EN SON HABER: (02:02) İzmir Emniyeti'nde atamalar ya...     EURO: 1,9410 - 1,9430    DOLAR: 1,2360 - 1,2370
 

ORDU-SİYASET İLİŞKİSİNDE YENİ DÖNEM



Muhalefet partilerinin askerle polemiği yanlış bir konu üzerinden yapılıyor.

İcra edilmiş ulusal güvenlik operasyonunu Meclis'in sorgulaması, denetlemesi normal.

Yetkiyi veren, tezkereyi çıkaran parlamento, bunun doğru ve başarılı şekilde kullanılıp kullanılmadığını denetlemeli. Genelkurmay da kendisine yöneltilen soru ve eleştirileri cevaplamalı. Ama doğru zaman ve zemin ilkesi göz ardı edilmemeli. Konu, polemik kaldırır cinsten değil. Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra asker-sivil ilişkilerinde açılan yeni sayfaya daha yakından bakalım.

Şubat ve mart ayı, siyaset-asker ilişkileri açısından derin izler bırakmış dönemler. 28 Şubat, 9 Mart, 12 Mart gibi tarihler, darbeler resmigeçidini andıran yakın siyasî tarihimizin köşe taşları hükmünde. Gün yüzüne çıkmış olanlar, karanlıkta kalanlar, başarılılar, bastırılmışlar gibi kategoriler yaptığımızda geniş listelere ulaşabiliyoruz. 28 Şubat'ın yıldönümüne denk gelen günlerde gizliliği kaldırılan ABD belgeleri, Meclis'in 1969'da mutabakatla yaptığı anayasa değişikliğinin de darbe tehdidiyle durdurulduğunu hatırlattı. Muhalefet partileri CHP ve MHP'nin Genelkurmay Başkanlığı ile girdiği söz düellosu bu konuda yeni bir sayfa açıyor. Gerilim bugüne kadar iktidarla ve sağ partilerle yaşanırdı. CHP ile ordu arasında ise Cumhuriyet'in ilk yıllarına dayanan doğal ittifak bulunduğu kabul edilirdi. İsmet Paşa siyasî rakiplerini 'sizi ben bile kurtaramam' diye korkuturken, aslında bu ittifaka gönderme yapıyordu. Gözde CHP'nin yanında hep üvey evlat muamelesi gören MHP de, her şeye rağmen devlete ve onun kollayıcısı orduya saygıda kusur etmezdi. Alparslan Türkeş'in 12 Eylül için yaptığı 'fikrimiz iktidarda, biz hapisteyiz' sitemi, bu karşılık bulmayan aşkı güzel özetliyordu. Kategoriler üstü görülen CHP dışındaki partiler askerin gözünde ikiye ayrılıyordu: Hainler ve gafiller. Ordu, her iki sınıfa karşı aynı sertlikte ve eşit uzaklıkta dururdu. Başbakan Necmettin Erbakan'ın 'Ordumuzla uyum içindeyiz' açıklamasına 'Türk Silahlı Kuvvetleri, Atatürk ilkelerine bağlı olmayanlarla uyum içinde değildir.' cevabı vermekte beis görülmezdi. Mesut Yılmaz, pandomim yaparak 'bir' şeyler anlatmaya çalışır, gördüğü tepki üzerine bildirinin altına imza atmaya yeltenirdi. Şapkasını alıp giden Süleyman Demirel'i de unutmayalım.

Geçen yıl cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde, muhtevası ve şeklinde hâlâ çözülemeyen noktalar bulunan e-muhtıra yeni dönemi tetikledi. AK Parti hükümeti ilk defa aynı tonda bir karşılık verdi: 'Genelkurmay, hükümete bağlıdır.' İki tarafın olayı kan davasına dönüştürmemesi gerginliği tırmandırmadı. 1971'de ara rejim hükümetine destek veren partisini kınayan ve genel sekreterlik görevinden ayrılan Bülent Ecevit'in demokratik duruşunu bir daha görmek nasip olmadı. 27 Nisan bildirisi karşısında muhalefet iyi sınav veremedi. Sivil siyaseti, demokrasiyi savunma görevini yerine getiremedi. Bu görevi halk üstlenip, AK Parti'yi yüzde 47 gibi yüksek oranla tekrar iktidara getirince kısık sesli sızlanmalar işittik sadece. Bugün yaşanan polemik de ilkeden çok kişisel. Muhalefet partilerini -inşallah bir daha yaşamayız ama- demokrasinin savunulması gerektiği günlerde de sahalarda görmek isteriz.

Zaman ve zemin tartışılabilir; ama bu süreç askerin 'insanüstü ve dokunulmaz' olmadığı gerçeğini kayıtlara geçirmesi bakımından anlamlı. Dokunulmazlık zırhının en büyük zararını askeriye ve askerler görüyor. Çevik Bir'in üniformayı çıkardıktan sonra yaşadıklarını düşünürseniz bana hak vereceksiniz.


07.Mart.2008 07:30:30
yorum yaz gönder yazdır oy ver
 
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Temmuz 15 BAŞSAVCI NE DEDİ?
Temmuz 14 TURNUSOL KÂĞIDI OLARAK ERGENEKON
Temmuz 08 YARSAV'IN BAŞKANI KİM OLMALI?
Temmuz 01 PARLAMENTO'NUN DARBE İLE İMTİHANI
Haziran 24 DARBELERDE TAK-ŞAK DÖNEMİ BİTTİ!
Haziran 20 SAFİYE'NİN YERİNDE OLMAK İSTER MİYDİNİZ?
Haziran 16 KÖPEKLER VE BAŞÖRTÜLÜLER GİREMEZ!
Haziran 08 MİNARENİN ŞEKİL KILIFI
Haziran 06 YARGIÇLAR CUMHURİYETİNİN İLANI
Mayıs 31 HAYSİYET CELLÂTLARININ YÜZÜ KIZARACAK MI?
Mayıs 20 MAJESTELERİNE SAYGINIZ SONSUZ, YA CUMHURBAŞKANI'NA?
Mayıs 17 SUUDİ KRAL İLE İNGİLİZ KRALİÇESİ ARASINDAKİ FARK
Mayıs 16 PAKSÜT OLAYININ ÖNEMLİ AYRINTILARI
Mayıs 09 AK PARTİ 28 NİSAN'I UNUTMAMALI
Mayıs 02 HUDSON'DAN TAKSİM'E YOL GİDER!
Nisan 23 BAYKAL DA BİN PİŞMAN AMA...
Nisan 18 ŞİŞTT! AKILLI OLUN NOKTA'YI UNUTMAYIN
Mart 29 BABACAN'IN YERİNDE OLMAK İSTEMEZDİM
Mart 21 ANAYASA MAHKEMESİ NE YAPAR?
Mart 15 YARGININ TÜRK RULETİ
Mart 07 ORDU-SİYASET İLİŞKİSİNDE YENİ DÖNEM
Şubat 29 ANLAMIYORUM
Şubat 01 BAŞÖRTÜSÜ ŞEKLİNİ BAYKAL BELİRLESİN!
Ocak 29 BAŞÖRTÜSÜNDE 'SİMGE' SAFSATASININ SONU
Ocak 11 SİVİL ANAYASA BU BAHARA MI?
Ocak 04 YILBAŞI TACİZCİLERİ DİNDAR OLABİLİR Mİ?
Aralık 21 'ÇOK ŞÜKÜR İMAM HATİPLİ DEĞİLİM'
Kasım 16 SİLAHSIZ KUVVETLERİN İLK ANAYASASI
Kasım 13 KUZEY IRAK'A EĞİTİM ÇIKARMASI
Kasım 09 PSİKOLOJİK HARP VE BEŞİKTAŞ
 

Yağmurdereli'den güzel haber var
Kredi kartlarında son karar - İZLE
Gizli tanıklara FBI modeli koruma
İzmir Emniyeti'nde atamalar yapıldı
ŞOK! Albay Öz fena yakalandı
Başbakan'ın asla kızmadığı istek
İşte KEY'de ödeme tarihleri
Radikal yazarı ağzındaki baklayı çıkardı
Mahkemeden SKANDAL karar
Akıllara durgunluk veren ilişki !
Ahmet Böken
ERGENEKON NEDEN KORKUYOR?
Belki de gerçek karanlıkla savaşın en zor kısmı şimdi başlıyor...
A.Abdulkadiroğlu
SİZİ GİDİ SAHTE DEMOKRATLAR
Gizli bağlantılar deşifre oldukça bazılarının suratındaki salağa yatan gülümseme aslında ‘şapa oturduk’ diyor.
Savaş Genç
ANAYASA MAHKEMESİ BİR PARTİYİ Mİ BİR DEVRİ Mİ KAPATACAK?
Anayasa mahkemesi tarihi bir kararın eşiğinde duruyor.
Erhan Topal
HEPSİ DE TESADÜF MÜ?
Memlekette garip şeyler oluyor.
Fehmi Koru
MAKULÜ YANLIŞ YERDE ARAMAK
Elimizde kalem, ya da önümüzde bilgisayar var diye ayrıcalıklı kişiler sayılır mıyız?
Hüseyin Gülerce
ERTUĞRUL ÖZKÖK'E AÇIK MEKTUP
Sayın Özkök,Doğan Grubu medyanın, özellikle yayın yönetmeni olduğunuz Hürriyet gazetesinin ülkemiz, insanımız ve demokrasimiz için önemini bilenlerden biriyim.
Ahmet Taşgetiren
SALDIRI MI KIŞKIRTMA MI?
Acaba orduya yönelik kışkırtma mı var, yoksa saldırı mı?
Hasan Cemal
İSTİKRAR VE YUMUŞAMANIN İLK ADIMINI MAHKEME ATACAK MI?
Bakın, Türkiye’de istikrar diyorsak, yumuşama istiyorsak...