EN SON HABER: (00:01) İşte mahkeme raportörünün görü...     EURO: 1,9390 - 1,9410    DOLAR: 1,2540 - 1,2550
 

ASKERİ BOYUTTAN DAHA ZOR OLAN...



Evet, askeri boyuttan daha zor olan, siyasi, sosyal, kültürel alandaki çözüm projesi...

Öyle zor ki, daha "Çözüm projesi" derken tartışma başlayabilir.

Onun için, Hükümet "paket" sözcüğünü kullanmaktan ısrarla kaçınıyor. Çünkü "paket", bir etnik gruba özel statü anlamı taşıyor. -İş, "Falanca kesime şunu şunu verdik" demekle bitmiyor. Çünkü "alanlar" verdiğinize razı olmayabiliyor, toplumun öteki kesimleri "Bunları nasıl verirsiniz?" diye sorabiliyor. Pazarlığa oturduğunuzda da toplumun öteki kesimleri "Biz de haklarımızın pazarlıkla belirlenmesini isteriz" diye harekete geçebiliyor.

Sonuçta tüm bunlar aynı ülke ve aynı toplum içinde cereyan ediyor. -Problem nereden çıkıyor? Problem, sistemin "Türk ağırlıklı" kurulmasından çıkıyor. Lozan konsepti, Türkiye toplumunun tahlilinde Türk - Kürt ilişkisini bir "azınlık - çoğunluk" ilişkisi çerçevesinde değil, "Aynı millet" çerçevesinde görmüş. Burada bir "etnisite birlikteliği" mi söz konusu yoksa "kültür - inanç birlikteliği" nden kaynaklanan bir bütünleşme mi? Lozan'da altı çizilen husus, Türklerle Kürtlerin yaşanan bin yıl içinde birbiriyle kaynaşmış olduğudur.

Ancak yeni sistem yapılanmasında Türkiye'de bir süre "etnisite birlikteliği"nin altı çizilmişse ve "Dağda kalmış ve dolayısıyla dili farklılaşmış Türkler"in yeniden Türkleştirilmesi projesi uygulanmışsa da, bugünlerde "Cumhuriyetçi kişilikleri tartışılamayacak olan" askeri kanat dahil, bu işte yanlış yapıldığını, "Kimlik" konusunun ihmal edildiğini ifade etmeye başlamışlardır. Bu durumda problem nereden çıkmış oluyor? Bana göre Lozan'daki konseptin kaybedilmiş olmasından...

Yoğun "Türk vurgusu"ndan... "Türk vurgulu" bir ulus oluşturma yaklaşımından. Ve ortak kimliği besleyen "İslam dokusu" nun önemsenmemesi ve zayıflatılmasından...

Şu anda iş, tamamen etnik zemine gelmiş durumda. Evet, Türk - Kürt kaynaşmasından yine bahsediliyor, çünkü bu anlamda gerçekten bir iç-içe geçiş söz konusu, ama öte yanda etnik bilinç noktasında da ciddi bir tırmanış var. Soru şu şekilde formüle edilebilir: Bundan sonra Kürt etnik bilinci geriletilebilir mi? "Türk vurgusu" bunu başarabilir mi? Bunu söylemek herhalde mümkün değil. Hatta aksine, "Türk vurgusu" nun bundan sonra, "Kürt etnik aidiyeti"ni daha da keskinleştirmesi kaçınılmaz.

Onun için, Anayasadaki Türk aidiyetinin bir "etnik aidiyet" olmadığı yorumu yapılıyor. Mustafa Kemal Paşa'nın ünlü "Ne mutlu Türküm diyene" sözü yeniden yorumlanıyor. Sistem içinde "Vatandaşlık" vurgusu öne çıkıyor vs. Ama tüm bunlar, "Demek ki sistem kendi çizgisinden gerileme gereği duyuyor" algısına yol açtığı için, bir entegrasyon ortamı üretmek yerine, etnik talepleri artıran bir süreci geliştiriyor.

Bu da gerilimi besliyor. -Bu arada bir çizgi, etnik tartışmaları bir kenara bırakıp, mesele bir boyutuyla, Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı bölge, aynı zamanda ülkenin en problemli bölgesi olduğu için bölge şartlarını iyileştirmeye, ihmal edilmişlik ve dışlanmışlık hislerini ortadan kaldırmaya, Ankara adına daha sıcak bir ilişki tarzını ortaya koymaya yönelmek, bu şekilde yeni bir entegrasyon süreci başlatmak şeklinde ortaya çıkıyor. Belki Ak Parti iktidarının genel eğilimi de bu yönde. Yani bir "etnik sorun"dan yola çıkarak değil, etnik sorunu sonradan üretilmiş bir sorun gibi görüp, onu aşarak gelecek bir çözüm modeli. Belki sivil toplum eliyle "İslam unsuru"nu da yeniden canlandırarak...

"Etnik sorun" u önemseyen ve "Din motifi"ni gözardı eden çevre, bir yandan bu çizgiyi küçümsüyor, bir yandan başarısız olmasını diliyor, bir yandan da sanki başarısız olmasına çalışıyor.

Görüşler sanki şurada odaklanıyor:

Anayasa'da Türk vurgusu devam etsin! Devlet ne pahasına olursa olsun, güç kullanarak bugüne kadarki çizgiyi sürdürsün. "Türklük bilinci" herkesin zihnine kazınsın.

Anayasa'ya Türklük yanında Kürt temsiliyeti de ilave edilsin. Cumhuriyet, Türklerin ve Kürtlerin ortak devleti olsun.

Anayasada Türklük vurgusu da olmasın. Etnik aidiyete de vurgu yapmayan, daha "insan merkez"li bir yaklaşım hakim olsun. Bunun için Anayasa baştan aşağı yenilensin. Gayet açık ki, bu sayılanların hepsi tartışmalı. Ayrıca her birinin gerçekleşme riski birbirinden az değil. Çünkü her birinin ardında ve karşısında kışkırtılmaları son derece kolay büyük toplum kitleleri var. Yani hadise, müthiş bir sancı potansiyeli taşıyor.

Ak Parti, bu sancı potansiyeli içinde, belki de Türkiye'nin içinden çıkarabileceği en elverişli siyasi yapılanma durumunda. Orada da sorun, Ak Parti'nin, ülke bütünlüğü ile ilgili bu hayati sorunda, elinde bulunan çözüm imkanlarından birisinin, yani islami ortak paydanın, hakim yapının katı çekirdeği tarafından dışlanıyor, hatta "Düşman" gibi algılanıyor olmasıdır. Türkiye Ak Parti imkanını harcarsa, ya da Ak Parti, kendi kendini işlevsizleştirecek bir kısırlık içine düşerse, bu işte Türkiye gerçekten zorlanacaktır. Türkiye, bugün, her zamankinden daha fazla, olabilirlikleri ve imkanları daha serinkanlı değerlendiren insanlara muhtaç.


05.Mart.2008 09:42:45
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 09 AB İLE YANLIŞ DANS
Mayıs 07 AKP NEYE HAKİM?
Nisan 29 ÜZMEZ KİMİ BAĞLAR?
Nisan 23 CHP DEMOKRAT OLABİLİR Mİ?
Nisan 18 ABUKLUKLAR SÜRECİ
Nisan 12 İKİ KİŞİNİN ÖZEL SINAVI
Nisan 11 ÜÇ GENERALE ÇAĞRI
Nisan 10 BARROSO’YU DA KAPATALIM!
Nisan 08 ORDU NE DÜŞÜNÜYOR?
Nisan 05 BİZ BUNU NEDEN YAPTIK?
Nisan 04 MUHAFAZAKÂR KİTLELER DÖVÜLÜNCE...
Nisan 03 İDDİANAME VE SAVUNMA
Mart 26 AYM NASIL KURTULUR?
Mart 25 ERGENEKON'UN DERİNLİĞİ
Mart 22 “....MİLLET TEFERRUATTIR”
Mart 21 SAVUNMA STRATEJİSİ
Mart 20 VAZİYET-İ UMUMİYE DEYİNCE...
Mart 13 SENARYO MU ÇÖZÜM ARAYIŞI MI?
Mart 11 DEMİREL STANDARDI
Mart 08 OLMAZLARI KONUŞMAK...
Mart 07 SARIKAMIŞ'TAN KIBRIS'TAN BUGÜNE...
Mart 06 DANIŞTAY KARARINDA BİR BAŞKA BOYUT
Mart 05 ASKERİ BOYUTTAN DAHA ZOR OLAN...
Mart 01 26'NCISI OLACAK MI?
Şubat 29 DİN FAKTÖRÜ
Şubat 28 ÖCALAN SÜRECİ
Şubat 27 KEŞKE, KEŞKE, AMA...
Şubat 26 DTP-PKK KÖRLÜĞÜ
Şubat 23 OPERASYON REHAVETİ VE TEHLİKE
Şubat 22 MECLİS'E YOKLUK MÜHRÜ MÜ?
Şubat 21 BU YASAK SÜRDÜRÜLEBİLİR Mİ?
Şubat 20 AK PARTİ'YE MESAFELİ DURUNCA...
Şubat 19 GERİLİM KİMİN İŞİNE YARAR?
Şubat 16 ASLA VE KAT'A!
Şubat 15 DEMİREL- CİNDORUK: ARAFTAKİLER
Şubat 12 CHP ARTI...
Şubat 09 FATMA NİNE'NİN SAÇININ TELİ
Şubat 08 'YASAK’TAN BAŞKA BİR SÖZ
Şubat 07 MİLLET LAİKLİK YORUMU YAPABİLİR Mİ?
Şubat 06 OSMAN ŞİRİN'İ VE BAYKAL'I DİNLERKEN...
Şubat 02 LAİK ŞEYHÜLİSLAMLAR
Şubat 01 GÜLÜNÇLÜĞÜ SORGULARKEN...
Ocak 31 REKTÖRLER VAK’ASI
Ocak 30 ATATÜRK'Ü KORUMAK!
Ocak 29 YA BU ÇETEYE NE DERSİNİZ?
Ocak 26 HANGİ "DERİN"LİKLE BOĞUŞUYORUZ?
Ocak 25 DERİN DEVLET BU MU?
Ocak 24 MHP VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 22 ASKER VE BAŞÖRTÜSÜ
Ocak 19 HANGİ SEMBOLE KARŞISINIZ?
Ocak 18 ÇOK AYIP ALİ KIRCA!
Ocak 17 ÇARPITMA VE KIŞKIRTMA
Ocak 16 SİYASİ SİMGE VEYA DEĞİL
Ocak 12 SİYASİ ÇÖZÜM NE?
Ocak 11 ALEVİ SORUNUNU KİM ÇÖZECEK?
Ocak 10 BİR TEKLİF
Ocak 08 KAOSUN GÖBEĞİNDE DTP
Ocak 05 AMERİKA İLE EŞİT İLİŞKİ
Ocak 04 EN AZ 10 YIL DAHA MI?
Ocak 03 FAZIL SAY'IN MİLİTAN ÜSLUBU
Ocak 01 HELE ŞÜKÜR!
Aralık 29 TÜRKİYE’DEN PAKİSTAN’A BAKARKEN...
Aralık 28 KUNDAKLANAN ARAÇLAR KİMİN?
Aralık 27 O ZİHNİYETLE OLMAZDI
Aralık 26 KAÇ KİŞİ ÖLMELİYDİ?
Aralık 25 KİM SÖYLEMİŞ BUNLARI?
Aralık 22 YİĞİDİ ÖLDÜR, HAKKINI YEME
Aralık 18 DTP MESAJI ALDI MI?
Aralık 14 CHP’Yİ ELE GEÇİRECEKLER!
Aralık 12 TAM ZAMANI DİYORUM, ÇÜNKÜ...
Aralık 11 HEPİMİZ ÖKSÜZÜZ
Aralık 07 DEMİREL BİLE GEÇSE
Aralık 06 İFLAH OLMAZ BİR YOL
Aralık 05 BAŞÖRTÜSÜ: ANKETİN DOĞRU YORUMU
Aralık 04 AH BU JURNALLER
Kasım 30 İÇKİSİZ OLMAZ ABİ
Kasım 28 ŞİDDET VE KALP GÖZÜ
Kasım 27 ASKERİ YAKLAŞIM TEKLİYOR
Kasım 23 ZAMANLAMA
Kasım 22 'TEK'LERİN İRDELENMESİ...
Kasım 20 MUŞ-DİYARBAKIR HATTINDA İKİ GÜN
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Böyle memur görülmedi!
Erdoğan seçilir, Gül Kalır
Tesettüre girmedim ama...
Bu kadarına da pes artık!
İşte T.Ö'nün yeni kanalının adı !
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt, gündeme bomba gibi düştü.
Mehmet Altan
KRİPTO ŞİFRELERİ
Kripto, Fransızca bir kelime...
Şamil Tayyar
YSK BAŞKANI AÇIKLADI
Önceki gün AK Parti hakkındaki kapatma davasına bağlı olarak oluşacak siyasi senaryoları yazmıştım.
Tamer Korkmaz
DEVRİMCİ GENÇLERE BOMBA ATTIRANLAR
Deniz Gezmiş idamı hak edecek bir suç işlememiş olabilir ama Gezmiş bir milli kahraman da değildir.