|
ASKERLE POLEMİK 
Son günlerde yaşanan siyasî polemikler Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinden yapılıyor
Son günlerde yaşanan siyasî polemikler Türk Silahlı Kuvvetleri üzerinden yapılıyor ve kara harekâtının bitiş nedeni üzerine söz düelloları sergileniyor.
Türk siyasi tarihinde ilk kez ordu ile muhalefet bu kadar keskin bir söylemle karşı karşıya geldi. Daha önceki düellolarda (-ki bunlar tek taraflı atış olduğundan düello sayılır mı bilemem) iktidarlar sarsılırdı. Muhalefet askeri eleştiremez mi? Tabii ki eleştirebilir. Ancak ender-i nadirattan yaşanan bu seferki eleştirinin TSK'yı rahatsız eden çok acıtıcı bir yanı var. Şöyle deniyor: "Aslında askerî harekât devam edecekti; ama Amerika'nın baskısıyla aniden kara harekâtına son verildi." Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ı üzen keskin eleştiri bu cümlede düğümleniyor. O yüzden Büyükanıt, bir komutanın yapabileceği en ağır şeyi yapıyor ve diyor ki: "İspatlayın, üniformamı çıkarırım!"
Tam bu noktada, herkesin daha duyarlı olması gerekiyor. Neden mi? Askerî bir harekâtı ABD'nin emriyle durdurma suçlaması, sadece TSK'yı ve Genelkurmay Başkanı'nı veya hükümet ve Başbakan'ı ağır itham altında tutmuyor; aynı zamanda bu ülkenin onurunu ayaklar altına alıyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ittifakla "Geri çekilişimiz, ABD'nin dayatmasıyla değil; kendi planlarımız doğrultusunda oldu" diyorsa (-ki öyle diyorlar) bunun ötesine gitmek meseleyi incitici bir mecraya taşıyabilir. "İspat etsinler" diye yapılan rest çekme karşısında iddia sahiplerinin "Al sana ispat" demesi gerekiyor. Aksi takdirde mesele bambaşka bir noktaya taşınmış; sözler amacını aşmış olur...
Nitekim MHP lideri Bahçeli'nin ve CHP lideri Baykal'ın eleştirileri devam etti; hatta tenkitlerin dozu daha da arttı. Bunun üzerine Genelkurmay çok sert bir açıklama yaptı. Tenkitleri "saldırı" olarak niteleyen açıklamada "Bu saldırılar TSK'nın terörle mücadele azmine, hainlerden daha fazla zarar vermektedir" dendi. Gerçekten de çok ağır bir açıklama. İnsan, hem muhalefetin sözlerine baktığında hem de Genelkurmay'ın açıklamasını incelediğinde "Keşke bu kadar sert, yıpratıcı ifadeler kullanılmasa" diyor.
Meselenin bir başka yüzü daha ortaya çıktı dün. Genelkurmay'ın sert açıklamasından sonra bazı siyasiler lafı üzerlerine almamayı denedi ilk başta. Mesela CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen "Muhatabı biz değiliz" diyerek topu MHP'nin bahçesine atıyor ve askerle MHP'yi karşı karşıya getirmek için ekstra bir gayret sarf ediyor. Öymen'in geç bir açıklama yaptığı ortada. Çünkü Başbakan daha hiç kimse grup toplantısı yapmadan (Yani Baykal ve Bahçeli konuşmadan ve dahi Genelkurmay o konuşmalara cevap vermeden) "TSK'yı polemiğe çekmeyin, siyasi muhatabınız benim" demişti. Zaten buradaki çelişkiyi gören CHP ve MHP genel merkezleri yazılı bir açıklama yaparak Genelkurmay'ın açıklamasına tepki gösterdi.
Meselenin aslı şudur: 1- Muhalefet askerî harekâtla ilgili şüphelerini, eleştirilerini toplumla paylaşabilir; bunda bir problem yok. 2- Ortada bir delil olmadan ABD buyruğuyla Türk ordusunun geri çekildiği söylenemez. 3- Herkesi rencide edecek bu iddia karşısında Türk ordusunun komutanı kalkıp "İspat edin, üniformamı çıkarayım" dediğinde polemik daha fazla alevlendirilmez. 4- Diyelim ki her şeye rağmen devam ettirdiniz ve Genelkurmay da kalktı kendini mecbur sayıp sert bir açıklama yaptı (keşke o sertlikte olmasaydı); bunun üzerine ortadan kaybolup fatura başkasına kesilmez. 5- Madem Genelkurmay'la ilgili sert demeç veriyorsun; halk şöyle düşünür: "Benzer bir tutum 27 Nisan'da da ortaya konulmalıydı."
Bunca olumsuz gelişmenin tek bir müspet yanı olabilir: Türkiye tartışa tartışa normalleşmeye, şeffaflaşmaya, demokratikleşmeye doğru ilerliyor. Bu arada herkes (asker-sivil herkes) hatalar yapıyor. Normaldir. Önemli olan, geleceği doğru okumaktır. İstikbal, her şeyin daha şeffaf yürütüldüğü; dolayısıyla daha çok denetlenebilir bir mahiyete kavuştuğu günleri işaretliyor. Keşke bu ülke o kaçınılmaz günlere kırılıp dökülmeden, savrulup dağılmadan ulaşabilse. 06.Mart.2008 07:25:03 |
|
|