EN SON HABER: (08:23) Kraliçe Türkiye'ye niçin geldi...     EURO: 1,9390 - 1,9410    DOLAR: 1,2540 - 1,2550
 

PKK ELEŞTİRİSİ YOK GİBİ!



Kürt siyasal hareketinde PKK eleştirisi yok gibi!

Avrupa Parlamentosu’nda, Türkiye’nin AB üyeliğini destekleyen üç grubun, Sosyalist, Liberal ve Yeşiller’in birlikte düzenledikleri “Sivil anayasa ve Kürt sorunu” konulu iki günlük toplantıda, PKK dahil Kürt siyasal hareketinin tüm temsilcileri vardı.

Toplantının ana başlığı ‘Kürt konferansı‘ydı. Kürt aydınlarıyla siyasetçilerine dikkat ettim. Büyük çoğunluğunda bir açıdan herhangi bir değişiklik yoktu.

Böylesi platformlarda bir şeyden kaçınmaya devam ediyorlar:
PKK eleştirisi...
PKK’yı eleştirmiyorlar.
Oysa, her seferinde olduğu gibi, genellikle konferans kulisinde PKK’ya dönük eleştiriler kulaklara çalınıyor.
Bunu yine yaşadım.
Birçoğunu yıllardan beri tanıdığım Kürt dostların Kürt sorunu çerçevesindeki haklı yakınma ve eleştirilerini yine dikkatle dinledim, bazılarını not ettim.
Ama kendi konuşmamda bu noktalara katılırken, onları eleştirmekten de geri kalmadım.
Neden mi?
Mesela, Türkiye’nin Kuzey Irak operasyonunu konuştular. Eleştirdiler. Operasyonla ilgili birçok neden sıraladılar.
Bir konuya değinmediler:
PKK...
Olacak şey değildi.
Sanki PKK, Kuzey Irak operasyonuna yol açan Gabar ya da Dağlıca saldırılarını yapmamış, o kadar ölüme yol açmamıştı.
Kürt sorununu konuştular.
PKK yine yoktu.
PKK’nın şiddet ve silah politikaları eleştirilmeden, bir koşul olarak PKK’nın silah bırakması istenmeden Kürt sorununu çözüm rayına oturtmak hiç mümkün olabilir miydi?..
Ben konuşmamda bu soruyu gündeme getirdim ve PKK’nın şiddetten, silahtan vazgeçmesinin çözüm açısından bir önkoşul olduğunu belirttim.
Sivil anayasa konusuna gelince...
Yine Kürt dostların bir bölümü, federasyon gibi, Kürtlerin anayasaya asli unsur olarak girmeleri ya da Kürtçe’nin resmi dil olması gibi, Kürtlere bireysel değil kolektif haklar tanınması gibi maksimalist ya da en uç taleplerde bulundular.
Olabilir.
Bunların da serbestçe savunulmasından, tartışılmasından yanayım. Ancak, Türkiye’nin siyasal gerçekleri açısından bu taleplerin gerçekçi olmadığını düşünüyorum.
Çünkü Türkiye’de Türkler de yaşıyor. Çünkü Türkiye’de Türk milliyetçiliği de var. Kürtlerin Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca uğradıkları adaletsizlik ve haksızlıklar konusunda en ufak bir kuşkum yok.
Hukuk ve insan hakları düzeni olacaksa, Kürtlerin kendi kimlikleriyle eşit vatandaşlar olarak barış içinde yaşayabilecekleri bir demokratik düzenin kurulmasını yıllardır savunuyorum.
Ancak, Kürt dostların maksimalist taleplerinin siyaseti istikrarsızlaştıracağını düşünüyorum. Bir milliyetçi karşı dalga yaratacağına inanıyorum. Kürt sorununu sürüncemede bırakıp Türkiye’de demokrasiyi ikinci, üçüncü sınıflığa mahkum etmek isteyen güçlerin işine yarayacağı görüşünü taşıyorum.
Bunun gibi, böylesi platformlarda birçok kez dikkatimi çekmiş olan PKK’ya ilişkin suskunluk da yanlış.
Toplantı konuşmamda da belirttim.
Türkiye’de, tüm eksikleriyle de olsa işleyen bir demokrasi var. Zaten öyle olmasaydı, Avrupa Birliği 2005’de Türkiye’yle üyelik müzakerelerini başlatmazdı. Böyle bir ülkede silah çekip dağa çıkan, böyle bir ülkenin askerini, sivilini öldüren, şehirlerde -son Diyarbakır örneğindeki gibi- bomba koyup terörün daniskasını yapan bir örgüte karşı bir devlet, eğer devletse, elbette mücadele de edecek, böyle bir yasa dışı örgütü etkisiz kılmaya çalışacaktır.
Başka türlüsü düşünülemez.
Evet, ‘PKK bir sonuç‘tur, Kürt sorununun bir ürünüdür. Ama böyle olması, PKK’nın silah ve şiddet politikalarını mazur gösteremez.
Konuşmamda altını çizdim:
Devletin birçok politikasını, PKK ile mücadele ederken izlediği çizgiyi demokrasi, hukuk, özgürlükler düzeni ve insan hakları açısından eleştiren bir gazeteciyim. Bunun için kitap da yazdım, yazı da yazdım, yazıyorum da. Fakat bu tavrım, devletin PKK’ya karşı yürüttüğü mücadelenin meşruluğunu, haklılığını teslim etmemi de engellemedi, engellemez de. Bu konuşmadan dolayı toplantı kulisinde Kürtlerden de tebrik aldım.
Onlara şunu belirttim:
Biz nasıl bazı bakımlardan devleti, hükümeti açıkça eleştiriyorsak, artık sizler de PKK’yı eleştirmeye başlarsanız, Türkiye’de barış yürüyüşü daha hızlanır.
Avrupa Parlamentosu’nda dikkatimi çeken bir başka nokta oldu. Avrupalı dostlarda PKK eleştirisi çok daha belirgin hale gelmiş durumda...
Bu da umut verici.
Umut verici olmayan bir noktaya gelince... Avrupa Parlamentosu’ndaki toplantıya AKP, CHP, MHP ve TÜSİAD da davetliydi. Hepsinin son anda gelmekten vazgeçtiklerini öğrendik.
Yanlış karar.
Kendine güvenirsin, gelip görüşlerini belirtirsin, dinlersin, gerekirse tartışırsın.
Bundan zarar gelmez!


05.Mart.2008 09:41:03
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 13 YOLUN SONU GELSİN İSTİYORSAK, KAPSAMLI STRATEJİ ŞART!
Mayıs 09 BEN O RÜYADAN UYANDIM, YOKSA SİZ HÂLÂ UYUYOR MUSUNUZ?..
Mayıs 07 GERÇEKLERİ MAKASLAMAK, HALININ ALTINA SÜPÜRMEK!
Mayıs 03 ERDOĞAN, YOL HARİTASINI NİYE BİR TÜRLÜ ÇİZEMİYOR?
Mayıs 01 1 MAYIS’A ŞİDDET VE KAN BULAŞMASIN!
Nisan 30 HEDEF ÖNCE BAŞI, SONRA GÖVDEYİ Mİ TESLİM ALMAK?
Nisan 24 AKP KAPATILIRSA, YENİ HÜKÜMET NASIL KURULUR?
Nisan 20 ÖZAL VE SİYASİ İKTİDAR
Nisan 19 SÖYLEYİN, NE ZAMAN SES VERECEK BU ÜLKE?
Nisan 18 301 YAZISI YAZMANIN DAYANILMAZ AĞIRLIĞI...
Nisan 17 MAPUSLAR SARAYI’NDA DARBE TERTİPLERİ...
Nisan 12 367 VAKASI:
Nisan 09 ASKERLE DEMOKRASİ SORUNU NASIL ÇÖZÜLÜR?..
Nisan 04 DEMOKRASİ SORUNU ÇÖZÜLMEDEN, AŞ VE İŞ SORUNU DA ÇÖZÜLMEZ!
Nisan 03 BRİÇ KULÜBÜNDE PİŞPİRİK OYNANMAZ!
Nisan 02 TAYYİP ERDOĞAN’I NASIL BİR GÜNDEM BEKLİYOR?..
Nisan 01 ‘YARGISAL DARBE’ SÜRECİ MAALESEF BAŞLADI
Mart 28 AKP’DEN DEĞİL, DEMOKRASİDEN YANA OLMAK!
Mart 27 ERGENEKON’LU, DARBELİ, AKP’Lİ NOTLAR
Mart 25 DARBECİLİKTEN,CUNTACILIKTAN DEMOKRASİ KAHRAMANLIĞINA...
Mart 21 WASHİNGTON’DA TÜRKİYE ÖNEMSENİYOR, ÇÜNKÜ...
Mart 20 ASKERİ VE HUKUKİ DARBELER ÇÖZÜM DEĞİL
Mart 18 HUKUK DİYE DİYE HUKUK VE DEMOKRASİ KATLEDİLDİ !
Mart 11 DEMOKRASİ NE ZAMAN ‘ORTAK PLATFORM’ OLARAK BENİMSENECEK?
Mart 05 PKK ELEŞTİRİSİ YOK GİBİ!
Ocak 27 BAKALIM,BAŞBAKAN ERDOĞAN BİR İSTİSNA OLABİLECEK Mİ?
Ocak 24 SONUNA KADAR GİDİLECEK Mİ?
Ocak 12 ERDOĞAN'IN KOYDUĞU HEDEFLER İYİ AMA...
Ocak 06 BARIŞA BİR ŞANS VERMEK,BÜTÜN SÖYLEDİĞİMİZ BU!
Ocak 04 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR- 4
Ocak 02 YENİ YILDA AKLIMA TAKILANLAR
Aralık 28 'OPERASYON'UN ARKASI GELECEK Mİ?
Aralık 16 TÜRBAN YA DA DİN KORKUSU
Aralık 15 FIRSAT KAÇMASIN, YAZIK OLUR!
Aralık 05 KATLİAMIN ÜSTÜ MÜ ÖRTÜLMEK İSTENİYOR?
Kasım 28 İKİ TOKAT!
Kasım 23 NEDEN OLMASIN?
Kasım 22 PKK'YI İZOLE SÜRECİ İYİ İŞLİYOR!
Kasım 20 ŞİDDETE KARŞI AKILLA, SABIRLA MÜCADELE!
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Rektörlerin aylık geliri devlet sırrı gibi
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Sigara yasağı için son 48 saat
Kraliçe Türkiye'ye niçin geldi?
Ergenekon davası Silivri'de görülecek
Tıp fakültelerinde kontenjan bayramı
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Yakın zamanda iki monarkı ağırladık.
Engin Ardıç
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Kendi militanlarının okuduğu marjinal birtakım parti yayın organlarını izlemediğim için farkında değildim...
Fehmi Koru
YENİ DURUMA YENİ FORMÜL
Kapatma davası politikayla yakından ilgilenen herkesi kaygılandırdı da, bazıları daha fazla kaygılı.