EN SON HABER: (08:01) DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALA...     EURO: 1,9100 - 1,9110    DOLAR: 1,2290 - 1,2300
 

BU MUHTIRAYA DA “HAYIR” DEMEK LÂZIM



Tuhaf, ama sivil siyaset-asker arasında nezakete riayet eden yaklaşım yalnızca 24 saat sürdü ve sonunda şu da oldu:

CHP ile MHP'nin Kuzey Irak'a yönelik 'güneş operasyonu' ile ilgili eleştirilerine Genelkurmay Başkanlığı sert bir cevap verdi. Geçmişte hep iktidar partilerini hedef alan açıklamalar yapardı askerler ve onları garip karşılardık; bu defa da muhalefet partileri eleştiri oklarından nasibini almış oldu.

Bu gelişmenin Türk politika hayatının geleceğine dönük işaretlerle dolu pek çok yönü var da, şu aşamada esas üzerinde durulması gereken, Türk Silâhlı Kuvvetleri'nin (TSK) güncel politikaya bu denli karışmasının doğuracağı sıkıntılar... Eminim, önceki gece Genelkurmay internet sitesine konulan muhtıra yalnız muhatabı olan partileri değil, iktidar partisiyle hükümeti de rahatsız etmiştir.

Bu nokta üzerinde özellikle duruşumun sebebini herhalde tahmin etmişsinizdir: Asker-sivil ilişkilerini hep muhafazakâr partilerle çelişme ve çatışma ekseninde görüp yüreği yağ bağlayanlar var içimizde; öyleleri arasında şimdi kendileri de Genelkurmay bildirisine muhatap kılınmış politikacılar da bulunuyor. En son örneğini 27 Nisan 2007 e-muhtırası sırasında CHP vermişti o rahatsız edici tavrın; muhtıra yemiş hükümeti bir de kendisi köşeye sıkıştırarak... Oysa muhatabın iktidar veya muhalefet olması fark etmiyor, politikanın alanı politika dışı kalması gereken çevrelerin müdahalesine sımsıkı kapalı olmalı.

CHP ile MHP'nin eleştirilerini, “Bu saldırılar TSK'nın terörle mücadele azmine, hainlerden daha fazla zarar vermektedir” diye değerlendiriyor yeni muhtıra. “Terörle mücadele azmine hainlerden fazla zarar verdiği” ileri sürülen, demokratik sistemin vazgeçilmez unsurları diye tanımlanan iki muhalefet partisidir. Suçları, muhalefetin her zaman yaptığı türden bir karşı çıkıştan ibaret oysa... Biri (CHP) operasyonun amacına ulaşmadan erken bitirildiği kanaatinde, diğeri (MHP) de açıklamalarda kullanılan üslubun terör örgütüne hukukî meşruiyet kazandıracağı endişesinde.

MHP'nin seslendirdiği endişeyi geçmişte bazı yayınlara karşı kendisi de kullanmıştı Genelkurmay...

Bugünkü tuhaf görüntünün sebebi, demokratik ülkelerde pek rastlanmayan türden bir sivil-asker ilişkisinin bizim ülkemizde geçerliliğini sürdürmesi olabilir. Askerî bir operasyonun sorumluluğu da seçilmişlerdedir demokrasilerde; süreçte askerin ağırlığı fazla olsa da karar siyasî iradenin damgasını taşır, taşımak zorundadır. Dolayısıyla, bir hata varsa, o hatanın muhatabı kararın sahibi bilinen siyasîlerdir; muhalefet de askeri değil iktidarı eleştirir o ülkelerde...

Son operasyon aslında bu yönde önemli bir adımdı. Askerler benzer bir operasyonu geçen yıl bu zamanlarda da istemişler, hatta nisan ayında düzenlediği basın toplantısında, Org. Büyükanıt, iktidarın isteksizliğini şikâyet konusu da yapmıştı. O zaman askeri sınır ötesine göndermeye yanaşmayan Ak Parti hükümeti, operasyon talimatını şu yakınlarda verdi ve asker o sayede hareketlenebildi. Başbakan Tayyip Erdoğan, günlerdir, bu yüzden, “Emir ve talimatı biz verdik, sorumlu da biziz” diye açıklama yapıyor.

Muhalefetin eleştirilerine askerleri muhatap etmesi, Genelkurmay Başkanlığı'nın operasyonu gereğinden fazla sahiplenmesi yüzünden... Siyasi sorumluların hakkı da teslim edilse, giriş ve çıkışta talimatın hükümetten geldiği belirtilse, muhalefetin eleştirileri herhalde devam ederdi, ama eleştirilerin adresi siyasî iktidar olacağı için askerlerin rencide olması gerekmezdi.

Bu karmaşa içinde yalnız asker rencide olmuyor, bütün politik sistem de rahatsızlık duyuyor. Muhalefetle askerin ağız dalaşı yaptığına mı yanarsın, iktidarın adam yerine konulmayışına mı, ordunun yıpranmasına mı? Hem de gereksiz yere...

Hükümet nasıl kendisine dönük 27 Nisan e-muhtırasından duyduğu rahatsızlığı ertesi gün bir karşı-bildiriyle cevapladıysa, 4 Mart akşamı internet sitesine konulmuş muhalefeti hedef alan muhtırayı benimsemediğini de belli etmelidir.

Böyle böyle demokratikleşeceğiz.


06.Mart.2008 07:40:01
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Mayıs 15 BİRAZ DA SEVİNELİM
Mayıs 14 YARGILAMA SÜRECİ UZAR MI?
Mayıs 13 KIBRIS'TA ÇÖZÜM HEM YAKIN, HEM UZAK
Mayıs 10 ORG.BÜYÜKANIT 'YANLIŞ' DEDİ,AMA...
Mayıs 09 HEM CAHİL HEM DE BAĞNAZ OLUNCA...
Mayıs 08 SESSİZLİK ÜRKÜTÜCÜ
Mayıs 07 YAPAN YANLIŞ YAPIYOR
Mayıs 06 VİCDANIN SESİ YETMEZ
Mayıs 03 ABDÜLLATİF ŞENER OLAYI
Nisan 30 BÖLGEDE SULAR ISINIYOR
Nisan 29 BAŞBAKAN ERDOĞAN'DAN BEKLENEN
Nisan 26 ELLERİMİZ HAVADA
Nisan 25 SPORA DA BULAŞTIRDILAR
Nisan 24 CHP'YE UYGUN BİR TÜRKİYE TABLOSU
Nisan 23 “EGEMENLİK ELİTLERİNDİR, İTİRAZ EDİLİRSE TÜRKİYE'Yİ İMHA EDERİZ”
Nisan 13 ÜZÜNTÜ VE SEVİNÇ BİR ARADA
Nisan 12 KAPATILACAK... KAPATILMAYACAK... KAPATILACAK...
Nisan 06 SON GÜLEN
Nisan 05 DEMOKRAT, MÜSAMAHALI VE SEVECEN...
Nisan 04 TERCİH AK PARTİ YÖNETİMİNİN
Nisan 02 BIKMADAN, USANMADAN...
Mart 29 AT PAZARLIĞI (MI?)
Mart 28 HEPİMİZİN MURADI BİR, AMA…
Mart 26 ÇAĞRIYI ANLAMLI KILMANIN YOLU
Mart 23 YANLIŞ YANLIŞ İÇİNDE
Mart 22 ÇATIŞMANIN TARAFLARINI DOĞRU KONUŞLANDIRALIM
Mart 20 SİZ Mİ YANSIZ VE TARAFSIZSINIZ?
Mart 19 GÜNAH ARAYANLAR İÇİN...
Mart 15 BU DA OLDU YA…
Mart 14 AKREDİTASYON VE GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
Mart 13 SEVİNÇLERİ KURSAKLARINDA KALACAK... KALMALI DA...
Mart 12 TARTIŞIYORUZ, AMA NASIL TARTIŞIYORUZ?
Mart 07 HERKES YERİNİ BİLİRSE...
Mart 06 BU MUHTIRAYA DA “HAYIR” DEMEK LÂZIM
Mart 05 NE KADAR SEVİNSEK AZ
Mart 04 BAŞÖRTÜSÜ BAKIN NEYİ GİZLİYORMUŞ
Mart 02 KANUN BİR ÇALGI ALETİ DEĞİLSE
Mart 01 BİR DE NE OLDUĞUNU ANLASAK
Şubat 27 HUKUK VE KANUN BİR TARAFA, BORUSU ÖTENLER BİR TARAFA
Şubat 26 İTİRAZCILAR DA KABUL EDİYOR: YASAK KALKTI
Şubat 23 OPERASYON VE RİSKLER
Şubat 22 YARGITAY BAŞKANI'NA SORULDU DA NE OLDU?
Şubat 21 İŞİN DOĞRUSU
Şubat 20 ÖZGÜRLÜKÇÜ KÖKLERE DÖNÜŞ...
Şubat 19 SONUNA KADAR GİDİLECEKSE...
Şubat 15 SORUMLULUK MHP'NİN OLUR
Şubat 12 BAŞI DİK VE ONURLA
Şubat 10 KENDİLERİNE YAZIK
Şubat 09 DÖNMEYELİM TAMAM DA, HANGİ ORTAÇAĞ'A DÖNMEYELİM?
Şubat 03 LAİKLİK DİYE DİYE LAİKLİK TEPELENDİ
Şubat 02 CUMHURİYET'İN KURULUŞ FELSEFESİ
Şubat 01 TÜRKİYE'NİN ÖNÜ AÇIK
Ocak 30 ROLLER DEĞİŞMELİ
Ocak 29 HACİR ALTINDA BİR BİLİM ADAMI
Ocak 27 AMERİKA DA ÜZERLERİNİ ÇİZMİŞ OLABİLİR Mİ?
Ocak 26 O KÜÇÜCÜK KUŞKU KAPISI
Ocak 25 BİZİM DEVLET HİÇ KISKANÇ DEĞİL
Ocak 24 SONU İYİ GELSİN
Ocak 19 BİR YIL UZUN BİR SÜRE
Ocak 18 TÜRBAN SORUNU VE CHP
Ocak 17 BUNDAN SONRASI ÇIKMAZ SOKAK
Ocak 16 YASAK YOK Kİ KALDIRILSIN...
Ocak 15 BİR SEBEBİ OLMALI, AMA NE?
Ocak 13 ABDULLAH GÜL'ÜN ÖZELİ
Ocak 12 BEYİNLER BİZE GELSİN
Ocak 11 SİYASİ ÇÖZÜM MÜ, O DA NE?
Ocak 10 ABD'NİN FİYAKASI BOZULABİLİR
Ocak 09 DOĞRU OLAN KAZANDI
Ocak 05 BAŞBAKANIN ELİNDEKİ ANKET
Ocak 03 2008: HÜKÜMETİN DEMOKRASİ SINAVI
Ocak 01 ESKİ DEFTERİ KAPATIRKEN...
Aralık 30 PAKİSTAN BİZE BENZEMEZ
Aralık 29 BİR SUİKAST VE BİR DİZİ SENARYO
Aralık 26 İŞTE BU OLMADI !
Aralık 25 SORULAR VE CEVAPLAR
Aralık 18 GÜÇ VE HAKLILIK
Aralık 16 FAZIL SAY'IN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Aralık 15 SOKUŞTURMA DEĞİL, GALİBA KAKIŞTIRMA
Aralık 14 BUGÜNÜN TERÖR TABLOSU
Aralık 12 BİR GÜZEL ATLI DAHA...
Aralık 11 STATÜKOCU MUHALEFET
Aralık 08 DEVLETİN ZAAFI, REJİMİN SELÂMETİ
Aralık 07 TÜRBAN, İSMET BERKAN VE SEDAT ERGİN
Aralık 04 ANKETLER YALAN SÖYLER Mİ?
Aralık 02 SAHİCİ SİYASET ZOR DEĞİL
Kasım 30 İNGİLTERE'DE NASIL BAŞARILDI?
Kasım 29 AĞIZDAKİ BAKLAYI ÇIKARIYORUM
Kasım 27 PARİS'TE İZMİR'İ PAZARLAMAK
Kasım 23 ABD KALICI MI, YOKSA GİDİYOR MU?
Kasım 21 İKİ ŞIKLI SORU
Kasım 20 ASKERLER DE KONUŞUR
Kasım 18 BÖLMEYE KALKANLAR BİZİ GÜÇLENDİRİYOR
Kasım 17 UMUTLU BEKLEYİŞ
Kasım 16 CEZANIN BÜYÜĞÜ
Kasım 13 YANLIŞTA ISRAR
Kasım 07 TEEMMÜL BEKLEYEN BİR SORU
 



İşte mahkeme raportörünün görüşü
Rektörlerin aylık geliri devlet sırrı gibi
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Ergenekon davası Silivri'de görülecek
Sigara yasağı için son 48 saat
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
367'nin mucidine inanılması zor ödül!
Başbakan Hakan'a nasıl takıldı?
Paksüt neden telaşlandı ?
Abdülhamit'in indirilişi kutlanacak
Ahmet Böken
SATILIK DAVA
Son perdeyi izlerken sizin de içiniz kalktı mı?
Fatih Akalan
BİR “KADEH” YALAN
Hürriyet'in manşeti üzerine
Erhan Topal
PABUCU DAMA ATILMAYAN KAÇ KİŞİ VAR?
Dünya bir ekonomik bunalım içinde. Kriz senaryolarının ardı arkası kesilmiyor.
Bülent Korucu
SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Yakın zamanda iki monarkı ağırladık.
Engin Ardıç
DOĞU PERİNÇEK KORKUNÇ BİR YALANCI
Kendi militanlarının okuduğu marjinal birtakım parti yayın organlarını izlemediğim için farkında değildim...