EN SON HABER: (10:26) Borsada müthiş yükseliş - Son ...     EURO: 1,8980 - 1,9000    DOLAR: 1,3970 - 1,3980
 

ÇILGINLIĞIN BU KADARI DA FAZLA!

Ekrem Dumanlı

Haftanın en önemli olayı, hiç kuşkusuz, Kuzey Irak'a yapılan kara harekâtıydı.

Kışın en sert geçtiği dönemde kara harekâtı yapılması başlı başına büyük bir olay. Dolayısıyla basın, bu hadiseye geniş yer ayırdı.

Bir kısım polemikler yoluyla başörtüsüne ilgi çekilmek istense de vatandaşın gözü kulağı Mehmetçik'ten gelecek haberdeydi. Haklılar. Gencecik çocuklar şehit düşüp ülkeyi yasa boğuyor. Ancak elden gelen bir şey yok; terör örgütüne topyekûn darbe indirmekten başka çare yok çünkü.

Ne var ki bazı insanların gözünü adeta hırs bürümüş. Kıyametler kopsa onlar umursamıyor. Varsa başörtüsü yoksa başörtüsü. Hatta imza süresi dolmak üzere olan başörtüsünü serbest kılan Anayasa değişikliğini askerî harekâtın başladığı gün imzaladı diye Cumhurbaşkanı'na ateş püskürenler oldu. Her neyse. Sonuçta bir ülkenin sınırlarından içeri giriyor ordumuz ve oradaki boşluktan istifade ederek yuvalanmış terör örgütlerini vuruyor. Bunu önemsemek herkesin, özellikle de medyanın görevi. Zira, bu noktada yapılacak temel bir hata hem gencecik fidanlarımızın solup gitmesine neden olur; hem de teröristlerin cesaret kazanmasına. Yıllardır süren ihmal nedeniyle kördüğüm haline gelmiş sorunun iyiden iyiye müzminleşmesi de işin cabası.

Günlük siyaset ve o siyaset üzerinden yürütülen gövde gösterisi bazı insanların ruhlarına o kadar sinmiş ki maazallah, Türkiye savaşa girse, bunların iç boğuşmalardan kafasını kaldırması mümkün değil. Her meseleyi iç siyaset malzemesi olarak görenler, içten içe başarısızlık bile temenni edebilir. Haset böyle bir hastalıktır zaten. Kendi benliğini (egosunu) yeryüzünün temel direği sananlar için içlerinde bulunmadıkları her zafer hezimettir; kendilerine dair bir zerrelik pay varsa bu tipler hezimetten de zafer destanları (!) çıkarabilir.

Bütün fatura siyasetçiye çıkarılmamalı

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) kara harekâtına son verir vermez, bazıları hükümeti yaylım ateşine tuttu. "Hükümet eleştirilmesin" diyen yok; ancak her taşın altından bir siyasi eleştiri derlemek, ortaya bir şey çıkmasa bile yorum ve ima yoluyla aklın sınırlarını zorlamak siyasete de yakışmıyor medyaya da. Hükümetin görevi askere yetki vermekti ve bu yetki Meclis'in ezici çoğunluğunun desteğiyle TSK'ya verildi. Önce hava operasyonları yapıldı, arkasından kara harekâtı. Bütün bunlar yaşanırken bütün doğruları TSK'ya, bütün eleştirileri hükümete yazmak dürüst bir davranış biçimi değil. Hoşunuza giden her eylemi destanlaştırıp askeri yüceltmek için kullanır; hoşlanmadığınız her şeyi siyasetçinin avucuna buruşuk bir fatura gibi iliştirirseniz samimiyet testinden geçemezsiniz.

Kara harekâtı bitti ve askerlerimiz eve dönüyor. Sen misin dönen? Veryansın ediyor bazı gazeteler, gazeteciler. Kime? Genelkurmay'a mı, TSK'ya mı, kara kuvvetleri komutanına mı? Hayır. Hükümete. Güya Amerikalı yetkililerden olumsuz beyanat gelmiş de, operasyon çabuk bitmeli demiş de... Bu ülkenin askeri ne kadar cesursa, hükümeti de, muhalefeti de, medyası da o kadar cesur; bir o kadar da vatanseverdir. Birini diğerinden ayırmak, birine madalyalar dağıtırken sivil otoriteleri her fırsatta çimdiklemek, tekmelemek bir çeşit ayrımcılıktır.

Cumartesi günü Milliyet Gazetesi önemli bir meslek başarısı elde ederek Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile röportaj yaptı. Gazete Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin'in yaptığı mülakatta Büyükanıt diyor ki: "Hiç kimsenin bize çekil mekil dediği yok. Bu tamamen askerî gerekçelerle alınmış bir karardır. Çekil diye ne siyasi kanattan ne de yabancılardan ima gelmedi. Yabancıların kısa sürsün diye demeçleri oldu. Bunun sorumluluğunun hepsi bize ait. Erken çekildi diyorlarsa gelsinler orada 24 saat kalsınlar." Şimdi bu söze ne denir? Tepeden tırnağa haklı Büyükanıt. Manzaranın aslı bu ise, laftan laf üretip, kara harekâtı gibi fevkalade önemli bir konu siyasete niçin alet ediliyor?

Bazı meslektaşlarımızın asabı fena halde bozuk, moralleri yerinde değil. O yüzden de bir hayli marjinal köşelere kaçmış insan var bu ülkede. Ancak kitle gazetesi haline gelmiş ve her kesimden okur (ya da seyirci) bulmuş basın kuruluşları aşırı derecede politize olmuş durumda. Bazı konular vardır ki siyaset üstü bir nazar ister. O kuşatıcı bakış açısını yakalayamayan ama kendini merkezde görmeye devam eden medya grupları bir yandan halktan kopar; diğer yandan da ülkeyi maceralara sürükler. Ordunun geri çekilmesi üzerine başlatılan yıpratıcı propagandaya en anlamlı cevap yine Yaşar Büyükanıt'tan geldi: "Yapılan eleştiriler çok insafsız. Harekâta gölge düşüren bir yaklaşım. Gerçekten çok üzüldüm."

Medyanın diline doladığı bir konu var ki dışarıdan bakan birileri belki meselenin aslına vâkıf olamayabilir; ancak gazeteciler için sıkça rastlanabilecek bir vak'adır. Ambargolu metin diye tabir edilen rutin konuşma metinlerinin zaman ve şartlara bağlı bir değişkenliği kabul edilir. Ambargo kalkmadan o metni esas olarak kullanamazsınız; aksi takdirde sadece konuşanı değil kendinizi de zor durumda bırakırsınız. Nitekim Başbakan Erdoğan'ın Ulusa Sesleniş konuşmasındaki ambargolu metin ayrıntısını atlayanlar, meslekî bir hata yaptı. Genelkurmay Başkanı Milliyet'te neşredilen özel röportajda bu konuya da temas ediyor. Başkan'a göre harekâtın bitiş tarihi önceden söylenmemeli. Bu tarihin ifşa edilmesi askere pusu kurulmasını kolaylaştırırmış. Buna binaen Büyükanıt şu yorumu yapıyor: "Ulusa Sesleniş konuşmasında söylediği şey ('harekât devam etmektedir' ifadesi) harekâtın emniyeti açısından doğruydu. 'Çekiliyor ya da çekilecek' denir mi, mümkün değil."

Genelkurmay Başkanı çok önemli ayrıntılar veriyor, ama dinleyen kim? Bazı meslektaşlarımızın uyarmaya çalıştığı havaya bakılacak olunursa Amerika'nın baskısına Türkiye Cumhuriyeti hükümeti ve Türk Silahlı Kuvvetleri boyun eğdi ve ordumuz alelacele geri çekilmek zorunda kaldı.

Askeri hükümet üzerinden dövmek!

Aslında meseleye daha geniş bir çerçeveden ve daha kapsamlı bakmak zorundayız. Lütfen hafızanızı yoklayın ve son dönemde yaşananları parça parça gözünüzün önüne getirin. Türkiye büyük bir diplomatik seferberlik başlattı ve Kuzey Irak'taki terörist himayeden duyduğu rahatsızlığı dünya devletlerine tek tek ve defalarca anlattı. Bu, birinci aşamaydı. Amerika'ya, Avrupa Birliği'ne, Rusya'ya, Ortadoğu ülkelerine; herkese bu problem anlatıldı, diplomatik bilgilendirmeler yapıldı. Irak hükümetine defalarca bilgi verildi, uyarılarda bulunuldu. İkinci aşamada hava harekâtı yapıldı. Amerikan ordusu ile yapılan istihbarat paylaşımına ek olarak, hava sahasının kontrolünü elinde tutan Amerikan ordusuyla beraber çalışıldı. Kara harekâtı üçüncü bir aşamaydı. Mesajı gayet net: "Eğer terörist faaliyetler devam ederse dondurucu kış demem, yaz gelsin diye beklemem, sınır ötesine askerimle beraber gelir, gerekeni yaparım." Mesaj bu ise zaten asker geri çekilecek; üstelik amacına ulaşır ulaşmaz çekilecek. Dolayısıyla sanki orada kalmaya mecbur ve mahkûmmuş gibi davranmak; dönüşünü hayal kırıklığına yol açan bir eziklik içinde karşılamak; sonra da yüreği yetmediği için askeri, hükümet üzerinden dövmeye çalışmak art arda yapılan yanlışlar zincirine halka aramak demektir. Çılgınlığın da bir sınırı olmalı. Savaş tamtamlarının medyadaki gürültüsüne göre dış politika belirlenmez. Hele meselenin sosyal, ekonomik, kültürel boyutları varsa, bin kere düşünüp bir kere konuşmak/yazmak gerekebilir.


03.Mart.2008 06:52:22
yorum yaz gönder yazdır puanla
Hakaret, küfür içeren ve imla kurallarına uymayan yorumlar yayınlanmamaktadır.
 
SİZDEN GELEN YORUMLAR[1 adet yorum gelmiştir]    
MESUT 03.Mart.2008 11:33:27

Allah razı olsun Ekrem abi
Ekrem abi sizingibi gerçekleri gören ve yazan abilerimizi Allah başımızdan eksik etmesin İnşallah sizingibi abilerimizin saysı artar.

 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Ekim 13 ASKER-MEDYA İLİŞKİSİ; BİR DAHA
Ekim 08 İSTİFA ETMESİNİ BİLMEK
Ekim 07 ASIL TUZAK BUDUR
Ekim 06 1 MİLYON ZAMAN İÇİN KAMPANYAMIZ BAŞLIYOR, HAZIR MIYIZ?
Eylül 30 ANNESİZ BAYRAMLAR
Eylül 29 KAFAYI KUMA GÖMMENİN FAYDASI YOK
Eylül 25 İBRETLİK BİR TABLO
Eylül 22 GAZETELERİ BOYKOT ÇAĞRISI
Eylül 15 YANLIŞ HESAP, YANLIŞ SÖYLEM
Eylül 11 BUNDA YADIRGANACAK NE VAR?
Eylül 08 MEDYA AYAK UYDURUNCA
Eylül 04 DAR GÖMLEK
Eylül 01 ÇATIŞMA DEĞİL, BARIŞMA VESİLESİ
Ağustos 26 TEHLİKELİ BİR DURUM
Ağustos 25 SPORDA YENİ DÖNEM BAŞLARKEN...
Ağustos 19 ALEVİ-SÜNNİ GERİLİMİNE DUR DEMEK
Ağustos 18 AYNADAKİ AKSİNE SECDE EDENLER HANGİ GERÇEĞİ GÖREBİLİR Kİ!
Ağustos 11 BU SESE KULAK VERMEK ŞART
Ağustos 04 BİR KERE DAHA UÇURUMUN KENARINDAN...
Temmuz 31 HUKUK DA KAZANDI DEMOKRASİ DE...
Temmuz 29 BOŞUNA ÇIRPINIYORSUNUZ!
Temmuz 28 BARİ BUNDAN SONRA KÖSTEK OLMAYIN...
Temmuz 22 KAPATILSA NE OLUR KAPATILMASA NE OLUR?
Temmuz 21 SUÇ KİMDE?
Temmuz 15 KAOSLA YARGI ÖNÜNDE HESAPLAŞMAK
Temmuz 14 ERGENEKON: YENİ BİR ÇIKIŞ YOLU
Temmuz 10 GLADYO'NUN MAHARETİ
Temmuz 07 ERGENEKON'DAN ÖNCEKİ SON ÇIKIŞ
Temmuz 01 MHP'NİN KADERİ
Haziran 30 ANLAMAYANLAR İÇİN BİR DAHA TİRAJ GERÇEĞİ
Haziran 25 HAK YERİNİ BULDU
Haziran 23 BU MUDUR TÜRKİYE'NİN GERÇEK GÜNDEMİ!
Haziran 16 YAFTACI KAFAYLA NEREYE KADAR?
Haziran 12 TERZİ KENDİ SÖKÜĞÜNÜ DİKMEK ZORUNDA
Haziran 10 KRİZ FIRSATA NASIL DÖNÜŞÜR?
Haziran 09 DEREDE BOĞULMAK
Haziran 03 EMPATİ OLMADAN ASLA!
Haziran 02 BU DA SİZE DERS OLSUN!
Mayıs 30 BÖCEK
Mayıs 29 NE İMAMI TANIYORLAR NE ÖĞRETMENİ
Mayıs 27 ŞAŞIRIP KALDINIZ DEĞİL Mİ?
Mayıs 26 TANRILIK KOMPLEKSİ
Mayıs 20 SAYGISIZLIĞIN ASIL SEBEBİ
Mayıs 19 HATA YAPMAK ALIŞKANLIK HALİNE GELİRSE...
Mayıs 15 MEYHANE BASKISI
Mayıs 13 ABESLE İŞTİGAL
Mayıs 12 MAALESEF ACI GERÇEK BU: BİR HAFTA DAYANAMAZSINIZ
Mayıs 08 NE HAKKINIZ VAR?
Mayıs 06 AH BU ÖNYARGI, AH BU ÖNYARGI!
Mayıs 05 MADALYONUN ÖBÜR YÜZÜNE DE BAKMA CESARETİ
Mayıs 01 BUGÜN BİR DAMLA KAN AKARSA
Nisan 29 SAĞCI BÜROKRATLAR NEDEN DAHA KORKAK OLUR?
Nisan 28 MEDYA DİN DÜŞMANI MI?
Nisan 24 TÜKENİŞ
Nisan 22 YAKINDA KAPANMAMIŞ PARTİ KALMAYACAK GALİBA
Nisan 21 BU FOTOĞRAFA DİKKATLİ BAKIN LÜTFEN
Nisan 17 TEKZİPLER NEREDE?
Nisan 14 KESKİN VİRAJLAR
Nisan 08 OKLAHAMA'DAN GÖRÜLEN ACI BİR GERÇEK
Nisan 07 YAYIN YÖNETMENİNE 1 NİSAN ŞAKASI
Nisan 01 KARAR VERİN, HANGİSİ ETİK?
Mart 31 KIRILMA NOKTALARI ÜZERİNE KÜÇÜK NOTLAR
Mart 27 YA VATANDAŞ DEMOKRASİDEN ÜMİDİNİ KESERSE?..
Mart 25 VAHİM SUÇLAMALAR
Mart 24 FAKAT'SIZ DEMOKRASİ Mİ; TAKATSİZ DEMOKRASİ Mİ?
Mart 20 AŞIRI UÇLARA SAVRULANLARIN GÖREMEDİĞİ GERÇEK
Mart 18 YAZIK OLUYOR...
Mart 17 ŞİMDİ TAM SAĞDUYU ZAMANI!
Mart 15 YENİ BİR DEMOKRASİ SINAVI BAŞLADI...
Mart 11 YOUTUBE ÜZERİNDEN İFTİRA KAMPANYALARI
Mart 10 ASKER NEDEN YALNIZLAŞIYOR?
Mart 06 ASKERLE POLEMİK
Mart 03 ÇILGINLIĞIN BU KADARI DA FAZLA!
Şubat 28 DEĞMEZ, İNANIN DEĞMEZ!
Şubat 25 UFUK DARALMASI VE ÖNEMLİ BİR DİRENİŞ
Şubat 19 CUMHURİYET MİTİNGCİLERİNE ÇAĞRI
Şubat 18 MECLİS'E SAYGI LÜTFEN!
Şubat 14 ANLAMA GAYRETİ
Şubat 11 BAŞÖRTÜSÜ MÜ TEHLİKELİ, ÇETELER Mİ?
Şubat 07 ÇARPAR SİZİ BU KİTAP!
Şubat 05 DUY ARTIK BU ÇIĞLIĞI
Şubat 04 PROVOKATÖR MEDYA
Ocak 31 YÜREĞİNİZ YETİYORSA...
Ocak 29 2009'DA DARBE
Ocak 28 ERGENEKON'DAN GERÇEK ÇIKIŞ ANCAK BÖYLE OLUR!
Ocak 22 DÜŞÜN YAKASINDAN BU MİLLETİN
Ocak 21 MÜSAİT BİR YERDE İNECEK VAR!
Ocak 17 HİÇBİR MESELE BÖYLE ÇÖZÜLMEZ
Ocak 15 DIŞ POLİTİKADAKİ DEĞİŞİM ANLAŞILAMAYINCA
Ocak 14 GAZETECİLİK ADINA KRİTİK BİR MUHASEBE
Ocak 10 ANLAMSIZ BİR KISKANÇLIK
Ocak 09 GÜL'ÜN ZİYARETİ İLE NE DEĞİŞİR?
Ocak 08 DOĞRU ZAMANDA DOĞRU BİR ZİYARET
Ocak 07 'KÜRT SORUNU'NUN ÇÖZÜMÜ BU FOTOĞRAFTA!
Ocak 03 TÜRKİYE'Yİ BEKLEYEN EN YAKIN TEHLİKE
Ocak 01 EN İYİSİ SİZ KALIN, BİZ GİDELİM..
Aralık 31 NE ÇETİN SINAVLARLA GEÇTİ...
Aralık 27 ÖNCÜ DOKTORLAR NEREDE?
Aralık 25 DOKTORLARA SİTEM
Aralık 24 KÜRT SORUNUNDA YENİ TEHLİKELER, YENİ UMUTLAR
Aralık 13 BURASI ANADOLU, BURDAN KAÇIŞ YOK
Aralık 10 MEDYADA YENİ BİR DÖNEM
Aralık 06 TOPLU İĞNENİN UCUNDAKİ ÖRTÜ
Aralık 04 ETNİK PARÇALANMA ÜZERİNE KORKUNÇ SENARYOLAR
Aralık 03 GAZETECİ DEDİĞİN, ÖZÜR DİLEMESİNİ BİLECEK
Kasım 26 İLETİŞİMCİLER, LÜTFEN BU OLAYI KAYDEDİN
Kasım 20 İMTİYAZLI SINIF DA NE DEMEK?
Kasım 19 GAZETECİ TÜMGENERALLER
Kasım 15 BİR TÜRKİYE ÜTOPYASI
Kasım 12 CENAZE EVİNDE DÜĞÜN YAPMAK
 


İnanmakta zorlanacaksınız ama gerçek!
Ergenekon-PKK ilişkisinde şok iddia
Erbakan'ı kızdıran sinema filmi
İnternet kullanıcılarına müjde
Tek başına İsrail'e kafa tutan Türk
Petrolde yeni senaryo
Önce öldürt sonra gözyaşı dök
Canlı bomba olayında şok gelişme
CHP'li başkandan örnek tavır
Sır protokol ve 2. golf skandalı
Ahmet Böken
HAİN TERÖRÜN YAPMAK İSTEDİĞİ
Dağlıca’ya, Güngören’e, Aktütün’e saldırıp, canlarımızı alan hain terör diyor ki;
Metin Yıkar
IMF'Yİ NEDEN ÇAĞIRIYORLAR?
Bir işadamı bunu söyleyebilir mi?
A.Abdulkadiroğlu
YOKSA PAŞAYLA HESABINIZ BAŞKA MI?
Doğan&CHP ittifakı, Aktütün üzerinden başka bir hesabı mı görmeye çalışıyor?
ahmet-kekec
Ahmet Kekeç
HAY HAY AYDIN BEY ÖDERİZ...
Buyurmuş ki tosun, ‘Vatanı koruyan Genelkurmay’a sataşacağına, git askerliğini yap...’
bulent-korucu
Bülent Korucu
KAFAM İYİCE KARIŞTI
Yargıçlar ve Savcılar Birliği Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun çürük raporu alarak askerlikten muaf olması gündemi fazlasıyla meşgul etti.
nazli-ilicak
Nazlı Ilıcak
YA DTP KAPATILIRSA?
Ya Anayasa Mahkemesi, Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) kapatılması yönünde bir karar verirse!
nuh-gonultas
Nuh Gönültaş
ALKIŞLAR ARASINDA YAŞAYIP YOKSUL VE KİMSESİZ ÖLÜYORLAR!
Alkışı duyup ihaneti görüyorlar ömürlerinin son zamanlarında. Hemen hemen hepsi aynı son ile kapatıyorlar gözlerini.
taha-akyol
Taha Akyol
TÜRKLER VE KÜRTLER
TEHLİKE, Kürt vatandaşlarımızın kendilerini Kürt hissetmeleri değil...
kursat-bumin
Kürşat Bumin
NİHAYET ÖZEL HAREKAT!
Bazı haber kaynaklarında büyük bir müjde olarak öne çıkarıldı olay. “Özel Harekât” nihayet tekrar görev başındaydı.