09 AB İLE YANLIŞ DANS
Mayıs 07 AKP NEYE HAKİM?
Nisan 29 ÜZMEZ KİMİ BAĞLAR?
Nisan 23 CHP DEMOKRAT OLABİLİR Mİ?
Nisan 18 ABUKLUKLAR SÜRECİ
Nisan 12 İKİ KİŞİNİN ÖZEL SINAVI
Nisan 11 ÜÇ GENERALE ÇAĞRI
Nisan 10 BARROSO’YU DA KAPATALIM!
Nisan 08 ORDU NE DÜŞÜNÜYOR?
Nisan 05 BİZ BUNU NEDEN YAPTIK?
Nisan 04 MUHAFAZAKÂR KİTLELER DÖVÜLÜNCE...
Nisan 03 İDDİANAME VE SAVUNMA
Mart 26 AYM NASIL KURTULUR?
Mart 25 ERGENEKON'UN DERİNLİĞİ
Mart 22 “....MİLLET TEFERRUATTIR”
Mart 21 SAVUNMA STRATEJİSİ
Mart 20 VAZİYET-İ UMUMİYE DEYİNCE...
Mart 13 SENARYO MU ÇÖZÜM ARAYIŞI MI?
Mart 11 DEMİREL STANDARDI
Mart 08 OLMAZLARI KONUŞMAK...
Mart 07 SARIKAMIŞ'TAN KIBRIS'TAN BUGÜNE...
Mart 06 DANIŞTAY KARARINDA BİR BAŞKA BOYUT
Mart 05 ASKERİ BOYUTTAN DAHA ZOR OLAN...
Mart 01 26'NCISI OLACAK MI?
Şubat 29 DİN FAKTÖRÜ
Şubat 28 ÖCALAN SÜRECİ
Şubat 27 KEŞKE, KEŞKE, AMA...
Şubat 26 DTP-PKK KÖRLÜĞÜ
Şubat 23 OPERASYON REHAVETİ VE TEHLİKE
Şubat 22 MECLİS'E YOKLUK MÜHRÜ MÜ?
Şubat 21 BU YASAK SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
Şubat 20 AK PARTİ'YE MESAFELİ DURUNCA...
Şubat 19 GERİLİM KİMİN İŞİNE YARAR?
Şubat 16 ASLA VE KAT'A!
Şubat 15 DEMİREL- CİNDORUK: ARAFTAKİLER
Şubat 12 CHP ARTI...
Şubat 09 FATMA NİNE'NİN SAÇININ TELİ
Şubat 08 'YASAK’TAN BAŞKA BİR SÖZ
Şubat 07 MİLLET LAİKLİK YORUMU YAPABİLİR Mİ?
Şubat 06 OSMAN ŞİRİN'İ VE BAYKAL'I DİNLERKEN...
Şubat 02 LAİK ŞEYHÜLİSLAMLAR
Şubat 01 GÜLÜNÇLÜĞÜ SORGULARKEN...
Ocak 31 REKTÖRLER VAK’ASI
Ocak 30 ATATÜRK'Ü KORUMAK!
Ocak 29 YA BU ÇETEYE NE DERSİNİZ?
Ocak 26 HANGİ "DERİN"LİKLE BOĞUŞUYORUZ?
Ocak 25 DERİN DEVLET BU MU?
Ocak 24 MHP VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 22 ASKER VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 19 HANGİ SEMBOLE KARŞISINIZ?
Ocak 18 ÇOK AYIP ALİ KIRCA!
Ocak 17 ÇARPITMA VE KIŞKIRTMA
Ocak 16 SİYASİ SİMGE VEYA DEĞİL
Ocak 12 SİYASİ ÇÖZÜM NE?
Ocak 11 ALEVİ SORUNUNU KİM ÇÖZECEK?
Ocak 10 BİR TEKLİF
Ocak 08 KAOSUN GÖBEĞİNDE DTP
Ocak 05 AMERİKA İLE EŞİT İLİŞKİ
Ocak 04 EN AZ 10 YIL DAHA MI?
Ocak 03 FAZIL SAY'IN MİLİTAN ÜSLUBU
Ocak 01 HELE ŞÜKÜR!
Aralık 29 TÜRKİYE’DEN PAKİSTAN’A BAKARKEN...
Aralık 28 KUNDAKLANAN ARAÇLAR KİMİN?
Aralık 27 O ZİHNİYETLE OLMAZDI
Aralık 26 KAÇ KİŞİ ÖLMELİYDİ?
Aralık 25 KİM SÖYLEMİŞ BUNLARI?
Aralık 22 YİĞİDİ ÖLDÜR, HAKKINI YEME
Aralık 18 DTP MESAJI ALDI MI?
Aralık 14 CHP’Yİ ELE GEÇİRECEKLER!
Aralık 12 TAM ZAMANI DİYORUM, ÇÜNKÜ...
Aralık 11 HEPİMİZ ÖKSÜZÜZ
Aralık 07 DEMİREL BİLE GEÇSE
Aralık 06 İFLAH OLMAZ BİR YOL
Aralık 05 BAŞÖRTÜSÜ: ANKETİN DOĞRU YORUMU
Aralık 04 AH BU JURNALLER
Kasım 30 İÇKİSİZ OLMAZ ABİ
Kasım 28 ŞİDDET VE KALP GÖZÜ
Kasım 27 ASKERİ YAKLAŞIM TEKLİYOR
Kasım 23 ZAMANLAMA
Kasım 22 'TEK'LERİN İRDELENMESİ...
Kasım 20 MUŞ-DİYARBAKIR HATTINDA İKİ GÜN
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Böyle memur görülmedi!
Erdoğan seçilir, Gül Kalır
Tesettüre girmedim ama...
Bu kadarına da pes artık!
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, gündeme bomba gibi düştü.
Mehmet Altan
KRİPTO ŞİFRELERİ
Kripto, Fransızca bir kelime...
Şamil Tayyar
YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Önceki gün AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım.
Tamer Korkmaz
DEVRİMCİ GENÇLERE BOMBA ATTIRANLAR
Deniz Gezmiş idamı hak edecek bir suç işlememiş olabilir ama Gezmiş bir milli kahraman da değildir.