|
PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK? 
Mehmetçiğin Irak’ın Kuzey’ine başlattığı Kara Harekatı sürpriz bir şekilde başladı ve yine öyle bitti.
Biz bölgedeki gazeteciler dahil, hemen herkes operasyonun kapsamlı olacağı en azından birkaç hafta süreceğini düşünüyorduk. Çünkü aylarca süren bir hazırlık, bir yığınak vardı. Ancak öyle olmadı. Mehmetçik vurdu ve çıktı.
Genelkurmay Başkanlığı operasyonun hedeflendiği gibi ve amacına ulaştığını açıkladı. Açıklamada anlaşıldı ki bu sınırlı bir harekattı ve öyle sanıldığı gibi Kandil’e uzanacak bir operasyon değildi.
Peki her şey bitti mi? Bunu zaman gösterecek. Ancak şu bir gerçek ki havaların ısınmasıyla birlikte örgütün atacağı adımlar, Mehmetçiği tekrar bölgede daha kapsamlı bir harekata zorlayabilir. İşte o zaman, operasyon kapsamlı ve Kandil’e uzanabilir. İşte o zaman dolaylı ya da direkt Türkiye’nin sınır ötesi operasyonuna itiraz edenler bu sefer hiç ses çıkarmazlar.
İşin silahlı boyutuna varıncaya kadar Türkiye’nin yapması gereken önemli sivil adımlar var. Ve bu adımları, hemen uygulamaya koyması gerekiyor. Türkiye’nin 8 günlük operasyonda hedef olarak sadece bölücü örgüt unsurlarını hedef alması, bölgede yaşayan kürt halkını sevindirdi ve onlara güven verdi. Bu verilen güveni sivil adımlarla pekiştirmek oldukça önemli.
Öncelikle Türkiye’nin Özal döneminde olduğu gibi burada hemen hemen bütün kurumlarıyla aslında var olan yönetimle, bir şekilde görüşmesi gerekiyor. Buradaki yönetimi yanına alamayan Türkiye’nin, terörle mücadelesi oldukça güç olacaktır. Burada Irak Yönetimi’nin bile aslında Erbil üzerinde çok fazla bir etki kurduğunu göremedik. Yerel Yönetim, resmi ağızlarla Irak’ın bir parçası olduklarını söyleseler de, çoğu zaman kendi kararlarını kendileri verdiklerini görüyoruz. Halen birçok resmi yerde, Irak Merkezi Devleti’nin bayrağını görmek mümkün değil. Her tarafta bölgesel yönetimin bayrağı yer alıyor. Yani Erbil, Bağdat’a resmi olarak bağlı görünüyor, ama değil. Türkiye’nin bir beyaz sayfa açarak en azından yine Bağdat üzerinden Yerel Yönetimi muhatap alarak kendi çıkarları doğrultusunda adımlar atmaya mecbur bırakmalıdır. Çünkü buradaki merkezi yönetimin çok ciddi olarak örgütün lojistiğini kesmeye yönelik atacağı adımlar var. Aksi halde örgütün faaliyetlerini tasvip etmediklerini açıklamaktan ve görünürdeki önlemlerin dışında bir adım atmayacakları apaçık ortada. Bölgesel Yönetim’den Neçirvan Barzani, Kara Harekatından sonra yaptığı açıklamada bakın ne diyor. "Bu işin çözümü siyasidir, ancak siyasi yolla çözülür. Bu konuda Türkiye ile bizim bir tecrübemiz var. Geçmişte PKK'ya karşı savaş verdik; ancak başarılı olamadık. Bu yüzden diyalog yolunu öneriyoruz. Yardım için hazırırz’’
İkinci olarak, Türkiye hemen yanı başındaki sıcak bölgeye kendi doğrularını anlatmakta yetersiz. Türkiye’yi anlatacak ve Kürtçe yayın yapacak bir televizyon kanalının acilen açılması gerekiyor. Böyle bir yayın örgütün bölgedeki propaganda etkinliği kaybettirecektir. Burada bulunduğumuz süre içersinde daha önceki yazımda da (25 Kasım 2007. Türkiye Irak’ın Kuzey’inde hangi kanallardan izleniyor) belirttiğim gibi, halk Türkiye’deki gelişmeleri özellikle Doğu ve Güneydoğu’daki gelişmeleri örgütün televizyon kanalından ve yerel kanallardan takip ediyor. Verilen haberlerin doğruluk derecesini ve veriliş şeklini size bırakıyorum.
Dışarıya bakan politikaların yanında içe dönükte konuşulan ama bir türlü tam anlamıyla yapılmayan yatırım hamleleri hemen başlatılarak bölgedeki işsizliğin önüne geçilmelidir. Kimse Yok mu Derneği’nin başlatmış olduğu kardeşlik köprüsünün güçlendirilmesi için devlet vatandaş bağının kuvvetlendirilmesi için herkes üzerine düşeni eksiksiz yerine getirmelidir
Türkiye’nin Irak’ın Kuzey’ine 1983 yılından beri düzenlediği 25. kara operasyonu olan Güneş Harekatı’ndan sonra, bir süre Nadas dönemi yaşanacak. Ağır darbe alan örgüt, bir süre toparlanma, yeni üyeler kazanma yoluna gidecek. İşte bu arada, diplomatik ve sivil adımları atılmalıdır. Aksi takdirde hava ve kara harekatlarını yenileri takip edecektir.
.
02.Mart.2008 22:20:48 |
|
|
|
|
|
 |
|
|
| |
| YAZARIN DİĞER YAZILARI |
|
| |
|
|